{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2023/1808 Esas 2024/39  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1808 <br>KARAR NO\t: 2024/39<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t  ...<br>KATİP\t\t: ... \t...<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/02/2019<br><br>NUMARASI\t\t: 2015/405 Esas  2019/211 Karar<br>DAVACI (TEMLİK EDEN)\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVACI (TEMLİK ALAN):<br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 03/07/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 16/01/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 22/01/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne  yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizce verilen kararın  temyiz edilmesi üzerine dosyaya Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda duruşma açılmak suretiyle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br> <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili banka arasında davalı ...'in kefaleti ile genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmelerinin imzalandığını, borçlu şirkete sözleşme kapsamında kullandırılan kredinin ödeme şartlarının ihlal edilmesi nedeni ile  dava dışı borçlu şirket ve  kefillere 09/01/2015 tarihinde ihtarname gönderilerek, borcun katedildiğini, ihtara rağmen borç ödenmediğinden alacağın tahsili amacıyla Ankara 13. İcra Müdürlüğünün 2015/4367 sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin davalı borçlu açısından  haksız itiraz nedeni ile durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davaya karşı cevap verilmediği, <br>yargılama aşamasında itiraz dilekçesi sunduğu, müvekkilinin imzasını içerin kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun bütünü ile ödendiğini, icra takibine dayanak kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın daha sonraki çekilen kredilerden kaynaklı olup müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin süreli sözleşme olmayıp, 6098 sayılı TBK'nun 598.maddesi uyarınca 10 yıl süre ile davalının imzasının bulunduğu genel kredi sözleşmelerinden kaynaklı olarak sorumluluğu bulunduğu anlaşılmakla, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi kurulu rapor ve ek raporundaki hesaplama hükme esas alınarak, nakdi alacağın likit olma özelliği gözetilerek,  nakdi alacakla sınırlı olmak kaydıyla icra inkar tazminatına da hüküm olunmak sureti ile davanın kısmen kabulüne, Ankara 13. İcra Müdürlüğü'nün 2015/4367 Esas sayılı dosyasında, 128.992,31 TL asılı alacak, 11.784,17 TL işlemiş faiz, 589,20 TL BSMV, 1.258,26 TL noter masrafı toplamı, 142.623,94 TL (nakdi) alacağa yönelik itirazın iptali ile takibin asıl alacak 128.992,31 TL'nin, 75.975,89 TL'lik kısmına takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %100 temerrüt faizi, 53.016,42 TL'lik kısmına, takip tarihinden 01/01/2017 tarihine kadar %30,24, bu tarihten tahsil tarihine kadar %28,8 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmak sureti ile devamına, asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı, 140.776,48 TL'nin %20 tutarı 28.155,29 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, dava tarihinden sonra 07/06/2016 tarihinde yapılan 36.667,36 TL nakdi ödemenin icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına, gayri nakdi alacağın 23.620,00 TL'lik bölümü ile ilgili itirazın iptali ile takibin bu kalem alacağa ilişkin olarak takip talebindeki koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. <br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı temlik eden banka tarafından müvekkiline karşı Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2015/4367 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, müvekkilinin imzasını içeren kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun tamamının ödenmiş olması sebebiyle yapılan haksız icra takibine müvekkili tarafından itiraz edildiğini, <br>\tİlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2015/4367 Esas sayılı dosyasında 142.623,94 TL alacağa yönelik itirazın iptaline karar verildiğini,<br>\tAnkara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2015/4367 Esas sayılı icra takibine konu edilen alacağın dayanağının dava dışı ... İnşaat Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davacı banka arasında akdedilmiş bulunan bir kredi sözleşmesi olduğunu, dava dışı şirket dava dışı bankanın sürekli müşterisi olup, davacı bankadan defalarca kredi kullandığını, müvekkili ...'in dava dışı borçlu şirketin daha önce çektiği ve ödediği bir kredisine kefil olduğunu, müvekkilinin bundan sonra çekilen hiçbir kredide kefaleti bulunmadığını, dava dışı şirket müvekkilinin kefil olduğu krediyi ödediğini, bu sebeple icra takibine konu edilen kredi bakımından müvekkilinin davacı bankaya herhangi bir borcu kalmadığını, buna rağmen sanki müvekkili ...'in ömür boyu kefalet altına girmiş gibi davalı şirket tarafından çekilen sonraki kredilerde de müvekkili kefil kabul edildiğini, davacının bu iddiası ve ilk derece mahkemesinin hükmü hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkilinin kefil olduğu krediyi ödediğini, <br>\tİlk derece mahkemesince eksik inceleme ve araştırmaya dayalı bilirkişi raporlarını esas aldığını usul ve yasaya aykırı bir hüküm kurulduğunu, rapora karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, bilirkişilerce yapılan inceleme sırasında müvekkilince yapılan ödemelerin tarihi ile dava dışı şirket tarafından çekilen kredilerin tarihleri bakımından bir kıyaslama yapılmadığını, bu tarihlere dikkat edilecek olursa müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcu olmadığının ortaya çıkacağını, <br>\tKabul anlamına gelmemekle birlikte ilk derece mahkemesi hükmünü kurarken müvekkilinin tacir gibi düşünüp faiz oranını yasal faiz olarak değil de temerrüt faiz olarak hesapladığını, oysa müvekkilinin tacir sıfatına haiz olmayan bir gerçek kişi olup, hakkında uygulanması gereken faiz oranı yasal faiz olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. \t<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava;  davacı banka ile dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti. Arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullanılan kredinin ödenmediğinden bahisle başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tDairemizce, davalı vekilinin nakdi alacağa ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nun 344/1.maddesi gereğince yapılmamış sayılmasına, davalı vekilinin gayri nakdi alacağa yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, söz konusu kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine;<br>\tYargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 20/09/2023 tarih ve 2022/1676 Esas 2023/5173 Karar sayılı bozma ilamında;<br>\t\"....İlk Derece Mahkemesi kararı aleyhine  davalı ...  tarafından eksik nispi harç  yatırılmak suretiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup  Bölge Adliye Mahkemesi'nin 27.12.2019 tarihli kararı ile ''davalı ...'in  eksik yatırdığı anlaşılan 2,722,66TL harcın ikmal ettirilmesi, HMK 344. Maddesi uyarınca işlem yapılması''  için dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.<br>\tİlk Derece Mahkemesince bila tarihli muhtıra ile davalı ...'e 2.722,66 TL harcın ikmali için 6100 sayılı Kanun'un 344 üncü maddesi gereğince 01.01.2020 tarihinde tebligat yapılmış, adı geçen davalı vekilince yasal süre içerisinde eksik harcın yatırılmadığı görülmüştür.<br>\tBölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 344 üncü  maddesine uygun olarak 1 haftalık kesin süre içerisinde  nakdi alacağa yönelik eksik nispi harcın davalı tarafından tamamlanmadığından davalı vekilinin nakdi alacağa yönelik istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle yazılı şeklide karar verilmiştir.<br>\t6100 sayılı Kanun'un 344 üncü maddesinde ''İstinaf dilekçesi verilirken, istinaf kanun yoluna başvuru için gerekli harçlar ve tebliğ giderleri de dâhil olmak üzere tüm giderler ödenir. Bunların hiç ödenmediği veya eksik ödenmiş olduğu sonradan anlaşılırsa, kararı veren mahkeme tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içinde tamamlanması, aksi hâlde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususu başvurana yazılı olarak bildirilir. Verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, mahkeme başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verir. Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır''  hükmü getirilmiştir.<br>\tMadde metninde açıkça ifade edildiği üzere istinaf dilekçesinde gerekli harçların yatırılmaması durumunda verilecek bir haftalık kesin sürenin kararı veren mahkemece (İlk Derece Mahkemesi) verilmesi, harcın süresinde yatırılmaması durumunda da aynı mahkeme tarafından başvurunun yapılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekir. Ancak; İlk Derece Mahkemesince bu yönde verilecek bir karar aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulması mümkündür. <br>\tSomut uyuşmazlıkta, Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesine 6100 sayılı Kanun'un 344 üncü maddesi ile tanınan yetkiye tecavüz edilecek şekilde İlk Derece Mahkemesince çıkarılan muhtıraya dayanılarak ''istinaf edilmemiş sayılmasına'' ilişkin kararının hukuken bir geçerliliği bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun'un 344 üncü maddesine göre İlk Derece Mahkemesince davalıya çıkarılması gereken muhtıra sonucunda İlk Derece Mahkemesince başvurunun yapılmamış sayılmasına kararı verilmesi gerekip ancak istinaf yoluna başvurulması durumunda Bölge Adliye Mahkemesince inceleme yetkisi bulunduğundan yukarıda açıklandığı üzere İlk Derece Mahkemesi yerine geçmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesince yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olduğundan Bölge Adliye Mahkemesi kararının  bozulmasına  karar verilmiştir....\" gerekçesiyle bozularak dosya Dairemize gönderilmiş olup, Dairemizce Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.<br>\tYargıtay bozma ilamı doğrultusunda somut olaya gelince,  davalı yanın istinaf başvuru esnasında yatırması gereken harcı eksik yatırdığından bahisle  davalı yana muhtıra çıkartılıp muhtıra gereğinin davalı yanca yerine getirilmemesi üzerine davalı yanın istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmek suretiyle davacı yanın istinaf başvurusu incelenmiş ise de, uyulan bozma ilamına göre 6100 sayılı Kanun'un 344. maddesine gereğince Hakim tarafından imzalanmış muhtıranın ilk derece mahkemesince çıkartılması ve muhtıra gereğinin davalı yanca yerine getirilmemesi halinde ilk derece mahkemesince istinaf başvurusunun yapılmamış sayılması yönünde karar verilmesi gerekmekle davalı yanca istinaf yoluna başvurulması halinde ise dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekmektedir. <br>\tTüm bu nedenlerle  HMK'nun 344.maddesi gereğince davalıya ilk derece mahkemesince muhtıra çıkartılarak işlemlerin yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Yargıtay Bozma ilamı gereğince davalının istinaf başvurusu hakkında HMK 344 ve devamı maddelerince işlem yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,<br>\t2-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, <br>\t3-Kararın niteliği göz önünde bulundurularak taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDair, taraf vekillerinin yokluğunda  verilen kararın niteliği gereğince ve  HMK'nın 352. maddesi uyarınca  kesin olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 16/01/2024<br><br><br><br>   Başkan- ...             Üye - ...                 Üye - ...\t                       Zabıt Katibi -...<br>   ...            ...           ...                        ...<br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9ae7c97c15f7c550","SID":"22450979a84074ed"}}