{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/142 Esas<br>KARAR NO: 2024/137<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 03/11/2023<br>NUMARASI: 2022/1009 Esas, 2023/758 Karar<br>DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>KARAR TARİHİ: 30/01/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile dava dışı sigortalı şirket arasında Tüm Riskler Sigorta Poliçesi akdedildiğini, davalı şirketin sigortalı adreste güvenlik hizmeti sunduğunu, hizmetin kusurlu olduğunu, sigortalı adreste 09/04/2021 tarihinde elektrik kablolarının çalındığını, hasar kapsamında sigortalı şirkete 11.235,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin yapmış olduğu bu ödeme ile TTK 1472.maddesi gereğince sigortalısının halefi olduğunu, hasardan davalının sorumlu olduğunu, hasar bedelinin tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirketin hasardan ve ödenen hasar bedelinden sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin sadece danışmanlık hizmeti verdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı ile dava dışı sigortalı arasında akdedilmiş güvenlik hizmeti anlaşması bulunmadığı, Ticaret Tescil kayıtlarına göre davalının özel güvenliğe dair faaliyet göstermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tehiri icra talepli olarak istinaf kanun yoluna başvurduklarını iddia ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacı tarafından davalı aleyhine 11.797,37 TL'nin tahsili amacıyl  icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal süresi içerisinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı, yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.  Verilen karar, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf edilmiştir. İtirazın iptali davası ilamsız icra takibine itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamaya yönelik açılan bir davadır. Bu nedenle hangi takibe yönelik açılmış ise o takipte belirtilen alacakla ilgili yargılama yapılarak hüküm kurulması gerekir. Diğer bir ifade ile itirazın iptali davası takibe bağlı bir davadır. Takipte belirtilen miktardan fazlasına karar verilemez. Davacı tarafından, sigortalısına yapılan ödemenin tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatılmış, davalının itirazı üzerine icra takibinin durmasına karar verilmiş, akabinde davacı, harca esas değeri 11.797,37 TL göstermek suretiyle iş bu itirazın iptali davasını açmıştır. Yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiş, iş bu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Kararın verildiği tarih olan 2023 tarihi itibariyle kesinlik sınırı nazara alındığından ilk derece mahkemesi kararı, kararı istinaf eden davacı yönünden kesin niteliktedir. HMK'nın 341/2 maddesi  gereğince miktar veya değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Bu miktar, yeniden değerleme oranı ile hüküm tarihi olan 2023 yılı itibariyle 17.830,00 TL'ye ulaşmıştır. HMK'nın 346. Maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1. Maddesi gereğince istinaf mahkemesince de karar verilmesi mümkündür. Bu yasal düzenlemeler karşısında, kanun yoluna başvurusu konu edilen kararın, karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle istinafı kabil bir karar bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvuru talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 341/2 ve 352/1-b bentleri gereğince miktar yönünden REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanuna bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan ön inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352 ve 362/1a Maddesi gereğince  kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f38b5ee09ce3608","SID":"08319d9558a119c2"}}