{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/1076 <br>KARAR NO: 2023/1516 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 15/12/2022<br>NUMARASI: 2015/191 Esas - 2022/933 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Maddi ve manevi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 15/11/2023<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 09/06/2014 tarihinde bindiği dolmuşun, davalı ... kullandığı ... plakalı araca çarpması ile bir kolunun iki yerinden kırıldığını, bir bacağını derin şekilde cam kestiğini hastaneye kaldırıldığını, 4 ay kadar ayağını kullanamadığını, dışarı çıkamadığını, diz kapağında ve üstünde oluşan yara izlerini ömür boyunca taşıyacağını, kolunu ve bacağını eskisi gibi kullanamadığını iki adet platin bulunduğunu, 40.000 TL geçici ödemeye, 74.000 TL manevi tazminata, 1.000 TL maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili şirketin ancak sigortaladığı aracın işleteninin sorumluluğu nispetinde zarardan sorumlu tutulabileceğini, ayrıca davacının müterafik kusurunun gözetilerek hesaplanacak tazminattan indirim yapılmasının gerektiğini, kaza ile yaralanma arasında illiyet bağının ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin kullanmış olduğu ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar nitelikte genişletilmiş kasko poliçesinin bulunduğunu, meydana gelen trafik kazasında, davacının da içerisinde yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç sürücüsü ... hızlını kullandığı aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayarak  kural ihlali yaptığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; \"...davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 3.623,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.250 TL tedavi ve ulaşım masrafı olmak üzere toplam 4.873,40 TL’nin davalılar ... yönünden 09/06/2014 tarihinden, diğer davalı ... A.Ş. yönünden 05/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 20.000 TL’nin 09/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\"  karar verilmiştir.Davacı vekili; müvekkili lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının oldukça düşük olduğunu, paranın günümüz koşullarındaki alım gücü de dikkate alındığında oldukça yetersiz kaldığını, kaza nedeniyle müvekkilin kol ve bacaklarında büyük izler bulunduğunu, bilirkişi raporunda müvekkilin vücudundaki izlerin tedavi ile geçmeyeceği yönünde tespit yapıldığını, müvekkilin kol ve bacaklarındaki izlerin estetik müdahale ile giderilemeyeceğini, izlerin kalıcı nitelikte olduğunun bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu, genç bir kız olması ve bu izleri hayatının sonuna kadar taşıyacak olması müvekkilin hayatını ve psikolojisini çok ciddi bir biçimde etkilediğini, müvekkilin maddi zararı için yaptırılan bilirkişi raporlarının yeterli olmadığını,  kaza nedeniyle müvekkilinin fakülteyi bir sene uzattığını, hükmedilen tazminatlara davalılar yönünden işletilecek ticari avans faiz yerine yasal faize hükmedilmesinin yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda  davacı  için belirlenen 4 aylık geçici iş göremezlik süresi, kaza tarihindeki yaşı, öğrenci oluşu esas alınarak düzenlendiği, davacının kusursuz olmasına göre tazminatın belirlendiği anlaşılmış olup  usul, yasa, Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine uygun tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'de manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nin \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1. maddesine göre; \"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.\"TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, davacıdaki yaralanmanın niteliği ve geçici maluliyetinin 4 ay olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarıile İlk Derece Mahkemesi'nce hükmedilen manevi tazminat miktarına ilişkin kararın gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nin 56/1. maddesi kapsamında davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun olduğundan söz edilemez. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf  itirazı yerinde görülmüş ve manevi tazminat miktarı 30.000 TL olacak şekilde hüküm kurulmasına karar verilmiştir.Son olarak, ... plakalı kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu trafik sigortacısının davalı olduğu ve Mahkemesince kabul edilen maddi tazminat bakımından temerrüt faizi olarak avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle bu hususa değinen istinaf itirazının kabulü ile hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ileYukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre:1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 3.623,40 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.250 TL tedavi ve ulaşım masrafı olmak üzere toplam 4.873,40 TL’nin davalılar ... yönünden 09/06/2014 tarihinden, diğer davalı ... AŞ yönünden 05/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000 TL’nin 09/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Maddi tazminat talebi yönünden alınması gerekli 332,90 TL harçtan davacı  tarafından yatırılan 256,20 TL peşin harç ile 14 TL ıslah harcı toplamı olan 270,20 TL'nin mahsubu ile kalan 62,70 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,4-Maddi tazminat talebi yönünden davacı tarafından yatırılan 27,70 TL başvuru harcı, 256,20 TL peşin harç ile 14 TL ıslah harcının toplamı olan 297,90 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,5-Maddi tazminat talebi yönünden davacılar tarafından sarf edilen bilirkişi ücreti ve tebligat masrafı toplamı 6.333,01 TL  ile 1.875,05 TL ATK ücretinin toplamı olan 8.208,06 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Maddi tazminat talebi yönünden davalı ... tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,7-Maddi tazminat davası yönünden davacı  kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı ... vekili için takdir olunan 4.873,40 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya verilmesine, 8-Manevi tazminat talebi yönünden alınması gerekli 2.049,3‬0 TL harcın davalılar ... müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,9-Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 17.900 TL vekalet ücretinin davalılar ...’dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,10-Manevi tazminat yönünden davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan  17.900  TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine, 11-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştkten sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, 2-İstinaf kanun yolu aşamasında davacı tarafından sarf edilen 492 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ile  442 TL posta  gideri olmak üzere toplam 934 TL  yargılama giderinin, davalıdan tahsil edilerek, davacıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,4-İstinaf için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6a84d6ee2a57a08d","SID":"420aec88d00e72af"}}