{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2410 <br>KARAR NO: 2024/139<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/11/2023<br>NUMARASI: 2023/596 Esas - 2023/684 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, davalı ile müvekkilinin tacir sıfatları gereği olarak aralarında ticari ilişki kurulduğunu ve bir süre devam etmesi neticesinde cari hesap oluşturulduğunu, ancak davalı yarar ve hesabına gerçekleştirilen faturalarda gösterilen bedelleri halen ödemediğini, söz konusu borcun tahakkuku tarihinden uzunca bir süre geçmesine ve kendilerine borcun ödenmesine yönelik ikazlara rağmen maalesef olumlu bir yanıt alamadığını, işbu dava konusu alacak hakkında icra takibinin başlatılmasının zorunluluğunun olduğunu, müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydıyla karşı taraf aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası ile 57.989,49-TL miktarında icra takibi başlatıldığını, ancak borçlunun 07/10/2022 tarihinde itiraz edip icra takibini durdurduğunu, işbu itirazdan sonra dava öncesi arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak herhangi bir sonuca varılamadığını, davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, takip miktarının %20'sinden az olamamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, somut olayda davalı borçlu hakkında tacir araştırılması yapıldığı ve gelen yazı cevapları uyarınca davacının esnaf sınırını aşan gelirinin bulunmadığı, tacir olmadığı anlaşıldığı, takibe konu alacak, fatura alacağı olup satış sözleşmesine dayandığı, dolayısıyla hukuki niteliği itibariyle mutlak ticari davalardan olmadığı, davacının tacir olmaması sebebiyle dava, nispi ticari davalardan da olmadığı gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, esnaf ve sanatkarlar odaları birliği tarafından 23/10/2023 tarihli cevabında \"İstanbul Esnaf ve Sanatkar Sicil Müdürlüğü ile Birlik Ajanlık kayıtlarında yapılan tetkikte ...TC nolu davacı ...'ın esnaf kaydına rastlanılmadığı\" bildirildiğini, ilgili kurumlardan gelen cevap yazıları değerlendirildiğinde müvekkilinin ticari faaliyetinin esnaf sınırlarını aştığının, 2 sınıf tüccar sınıfına dahil olduğunun ve işletme defteri tuttuğunun sabit olduğunu, tacir olan müvekkili hakkında görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: 6102 sayılı TTK'nin 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirileceği belirlenmiş, anılan kanunun 5. maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.  Bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın tacir sıfatını haiz olup  ticari işletmeleriyle ilgili bulunması gerekir. Eldeki davada uyuşmazlık satış sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağını tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olup, satım sözleşmesi TTK'de düzenlenmediğinden, ancak taraflardan her ikisinin de tacir olması halinde asliye  ticaret mahkemesinin görevli olduğu kabul edilecektir. VUK 176. madde de birinci sınıf tacirlerin bilanço esasına göre defter tutacağı 12. madde de bilanço esasına göre defter tutacak tacirlerin yevmiye, envanter, defteri kebir tutacağı düzenlenmiştir. Somut olayda, davacının ticaret sicilinde gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunmadığı, Sultanbeyli Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazı cevaplarında; davacının, 2. Sınıf tüccar sınıfına dahil olduğu, mükellef işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu tespit edildiği, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği cevabı yazısında; davacının esnaf kaydına rastlanmadığının bildirdiği görülmüştür. Davacı vekili her ne kadar müvekkilinin esnaf kaydı bulunmaması nedeniyle esnaf olmadığını ileri sürmüşse de; taraflar arasında ki alışverişin boyutlarının da davalının tacir olarak kabulünü gerektiren VUK 177. maddesine göre belirlenen miktarları aşan tutarda bulunmadığı anlaşılmakla esnaf sınırları içinde faaliyet gösteren davacının taraf bulunduğu davanın ticari dava olmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın her iki tarafın tacir sıfatını haiz olmadığı anlaşılmakla davacı vekili tarafından karara yönelik ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden ve hükümde bir isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 269,85‬-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 25/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"98d4de19280b0675","SID":"60dbe982bd8829d8"}}