{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2023/429 <br>KARAR NO: 2024/3<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/09/2019<br>NUMARASI: 2017/54 Esas, 2019/825 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak<br>KARAR TARİHİ: 09/01/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı iş bedeli alacağının tahsili talebine ilişkin olup; mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 28/05/2012 tarihli ve ... nolu alt yüklenici sözleşmesi ile müvekkilinin yapımını yüklendiği ... Projesi kapsamında davalının AVM'ye asansör ve yürüyen merdivenin temini, imalatı ve montajı ve teslimi işini yapmayı üstlendiğini, sözleşmenin teknik özelliklere ilişkin bölümlerinde yürüyen merdivenlerin alt ve yan kaplamalarının paslanmaz çelik olacağı belirtilmesine rağmen davalı tarafından imalatı yapılan ve dış ünite olan yürüyen merdivenlerde zamanla paslanmaların meydana geldiğini, bunun üzerine taraflarınca İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 09/01/2014 tarih ve 2014/2 D.İş numaralı dosyası ile yaptırılan tespit akabinde hazırlanan bilirkişi raporunda yürüyen merdivenlerin yan ve alt eteklerinde malzeme özelliklerinden dolayı paslanma ve sislenme odluğu, her 3 merdivende de kısmen korozyon oluştuğunun tespit edildiğini, bilirkişinin bu tür malzemelerin dış ortamlarda veya uygun olmayan mahallerde kullanıldığında krom ve nikel oranı fazla olan malzemeden yapılması gerektiğin konusunda görüş bildirdiğini, bu raporun davalıya tebliği üzerine sorunun geçici olarak giderildiğini, ancak bir süre sonra paslanmaların başka bölgelerde ortaya çıktığını, taraflarınca bu kez İstanbul Anadolu 15. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/31 D.İş sayılı dosyası ile tekrar tespit yaptırıldığını, bilirkişi raporunda paslanmaların üretim ve montaj hatalarından kaynaklandığının tespit edildiğini, malın ayıplı olduğunun ikinci kez tespit edildiğini, belirlenen ayıpların davalıya ihtarname ile bildirildiğini ileri sürerek yürüyen merdivenlerdeki ayıbın tespit edilmesine, ayıbın onarımla giderilmesi mümkün olmadığından ayıp oranında şimdilik 1.000,00 TL bedel indirimi yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 26/06/2019 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini bilirkişi raporu doğrultusunda 8.784,00 TL olarak arttırmıştır. Davalı vekili, davacı yanın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, yürüyen merdivenlerdeki  hasarın kullanım hatasından kaynaklandığını, davacı yanca müvekkiline 2014 yılında yapılan ihbar üzerine ... AVM'deki yürüyen merdivenlerde paslandığı iddia edilen yürüyen merdivenlerin paslanmaz yan saçlarından numune alınarak davalı müvekkili şirketin Çin'deki fabrikasına gönderildiğini, fabrikada yapılan testlerde gönderilen numunenin incelenmesi sonucunda merdivenin sözleşmeye uygun olarak paslanmaz çelikten üretildiğinin tespit edildiğini, test sonucunun davacının bilgisine sunulduğunu, paslanmanın merdivenin uygun olmayan temizlik malzemeleriyle temizlenmesinden kaynaklanabileceğinin bildirildiğini, bu nedenle merdivenlerin paslanmaz çeliklere özel temizlik malzemeleri ile temizlenmesi gerektiği konusunda davacı yanın uyarıldığını, müşteri memnuniyeti kapsamında paslanan bölümlerin müvekkili şirketçe  değiştirildiğini, davacı yanın müvekkili şirkete 2016 yılında tekrar aynı şikayet ile başvurduğunu, bu kez numunelerin davalı şirket tarafından TSE laboratuvarına gönderildiğini, TSE laboratuvarınca da kullanılan malzemenin 304 kalite paslanmaz çelik olduğunun onaylandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  Mahkemece, dava konusu imalatlar ile ilgili olarak davacı yanca iki kez tespit yaptırdığını, İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/2 D.İş sayılı dosyası ile İstanbul Anadolu 15. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/31 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporlarında yürüyen merdivenlerdeki paslanmaların hatalı malzeme seçiminden ve montajdan kaynaklandığının tespit edildiği, yargılama aşamasında makine mühendisi ....ve metalurji mühendisi ... tarafından hazırlanan bilirkişi kurul raporunda, dava konusu yürüyen merdivenlerde malzeme seçiminden kaynaklanan gizli veya açık bir imalat hatasının olmadığı, yürüyen merdivenlerde oluşan korozyonun, halk arasında çamaşır suyu olarak adlandırılan ve içinde hipoklorür (ağartıcı) içeren temizlik malzemelerinin kullanımından dolayı oluştuğunun belirtildiği, delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporları ile 30/07/2018 tarihli bilirkişi raporu arasındaki çelişkiyi gidermek için kimya mühendisi ..., metalurji mühendisi ... ve makine mühendisi ...'den 21/03/2019 tarihli bilirkişi kurul raporu alındığı, bu raporun denetime elverişli ve karar vermeye yeterli olduğu, hükme esas alınan bilirkişi kurul raporunda göre yürüyen merdivenlerde kullanıcı hatasına bağlı olmaksızın, paslanmaz çeliklerde üretimle ilgili problemlere bağlı olarak,  yan ve alt paslanmaz saç kaplamalarda, süpürgelik ve eteklerde kullanılan malzemelerin, ayıplı olduğu, yürüyen merdivenlerdeki anlaşmazlığın uzun sürede ortaya çıkan bir korozyon problemine bağlı olması nedeniyle, korozyonun olağan ilerleme, yayılma karakteri nedenle, yürüyen merdivenlerdeki hasarların, uzun süreler sonra ortaya çıkabileceğinden, ürünün teslim alınma sırasında fark edilmesinin mümkün olmadığı, ayıbın gizli nitelikte olduğu, yürüyen merdivenlerin bulunduğu yer ve hasarlanan paslanmaz çelik saç malzemelerin konumları da dikkate alındığında, korozyon sorununun temizleme işleminden kaynaklı olamayacağı, kullanım hatasına bağlı olmayan, montaj hatasına bağlı, mekanik sürtünmeler-kazınmalar nedeniyle, malzeme yüzeyindeki koruyucu kromoksit tabakasının uzaklaşmasıyla, korumasız kalan yan saç yüzeylerde, zamanla ortaya çıkan kazımalı korozyon oluştuğu, ayıbın giderilmesi için gerekli onarım gideri bedeli yönünden raporlar arasında çelişki bulunmadığı ve onarım bedelinin KDV dahil toplam 8.784,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, 8.784,00 TL'nin 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren bakiyesinin ise ıslah tarihi olan 17/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, dava konusu yürüyen merdivenlerin, müvekkili şirket tarafından standartlara uygun şekilde paslanmaz malzemelerden üretildiğini, söz konusu hasarların kullanıcı hatasından kaynaklandığını, hükme esas alınan 21/03/2019 tarihli bilirkişi raporunun açıkça teknik incelemeden uzak bir şekilde ve yalnızca davacının beyanları esas alınarak tanzim edildiğini, bu bakımdan yerel mahkeme tarafından kurulan hükmün hatalı olduğunu, usul ve yönetmeliklere uygun şekilde imal edilerek montajı sağlanan yürüyen merdivenlerin dış etmenler (temizlik malzemeleri ve temizleme için kullanılan aletler) sebebiyle paslandığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden  kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise taşerondur. Taraflar arasında 28/05/2012 tarihli ve 2012/053 numaralı “... AVM Asansör ve Yürüyen Merdiven temini, imalat montajı ve teslimi yapılması işi\" konulu alt yüklenici sözleşmesi akdedilmiştir. Bu sözleşme ile davalı taşeron sıfatıyla davalının yüklenicisi olduğu AVM'ye sözleşme uyarınca özel teknik şartname ve yürüyen merdiven şartnamesinde belirtilen yapılacak işler ve teknik özellikler kapsamında 5 adet yürüyen merdiven imal ve montaj işini yapmayı üstlenmiştir. Sözleşmedin \"Fiyat özeti \" başlıklı 1.1. Maddesinde; iş bedeli toplamı KDV hariç net 225.000,00 TL olarak kararlaştırılmış, sözleşmenin \"Garanti\" başlıklı 1.3. Maddesinde; garanti süresinin ekipmanın tesliminden itibaren 24 ay olduğu kabul ve taahhüt edilmiştir. Davacı, sözleşmenin teknik özelliklere ilişkin bölümlerinde yürüyen merdivenlerin alt ve yan kaplamalarının ‘‘paslanmaz çelik’’ yapılacağının kararlaştırılmasına rağmen   davalı tarafından imalatı, montajı ve teslimi yapılan ve özellikle dış ünite olan yürüyen merdivenlerin ayıplı imal edildiğini, merdivenin bazı .bölümlerinde paslanma meydana geldiğini ileri sürmüş, davalı ise, paslanmanın kullanım hatasından meydana geldiğini, kullanılan temizlik malzemelerinin paslanmaz çelik için üretilen malzelemeler olmaması nedeniyle paslanmanın oluştuğunu savunmuştur. Dava konusu olayda, taraflar arasında sözleşmeye, içeriğine, sözleşme bedeline ve ayıp ihbarına yönelik herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. İhtilaf işin ayıplı yapılıp yapılmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır. Eser sözleşmesinde yüklenicinin ayıptan sorumluluğu TBK'nın 474 ile 478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Yüklenicinin ayıptan sorumlu olabilmesi için eserin iş sahibine teslim edilmesi, eserin ayıplı olması, eserin iş sahibi tarafından kabul edilmemiş olması veya kabul edilmek zorunda olunmaması, eserin iş sahibi tarafından muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmiş olması, eserdeki ayıbın iş sahibinin tutumundan kaynaklanmamış olması ve son olarak ayıplı teslimden doğan hakların süresi içinde kullanılması gerekmektedir. Ayıp  hâlinde  iş  sahibinin  hakları  TBK’nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları; eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olması hâlinde sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim yapılmasını isteme veya aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. Somut olayda; davacı tarafça İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/2 D.İş sayılı dosyasından yaptırılan tespit akabinde makine mühendisi ... tarafından hazırlanan 20/01/2014 tarihli bilirkişi raporunda; söz konusu yürüyen merdivenlerin alt ve yan eteklerinde malzeme özelliklerinden dolayı paslanma ve sislenme olduğu, her üç  merdivende de kısmen korozyon mevcut olduğu, bu tür malzemelerin dış ortamlarda veya uygun olmayan mahallerde kullanıldığında korozyonlar kaçınılmaz olduğundan krom ve nikel oranı fazla olan paslanmaz malzemeden yapılması gerektiği, tespit konusu yürüyen merdivenlerde hatalı veya kusurlu paslanmaz çelik saç imalatının kısmen yenilenmesi ve işçilik bedeli olarak toplam 2.057,35 TL+KDV olduğu belirtilmiş, yine davacı tarafça İstanbul Anadolu 15. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/31 D. İş sayılı dosyası ile yaptırılan tespit akabinde makine mühendisi ... tarafından hazırlanan 10/06/2015 tarihli bilirkişi raporunda; yürüyen merdivenlerin yan ve alt paslanmaz saç kaplamalarında, süpürgelik ve eteklerinde bölgesel paslanmalar veya paslanma başlangıç lekelerinin tespit edildiği, paslanma ve lekelerin hatalı üretim olduğu, kullanımdan kaynaklanmadığı, malzemenin hatalı seçimi ve montaj esnasında yapılan hatalardan kaynaklı yaralanmalar nedeni ile ayıbın oluştuğu dolayısıyla teslim edilen malın ayıplı mal olduğu, ayıplı malın onarılması için gerekli olan piyasa rayiç değerin 8.784,00 TL olduğu belirlenmiştir. Yargılama sırasında alınan ve kimya mühendisi Prof.Dr. ..., metalurji mühendisi Prof.Dr. ... ve makina mühendisi Prof.Dr. ... tarafındanr hazırlanan 21/03/2019 tarihli  bilirkişi kurul raporunda; 304 paslanmaz çeliklerde, ortalama krom miktarının genellikle %18-20 aralığında olduğu, dosyaya sunulan bir adet numuneye ait TSE'de yapılan analizde krom miktarının %18,321, diğer alaşım elementlerinin de ilgili standartlarda uygun oranlarda olduğunun belirlendiği, ancak yapılan analizde çelik içerisinde yeterli miktarda krom miktarı tespit edilmesine karşın, dış ortam krozyonuna karşı malzemenin yeterli koruyucu özellikte olmadığının anlaşıldığı, dosyada bulunan 26/06/2014 tarihli ürün teslim tutanağından; ... asansör firması tarafından, ... AVM'ye ait yürüyen merdivenlerin dış yan paslanmazları, alt paslanmazları, üst kapak paslanmazlarının yurt dışından getirtilen yeni paslanmazlarla değiştirildiğinin belirlendiği, bu itibarla, dava konusu yürüyen merdivenlerde kullanılmış olan malzemelerin gizli ayıplı mal olduğu ve korozyon sorununun temizleme işleminden kaynaklanmadığı belirtilmiştir.O halde yapılan bu açıklamalar ışığında, mahkemece delillerin doğru değerlendirilmesi sonucu denetime elverişli ve tespit raporları ile de uyumlu 21/03/2019 tarihli bilirkişi kurul raporuna üstünlük tanınarak yapılan analizde yürüyen merdiven yapımında kullanılan çelik içerisinde yeterli miktarda krom miktarı tespit edilmesine karşın, dış ortam krozyonuna karşı kullanılan malzemenin yeterli koruyucu özellikte olmadığının tespit edildiği, bu malzeme eksikliğinin de somut olaydaki gibi paslanmaya neden olduğu, paslanmanın kullanımdan kaynaklı olmadığı ve bu ayıbın gizli nitelikte olduğu, bu nedenle  TBK’nın 475. maddesi kapsamında davacı yanın talebinde haklı olduğu, davalının belirlenen ayıp bedelinden sorumlu olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/09/2019 tarih ve 2017/54 Esas, 2019/825 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 600,03 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 151,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 449,03‬ TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"409a2b9ad73fe1ab","SID":"ffc718f0fc107fbf"}}