{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2020/2318 <br>KARAR NO: 2024/93<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 07/11/2019<br>NUMARASI: 2018/365 E. - 2019/373 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının,  her türlü madde ve mamulleri ile usul ve hizmet ste kartlarını yapmak gayesiyle kurulmuş olan kısa adı ve markası kanunda belirtildiği şekli ile TSE olan ve belirlenen markanın enstitünün müsaadesi olmadan hiçbir şekil ve şart altında kullanılmayacağı kanun hükmünce güvence altına alınan bir kurum olduğunu, davacı kurum nezdinde 20'ye yakın tescil edilmiş marka bulunmakta olduğunu, davalı şirketin davacı kurumdan alınmış TSE/TSEK herhangi bir belgesi bulunmamasına rağmen ürün ambalajlarında, broşürlerinde ve kataloglarında TSEK belgesi kullandığı bölge bayisi olan ... İnş. İzolasyon Dekorasyon Tem. firması tarafından ürünlere yönelik kalite şikayeti nedeniyle  Belge Net sistemi üzerinden sorgulanması üzerine herhangi bir TSE/TSEK belgesinin olmadığı ve herhangi bir standart kullanım izninin olmadığını, tamamen piyasayı yanıltma amaçlı TSEK ibaresini hukuka aykırı olarak kullandığını  bu durumun diğer kurumlar ve kamuoyu nezdinde haksız rekabet oluşturduğundan ve davacı kurumun markasına tecavüz oluşturduğundan tecavüzün tespiti ile menine, tavan ücret 3.500,00TL x 2=7.000,00 TL KDV maddi tazminat ve 3.500,00TLx3=10.500,00 TL KDV manevi tazminat olmak üzere toplamda 17.500,00 TL + 3.150,00 TL %18 KDV toplam 20.690,00 TL zararın haksız fiil (müvekkili kuruma bildirilen tarih olan 31/05/2018) tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı kurum iddiasının gerçeği yansıtmadığını, TSEK ibaresi kullanıldığı iddia edilen  ürünlerin TSE ibaresi kullanılabilecek ürünler olmadığını, kabulü anlamına gelmemek kaydıyla bir an için kullanıldığı farz edilse dahi herhangi bir suçun oluşmadığının açık olduğunu, zira davacı tarafın da belirttiği gibi ürünlerin \"TSEK ibaresi kullanılabilecek ürünler olmadığı\" açık olmakla bu durumda davalı şirketin söz konusu ibareyi bu ürünlerde kullanmasının ne bir mantığı ne de kendilerine herhangi bir getirisinin mevcut olduğunu,  aksi halde dahi bir haksız rekabete veya hak tecavüzüne sebebiyet vermediğini, hukuka aykırılık ya da suç teşkil eden bir eylemde bulunmamış olduğunu, dolayısıyla mülga bir KHK maddesine dayanarak davalıya suç isnat edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yine aynı kanuna göre ancak kanunun yürürlük tarihi olan 22/12/2016 tarihinden önceki ihlaller için yürürlükten kaldırılan mevzuatın geçerli olabilecek olduğunu, olayda ise şikayetin çok daha sonra yapıldığının görülmekte olduğunu, bu suretle davalı şirkete suç atfetmenin hiçbir şekilde mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;-Davalının davacıya ait tescilli \"TSEK\" ibareli markaya tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, men ve ref'ine, bu kapsamda \"TSEK\" ibareli davalı tarafa ait ürünler ile tanıtım malzemeleri, afiş, broşür ve faturaların el konularak hüküm kesinleştikten sonra imhasına, -3.500,00 TL maddi tazminatın 31/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, -5.000,00 TL manevi tazminatın 31/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Belgelendirme Yönergesi gereği maddi ve manevi tazminat miktarı+ KDV yönünden davanın kabulü gerekmekte iken kısmen kabulü olarak hüküm kurulduğunu  mahkemece maddi ve manevi tazminat miktarının tayininde fiilin oluş şekli, somut olayın özelliği, tecavüzün niteliği ve tarafların ekonomik boyutları eksik değerlendirildiğini, bu sebeplerle maddi ve manevi tazminat yönünden reddedilen kısım için istinaf incelemesi yapılarak yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, dava dilekçesinde talebi gibi kabulüne karar  verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava davacı markalarına yönelik tecavüz veya haksız rekabetin tespiti, meni,refi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Davacı vekili, davalının  TSE ve TSEK belgesi olmamasına rağmen ürün ambalaj, broşür ve katalogları  üzerinde TSEK  ibaresini hukuka aykırı şekilde  kullandığından bahisle eldeki davayı açmıştır. TSE veya TSEK ibarelerinin tüm sınıflarda davacı adına tescilli olduğu ayrıca koruma markası-garanti markası statüsünde korunmakta olduğu, somut olayda, bilirkişi raporu ile , davalının satışını yaptığı bir adet ürününün ambalajı üzerinde davacıya ait TSEK ibaresini kullandığının tespit edildiği, mahkemece davalının  bu konuda alınmış bir belgesi olmamasına rağmen ibareyi  aynen kullandığı gerekçesiyle, markaya tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, men ve ref'i talebinin kabulüne tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği, davacı vekilinin reddedilen tazminat talepleri yönünden istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.Somut olayda 7.000,00 TL maddi tazminat talebi 3.500,00 TL olarak, 10.500,00 TL manevi tazminat talebi 5.000,00 TL olarak  hüküm altına alınmış, fazlaya ilişkin tazminat ve 3.150,00 TL KDV alacağı istemi reddedilmiştir.Reddedilen maddi tazminat miktarı olan 3.500,00 TL ve 3.150,00 TL KDV alacakları miktar itibariyle  HMK 341. maddesine göre kesin nitelikte olduğundan istinaf edilebilir değildir. Manevi tazminat yönünden ise , davalının markayı kullandığı sürenin  tam olarak tespit edilememiş olması, tek bir ürün ambalajı üzerinde ihlalin tespit edilmiş olması , kusurun ve ihlalin boyutu, somut olayın özelliği dikkate alındığında taktir edilen manevi tazminat tutarının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak,  kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığından 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/11/2019 tarih ve 2018/365 E., 2019/373 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 146,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 281,6‬0 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5a548205ad97f291","SID":"112fa4a7aa881fdf"}}