{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/653 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2165<br>KARAR TARİHİ\t: 23/11/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 19/12/2019<br>NUMARASI\t\t: 2017/607 Esas 2019/1436 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 23/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23/11/2023<br><br>Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davacının, borçlu hakkında İzmir 25. İcra Müdürlüğünün 2017/6806 sayılı takip dosyasıyla icra takibi başlattığını, 11.05.2017 tarihinde borçlunun takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, borçlunun borcun tamamına itiraz ettiğini, itirazın hukuka aykırı olduğunu, davacının, yangın malzemeleri satımı, montajı, yangın alarmı kurulum işlerinde faaliyet gösterdiğini, davalı ile arasında çeşitli yangın malzemelerinin alım satımı hususunda teklife dayalı mutabakat yapıldığını, buna istinaden 24.11.2016 tarih ve 20.077,89 TL tutarlı, 05.12.2016 tarih ve 3.624,10 TL tutarlı, 21.01.2017 tarih ve 3.313,07 TL tutarlı, 10.04.2017 tarih 519,20 TL tutarlı faturaları düzenlediğini, yine aynı tarihte sevk irsaliyelerinde de görüldüğü gibi malzemeleri teslim ettiğini, davalı borçlunun çeşitli zamanlarda konu faturalara karşılık kısmi ödemeler yaptığını, takibe konu faturalardan kalan bakiye 11.015,06 TL yi malzemeler teslim edilmiş olmasına rağmen ödemediğini, 11.05.2017 tarihinde davalı borçlunun yaptığı itirazın hukuka ve ahlaka aykırı olduğunu, şirketlerin muhasebe kayıtları incelendiğinde 10.04.2017 tarihli 519,20 TL tutarlı faturanın tamamının aynı gün ödendiğini, takibe konu diğer faturalar için çeşitli zamanlarda kısmi ödemeler yapıldığını kalan bakiyenin ödenmediğini, sırf takibi durdurmak amacıyla takibe itiraz edildiğini, davalı borçlunun yapmış olduğu kısmi ödemelerin malzemelerin teslim edildiğinin ve davalının borçlu olduğunun ispatı olduğunu, Borçlu şirketin taşınır ve taşınmaz mallarının 3. Kişilere devredilmesinin haklarını elde etmesini güç duruma düşüreceğini, bu sebeple davlı borçlu şirketin mahkemenizce tespit edilecek taşınır ve taşınmaz malları üzerine, satışın engellenmesi amacıyla haciz şerhi konulmasını talep ettiğini, takibin hukuku yönünden geçerli bir ödeme belgesi sunmayan ve borca hakksız olarak itiraz eden davalı borçlunun itirazının kaldırılması istemiyle dava açma zorunluluğunun doğduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu, takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ödemesine, borçlu aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti. nin tespit edilecek taşınır ve taşınmaz malları üzerine 3. Kişilere devrinin engellenmesi yönünde ihtiyadi tedbir konulmasına,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin borçlu davalıya yükletilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>Davacı vekili, ıslah dilekçesi ile; bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı tarafın müvekkilinin teslim edip faturalandırdığı malları kullanmış olduğunu ve faturalara da herhangi bir itirazda bulunmayarak ve kısmi ödemeler yaparak müvekkilinin icra takibinde haklılığını ispatladığını, aynı zamanda icra takibini haksız yere durduğu için icra-inkar tazminatı da ödemeye mahkum olduğunu, bu nedenlerle ıslah taleplerinin kabulü ile; izmir 25.icra Müdürlüğü'nün 2017/6806 E .sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali'ne ve takibin 10.890,06-TL (asıl alacak) olarak devamına, borçlunun takip konusu borcu takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte ödemesine, borçlu aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın iddia ettiği gibi malzemelerin tam olarak teslim edilmediğini, irsaliyelerdeki imzaların  incelemesinin yapılmasıyla durumun ortaya çıkacağını, alacak miktarının tam olarak belli olmaması sebebi ile davacının talep ettiği icra inkar tazminatının reddine karar verilmesini, davalının piyasada iş yapan itibarlı bir tacir olduğunu, bu sebeple mallarını üçüncü kişilere devretme gibi bir durumu olmadığını ayrıca alacak talebinin yargılamayı gerektirdiğini bu sebeplerle ihtiyati tedbir kararının reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davcının haksız çıkması halinde mahkeme veznesine teminat depo edilmesine karar verilmesini talep ettiğini, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, davanın reddine, %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, ihtiyadi tedbir kararının reddine, masraf ve ücreti vekaletin karşı yan uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir,<br>MAHKEMECE: \"... Dava,  İİK'nun 67. maddesi gereğince açılmış  itirazın iptali davasıdır.<br>Taraflar arasındaki ihtilaf, ticari satım nedeniyle davacının satıma konu malzemeleri teslim edip etmediği, davalının buna karşı ödemeleri yapıp yapmadığı, bu suretle davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı noktalarında toplanmıştır.<br>Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı itibariyle; taraflar arasında mal alım satımından kaynaklı ticari ilişki bulunduğu, davacının davalıya fatura karşılığı malları satarak irsaliyeli faturalar ile malları teslim ettiği, davalı defterlerini ibraz etmediğinden davalı defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, ancak davacı defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan  10.890,06-TL asıl alacağı bulunduğu belirlenmiş olup, davacı her ne kadar davasını 11.109,14 TL üzerinden açmış ise de; ıslah dilekçesi ile talebini 10.890,06 TL'ye indirdiği anlaşıldığından ıslah dilekçesinin kabulü ile, alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir\" gerekçesi ile, ıslah dilekçesinin kabulü ile; davalının  İzmir  25. İcra Müdürlüğünün 2017/6806  sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 10.890,06-TL asıl alacağa yönelik kısmının iptali ile takibin bu bedel üzerinden devamına, İİK'nun 67. Maddesi uyarınca hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında hesaplanan  2.178,01-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın imzaya yetkili şahıslarının davacının sunmuş olduğu irsaliyelerde  mevcut olmadığını, davacının dinletmiş olduğu tanık anlatımında da bu hususun ortaya çıktığını, tanığın teslimatı yaptığını ancak irsaliyelerdeki imzanın kendisine ait olmadığını dile getirdiğini, bu hususun müvekkili şirketin haklılığını ispatladığını,\tyine davacı tanığının beyanına göre teslimatı kendisinin gerçekleştirdiğini, ancak teslim ettiği mallar hakkında herhangi bir bilgisinin bulunmadığını, genel olarak bilgi verdiğini, bu durumda tanık beyanlarından da anlaşılacağı  üzere hangi malzemelerin müvekkili şirkete teslim edilip edilmediğinin bilinmediğini, teslim edildiği iddia edilen mallar belirlenmeden sadece davacı şirketin eski ortağı ve muhasebecesi tarafından imzalanmış irsaliyelere dayanarak davaya konu malların müvekkil şirket tarafından  teslim alındığı ve bu sebeple itirazın iptaline karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını, ayrıca eksik inceleme  ve değerlendirme sonucunda davanın kabulüne karar verilip bir de icra inkar tazminatına  hükmedildiğini, bu durumun müvekkilinin mağduriyetini de artırdığını, müvekkilinin haksız ve kötü niyetli olmadığını, diğer yandan icra inkar tazminatına  hükmedilebilmesi  için alacağın  belirli ve likit olmasının gerektiğini, ancak alacağın belirli olmadığını beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, satımdan kaynaklı  icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davacı  davalı ile arasında çeşitli yangın malzemelerinin alım satımı hususunda teklife dayalı mutabakat yapıldığını, buna istinaden 24.11.2016 tarih ve 20.077,89 TL tutarlı, 05.12.2016 tarih ve 3.624,10 TL tutarlı, 21.01.2017 tarih ve 3.313,07 TL tutarlı, 10.04.2017 tarih 519,20 TL tutarlı faturaları düzenlediğini, yine aynı tarihte sevk irsaliyelerinde de görüldüğü gibi malzemeleri teslim ettiğini, davalı borçlunun çeşitli zamanlarda konu faturalara karşılık kısmi ödemeler yaptığını, takibe konu faturalardan kalan bakiye 11.015,06 TL yi malzemeler teslim edilmiş olmasına rağmen ödemediğini, alacağını tahsil için takip başlattığı, itiraz üzerine takibin durduğu, itirazın iptali için dava açılmış olup, davalı taraf cevap dilekçesinde  malzemelerin tam olarak teslim edilmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece ıslah göz önüne alınarak bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, denetime elverişle bilirkişi raporunda davalı çalışanı tarafından gönderilen mail içeriği ve davacı kayıtlarına göre hesaplama yapıldığının ve karar verildiğinin anlaşılmasına  göre davalı vekilinin  tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/12/2019 tarih, 2017/607 Esas ve 2019/1436 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından alınması gereken 743,89 TL istinaf nispi karar harcından, başlangıçta alınan 54,40 TL istinaf karar harcı ile 131,58 TL istinaf nispi karar harcı olmak üzere toplam 185,98 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 557,91 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 23/11/2023<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fcac99203fdbbd7f","SID":"ef1c3851ba9a4ddf"}}