{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1075 <br>KARAR NO: 2024/166<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/03/2021<br>NUMARASI: 2018/1094 Esas - 2021/314 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/01/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; dava dışı sigortalıya ait emtianın, taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı müvekkilince nakliyat abonman ve emtia nakliyat sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, sigortalının Çin'de yerleşik ... Ltd. ştiden satın aldığı ilaç şişesi ve aksamlarının 29 karton olacak şekilde Shanghai/Çin'den Bakü aktarmalı olarak İstanbul'a taşındığını, 30.09.2018 tarihinde emtianın uçaktan tahliye edilerek 01.10.2018 tarihinde AHL Gümrük Müdürlüğü'ne bağlı ... Antrepo'ya aktarıldığı, antrepoya girişte yapılan kontrolde, emtianın 5 kolisinin yırtık olduğunun tespit edilerek ithalat kargo kabul formuna hasar notu düşüldüğünü, sigortalının hasar bildirimi üzerine yaptırılan ekspertiz incelemesinde tespit edilen 6.202,42-TL ödemenin sigortalıya yapıldığını,taşımaya ilişkin olarak davalı tarafından navlun faturası düzenlendiğini, davalının taşıyan sıfatı ile meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu,emtia uçağa yüklendiği sırada hasarsız olup, taşıma esnasında davalının fiili hakimiyetinde iken hasarlandığını, zarardan  sorumlu olduğu halde ödeme yapmadığından başlatılan İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek, davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına  karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; emtianın taşımasının ... Kargo Taşımacılığı şirketi tarafından yapıldığını, emtia İstanbul'a ulaştığında tahliyesinin de ..AŞ tarafından yapıldığı, dolayısıyla emtianın hangi aşamada zarara uğradığından bağımsız olarak müvekkili şirketin emtia taşıma işlemine hiçbir aşamada dahil olmadığını,sorumluluk üstlenmediğini, bu nedenle müvekkili aleyhine başlatılan takibin haksız olduğunu, talep edilen tutarın davacı  tarafından ... şirketinden de talep edildiğini,  davacının talep ettiği bedelin bilirkişilerce tespitinin gerektiğini, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; uyuşmazlığa konu davada Varşova/Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı,Konvansiyonun 18/1 maddesi uyarınca meydana gelen kısmi eşya hasarında davalı üst/akdi taşıyıcı ile birlikte dava dışı alt/fiili taşıyıcının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davacı sigorta şirketinin davalı akdi taşıyıcıdan 6.202.42.-TL hasar tazminatını talep edebileceği, ancak nihai sorumluluğun dava dışı alt/fiili taşıyıcının üzerinde olduğu, dava dışı ihbar olunan ... Servisi'ne meydana gelen kısmi hasar sebebiyle kusur atfedilemeyeceği, bu hali ile davalı borçlunun takibe haksız olarak itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; mahkemece kararın gerekçesinin belirtilmemesinin adil yargılanma hakkının ihlali olduğunu, bilirkişi kök ve ek raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hatalı tespit ve değerlendirmelere dayandığını,hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı incelenmeden karar verildiğini, bu nedenle hatalı hükmün bozulmaya muhtaç olduğunu, müvekkilinin emtianın taşınması esnasında hiç bir şekilde aktif olarak yer almadığını, zira taşımanın ... tarafından, tahliye işleminin de ... şirketi tarafından gerçekleştirildiğini, taşıma esnasında meydana gelen hasarın taşıyıcıdan kaynaklanan kusur veya ihmalden kaynaklanmadığını, zira taşıma sırasında zarar görmesi muhtemel olan hassas emtianın özellikle belirtilmesi gerektiğini, bu hususta ihmalkar davranan sigortalının hasara kendisinin sebebiyet verdiğini, ekspertiz raporunun bilirkişi tarafından dikkate alınmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporlarında emtianın hangi aşamada hasara uğradığı, hasarın ne boyutta olduğu gibi hususların dikkate alınmadığını, dayanak ekspertiz raporunun hiç bir bağlayıcılığının bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.  <br>GEREKÇE: Dava, hava yolu ile taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan emtianın, kısmen hasara uğraması nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalı taşıyıcıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma Çin-Türkiye arasında gerçekleştirilmiş olup,uyuşmazlığa her iki devletin taraf olduğu Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir.Davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçeler  ile sigortalının gemi, tır veya uçaklarla tüm dünya ülkelerinden Türkiye'ye sevk ettireceği ve sözleşmede nitelikleri belirtilen emtianın taşıma sırasında meydana gelecek zıya ve hasarının emtia nakliyat sigortası genel şartları ve özle şartlar çerçevesinde teminat altına alındığı görülmekle, dava konusu hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Davacının sigortalısına 02.10.2018 tarihli navlun faturasını düzenleyen davalının akdi taşıyıcı sıfatını haiz olduğu da görülmekle, davalı vekilinin hasarın poliçe teminatı kapsamında olmadığına ve husumete yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.   Somut olayda; davacının nakliyat emtia sigorta poliçesiyle sigortaladığı sigortalı ... firmasına ait emtianın Çin'den Türkiye'ye taşınmasının akdi taşıyıcı olarak davalı tarafından üstlenildiği, fiili taşımanın ise dava dışı ... firmasınca yapıldığı,emtianın varış yerinde kısmen hasarlı olduğu tespit edilerek 01.10.2018 tarihli ithalat kabul formuna hasar notu düşüldüğü, tutanakta fiili taşıyan ile ifa yardımcısı niteliğindeki ... şirketi temsilcisinin de imzasının bulunduğu, davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz sonucunda, emtianın dış ambalajı olan karton koliler ile iç ambalajı olan naylon torbanın yırtılmış olduğu, dış ve iç ambalajı yırtılmış emtiaya ortamdaki toz ve kirin sirayet ettiği, hasarın forklift darbesi, düşürülme gibi nedenlerle ambalajının yırtılması sonucu oluştuğu, hasarlı emtia bedelinin 6.202,42-TL olduğu tespitlerinin yer aldığı, tespit edilen hasar bedelinin 31.10.2018 tarihinde davacı tarafından sigortalısına ödendiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında; toplam 29 koli emtianın 8 kolisinde hasar oluştuğu, emtianın dış ve iç ambalajı yırtılmış emtiaya toz ve kir sirayet etmesi nedeniyle ilaç sektöründe kullanımının uygun olmayacağı, davacının davalı akdi taşıyıcıdan 6.202,42-TL hasar tazminatı talep edebileceği yolunda kanaat  bildirilmiştir. Montreal Konvansiyonunun 18/1. maddesine göre; taşıyıcı, yükün mahvolması, zıyaı veya hasarı halinde maruz kalınan zararlardan dolayı, sadece zararı doğuran olayın hava yoluyla taşıma esnasında gerçekleşmesi şartıyla sorumludur. Konvansiyonun 22. maddesine göre ise; yük taşımasında, yükün mahvolması, zıyaı, hasarı veya gecikme halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderen tarafından yükün taşıyıcıya teslim edildiği esnada, gerekirse ek bir ücret ödenerek, yükün varış yerinde tesellümünde menfaati bulunduğuna dair özel bir bildirim yapılmadığı takdirde, hasar tarihi itibariyle kilogram başına 19 Özel Çekme Hakkı tutarıyla sınırlıdır. Böyle bir bildirimin yapıldığı hallerde, söz konusu tutarın gönderenin varış yerinde yükü tesellümünden elde edeceği hakiki menfaati aştığını ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı bildirilen tutarı geçmeyecek bir miktarı ödemekle sorumlu olacaktır. Taşınan emtianın taşıma sırasında hasara uğradığı hususunun, fiili taşıyıcı ... temsilcisi ile taşıyıcının ifa yardımcısı sıfatını taşıyan ... şirketi temsilcisinin de imzasının bulunduğu tutanak ile tespit edildiği, davacının sigortalısına ait emtianın taşıma sırasında hasara uğraması nedeniyle oluşan zarardan, akdi taşıyıcı olan davalı sorumludur. Davalı tarafça konvansiyonun 18/2 maddesi kapsamında sorumluluktan kurtulma hallerinin varlığına ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmemiştir. Bu nedenle emtiadaki hasar nedeniyle oluşan zarardan akdi taşıyıcı olan davalının sorumlu tutulması yerindedir. Davalının sorumluluğu hasarlı emtianın kilogram başına 19 Özel Çekme Hakkı (SDR) tutarıyla sınırlı olup, tespit edilen gerçek zarar bedeli sorumluluk sınırının altındadır. Emtiada oluşan hasar bedeli ekspertiz raporunda 6.202,42-TL olarak tespit edilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporunda zarar miktarı kadri maruf bulunmuştur. İlk derece mahkemesince,sorumluluk  üst sınırının altında olan gerçek zarar miktarına hükmedilmesinde isabetsizlik  görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı akdi taşıyıcının,taşımanın hiç bir evresinde aktif rol almadığı, taşımada kusuru bulunmadığına yönelik istinaf nedenleri yerinde olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 165,22‬-TL harcın mahsubu ile kalan 262,38-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 53-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ebd45be6daebb63","SID":"1bddb592f8675520"}}