{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2034 <br>KARAR NO: 2023/1465<br>KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/07/2020<br>NUMARASI: 2017/1319 Esas -  2020/363 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ... Aş. tarafından bayilere sevk edilen yedek parça emtialarının davalı taşıyıcı şirketin sorumluluğunda karayolu ile taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle davacı sigorta şirketince dava dışı sigortalıya ödenen hasar tazminatının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyası ile davalı taşıyıcı ve davalı sigortacı aleyhine takip başlatıldığını, davalılar tarafından takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, davacı sigorta şirketi nezdinde \"Nakliyat Abonman Blok Sigorta Sözleşmesi\"  ile sigortalı ... Aş. Tarafından yurtiçindeki muhtelif  bayilere sevk edilen yedek parça emtialarının taşıma esnasında hasarlandığını, hasarın davacı şirkete ihbar edilmesi üzerine ekspertiz yapıldığını, ekspertiz raporu ile hasarın nakliye esnasında gerçekleştiğinin somut bir şekilde ortaya konulduğunu, hasar tespit tutanağında da taşıma esnasında hasarın meydana geldiğinin tespit edildiğini ve imza altına alındığını, dava konusu hasar nedeniyle davacı sigorta şirketinin nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalısı ... Aş.'ye %20 poliçe marjı ilavesiyle birlikte 10/11/2014 tarihinde 6.886,02 TL hasar tazminatı ödediğini, bu ödeme ile TTK 1472. Madde gereği sigortalının haklarına halef olduğunu, %20 poliçe tazminatı hariç olmak üzere 5.738,35 TL için rücu hakkı doğduğunu, dava konusu hasarlanma olayının nakliye sırasında meydana gelmesi nedeniyle taşıma işini üstlenen davalı ile taşıyıcının sorumluluk sigortacısı davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirtmiş,  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında 5.738,35 TL asıl alacak ile asıl alacağın takip öncesi işlemiş faizine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket nezdinde davalı sigortalı lehine davacı sigortacının taleplerine konu edebileceği (kabul anlamına gelmemek kaydıya) taşıyıcı mali sorumluluk poliçeleri düzenlendiğini, davacı tarafından sunulan hasar tespit tutanaklarında davalı şirket sigortalısının imzası ve onayı bulunmadığını, tek taraflı tutulan tutanakların da hiçbir delil niteliği bulunmadığını, okunaklı olmayan ve dosyaya sunulan birtakım hasar bildirim formlarının, tutanakların kim/kimler tarafından imzalandığı dahi belli olmadığını, rücu talebine dair davalı taşıyıcı ...’nun ve dolayısıyla sigortacı olarak davalının poliçe kapsamında sorumluluğunu gerektiren bir hasar bulunmadığını, TTK 878/1-b uyarınca ambalaj yetersizliği sebebiyle meydana gelen hasarlardan davalı sigortalı taşıyıcının sorumluluğu bulunmadığını, davacının kendi poliçesi süresi ve teminatı kapsamında olmayan lütuf ödemesi sayılabilecek (ex-gratıa) ödemeler yaptığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlık konusu hasarlara ilişkin tespit tutanaklarından, davalı şirketin ve davalı şirketin sorumluluğunu tazmin edecek sigortacısı diğer davalı ... Sigorta'nın yetkilerinin bulunup bulunmadığının açık olmadığını,  sunulan tutanaklarda davalı şirketin onayının olmadığını, onayının olduğu tutanakların ise okunaklı olmadığını,  hem hasarı gösterir hem de kusurlu yedek parçaların imha edildiğine dair herhangi bir belge/fotoğraf/video bulunmadığını, davacı şirketin ... şirketine ödemiş olduğu tutarın tamamı için davalı şirket ve davalı ...’ya rücu etmesinin hukuken mümkün olmadığını belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Somut olayda, dava dışı sigortalının yurtiçindeki muhtelif bayi ve servislerine gönderilecek yedek parça emtiasının taşıma işini davalı ... A.Ş.’nin gerçekleştirdiği ve bu taşıma işinin diğer davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalandığı ihtilafsız olup, uyuşmazlık, sigortalı emtia hasarının taşıma sırasında meydana gelip gelmediği noktasında toplanmaktadır. TTK’nun 875. maddesine göre; taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır. Davacı tarafça, hasarlı emtiayaya ilişki hasar tespit tutanakları sunulmuş ise de, sevk irsaliyelerine göre, taşımaya konu emtiaların alıcısı olan bayiilere ve/veya servislere çekincesiz olarak teslim edildiği, teslim belgelerinde hasara ilişkin herhangi bir şerhin bulunmadığı, hasarlanan emtialara ilişkin hasar tutanaklarının emtiaların  gönderildiği alıcısı bayii ve servislerde değil, daha sonradan sigortalı ... A.Ş. tarafından kullanıldığı anlaşılan davalı ... A.Ş.’ne ait depoda bulunduğu sırada tanzim edildiği, hasar tespit tutanaklarında hasar ayrıntılarına ve hasarın ne zaman meydana geldiği konusunda ayrıntıya veya bilgiye yer verilmediği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça söz konusu emtianın ne şekilde ve hangi nedenle davalı ... A.Ş.’ne ait depoya götürüldüğü, sigortalı ile ... A.Ş. arasında taşıma sözleşmesi yanında depolama sözleşmesi de olup olmadığı hususlarına açıklık getirilmediği gibi, emtianın alıcısına teslimi sırasında düzenlenen veya davalı taşıyanın hasarın taşıma esnasında meydana geldiği hususunda kabulünü içeren herhangi bir tutanak sunulmadığından davaya konu hasarın davalının taşıması esnasında meydana geldiğinin dosya kapsamı itibariyle kanıtlanamamıştır. Dosya kapsamına uygun, denetime elverişli bilirkişi raporuna mahkememizce de iştirak edilmiş, açıklanan gerekçeler ile davanın reddine,...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  sözleşme taraflarının, TTK ve CMR’deki taşıyanın sorumluluğunu düzenleyen hükümleri genişletmiş olup ve davalı taşıyan ... şirketinin, kolilerın  sayısından ve iyi durumda olmasından sorumlu olduğunu ve de herhangi bir ayırıma gidilmeksizin yükleme, taşıma ve boşaltma sirasinda meydana gelen tüm ziya ve hasarlardan sorumlu bulunduğunu hüküm altına almış olduklarını, ancak mahkemenin, bahse konu nakliye sözleşmesi’ni ve sözleşmenin davanın esasına olan etkisini dikkate almayarak dava konusu emtiaların hasarlanmasından davalı taşıyan ...’yu sorumlu tutmadığını, ancak hasarlı emtialar, sözleşmenin 7. maddesinin 6. paragrafı çerçevesinde davalı taşıyan ... tarafından toplanarak kendisine ait ... Tuzla Tesisleri’ne (depoya) konulduğunu, bunun sebebi ise yine 7. maddenin 6. paragrafı icabı davalı taşıyana mal alıcısı bayiler nezdinde hasara uğrayan bütün malları ekspertiz raporunun hazırlanması amacıyla toplama hakkına sahip oluşu olmakla dolayısıyla dava konusu emtianın hasara uğradığı, emtianın davalı taşıyanın depoya alınması ile belli olduğunu ve davalı taşıyan, emtiayı deposunda tutması sebebiyle şüphesiz ki hasarı bildiğini, sözleşmeden alınan “..., kendi sigorta şirketi tarafından ekspertız amacıyla bayiler nezdindeki bütün hasarlı malları, masrafı kendisine ait olmak üzere toplama hakkını saklı tutar” ibaresi çerçevesinde emtianın davalı taşıyanın deposuna alınması, hasarın davalı taşıyanın sorumluluğunda gerçekleştiğinin açık delili olduğunu, hasarlı emtianın, davacı taşıyanın deposuna alınmasının başka izahı olmadığını, davalı taşıyan ... şirketinin sorumlu olduğu tutar (tazminat) yönünden ise bahse konu “nakliye sözleşmesi” ile sözleşme tarafları, davalı taşıyan ...’nun tazminat sorumluluğunu, TTK ve CMR’de düzenlenen brüt ağırlığının kg başına 8.33 SDR azami değeri yerine, malın uğradığı zarar kadar / mal değeri kadar kararlaştırıldığını, ...’nun tazminat sorumluluğu, her bir mal alıcısının (bayi) ayrı ayrı kesmiş olduğu iade faturasındaki tutarlar (mal değerleri) kadar olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, yurtiçi kara taşıması sırasında meydana gelen hasar bedelini sigortalısına ödeyen sigorta şirketinin ödediği bu bedeli rücuen taşıyıcıdan tahsili davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, iddia olunan hasarın davalının sorumluluğunda yapılan taşıma sırasında meydana gelip gelmediği noktasındadır.Davacının sigortalısı ile davalı ... arasında Nakliye Sözleşmesi bulunmaktadır.Davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı ... A.Ş.'nin Avrupadan Türkiye'ye gelen ... Otomobil yedek parçaları, aksesuar v.b. Avrupa limanlarından; Türkiye'ye nakliyatı ve Türkiye içi dağıtımı konusunda Avrupa ülkelerinden Türkiye ye yapılacak sevkıyatların 31/12/2014-2015 tarihleri arasında Nakliyat Abonman Blok Poliçesi ile sigortalanmıştır. Hasar ihbarı üzerine davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz çalışması sonunda 18/12/2014 tarihinde 8.944,39 TL hasar bedeli olarak sigortalısına ödenmiştir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, \"sigortalısına ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili\" sebebine dayalı olarak işlemiş faiziyle birlikte toplam 7.196,02 TL alacağın tahsili istemiyle 30/03/2015 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın ifası için yararlandığı kişilerin  bu sıradaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur.Davacının sigortalısı ile davalı ... arasında akdedilen nakliye sözleşmesinin 7. maddesinde; \"... yüklenen kolilerin sayısından ve iyi durumda olmalarından sorumlu olduğu, bu sorumluluğun ... mağazasında yük teslim formunun imzalanmasından itibaren başlayacağı ve alıcılara teslime kadar devam edeceği, sayısını kontrol edebilme imkanı bulunması şartıyla ...'nun palet üzerinde bulunan koli sayısından sorumlu olduğu, alıcı tarafından gerektiği şekilde tespit edilen hasar veya zarar meydana gelmesi halinde alıcının ... şikayette bulunacağı, bunun üzerine ... alıcı adına tanzim edilen satış faturalarını esas alarak ilgili parçalar için tespit edilen zarar kadar alıcıyı tazmin edeceği, bu referans fatura ve yine tazminat talebinin, zararın ... tarafından kendisine tazmin edilmesini isteyen ... tazminat talebi için kanıt teşkil edeceği, ...'nun kendi sigorta şirketi tarafından ekspertiz amacıyla bayiler nezdindeki bütün hasarlı malları masrafı kendisine ait olmak üzere toplama hakkını saklı tutacağı\" hususları düzenlenmiştir. Davacı şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesinde 01/07/2014 ve 19/07/2014 tarihleri arasında Türkiye içerisinde muhtelif bayilere sevk edilen bazı parçaların hasarlı olduğunun tespit edildiği, söz konusu yedek parçaların tamamının bayilere yapılan sevkıyat sırasında hasara uğramış olabileceği belirtilmiştir.Ancak, söz konusu yedek parçaların nakliyat esnasında hasarlandığına dayanak yapılan tutanaklarda, yedek parçanın hangi taşıma sonucunda tesliminin yapıldığı hususu belirsizdir. Hasara ilişkin tutanakların bazılarında \"koli sağlam içinden çıkan parça hasarlı\" şeklinde kutucuğun işaretlenmiş olup, bu durumda kolinin / ambalajın sağlam olması karşısında içindeki yedek parçanın ne şekilde hasarlandığı da belirsizdir. Taşıma irsaliyesinde gözüken alıcılara ürünler teslim edilirken, taşıma irsaliyelerine herhangi bir çekince konulmamıştır. Hasar tutanaklarının hangi sevk irsaliyesindeki ürüne ati olduğu da açık değildir. Bu haliyle, eksper raporunun aksine bahsi geçen tutanak ve belgeler hasarın taşıma sırasında meydana geldiğini ispata elverişli değildir. Buna göre, hasarın davalı taşıyıcının sorumluluğunda meydana geldiği ve usulüne uygun olarak hasar bildiriminin yapıldığı ispatlanamamıştır. Sözleşmenin 7. Maddesinde taşımalar sırasında ziya ve hasarlar için bir aylık global fatura gönderilecek olması hasarın tespiti ve bildirimi usullerini kaldırır nitelikte değildir. Bu halde, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 21/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c3288ea5cb9bccbd","SID":"a0a2f0a4a5b21f6d"}}