{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/1872 <br>KARAR NO: 2023/2448<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 08/06/2021<br>NUMARASI: 2017/867 Esas - 2021/381 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 27/12/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/01/2017 tarihinde müvekkili ... A.Ş. adına kayıtlı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile davalı şirket adına kayıtlı ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın kaza yapması sonucu müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü, onarım süresince aracın çalışmadığını ve ticari kazanç kaybına uğradığını, sürücü ...'in tam kusurlu olduğunu belirterek müvekkiline ait aracın 14.000,00 TL'lik kazanç kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki ve görev itirazlarının olduğunu, yetkili mahkemenin Bursa  Mahkemeleri, görevli mahkemenin ise Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının 7 gün boyunca aracı kullanamadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkillerinin kazada kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, günlük 2.000,00 TL kazanç kaybının fahiş olduğunu, faizin kaza tarihinden itibaren istenmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"davanın kısmen kabulü ile, 7.000,00 TL maddi tazminatın 11/01/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkillerinin meydana gelen kazada kusuru bulunmadığını, davacının gerek dava dilekçesinde gerek mahkemece kendisine verilen kesin sürelerde delillerini bildirmediğini, usul hükümleri göz ardı edilerek davacı yanca bildirilmeyen delillerin esas alındığını,  deliller arasında kazanç kaybını ispata yarar herhangi bir delil bildirilmediğini, aracın kaza nedeniyle 7 gün boyunca kullanılamadığına ilişkin iddianın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yerel mahkemenin eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle kazanç kaybı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Olayla ilgili olarak araç sürücüleri tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda kroki çizilip sürücüler tarafından imzalandığı, kaza yeri krokisinde kazadan sonra arkasında tanker bağlı olan çekicinin sağ şeritte, davacı otobüsün ise sol şeritte durduklarının işaretlendiği, davalı sürücü ...'in tutanakta, Akhisar'dan Manisa yönüne seyir halinde iken önünde bulunan ve plakasını alamadığı bir aracın aniden durması üzerine sol şeride manevra yaptığını, kendisini geçmekte olan otobüse soldan sürttüğünü beyan ettiği, davacı otobüs sürücüsü ...'ın ise tutanakta Akhisar'dan Manisa'ya giderken yolun sağında seyreden çekici kamyonun geçişi sırasında bu aracın aniden sola, kendi şeridine manevra yapması sonucu aracının yan kısımlarına çarptığını beyan ettiği görülmüştür. Mahkemece alınan kusur raporunda; Olayda davalı sürücü ...'in %100 oranında kusurlu olduğu, otobüs sürücüsü ...'ın ise kusursuz olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinin \"Hukuki Deliller\"  kısmında tüm delillerini bildirmiş ve delillerinin nereden getirtileceğini açıklamıştır. Mahkemece bu kapsamda davacı tarafın delilleri toplanmış, 19/03/2019 tarihli duruşmada davacı vekiline kazanç kaybı hesabında dikkate alınacak muhasebe kayıtlarını dosyaya sunmak üzere kesin süre verilmiş, davacı vekili istenilen kayıtları sunmuştur. Davalılar vekilinin davacı vekilinin delillerini süresinde sunmadığına ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Mahkemece  kusur  ve kazanç kaybı bakımından alınan bilirkişi heyet kök raporunda; ... Hzi Ltd Şti. tarafından tanzim olunan 17/02/2017 tarihli eksper raporunda aracın onarım süresinin 7 iş günü olarak saptandığı, yapılan araştırma da Lapseki-Alanya bilet fiyatının bugün itibari ile 149,00 TL olarak tespit edildiği, koltuk ve trafik sigortası primi, ikram giderleri, yakıt gideri, şoför ve muavinlerin yemek ve yol giderleri tenzil edildikten sonra kalan ücret 1.200 TL-1.300 TL olarak tespit ve takdir edildiği, davalı sürücü ...'in % 100 oranında kusurlu olduğu, otobüs sürücüsü ...'ın kusursuz olup davacının talep edebileceği toplam kazanç kaybının 8.400.00TL, bilirkişilerin ek raporlarında ise; Alanya Ticaret ve Sanayi Odasından gönderilen 12/02/2020 tarihli emsal kazanca ilişkin yazıda,  \"Alanya-Lapseki arasında sefer düzenleyen sürücü dahil 31 ve üstü koltuklu yolcu otobüsünün 11/01/2017 tarihi itibarı ile emsal karının günlük 1.000,00TL, aylık 20.000,00TL ile 25.000,00TL arasında olabileceğinin bildirildiği,  eksper raporunda 7 iş günü onarım süresi dikkate alınarak, emsal karın 1.000,00 TL olduğu da dikkate alındığında kök rapordaki hesaplamalar çerçevesinde en fazla günlük 1.300.00 TL den 9.100,00TL olabileceği belirtilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; Mahkemece alınan kusur raporunun kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü   davalı sürücünün %100 oranında ve asli kusurlu olduğu, davacı şirkete ait otobüsü kullanan sürücünün ise kazayı önleyecek yeterli zaman ve mesafesinin olmaması nedeniyle kazada kusursuz olduğu, kusur raporunun olayın oluş şekline uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Dava dilekçesinde delililerin ve müzekkere yazılması istenilen kurumların bildirildiği,  Davacıya ait aracın otobüs olması nedeniyle tamirde kaldığı süre için kazanç kaybı oluşacağı,  kaza tarihi itibariyle otobüsün yaptığı seferler için Alanya Ticaret ve Sanayi Odasına yazılan yazıya verilen cevap ile hasarlı parçalarına  göre belirlenen makul onarım süresi esas alınarak kazanç kaybının belirlendiği anlaşıldığından kazanç kaybı miktarına ilişkin istinaf talebi de yerinde görülmemiştir.  Bu nedenlerle; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalılar vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 478,17 TL harçtan peşin alınan 119,54 TL harcın mahsubu ile bakiye 358,63 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 27/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc582fae36cb2ea1","SID":"1b928152f269dedc"}}