{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2020/652 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2077<br>KARAR TARİHİ\t: 14/11/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/09/2019<br>NUMARASI\t\t: 2017/220  Esas 2019/941 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Rücuen Alacak<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 14/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 20/11/2023<br><br>Davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalılar arasında sayaç okuma işi için sözleşme imzalandığını, davalının çalıştırdığı ...’ın işçilik hakları için İzmir 6. İş Mahkemesi’nin 2013/555 Esas 2014/714 Karar sayılı ilamı ile hükmedilen alacak hakları için İzmir 28. İcra Müdürlüğünün 2015/1969 sayılı dosyasında başlatılan icra takibine 09/03/2015 tarihinde 31.750,37.-TL + 24/03/2015 tarihinde 1.188,82.-TL olmak üzere toplam 32.939,19 TL ile 04.03.2015 tarihinde vergiler için 628,10.-TL + 203,79.-TL olmak üzere 831,89.-TL ve genel toplamda 33.771,08.-TL ödendiğini, 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2015/775 Esas 2016/219 Karar sayılı dosyasıyla İzmir 28. İcra Müdürlüğünün 2015/1969 sayılı dosyasındaki işlemlerin şikayet edilmesi üzerine dava dışı işçiden ödenen  paranın 3.956,35.-TL sinin geri alındığını, böylece dava dışı işçiye toplam 29.814,73.-TL ödenmiş olduğunu, 29.814,73.-TL nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. <br>Davacı vekili 14/01/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile özetle; dava tarihinden sonra  İzmir 28. İcra Müdürlüğünün 2015/1969 sayılı dosyasına 20/12/2018 tarihinde 12.108,63 TL ek ödeme yapıldığını, bu miktar yönünden davayı ıslah ettiklerini, toplam 41.923,36 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... İns. Kay.... AŞ  vekili, cevap dilekçesinde özetle;  6552 sayılı Yasa gereği sorumluluğun davacıda olduğu, kıdem tazminatı sorumluluklarının, işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Tic. San. Ltd. Şti. vekili verdiği cevap dilekçesi ile; ilk olarak zaman aşımı itirazında bulunduklarını, rücu isteminin zaman aşımına uğramış olup, davanın reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak da; dava dışı işçinin müvekkilİ şirket bünyesinde müvekkili ile davacı ... arasında imzalanan sözleşme uyarınca, ... Hizmet alanında bulunan ... sayaçlarını açma-kesme, sayaç okuma ve ihbar dağıtma işinde 31/10/2007-30/01/2008 tarihleri arasında 3,5 ay çalışmış akabinde ihale konusu işin müvekkili firma bünyesinde kalmaması ve işin süresinin bitmesi üzerine dava dışı işçinin iş akdinin ihbar sürelerine uyularak feshedildiğini, dava dışı işçinin kıdem süresi dolmadığından kıdem tazminatı hak etmediğini, 2007-2008- yıllarından önce ve sonraki tarihler bakımından dava dışı işçinin tazminat, ihbar, fazla mesai, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının olup olmadığı bilinmemekle birlikte davacının müvekkili firmadan belirtilen dönemler içinde herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 22. maddesi ve 22. maddenin atıf yaptığı genel şartnamenin 38. maddelerinden kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğünün alt işverene yüklendiğine ilişkin  bir hüküm bulunmadığı gibi çalışanların özlük haklarının ne şekilde ödeneceğine ilişkin düzenleme içermediğini, dava dışı işçiye davacı tarafından kıdem ve ihbar taziminatı ödemesi yapılmış olması halinde davalı alt işverene rücu edileceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>Diğer davalılar tarafından esasa cevap verme süresi çerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Dava,  rücuan alacak davasıdır.<br>Taraflar arasındaki ihtilaf, davacı asıl işverenin iş yerinde davalı alt işverenlerin işçisi olarak çalışan dava dışı işçiye ödenen bir kısım işçilik alacakları nedeniyle davacının alt iş verenlere rücu edip edemeyeceği, edebilecek ise davalıdan sorumluluk miktarlarının ne olduğu noktalarında toplanmıştır.<br>Davacı ile davalılar arasında farklı zamanlarda hizmet alım sözleşmeleri imzalanmış, dava dışı ... alt işveren konumunda olan davalıların işçisi olarak davacıya ait iş yerinde çalışmış, dava dışı ... işten ayrıldıktan sonra asıl işveren olan davacı aleyhine işçilik alacakları için dava açmış ve İzmir 6. İş Mahkemesinin 2013/555 Esas, 2014/714 K. sayılı karar ile davacı lehine hükmedilen tazminat İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1969 sayılı dosyasına  davacı tarafından ödenmiştir. Davacı eldeki dava ile ödenen paranın sorumlulukları oranında davalılardan rücunu talep etmektedir.<br>4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6. Maddesinde “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Buna göre davacının dava dışı işçiye karşı alt işveren ile birlikte sorumluluğu vardır. Davacı da bu sorumluluk gereğince rücua konu işçilik alacaklarını dava dışı işçiye ödemiştir.<br>Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 29/11/2018 tarih 2016/2943 E. 2018/5569 K. Sayılı ilamında \"... Davacı ile davalı arasında imzalanan Hizmet Alım Sözleşmesi uyarınca hizmet veren davalı (taşeron) kendi işçileri ile sözleşilen hizmeti eda edecektir. Sözleşme uyarınca işçilerin ücretlerinden hizmet veren davalı sorumludur. Bu husus sözleşmede açıkça belirtilmiş olmasa dahi bu husus işçilerin davalı tarafından çalıştırılıyor olmasının doğal sonucudur. Hal böyle olunca davacı tarafından ödenen işçilik alacaklarının %50 sinden davacının sorumlu olduğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir... \" açıklamasına yer verilmiştir. <br>Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ile teknik şartnameler uyarınca davalı alt işverenler davacı asıl işverenin dava dışı işçiye ödediği alacak kalemlerinden sorumludurlar. Bu kapsamda alınan bilirkişi raporunda, davalıların tam sorumluluk esasına göre yaptığı hesaplama yöntemi dikkate alınarak dava ve ıslah dilekçesinin kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile; \"Dava ve ıslah dilekçesinin kabulü ile, <br>Davalı ... Ltd. Şti. Yönünden  5.317,49.-TL lik kısım bakımından dava tarihi olan 01/03/2017, 1.693,25.-TL lik kısım yönünden ıslah tarihi olan 14/01/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte,<br>Davalı .... Şti. Yönünden  1.329,37.-TL lik kısım bakımından dava tarihi olan 01/03/2017, 423,31.-TL lik kısım yönünden ıslah tarihi olan 14/01/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte,<br>Davalı ... ... A.Ş. Yönünden 10.941,75.-TL lik kısım bakımından dava tarihi olan 01/03/2017, 3.484,20.-TL lik kısım yönünden ıslah tarihi olan 14/01/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte,<br>Davalı ... ... Ltd. Şti. Yönünden  4.923,06.-TL lik kısım bakımından dava tarihi olan 01/03/2017, 1.567,66.-TL lik kısım yönünden ıslah tarihi olan 14/01/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte,<br>Davalı ... .... A.Ş.  Yönünden  6.179,37.-TL lik kısım bakımından dava tarihi olan 01/03/2017, 1.967,71.-TL lik kısım yönünden ıslah tarihi olan 14/01/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte,<br>Davalı ... ... A.Ş. Yönünden 1.123,69.-TL lik kısım bakımından dava tarihi olan 01/03/2017, 2.972,50.-TL lik kısım yönünden ıslah tarihi olan 14/01/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte,<br>Yukarıda faizi ile belirtilen miktarlarda davalılardan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirketlerin İdareden hizmet alımı yoluyla \"Sayaç Okuma, Açma-Kesme\" işinin ihalesini alan şirketler olduğunu, davalı şirketlerin işçisi olarak sayaç açma kesme işinde çalışan dava dışı ... tarafından İdare aleyhine İzmir 6.İş Mahkemesi'nin 2015/555 Esas sayılı dosyasıyla kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, hafta tatilinde çalışma ücreti alacağı ve yıllık izin ücreti alacağının tahsili istemiyle dava açıldığını, İzmir 6.İş Mahkemesi'nde yapılan yargılama neticesinde hüküm altına alınan alacakların tahsili istemiyle dava dışı işçi ... vekili tarafından İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1969E.sayılı dosyasıyla İdare aleyhine icra takibi açıldığını, İdare tarafından Mahkeme dosyasına ayrıntıları ile izah edildiği üzere toplam 41.923,36 TL ödeme yapıldığını ve bu ödemenin ödeme tarihlerinden itibaren davalıların sorumlu oldukları dönemler dikkate alınarak avans faizi ile tahsili istemiyle dava açıldığını, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/220 E. sayılı dosyasıyla yapılan yargılama neticesinde dava ve ıslah dilekçesinin kabulü ile İdare tarafından ödenen toplam 41.923,36TL.'nin davalılardan sorumlu oldukları dönemler nazara alınarak tahsiline karar verildiğini, İdare tarafından yapılan toplam ödemenin tamamının davalıların sorumlu oldukları dönemler nazara alınarak tahsili yönünde hüküm kuran Yerel Mahkeme kararı bu yönüyle usul ve yasaya uygun olduğunu, ancak hüküm altına alınan alacakların ödeme tarihi yerine dava ve ıslah tarihlerinden itibaren yasal faizi ile tahsili şeklinde hüküm kuran Yerel Mahkeme kararı bu yönüyle usul ve yasaya aykırı bulunmadığını, kararın bu yönüyle kaldırılması ve talep doğrultusunda düzeltilmesine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/220 E.- 2019/941 K. sayılı ilamının faiz başlangıç tarihi ve alacağın yasal faizi ile tahsiline ilişkin hüküm fıkrası nedeni ile kaldırılmasına, hüküm altına alınan alacağın ödeme tarihinden itibaren işlemeye başlayacak avans faizi ile tahsili yönünde hüküm kurulmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>Davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu işçinin müvekkili şirket nezdindeki çalışma dönemi boyunca hak ettiği alacakları ve kıdem tazminatının eksiksiz olarak işçinin banka hesabına ödendiğini, işçinin müvekkili şirketten başkaca bir alacağı bulunmadığını, kıdem tazminatının ödemesine ilişkin belgenin dosyaya sunulduğunu, diğer tüm işçilik alacaklarına ilişkin ödemelerin de taraflarınca yapıldığını, ödemeye ilişkin delillerin iş mahkemesindeki dosyada mevcut olduğunu, bilirkişi tarafından eksik inceleme yapılarak aleyhlerine 561,85 TL lik ödemeyi uygun gördüklerini, kıdem tazminatı alacağı hariç diğer işçilik alacaklarının da ödendiğine ilişkin ödeme belge suretlerini de 06.07.2018 tarihli dilekçe ile beraber sunduklarını, kaldı ki dava konusu alacağın en önemli miktarı olan kıdem tazminatını ödemiş müvekkilinin, bu küçük miktarı ödememesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu anılan nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; dava dışı işçinin, işçilik alacaklarına istinaden davacı aleyhine açmış olduğu dava neticesinde ilgili iş mahkemesince verilen ilama dayalı olarak davacı hakkında başlatılan icra takibi nedeniyle dava dışı işçiye ödenen tutarın davalılardan  rücuen tahsili istemine yönelik alacak davasıdır. <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı vekili;  dava dışı işçi ... tarafından işçilik alacaklarına dayalı olarak davacı aleyhine açılan İzmir 6. İş Mahkemesi'nin 2013/555 Esas sayılı dosyasından verilen ilama dayalı olarak  davacı hakkında İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1969 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, işbu icra takibi nedeniyle davacı tarafça davalıya, dava dilekçesinde belirtildiği şekilde ödeme yapıldığından bahisle her bir davalının dava dışı işçiyi bünyelerinde çalıştırdıkları dönemlerle sınırlı olmak kaydıyla ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıların rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... ... San. A.Ş vekili; işbu davada davalıya husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmelerinin geçerli bir sözleşme olduğu, davalı şirketin dava dışı işçiye herhangi bir kıdem tazminatı ve başkaca bir alacağının bulunmadığından bahisle açılan davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, dava ve ıslah dilekçesinin kabulü ile,  davalı ... Ltd. Şti. yönünden 5.317,49.-TL' lik kısım bakımından dava tarihi olan 01/03/2017, 1.693,25.TL' lik kısım yönünden ıslah tarihi olan 14/01/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı .... Şti. yönünden 1.329,37.-TL' lik kısım bakımından dava tarihi olan 01/03/2017, 423,31.-TL' lik kısım yönünden ıslah tarihi olan 14/01/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ... A.Ş. yönünden 10.941,75.-TL' lik kısım bakımından dava tarihi olan 01/03/2017, 3.484,20.-TL' lik kısım yönünden ıslah tarihi olan 14/01/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ... Ltd. Şti. yönünden  4.923,06.-TL' lik kısım bakımından dava tarihi olan 01/03/2017, 1.567,66.-TL lik kısım yönünden ıslah tarihi olan 14/01/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... .... A.Ş.  yönünden  6.179,37.-TL' lik kısım bakımından dava tarihi olan 01/03/2017, 1.967,71.-TL 'lik kısım yönünden ıslah tarihi olan 14/01/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... ... A.Ş. yönünden 1.123,69.-TL' lik kısım bakımından dava tarihi olan 01/03/2017, 2.972,50.-TL' lik kısım yönünden ıslah tarihi olan 14/01/2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte  davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İşbu karar davacı vekili ile davalılardan ... San. ve Tic. A.Ş vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br> Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafça dava dilekçesinde dava dışı işçi ... tarafından davacı hakkında başlatılan İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1969 Esas sayılı icra takip dosyasına 09/03/2015 tarihinde 31.750,37 TL, 24/03/2015 tarihinde 1.188,82 TL olmak üzere toplam 32.939,19 TL ödeme yapıldığı, ayrıca 04/03/2015 tarihinde 628,10 TL gelir vergisi ile 203,79 TL damga vergisinin de ödendiği bu şekilde davacı idare tarafından toplamda 33.771,08 TL ödeme yapıldığı, İzmir 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/775 Esas, 2016/219 karar sayılı ilamı uyarınca hesaplanan 3.956,35 TL'nin 22/06/2016 tarihinde İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1969 Esas sayılı icra takip dosyasından davacıya iade edildiği, iade edilen bu tutar mahsup edildiğinde bu şekilde bakiye kalan (33.771,08 TL -3.956,35 TL=) 29.814,73 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan sorumlu oldukları dönemlerle sınırlı olmak kaydıyla tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Yine dosyanın incelenmesinden, davacı tarafça dosyaya sunulan 14/01/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile dava tarihinden sonra İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1969 esas sayılı dosyasından davacıya tebliğ olunan \"bakiye borç muhturası\" gereğince ilgili icra dosyasına 20/12/2018 tarihinde 12.108,63 TL ek ödeme yapıldığı belirtilerek dava tarihi itibariyle davalı şirketlerden 29.814,73 TL olan alacak talebinin 12.108,63 TL daha artırılarak 41.923,36 TL'ye yükseltildiği belirtilerek 41.923,36 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. <br>İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin 14/01/2019 tarihli ıslah dilekçesi kapsamında daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle ıslah ile talep edilen kısımda dahil edilmek suretiyle davacı tarafın dava dilekçesi ve ıslah dilekçesindeki talepleri dikkate alınarak karar verildiği görülmüştür. Dava dilekçesi içeriğinin incelenmesinden, ıslaha konu edilen ve davadan sonra icra takip dosyasına ödendiği anlaşılan 12.108,63 TL'lik ek ödemeye ilişkin talebin dava konusu edilmediği gibi davacı tarafça dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların da saklı tutulmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle dava açıldıktan sonra davacı tarafça icra takip dosyasına sonrasında ödendiği anlaşılan ve ıslah talebine konu edilen 12.108,63 TL'lik ek ödemenin davanın konusunu teşkil etmemesi nedeniyle ıslah yolu ile davaya dahil edilemeyeceğinin kabulü gerekirken, ıslah ile arttırılan kısımda hüküm altına alınan tutara dahil edilmek suretiyle,   davacı tarafın dava dilekçesindeki talebi aşılmak suretiyle  İlk Derece Mahkemesince talepten fazlaya hükmedilmiş olduğu görülmüştür.  İlk derece mahkemesince verilen karar ıslah edilen tutar  açısından yerinde değildir. Anlatılan nedenlerle talepten fazlaya hükmedilemeyeceğinden ve  İlk Derece Mahkemesince de ıslahla arttırılan kısım hükme dahil edilmek suretiyle davacı tarafın dava dilekçesindeki talebinden fazlaya hükmedilmiş olması karşısında HMK'nın 355.maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin olduğundan bu husus dairemizce re'sen gözetilmiştir. Sonuç olarak  İlk Derece Mahkemesince verilen kararda ıslahla arttırılan kısımla ilgili alacak tutarlar  hükümden çıkartılmak suretiyle davacının dava dilekçesindeki talepleri ile ilgili olarak yeniden hüküm kurulmuş ve ıslah edilen kısımla ilgili olarak bir karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.   <br>Mahkemece yapılan yargılama sırasında alınan ek raporda; davacı tarafın dava dilekçesindeki 29.814,73 TL'lik talebi ile ilgili olarak yapılan inceleme neticesinde, her bir davalının sorumlu olduğu dönemler itibariyle  üzere ... Ltd. Şti için 5.317,49 TL, ... Ltd. Şti için 1.329,37 TL, ... AŞ için 10.941,75 TL, ... Ltd. Şti için 4.923,06 TL, ... AŞ için 6.179,37 TL, ... AŞ için 1.123,69 TL' den sorumlu olduğu hesaplanmıştır.  <br>Ayrıca davacı vekilince İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan alacağa ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi işletilmesi talep edilmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesinin ve yine faiz başlangıç tarihi olarak talep edildiği gibi ödeme tarihinin esas alınmamasının yerinde olmadığı istinaf sebebi olarak ileri sürülmüştür. Dosyanın incelenmesinden dava dilekçesinde, talep edilen alacağa ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz işletilmesinin talep edildiği görülmekle, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. <br>Yine dava dilekçesinin incelenmesinden, davacı tarafça talep edilen alacağa ödeme tarihlerinden itibaren  faiz işletilmesi talep edilmiş olup, ilk derece mahkemesince davacı tarafın bu istemine rağmen hükmedilen alacağa gerekçesi de gösterilmeksizin dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verildiği görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/3-993 Esas ve 2018/202 Karar ve 14/02/2017 tarihli kararında da belirtildiği üzere rücu hakkı nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksiltmeyi gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rücu hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsından doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hale gelmektedir. Keza ödeyenin mal varlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararının ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek bulunmamaktadır.  Dava dilekçesi içeriği ve ekleri ile alınan bilirkişi raporuna göre, ıslahla arttırılan kısım haricinde,  davadan evvel davacı tarafça İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1969 esas sayılı takip dosyasına 09/03/2015 tarihinde 31.750,37 TL, 24/03/2015 tarihinde 1.188,82 TL olmak üzere toplam 32.939,19 TL ödeme yapıldığı, ayrıca 04/03/2015 tarihinde 628,10 TL gelir vergisi ile 203,79 TL damga vergisinin de ödendiği bu şekilde davacı idare tarafından toplamda 33.771,08 TL ödeme yapıldığı, İzmir 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/775 Esas, 2016/219 karar sayılı ilamı uyarınca hesaplanan 3.956,35 TL'nin 22/06/2016 tarihinde İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1969 Esas sayılı icra takip dosyasından davacıya iade edildiği, iade edilen bu tutar mahsup edildiğinde bu şekilde bakiye kalan tutar olan (33.771,08 TL -3.956,35 TL=) 29.814,73 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı tarafça da bu tutarın ödeme tarihinden  itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan sorumlu oldukları dönemlerle sınırlı olmak kaydıyla tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiş olmakla, davacı talebi gibi her bir davalının sorumlu olduğu dönemler itibariyle bilirkişi ek raporunda tespit edilen tutarların birden çok ödeme olması nedeni ile en son ödeme tarihi olan 04/03/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ayrı ayrı tahsiline karar verilmesi gerekirken her bir davalı için dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yerinde olmamıştır. Bu yöndeki davacı istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. <br>Dosyanın incelenmesinden, davalılardan ... San. A.Ş vekili tarafından her ne kadar dosyaya sunulan 30/10/2019 tarihli dilekçeyle İlk Derece Mahkemesince verilen karar bu davalı yönünden istinaf edilmiş ve aynı tarih itibariyle istinaf harcı yatırılmış ise de, İlk Derece Mahkemesince verilen 2017/220 Esas, 2019/941 Karar sayılı kararın karar tarihi 05/09/2019 olup, karar tarihi itibarıyla HMK 341. maddesi gereğince istinaf sınırının 4.400,00 TL olduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın incelenmesinden, \"davalı ... ... San. A.Ş yönünden 1.123,69 TL' lik kısım bakımından dava tarihi olan 01/03/2017, 2.972,50 TL' lik kısım yönünden ıslah tarihi olan 14/01/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine\" şeklinde hüküm kurulduğundan ve böylelikle bu davalı aleyhinde  toplamda 4.096,19 TL' ye hükmedildiği anlaşılmış olup kesinlik sınırının altında kalan kesin karar niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla, davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş. vekilinin,   HMK 355. maddesi gereğince Dairemizce re'sen hükümden çıkartılan ıslahla arttırılan kısım haricinde kalan esasa yönelik  istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu açısından da  yine aynı şekilde davalı ... ... Ltd. Şti. ve davalı ... ... A.Ş. yönünden   HMK 355. maddesi gereğince Dairemizce re'sen düzeltilen ıslahla arttırılan kısım haricinde kalan esasa yönelik istinaf sebeplerinin bu davalılar yönünden ilk derece mahkemesince hükmedilen tutarlar kesinlik sınırının altında kalan kesin karar niteliğinde bulunduğundan  HMK 341/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir. <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür.<br> Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında  davacı vekilinin ilk derece mahkemesince hüküm altına alınan alacak tutarları yönünden kesinlik sınırında kalmayan davalılar yönünden istinaf istemlerinin kabulü ile  kararın kaldırılarak  davanın  kabulüne  dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>A-1-Davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş. Vekilinin, Dairemizce  HMK 355. maddesi gereğince re'sen hükümden çıkartılan ıslahla arttırılan kısım haricinde kalan esasa yönelik  istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341/2 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, <br>2-Alınması gereken 269,85 TL maktu karar harcının önceden alınan 715,95 TL harçtan mahsubu ile 446,10 TL harcın talebi halinde davalı ... ... San. ve Tic. A.Ş.'ne iadesine, <br>3-Davalı  ... ... San. ve Tic. A.Ş.'den alınan 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalı üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>B-1-a-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun; davalı ... ... Ltd. Şti. ve davalı ... ... A.Ş. yönünden   HMK 355. maddesi gereğince Dairemizce re'sen düzeltilen ıslahla arttırılan kısım haricinde kalan esasa yönelik istinaf sebeplerinin  HMK 341/2 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, <br>b-Davalılar ... San. Tic. Ltd. Şti., ... San. ve Tic. Ltd.  Şti., ... Tic. A.Ş ve ... San. ve Tic A.Ş. yönünden KABULÜ ile; İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05.09.2019 tarihli ve 2017/220 Esas - 2019/941 Karar sayılı kararının  HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi gereğince  KALDIRILMASINA,  <br>2-Davacıdan peşin alınan 54,40 TL istinaf karar harcının, talebi halinde davacıya iadesine,<br>3-Davacı tarafın yapmış olduğu 148,60 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalılardan ... San. Tic. Ltd. Şti., ... San. ve Tic. Ltd.  Şti., ... Tic. A.Ş ve ... San. ve Tic A.Ş. alınarak davacıya verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan 111,50 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan ... San. Tic. Ltd. Şti., ... San. ve Tic. Ltd.  Şti., ... Tic. A.Ş ve ... San. ve Tic A.Ş. alınarak davacıya verilmesine, <br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,<br>6-Kullanılmayan istinaf gider avansının istek halinde ilgilisine iadesine,<br>KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>C-1-Davanın KABULÜ ile,<br>a)Davalı ... Ltd. Şti. yönünden  5.317,49.-TL'nin ödeme tarihi olan 04/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,<br>Davalı .... Şti. yönünden  1.329,37.TL'nin  dava tarihi olan 01/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,<br>Davalı ... ... A.Ş. yönünden 10.941,75.-TL'nin ödeme tarihi olan 04/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,<br>Davalı ... ... Ltd. Şti. yönünden 4.923,06.-TL'nin ödeme tarihi olan 04/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,<br>Davalı ... .... A.Ş.  yönünden  6.179,37.-TL'nin ödeme tarihi olan 04/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,<br>Davalı ... ... A.Ş. yönünden 1.123,69.-TL'nin  dava tarihi olan 01/03/2017, tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,<br> Toplam 29.814,73 TL 'nin davalılardan ayrı ayrı alınarak davacıya verilmesine,<br>b)Davacı vekilince sunulan 14/01/2019 tarihli ıslah dilekçesindeki 12.108,63 TL'lik ilave taleple ilgili olarak bir karar verilmesine yer olmadığına, <br>2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 2.036,64-TL harçtan peşin olarak alınan 509,17-TL ile sonrasında  alınan 206,78-TL harcın mahsubu ile  bakiye 1.320,69-TL. harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, (davalı ... Ltd. Şti.'nin sorumluluğu 235,55-TL, davalı .... Şti.'nin sorumluluğu 58,89-TL,  davalı ... .... A.Ş.'nin sorumluluğu 484,68-TL, davalı ... ... Ltd. Şti.'nin sorumluluğu 218,07-TL, davalı ... .... A.Ş.'nin sorumluluğu 273,72-TL, davalı  ... ... A.Ş.'nin sorumluluğu 49,78-TL ile sınırlıdır)<br>3-Davacı tarafından yatırılan 509,17 TL peşin harç ve 206,78 TL sonradan tamamlanan olmak üzere toplam 715,95 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Ltd. Şti.'nin sorumluluğu 127,68 TL, davalı .... Şti.'nin sorumluluğu  31,91 -TL,  davalı ... .... A.Ş.'nin sorumluluğu 262,75 TL, davalı ... ... Ltd. Şti.'nin sorumluluğu 118,21 TL, davalı ... .... A.Ş.'nin sorumluluğu 148,38 TL, davalı  ... ... A.Ş.'nin sorumluluğu 26,97 TL ile sınırlıdır)<br>4-Davacı yargılamada kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Ltd. Şti.'nin sorumluluğu 3.192,48 TL, davalı .... Şti.'nin sorumluluğu 798,12 TL, ... .... A.Ş.'nin sorumluluğu 6.569,15 TL, davalı ... ... Ltd. Şti.'nin sorumluluğu 2.955,68 TL, davalı ... .... A.Ş.'nin sorumluluğu 3.709,94 TL, davalı  ... ... A.Ş.'nin sorumluluğu 674,63 TL ile sınırlıdır) <br>5-Davacı tarafça yapılan toplam 1.317,50 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (davalı ... Ltd. Şti.'nin sorumluluğu 234,97 TL, davalı .... Şti.'nin sorumluluğu 58,75 TL, ... .... A.Ş.'nin sorumluluğu 483,51 TL, davalı ... .... Ltd. Şti.'nin sorumluluğu 217,55 TL, davalı ... .... A.Ş.'nin sorumluluğu 273,06 TL, davalı  ... ... A.Ş.'nin sorumluluğu 49,66 TL ile sınırlıdır)<br>6-Davalılardan ... ... A.Ş tarafından yapılan 19,00 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, <br>7-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının, 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>D-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.14/11/2023<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ddab249b5bed9c99","SID":"638a27dcdec064bf"}}