{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1410 <br>KARAR NO: 2024/103<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/04/2021<br>NUMARASI: 2016/208 Esas  2021/275 Karar <br>DAVA: Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; davalı ile aralarında Kutlukent-Samsun/ Ordu Karayolu üzerinde kurulu akaryakıt ve servis istasyonunun davalı tarafından işletilmesi için  30.10.2014 tarihli  30/01/2016 tarihine kadar geçerli ... A.Ş. Standart Bayilik Sözleşmesi düzenlendiğini,  davalının  04/08/2015 tarihli ihtarname ile bayilik sözleşmesini süresinden önce feshettiğini ve davaya konu tesisin davalı tarafından dava dışı ...Ltd. Şti.'ne devredildiğini, davalının  41.946,05- TL cari  borcu bulunduğunu, Bayilik Sözleşmesi eki Çerçeve Protokolün 13.maddesi uyarınca bayilik sözleşmesi ve eklerinin süresinden önce feshetmesi halinde müvekkil şirketin maruz kalacağı zarar ve ziyanı karşılamak üzere 12.500- USD cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının müvekkil şirkete kâr mahrumiyetine ilişkin olarak 6.698,93- USD ödemek durumunda olduğunu, ayrıca Çerçeve Protokolün 7. maddesi uyarınca yatırım katılım bedeli ödendiğini, işlememiş sözleşme dönemine tekabül eden 2.259,30 USD+KDV yatırım katılım bedelinin de ödeme tarihinden itibaren işleyecek libor+ 3 oranındaki faizi ile tahsilinin gerektiğini, 27.8.2015 tarihli ihtarnamenin çekildiğini, davalının Ariyet Sözleşmesi 1/g maddesi uyarınca teslim edilen market raflarının sökümü nedeniyle ödenen bedelden de sorumlu olduğu, ihtara rağmen düzenlenen 5.356,17-TL'lik  faturanın iade edildiğini ileri sürerek  işlemeyen sözleşme dönemine tekabül eden 2.259,30-USD + KDV tutarında yatırım katılım bedelinin ödeme/mahsup tarihinden itibaren işleyecek Libor + 3 oranındaki faizi ile 6.698,93-USD tutarındaki kâr kaybı alacağı ile 12.500-USD tutarındaki cezai şart alacağının davalı ile müvekkil şirketin ticari faaliyetlerinden kaynaklı olarak muaccel hale gelmiş 41.946,05- TL alacağın temerrüt tarihi olan 10/09/2015 tarihinden itibaren, 21/09/2015 tarihli  faturaya konu 5.536,17-TL bedelli alacağın 29/10/2015 tarihinden itibaren USD cinsinden alacakların en yüksek mevduat faizi ile, TL cinsinden olan alacakların ise avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; taraflar arasında 30/10/2014 tarihinde imzalanan Bayilik Sözleşmesi devam etmekte iken daha sonraya ertelenmesi halinde kiralama şansı kalmayacağı bir meslektaşından alınan istasyon kiralama teklifinin  30/10/2015 tarihinde karşılıklı fesih yapıp ibralaşmak isteğini davacıya bildirdiğini, reddi üzerine 04/08/2015 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi fesih ettiğini,  davacının 27/08/2015 tarihli ihtar ile 2.259,30 USD + KDV yatırım katılım bedeli ödenmesini talep ettiğini ve davalının ödemeyi yaptığını, davacının talebinin sebepsiz zenginleşme kapsamında kaldığını, davacının gönderilen mail ile 01/09/2015 tarihi itibariyle müvekkilinin 24.494,78 TL + KDV iskonto farkı alacağı bulunduğunu kabul ettiğini, teslim edilen ariyetlerin bayinin bayilik sözleşmesini 30/09/2012 tarihine kadar devam ettirmesi halinde bilabedel bayiye bırakılacağını,müvekkilinin bayilik sözleşmesini 30/09/2012 tarihine kadar değil 07/08/2015 tarihine kadar devam ettirerek davacının esasen mülkiyeti müvekkiline ait olan rafları sökerek aldığını ve bu sebeple söküm yansıtma bedeli isimli faturaya istinaden alacak talep edemeyeceğini, 30/10/2014 tarihinde imzalanan sözleşmede asıl amacın 1 yıl süreli ticari ilişki kurmak olduğunu, davalının 30/01/2016 tarihinden önce kiracı bulması halinde süre sona ermemiş olsa dahi sözleşmeyi rızaen sonlandırma amacında olduğunu bilerek sözleşmenin düzenlendiğini, bayilik hizmet bedeli = yatırım katılım bedelini 1 yıl 3 aylık süre için değil 1 yıl süre için ödenmiş olmasının bu iddiayı doğruladığını, davacının taleplerinin çelişkili davranış yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini  savunarak  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece davalının Bayilik Sözleşmesi'ni haklı bir sebep olmadan erken feshettiği için fesihte haksız olduğu, davacı tarafça işlememiş döneme ilişkin yatırım katılım bedeli 2.259,30- USD + KDV olarak hesaplandığını, davalının bu bedeli 03.09.2015 tarihinde 7.922,22-TL olarak dava açılmadan önce ödediği;  bilirkişi heyetince kâr kaybının 269,36 USD olarak hesaplandığı, davalı fesihte haksız olduğundan Bayilik Sözleşmesi'nin eki olan Çerçeve Protokolü'nün 13.c maddesi uyarınca davacı tarafın 12.500-USD cezai şart alacağının bulunduğu,  davacının cari hesap alacağı için bilirkişi heyetince yapılan hesaplamaya itibar edildiği,  49.686,27-TL cari hesap alacağından 24.494,78-TL iskonto bedeli düşüldükten sonra davacı tarafça talep edilebilecek cari hesap bedelinin 25.191,49-TL olarak bulunduğu ancak hesaplamada baz alınan 49.686,27-TL cari hesabın içerisinde 5.356,17-TL market rafları söküm yansıtma bedelinin de bulunduğu, davacı tarafça söküm bedelinin ayrı bir kalem halinde talep edildiğinden bilirkişilerce bulunan 25.191,49-TL cari hesap alacağından 5.356,17-TL söküm bedeli çıkartıldığında bakiye 19.835,32-TL (kısa kararda sehven 19.835,17-TL olarak yazılmıştır)  olduğu, taraflar arasında düzenlenen 30/10/2014 tarihli Standart Bayilik Sözleşmesi'nin eki Ariyet Sözleşmesi bulunmadığı bir başka anlatımla Bayilik sözleşmesi kapsamında davalı tarafa verilen bir demirbaş bulunmadığından davacı tarafın söküm bedeli talebinin reddine; 269,36 USD kâr kaybı alacağının 10/09/2015 tarihinden itibaren USD cinsinden alacağa uygulanacak en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12.500- USD cezai şart alacağının 10/09/2015 tarihinden itibaren USD cinsinden alacağa uygulanacak en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,19.835,32 TL cari hesap alacağının 10/09/2015 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  fazla istemin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; kar kaybının davalının istasyondaki ortalama ürün alımları üzerinden hesaplanarak istendiğini, ancak mahkemece davacının genel karlılık oranları gözetilerek hüküm verildiğini, oysa  feshedilen sözleşme uyarınca elde edilmesi gereken kar miktarının hesaplanması gerektiğini, iskonto alacağının ise sadece mail yazışmalarına dayanılarak kabul edildiğini ve bu tutarın  cari hesap alacağından düşüldüğünü, ticari defter kayıtlarda yer almayan sadece birtakım mail yazışmaları  delil kabul edilerek davalı lehine alacak tespit edilmesinin kabul edilemeyeceğini,iskonto farkı alacağı için fatura düzenlenmediğini, davalının esasında var olmayan, faturaya konu edilmeyen şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiler tarafından kabul edilmeyen alacak iddiasının davacı alacağından mahsubunun  doğru olmadığını, davalı defterleri usulüne uygun tutulmadığından davacının usulüne uygun tutulan defterlerine göre değerlendirilme yapılması gerektiğini, iskonto fark bedeli ile faiz hesabının hatalı olduğunu, bayilik ilişkisi kapsamında davalıya verildiği sabit olan ariyetlerin söküm bedelinden Ariyet Sözleşmesi'nin 1/g maddesi uyarınca davalının sorumlu olduğunu, 2012 tarihli Ariyet Sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmede herhangi bir süre  bulunmadığını ve  taraflar arasında yeni bir Bayilik Anlaşması imzalanmasının, ariyet sözleşmesini ortadan kaldırmayacağını, iade borcunun Çerçeve Protokol'ün \"Malzeme ve Teçhizat\" başlıklı 5. maddesinin 4. Paragrafında  \"Bayi, ... kendisine ariyeten verilen taşınabilir özellikteki teçhizat, alet ve edevatı ise, anlaşmanın sona erdiği tarih itibariyle rayiç bedel üzerinden satın alabileceği gibi ,istemediği takdirde söküm ve nakliye masrafları uhdesinde kalmak kaydıyla aynen ...'e veya ... tarafından tayin edilecek şahıs ya da şahıslara kullanılır ve sağlam bir şekilde derhal iade ve teslimle mükelleftir.\" şeklindeki düzenleme ile  davalının 2012 tarihli Ariyet Sözleşmesi'ne ilişkin yükümlülükleri ortadan kaldırılmadığını, ariyetler davalının kullanımında ve uhdesinde olduğundan yeniden Ariyet Sözleşmesi yapılmasına gerek olmadığını, Çerçeve Protokol'de ariyetlere ilişkin yükümlülüklerin tekrarlandığı gözetilerek söküm faturasına ilişkin istemin reddinen doğru olmadığını , davalının iade ettiği faturaya konu alacağın cari hesaba dahil edilmediğinden cari hesaptan düşümünün yasal olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve tüm taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.2-Davalı vekili; davacının sözleşmenin 9 ayına yaygın olarak davalının kar bedelini eksik ödediğini, davalıdan tahsil etmemesi gereken 24.494,78-TL iskonto bedelini tahsil ettiğini, bunun cari borçtan mahsup edildiği gözetildiğinde davacının sözleşmenin feshinde tam kusurlu kabul edilerek 12.000-USD haksız fesih cezası verilmesinin doğru olmadığını, cari hesap borcunda hesap hatası yapıldığını, 30.7.2015 ticari ilişkinin kesildiği tarihte cari hesap borcunun 191.230-TL olduğunu, 100.000-TL teminat mektubu düşümü ile 91.230-TL kaldığını, 51.643-TL ödeme düşüldüğünde 39.587-TL kaldığını, bundan da davacının kabul ettiği 28.903-TL düşüldüğünde 10.684-TL cari hesap borcu kaldığını, 15.746,51-TL'ye hükmedilmesinin hatalı olduğunu,  bayilik sözleşme süresi 15 ay ise de; protokol 7. Maddesine göre 15 ay için 12.500-USD  yatırım ödeneceği taahhüt edilmesine rağmen imza sonrası 12 aya tekabül eden 10.000- USD'nin peşin ödeneceği, kalan 3 aya denk gelen 2500 USD'nin  halen faaliyetine devam ediyorsa ödeneceğinin taahhüt edildiğini, hedef sürenin 1 yıl olduğunu,  4.8.2015 tarihinden 30.10.2015 tarihine kadar sürenin yaklaşık 3 ay olduğunun kabulü ile kar kaybının yarısına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, bayilik sözleşmesinin erken feshi nedeni ile  kar kaybı,ariyetlerin söküm bedeli ,cari alacak ve cezai şart bedelinin tahsili talebine ilişkindir.Taraflar arasında 30.10.2014 tarihli  süre sonu 31.1.2016 tarihine kadar olan bayilik sözleşmesi imzalandığı, süre bitiminde kendiliğinden sona ereceğinin kararlaştırıldığı, davalı tarafça sözleşmenin 4.8.2015 tarihinde süresinden evvel fesih edildiği, davalı tarafından süresinden evvel yapılan tek taraflı feshinin   haksız olduğunun kabulünde isabetsizlik yoktur.Taraflarca keşide edilen ihtarnameler kronolojik olarak incelendiğinde; davalı tarafından keşide edilen 4.8.2015 tarihli ihtarname ile istasyona uygun kiracı bulması nedeniyle sözleşmeyi  süresinden önce fesih ettiğini bildirerek, erken fesih nedeni ile yatırım alacağının cari alacaktan mahsubu ile sözleşme süresince kullanmak üzere ariyet olarak verilen kurumsal kimliğin tebliğden itibaren 10 gün içinde teknik ekip tarafından sökülerek iade alınması istenmiştir. Davacı tarafça 27.8.2015 tarihinde keşide edilen cevabi ihtarnamede sözleşmenin başkasına devir nedeniyle istek üzerine sonlandırıldığı, davalının ticari faaliyetlerinden kaynaklanan borçları nedeniyle 100.000-TL teminatın nakde çevrildiği, 93.739,63-TL  bakiye cari  alacağın muaccel hale geldiği, Çerçeve protokolün 13. maddesi uyarınca 12.500-USD cezai şart, 6.698,93-USD kar mahrumiyeti ve Çerçeve Protokolün 7. Maddesi uyarınca ödenmesi öngörülen ancak borçlarından mahsup edilerek ödenen 2.259,30-USD+ KDV yatırım katılım bedelinin işlememiş anlaşma dönemine tekabül eden kısmının ödeme tarihinden işleyecek Libor +3 oranındaki faizi ile tebliğden 7 gün içinde, söküm masraflarının ise ilk talep tarihinde ödenmesi istenilmiştir.Davalının 3.9.2015 tarihli cevabi  ihtarnamesi ile sözleşmenin imzası  sırasında istediği zaman fesih edebileceğinin söylenmesi nedeni ile cezai şart talebini kabul etmediklerini, ödenen 10.000-USD yatırım katılım bedelinin işlememiş süreye denk gelen bildirilen rakamı 2.665,62-USD yi  olarak faizi ile ödediklerini, davacı tarafça 2014-2015 yıllarında 24.494,78 TL + KDV olmak üzere 28.903,84-TL fazla para tahsil edildiğinin kabul edildiğini, ancak iskonto tutarının gerçekte 39.586,81-TL olduğunu, iskonto farkı alacağı ile teminat mektubu komisyonu ve ATS alacağının cari hesaptan mahsubunun yapılması ihtar edilmiştir. Yatırım Katılım Payı alacağı nedeniyle; 31.10.2014 tarihli Çerçeve Protokolü  7. maddesinde \"... markası altında fiilen akaryakıt satışına başlandığında ...'in 12.500-USD yatırım katılım bedeli ödeyeceği, bu bedelin 10.000-USD'sinin sözleşme ve eklerini imzalanması ile bakiye 2.500 USD + KDV'nin ise 1.11.2015 tarihinde ödeneceği, bayinin ... markası altında 31.1.2016 tarihine kadar faaliyette bulunacağı esası ile ödendiğinin  kabul ve taahhüt edildiği,  .... bayiinin sözleşme ve eklerinin süresinden önce feshi halinde ... katılım bedelinin işlememiş döneme tekabül eden kısmını ödeme tarihinden işleyecek libor + 3 oranında faizi ile ...' in ilk yazılı ihtarını müteakip derhal ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği\" anlaşılmakta ise de  yatırım katılım bedeli davadan evvel ...tarihinde banka  aracılığı ile ödendiğinden bu  istem red edilmiş olup; hükmün bu kısmına yönelik olarak istinaf sebebi ileri sürülmemiştir. Ariyet söküm bedeli alacağı; 31.10.2014 tarihli Çerçeve Protokol'ün 9. maddesinde; bayilik süresinin 31.10.2014 ile 31.1.2016 tarihleri arasında olduğu, anlaşma süresi sonunda bayi istasyonda mevcut ... marka ve logosu taşıyan tüm malzeme ve teçhizatı, kurumsal kimlik giydirmelerini ve ariyeten verilmiş olan ekipmanı ehil ve yetkili kişiler vasıtasıyla her türlü söküm ve nakliye masrafları uhdesinde kalmak kaydıyla sökerek derhal ...'e iade etmeyi, istasyonu ... görünümünden çıkartmayı kabul ve taahhüt etmiştir. 30.9.2012 tarihli Ariyet Sözleşmesinin 1/g maddesinde \"Ariyet alanın  malzeme ve teçhizatın tesisinden, kullanılmasından ve sökülmesinden mesuldur.\" hükmü bulunduğu; söküm masraflarının protokolün 9.maddesinde açıkça bayii tarafından ödeneceği kararlaştırıldığından davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmuş, cari hesaba katılmayan 21.9.2015 tarihli söküm masrafları faturasından davalının sorumlu olduğunun  kabulü gerekir. Kar kaybı alacağı; Davalı bayii bayilik sözleşmesinin 33 ve 37.maddelerinde sözleşmenin feshi halinde kar kaybının tanımı ve nasıl hesaplanacağı açıklanmadan cezai şarttan bağımsız olarak kar kaybı ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bilirkişi tarafından; davacı şirket verileri ile davalıya satılan mal miktarı 2014 Kasım ile Temmuz 2015 dönemi itibari ile hesaplandığında aylık ortalama 73,7162 ton satış yapıldığı, 6 aylık kar kaybının 442.2972 ton olduğu, akaryakıt satışından davacı payı %5 olduğundan 3.847,99- USD kar kaybı olduğu, alınan ek raporda; hesaplanan miktarın brüt kar olduğunu, davacının 2014-2015-2016 kurumlar vergi beyannamelerindeki gelir tablosu verilerinden 3 yıllık ortalama net faaliyet karı brüt kar marjının (faaliyet karı elde edilemeyen dönemler hariç tutularak) % 7 si olduğu, bunun da 269,36 USD olarak hesaplandığı anlaşılmıştır.Kar kaybı hesaplama yöntemi sözleşmede belirlenmediği soyut olarak cezai şart  yanında kar kaybı önedeceği belirtildiğinden; davacının davalıya yaptığı satışlardan hareketle hesaplanan kar kaybından faaliyet ve yönetim giderleri düşülerek net kar oranını %7 olduğu anlaşılmakla hesaplanan net kar kaybına hükmedilmesi yerindedir.Davalı vekilinin kar kaybının davalının istasyondaki ortalama ürün alımları üzerinden hesaplanmamasının hatalı olduğu, mahkemece davacının genel karlılık oranları gözetilerek  hüküm verildiği, oysa feshedilen sözleşme uyarınca elde edilmesi gereken kar miktarına hükmedilmesi yönündeki istinaf nedeni  ,elde edilen brüt karın faaliyet giderlerine harcanacağı gözetilerek yerinde bulunmamıştır. Cari hesap alacağı nedeniyle; davacı tarafından keşide edilen 27.8.2015 tarihli ihtar ile teminat mektubu nakde çevrildikten sonra  93.739,63-TL cari  borcu olduğunu  davalı bayiye ihtar etmiş, davalı bayi de  3.9.2015 tarihli  cevabi ihtar ile 93.739,63-TL borcu olduğunu açıkça ikrar etmiştir. Buna göre ticari ilişki bu tarihten evvel bittiğinden davada talep edilenlerden başkaca bir alacağın doğduğu iddia ve ispat edilemediğinin kabulü gerekir.Bu tarihten sonra yapılacak hesaplamalar bu miktar esas alınarak yapılacaktır. Davacı, aynı ihtar ile teminat mektubu komisyonu ve ATS den 2.520-TL alacağının da mahsubunu talep etmiş ise de bu yolda bir delil sunmadığından cari borç  taraflarca  mutabık kalınan miktar esas alınarak hesaplanmalıdır.Davalı 3.9.2015 tarihinde cari hesaba mahsuben yaptığını açıkça belirterek 51.643-TL ödeme yapmıştır. Bu ödeme ile  bakiye borç (93.739,63-51.643=)  42.096,63-TL'ye düşmüştür. Davalı bayii talep olunan  katılım payı 2.259+KDV USD borcunu ayrı bir makbuzla yatırım bedeli olduğunu belirterek göndermiştir. Davalı ödeme makbuzunda neyi ödediğini açıkça belirttiğinden bu ödeme cari hesap alacağından düşülemez. Davalının katılım payı ödemesi davacı taraftan eldeki dava ile ayrıca ödenmesi talep edilmektedir. Gönderilen bu havale cari hesaptan borcundan düşülerek eldeki davada ayrıca talep edilmiştir. Bu ödeme 7.922.22-TL bedelli olup ayrıca talep edildiğinden davadan evvel ki ödeme nedeniyle reddine karar verilmesi isabetlidir. Davacının kabul etmediği iskonto bedeli davacı dağıtıcının satın alma müdürü tarafından hesaplanıp davalıya bildirilmiştir. 1.9.2015 tarihli mailde davalı şirketin 24.494,78 + KDV iskonto alacağı olduğu açıkça  kabul edildiği halde davalının taleplerine rağmen borcundan düşülmediği anlaşılmaktadır. Ancak tarafların yukarıda belirtilen borç tutarından önce yapılan ödeme ile kalan 42.096,63-TL borçtan davalı bayii alacağı iskonto tutarı 24.494,78-TL düşüldüğünde kalan bakiye cari borç 17.601,85-TL olarak hesaplanmaktadır. Mahkemece daha fazla miktara hükmedilmesi yerinde olmadığından davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebi yerinde bulunmuştur.  Cezai şart alacağı bakımından; Çerçeve Protokol'ün  13. maddesi... \" bayinin anlaşmayı süresinden önce feshetmesi halinde anlaşmadan doğan borçları ile bakiyesinin ayrıca ihtar ve ihbara gerek olmaksızın muaccel olacağı, fesih tarihinden itibaren 7 gün içinde nakden ve defaten ödemeyi, ...'in fesih sebebi ile uğrayacağı zararı karşılamayı, ...' e bayilik anlaşmasından kaynaklanan tüm hakları ve diğer cezai şartları talep hakkı saklı tutularak fesih tarihinden 12.500-USD cezai şartı ifa tarihinde  TCMB döviz satış  kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığı ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, Bayinin bu maddedeki cezai şartın ...'in fesih sebebi ile uğradığı, uğrayacağı zararlardan, kar  mahrumiyetinden mahsup edilemeyeceğini kabul etmiştir. \" şeklindedir.Davalının sözleşmenin kiracı bulduğunda istasyonun devir edileceği veya sözleşmenin fesih edileceğinin kabul edildiğine yönelik iddiaları ispat olunmadığından sözleşmede öngörülen cezai şarta hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı ve davalı vekillerinin istinaf nedenleri kısmen yerinde görüldüğünden istinaf başvurularının kabulü ile  kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden  yeniden karar verilerek davanın kısmen kabulüne; cezai şart, market rafları söküm bedelinin kabulüne, ödeme nedeniyle yatırım bedeli talebinin reddine, cari hesap alacağının ve kar kaybı isteminin kısmen kabulüne, bu kalemlerden fazla istemlerin reddine ,kar kaybı ve cezai şart bakımından temerrüt tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4.a maddesi uyarınca usd mevduat faizi   ,ariyet söküm  faturası alacağına ise davadan evvel temerrüt bulunmadığından dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne;  İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2021 Tarih 2016/208 Esas  2021/275 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; \"Davanın  kısmen kabulü ile;-269,36- USD kâr kaybı alacağının 10/09/2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4.a maddesi uyarınca  Devlet bankaları tarafından 1 yıllık vadeli USD cinsi mevduata uygulanan en yüksek orandaki faiz işletilerek davalıdan tahsiline , fazla kar kaybı  isteminin reddine, -12.500 USD cezai şart alacağının 10/09/2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4.a maddesi uyarınca  Devlet bankaları tarafından 1 yıllık vadeli USD cinsi mevduata uygulanan en yüksek orandaki faiz işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, - 17.601,85-TL cari hesap alacağının 10/09/2015 tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle  davacıya verilmesine,fazla istemin reddine,-  Ariyet söküm bedeli 5.536,17-TL nin dava tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine,Yatırım katkı bedeli(2.259-USD ) davadan evvel ödendiğinden bu istemin reddine,<br>İlk Derece yargılamasına ilişkin olarak; \"Alınması gereken 4.144,08-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 1.905,37-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 2.238,71‬-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,Davacı tarafça ödenen 1.934,57‬-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı vekili için takdir olunan 17.900-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı vekili için takdir olunan 17.900-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 6.000-TL bilirkişi ücreti ve 155-TL posta gideri olmak üzere toplam 6.155-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan  3.380-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan 92,10-TL yargı giderinin  davanın reddi oranında hesaplanan 40-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, HMK.nun 333 (1) maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin  taraflara iadesine\" Davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının(Davacı 59,30-TL davalı 2.120,57 -TL ) istek halinde kendilerine iadesine, Davacı tarafından yapılan 42,25-TL istinaf yargı giderinin kabul-red oranına göre 25-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 25,05-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranına göre hesaplanan 15-TL yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere   oy birliği ile karar verildi. 18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"792659026107bd64","SID":"e1496cb0211151ac"}}