{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1918 <br>KARAR NO: 2023/1401<br>KARAR TARİHİ: 14/12/2023<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/09/2019<br>NUMARASI: 2018/922 Esas -  2019/1019 Karar<br>DAVA: Alacak <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/12/2023<br>Taraflar arasındaki Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin Almanya'da işçi olarak çalışır iken  davalı şirkete makbuz şirkete 20.600,00 Alman markı aldığını, hisse senetlerinin müvekkiline verildiğini yazılı olmasına rağmen fiziki olarak teslim edilmediğini, daha sonra gönderilmediğini bu nedenle müvekkilinin ortak olarak kayıtlı olup olmadığının bu aşamada bilinmediğini, davalıya toplam 180.000,00TL hisse değeri karşılığı 20/10/2000 tarihli ve 27/02/2003 tarihli makbuz ile ödeme yapıldığını, müvekkilinin genel kurul toplantıları hakkında bilgilendirilmediğini, kar payı ödenmediğini, uyarıları sonuçsuz kalması üzerine 26/02/2018 tarihli ihtarla ödenen paranın iadesinin talep edildiğini ancak cevap verilmediğini ileri sürerek şimdilik 1.000,00Euronun faizi ile bilikte tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın usulden reddi gerektiğini, pay senetlerinin asıllarının ibraz edilmediğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, pay senetlerinin davacıya teslim edilmesine rağmen senetlerin elinde bulunmadığını, beyan etmesi nedeniyle dayanaksız davanın reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ..Davacı yan pay senetlerinin teslim edilmediğini sonradan da gönderilmediğini savunmuştur ancak davacı tarafından son oturumda ibraz edilen belge asılları, dava dilekçesinde numarası verilen makbuzlar ve davalı tarafça 25/02/2019 tarihinde ibraz edilen teslim-tesellüm belgelerinin aynı olduğu bu kapsamda 20/10/2000 tarihli makbuz ile  davacıya toplam 80.000 Pay değeri bulunan A Tertip 9.600DM bedelli pay senetleri ile 25/07/2003 tarihli makbuz ile 100.000,00TL nominal bedelli A Tertip 12.000,00DM değerinde hamiline yazılı pay senetlerinin teslim edildiği sabittir. Pay senetleri hamiline yazılı olup davacıya teslim edildiği taraflarca sunulan yazılı makbuzlarla sabittir. Hamiline yazılı pay senetleri TTK'nın 484. vd maddeleri gereğince şirket ve üçüncü kişiler hakkında ancak ziliyetliğin geçilmesi ile hüküm ifade edeceği için davacının elinde bulunan pay senetlerinin ibrazı zorunludur. Aksi halde ciro ve teslimi mümkün olan pay senetlerinin üçüncü kişi tarafından ibrazı halinde şirketin ibraz edene karşı da sorumluluğu doğacaktır. Pay senetleri elde değil ise zayi nedeniyle iptal  yolunun  başvurulduktan sonra talebin ileri sürülmesi gerekmektedir. Bu durumda davacı davasını kanıtlayamadığından sabit görülmeyen davanın reddine...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline teslim edilmeyen belgenin zayiinin ileri sürülmesinin fiilen ve hukuken mümkün olmadığını, müvekkiline pay senetlerinin teslim edilmediğini, davalı şirketin de pay senetlerini müvekkiline teslim ettiğini kanıtlayamadığını, davalının 25.02.2019 tarihli dilekçesi ekinde boş sayfa olarak sunduğu belgenin pay senedi teslimi olarak kabulünün hukuken kabul edilemeyeceğini, kaldı ki, davalı vekilinin aynı belgenin aslının taraflarınca sunulduğunu kabul ettiğini, davalı dosyadaki belgelerin pay senedinin teslimi olarak kabul ediliyor ise müvekkilinin hissesinin pay defterine de işlenmesi ve bilirkişi incelemesi ile açıklığa kavuşturulması gerektiğini, mahkemece eksik inceleme ile karar verilmiş olup, talep ettikleri halde davalı şirket kayıtlarında bilirkişi incelemesi yapılmadığını, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin bilgisizliğinden yararlanmak suretiyle zarara uğramasına neden olduğunu, hatalı hukuki değerlendirme ve eksik (bilirkişi) incelemeye dayalı davanın reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, uygun görüldüğü takdirde yeniden yargılama yapılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, teslim edilmediği ileri sürülen hisse senetleri nedeniyle yapılan ödemenin davalı şirketten  tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır Davacı, hisse senetlerinin alımından sonra kâr payı ödenmediğini, şirketin faaliyetleri hakkında bilgilendirme yapılmadığını, davalının haksız kazançlar elde ettiğini, dolandırıldığını beyan ederek eldeki davayı açmış, davalı ise hamiline yazılı hisse senetleri ile davacının şirket ortağı olduğunu, şirketin kar elde etmesi durumunda elde edilecek kardan ortakların da kar payı alacağını savunmuştur. Dosyaya sunulan teslim belgelerine göre  davalı tarafından 20.10.2000 tarihinde ibraz edilen teslim-tesellüm belgelerine göre toplam 80.000 pay değeri bulunan A tertip 9.600 DM bedelli hisse senetleri ile  25.07.2003 tarihinde ibraz edilen teslim-tesellüm belgelerine göre toplam 100.000 pay değeri bulunan A tertip 12.000 DM bedelli hisse senetleri davacıya teslim edilmiştir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde davacının davalı şirkette hisseder-ortak olup olmadığı, davalıdan almış olduğu hisse senetleri bedelinin iadesinin gerekip gerekmediği noktasındadır.  Somut olayda davacının, davalı şirkete ortak olup olmadığı hususunun tespiti için öncelikle davalı şirket kayıtları üzerinde inceleme yapılarak, davacıya teslim edilen hisselerin pay defterinde kayıtlı olup olmadığı, 2000-2018 yılları arasında gerçekleştirilmiş  genel kurul toplantıları varsa bu toplantılarda kaç ortağın hazır bulunduğu, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtıp yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlenip izlenmediği, davacıya verilen hisse senetlerinin bir değerinin bulunup bulunmadığı, bu hisselerin davalı şirketin sermayesinde temsil edilip edilmediği, davacının ortak sıfatıyla genel kurullara katıldığı veya usulünce dağıtılmasına karar verilen kar payını aldığı veya başka bir şekilde ortaklığın benimsenmesi sonucunu doğuracak bir ilişkiye girip girmediği, genel kurullarda sermayenin ne şekilde temsil edildiği hususları açıklığa kavuşturulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Bu nedenle mahkemece davalı şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın, teslim belgeleri ile hisse senetlerinin davacıya  teslim edildiği kabul edilerek  hisse senetlerinin kesin süre içinde  ibraz edilmediği  gerekçesiyle  davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. İlk derece mahkemesince, yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek, uzman bilirkişi heyetinden davalı şirket kayıtları incelenmek suretiyle alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiğinden HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile  ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca  kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 14/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e2b5d730dad54de1","SID":"5d68f0db4844bdda"}}