{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2323 Esas<br>KARAR NO: 2024/69<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 06/12/2019<br>NUMARASI: 2018/361 E. - 2019/428 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun senelerdir ticari faaliyetlerini \"...'' ibareli markaları ile sürdürmekte olduğunu, TPMK da tescilli markalarının olduğunu, bu markaların ... ve ... tescilli markalar olduğunu, müvekkilinin \"...\" ibareli markalarının seri marka niteliğinde olduğunu, \"...\" markalı ürünlerinin özellikle Suriye ve Ortadoğu bölgesine yoğun şekilde ithal edilerek, ülkemizde de Güneydoğu Anadolu bölgesine arz edilmekte olduğunu, davalı tarafından ... ibaresinin müvekkili markalarının tescilli olduğu emtia ve hizmetlerde markasal olarak kullanılmakta ve bu suretle müvekkili tarafından yapılan maddi ve manevi yatırımlar ile nihai tüketii nezdinde meşhur ve maruf hale getirilen ... ibareli tanınmış markasına tecavüz etmekte olduğunu, davalının yanın müvekkiline ait markasının birebir aynı olduğu izahtan vareste olduğunu, müvekkili markalarının özellikle ülkemizin Güneydoğu bölgesinde ve Ortadoğu'daki tanınırlığı ve bilinirliği göz önüne alındığında davalı kullanımlarının kötü niyetli olduğunu, \"...\" ibaresi bakımından hak sahibi olmayan davalı yanın halihazırda herhangi bir hakkı haiz olmaksızın yapmakta olduğu kullanımların gerek 6769 sayılı SMK ile düzenleme alanı bulumuş olan tasarıma tecavüz, markaya tecavüz gerekse de 6102 sayılı TTK'nın ile düzenleme alanı bulmuş olan haksız rekabet o hükümlerine aykırılık teşkil etmekte olduğunu, davalı yanın davacı firma markalarını bire bir kullanmayı tercih etmesi neticesinde de haksız rekabetin oluştuğunu, kaldı ki davalı yanın ticari faaliyetlerini çok sayıda özgün marka tercih ederek sürdürebilme imkanına sahip olmasına rağmen müvekkili tarafından ihdas edilmiş olan ve nihai tüketici nezdinde meşhur ve maruf hale getirilmiş olan markanın kullanımı yolunu seçmiş olduğunu bu nedenlerle müvekkiline ait tescilli markalara vaki tecavüz sebebi ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 149. Maddesi uyarınca markaların korunmasından doğan haklara tecavüz dolasıyla üretilmesi, satılması, kullanılması tecavüz teşkil eden eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, gereç, cihaz, kalıp, makine gibi vasıtaların öncelikle davalıya ait işyerinde arama yapılarak el koyulmasını ve huzurdaki dava neticeleninceye kadar tecavüz teşkil eden eylemlerin tedbiren önlenmesine, dava neticesinde el konulan emtiaların imhasına,  müvekkilinin fazlaya ilişkin bilcümle hak ve alacakların tazminini talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik TPMK nezdinde tescilli markalarına vaki tecavüzünün tespiti, meni, durdurulması ve önlenmesine, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti, meni, durdurulması ve önlenmesine, davalı tarafından kullanılmakta olan https//www...com/... uzantılı alan adı bakımından içeriğin yayından çıkarılmasına veyahut içeriğe erişimin engellenmesine, müvekkiline ait tescilli markalara vaki tecavüz sebebi ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 149. Maddesi uyarınca markaların korunmasından doğan haklara tecavüz dolasıyla üretilmesi, satılması, kullanılması tecavüz teşkil eden eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, gereç, cihaz, kalıp, makine gibi vasıtaların öncelikle davalıya ait iş yerinde arama yapılarak el koyulmasını ve huzurdaki dava neticeleninceye kadar tecavüz teşkil eden eylemlerin tedbiren önlenmesine, dava neticesinde el konulan emtiaların imhasına,  fazlaya ilişkin bilcümle hak ve alacakları ile talep ve dava hakları saklı tutulması kaydı ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının \"https://www...com/...\" ibareli alan adı bakımından tecavüzü havi kullanımlar nedeniyle söz konusu içeriğin kaldırılmasını talep etmiş olduğunu, ancak söz konusu sayfa incelendiğinde davacı adına tescil edilmiş markayı içeren ürünlerin reklamlarının yapılmadığını açıkça görüleceğini, mahkemece bu sayfa üzerinde inceleme yapıldığında davacı adına tescil edilmiş markayı içeren ürünlerin teşhir edilmediğinin açık bir şekilde görüleceğini, davacı yanın dava dilekçesinde \"...\" markasına ait ürünlerin müvekkiline ait sayfada görüntülendiğini, dolayısıyla bu sayfanın içeriğinin yayandan kaldırılmasını talep etmiş olduğunu, davacının bu talebinde hukuki yarar bulunmadığını, çünkü müvekillinin bir defaya mahsus olmak üzere \"...\" markasının kullanıldığı ürünleri sayfasında yayınlamış ve uzun süre önce bu ürünleri sayfasından kaldırmış olduğunu, mahkemece söz konusu sayfa incelendiğinde \"...\" markasına ait herhangi bir ürünün sergilenmediğinin açıkça ortaya çıkacağını, dolayısıyla müvekkiline ait Facebook sayfasının içeriğinin kaldırılması yönündeki talepte herhangi bir hukuki yarar bulunmamakta olduğunu, davacının ihtiyati tedbir talebinin de dayanaksız ve hukuki yarardan yoksun olduğunu, çünkü dava dilekçesinde belirtilen sözde müvekkiline ait olduğu belirtilen iş yerinde bırakın \"...\" markasına ait ürünlerin bulunmasını, söz konusu adreste davalının ne bir iş yeri ne bir şubesi ve ne de bir deposu dahi bulunmadığını, bu hususların bilirkişi incelemesinde ortaya çıkacağını, müvekkili tarafından devam eden bir tecavüz dahi söz konusu olmadığını, mahkemece sadece bir defaya mahsus olmak üzere \"...\" markasına ait ürünler 07.08.2017 tarihinde Suudi Arabistan dan gelmiş ve davalıya ait işyerinde transit geçiş yapılarak Suriye ülkesine ithalatı gerçekleşmiş olduğunu, onun dışında tek bir kere dahi olsa \"...\" markasına ait ürünler müvekkili iş yerine girmemiş olduğunu, müvekkilinin haksız rekabet eyleminin söz konusu olmadığını, bir an için müvekkilinin böyle bir eylemde bulunduğunu düşünülse dahi haksız rekabetten söz edilmek için markanın tescilli olmasına gerek olmadığını, bu nedenlerle mahkemece resen dikkate alınacak sebeplerle açılan davanın hukuki yarardan yoksun olması nedeniyle usulden reddine, esasa girilmesi halinden esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile davalının davacıya ait \"...\" esas unsurlu tescilli markalara tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda davalıya ait www...com/... isimli internet sayfasına erişimin engellenmesine, tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu bilirkişi raporu ile belirlenen ürünlerin davalıya ait iş yerinde bulunduğu takdirde el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına, sair taleplerin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını,Müvekkilinin erişimi engellenen İnternet sayfasında davacı tarafın markasına tecavüz eden ve devamlılık arz eden herhangi bir paylaşımda bulunulmadığını, haksız rekabete konu olabilecek bir yayın yapılmadığını, Müvekkilinin marka tecavüzünün gerçekleştiği iddia edilen adreste hiç bulunmadığını, davalının Antakya/HATAY adresinde bulunduğunu ve Başakşehir/İSTANBUL adresinde ne merkez ne bir şube ne de deposu bulunmadığını, Haksız rekabetin varlığının da kesin olarak ispatlanamadığını, kaldı ki davalının hiçbir ürünü faturasız satmadığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE; İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, marka hakkınca tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile, önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ilişkindir.Davacı; müvekkili adına tescilli ... ibareli markanın, içecek ürünleri üzerinde davalı tarafından markasal olarak kullanıldığını iddia etmiştir. TPMK kayıtlarına göre, ... no'lu markanın 3, 5, 29, 30, 31, 32.sınıflarda, ... no'lu markanın ise, 3, 5, 29, 30, 31, 32, 35, 43 ve 44.sınıflarda davacı adına tescilli oldukları görülmüştür. Toplanan delillere ve dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ilgili internet sitesinin dünya genelinde hemen hemen herkes tarafından kullanılmakta olan Facebook Sosyal Medya Domain (Alan adı) \"www.facebook.com\" internet sitesi üzerinden oluşturulmuş \"@...\" profiline bağlı \"www...com/...\" sayfa olduğu, dava konusu internet paylaşımlarının yapıldığı \"www...com/...\" Facebook sayfasının davalıya ait olup olmadığı tespiti için yapılan incelemelerde, bahsi geçen ... sayfasında kullanılan \"profil ve kapak\" görselleri ve \"genel fotoğraflar/paylaşım\" görsellerinde kullanılan simgelerin/logoların, davalının dosyaya sunmuş olduğu faturada kulanılan simge/logo ile aynı olduğu, dolayısıyla bahsi geçen ...com/...\" sayfasının davalıya ait olduğu, aksi yönde bir iddianın da bulunmadığı anlaşılmıştır.Mahkemece her ne kadar  davanın kısmen kabulü ile davalının davacıya ait \"...\" esas unsurlu tescilli markalara tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda davalıya ait www...com/... isimli internet sayfasına erişimin engellenmesine, tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu bilirkişi raporu ile belirlenen ürünlerin davalıya ait işyerinde bulunduğu takdirde el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına karar verilmiş ise de; davalının kullanımına ilişkin görsellerin ilgili internet adresinden uzun süre önce kaldırıldığı, davalının savunmasında \"...\" markasına ait ürünlerin 07.08.2017 tarihinde Suudi Arabistan dan satın alındığı ve Türkiye'den transit geçiş yapılarak Suriye ülkesine gönderildiğini, onun dışında tek bir kere dahi olsa \"...\" markasına ait ürünlerin kendi iş yerine girmemiş olduğunu iddia ettiği, davalı iddiasının aksine bir delil bulunmadığı gibi, davalının konuya ilişkin olarak  23.10.2017 tarihli ve ... sıra nolu faturayı ve gümrük belgelerini dosyaya sunduğu, davalı markasını içeren davalıya ait ürünlerin Türkiye'den transit geçişinin marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, kaldı ki davalının ilgili internet sitesinde ticari etki yaratacak şekile kullanım yada satış eyleminde bulunduğunun eldeki delillere göre ispatlanamadığı, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulü yoluna gidilmesi yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesine göre İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın reddine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/12/2019 tarih, 2018/361 E., 2019/428 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,Bu kapsamda,3- Davanın reddine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 35,90 TL'nin mahsubu  ile 391,70 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine 13/(1). maddesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 150,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 298,6‬0 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"431afb7b347cead9","SID":"4b5d4083de22677e"}}