{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2216 <br>KARAR NO: 2023/1411<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/09/2020<br>NUMARASI: 2018/867 Esas -  2020/410 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/12/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tasfiye halinde ... Ltd.Şti ile müvekkili bankanın İkitelli Organize Sanayi Bölgesi şubesi arasında Genel Kredi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzaladığını, ... 'in de bu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, bunun üzerine borçlu firmaya Taksitli Ticari Kredi kullandırıldığını ve alacağın geri ödemelerinin borçlular tarafından yapılmadığını, kredi alacakları vadesinde ödenmediğinden borçlu ve kefile Bakırköy ... Noterliğinin 06.08.2018/... yev. Nolu hesap kat ihtarı keşide edildiğini, davalı tarafça ödeme emri ile takibe itiraz edildiğini ve bu itirazın yerinde olmayan sebeplere dayandığını, bu nedenlerle davalıların İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan icra takibine yönelik itirazların iptaline, takibin devamına davalı borçlular aleyhine %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Banka tarafından davalı adına Taksitli Ticari Kredi (HAZİNE DESTEKLİ KGF Kredi Garanti Fonu Kredisi) olarak kullandırılmıştır. Kredi Garanti Fonu ile ilgili yapılacak işlemler Kredi Garanti Fonu tarafından belirlenmiş olup; “...Kanuni takip işlemleri banka tarafından yürütülür. Banka KGF’den tazmin ettiği tutar dahil olmak üzere kredi alacağının tamamı üzerinden kanuni takibi başlatmak ve yürütmek ile yükümlüdür. Banka portföyden bulandırdığı kredilerden herhangi birinin temerrüde düşmesi halinde, Karşılıklar Yönetmeliği çerçevesinde kanuni takip için gereken 90 günlük yasal süre beklenildikten sonra, işletme ve kefilleri aleyhine KGF’nin alacağı dahil toplam kredi alacağı üzerinden kanuni takibi başlatmak koşuluyla KGF’den yazılı olarak tazmin talebinde bulunabilecektir. Portföy tazmin limitine ulaşılması neticesinde KGF’nin portföye olan kefaleti son bulacağından portföyden takibe düşen işletmelerin kanuni takibinin sorumluluğu Bankadadır... ” denilmektedir. Davacı Bankanın 03.09.2018 Takip Tarihi itibariyle, tüm davalılardan, 198.048,18 TL Asıl Alacak (banka talebi gibi), 2.704,53 TL Birikmiş Faiz (tespitlerimiz gibi), 135,23 TL BSMV (tespitlerimiz gibi) olmak üzere toplam 200.887,94 TL olarak hesaplanmış olup, davacının toplam 210.787,39 TL olan alacak talebinin tespitleri aşan kısmının uygun olmadığı anlaşılmış olup, bu nedenlerle davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... İcra ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile 198.048,18 TL asıl alacak, 2.704,53 TL faiz, 135,23 TL bsmv olmak üzere toplam 200.887,94 TL üzerinden takibin devamına, asıl alacak üzerinden %27 oranında temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 bsmv ile takibin devamına, 39.609,63 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiğini, söz konusu kararın aleyhlerine olan kısmının hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından verilen kararda temerrüt faizinin %24,75 üzerinden hesaplanması gerektiği gerekçesiz olarak belirtilmiş ise de, Genel Nakdi ve Gaynnakdi Kredi Sözleşmesinde temerrüt faiz oranının borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi uygulanacağı belirtilmekte olduğunu, takip açılış tarihindeki ticari kredilere uygulanan cari faiz oranının %37 olduğunu ve hükümler çerçevesinde uygulanması gereken temerrüt oranın yıllık %74 olması gerektiğini, yerel mahkemenin söz konusu temerrüt faizinin bundan sonra işleyecek faizde de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtmiş ise de işlemesi gerek temerrüt faizi oranının %74 olması gerektiğini, söz konusu karardaki hesaplamaların doğruyu yansıtmadığını, faiz ve BSMV'den kaynaklanan alacaklarının yeniden hesaplanması gerektiğini, bu şekilde hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin kısmen kabul kısmen red yönündeki kararının müvekkili banka aleyhine olan kısmının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmadığı ve istinafa cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. <br>GEREKÇE: Dava; genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın kısmen kabulüne  karar verilmiş, davacı  vekilince yukarıdaki nedenler ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; uygulanacak temerrüt faiz oranının ne olduğu noktasındadır. Davacı banka ile davalı ... Ltd. Şti. arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalanmış, ... müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeye katılmıştır. Davalı tarafa KGF kefaletiyle kullandırılan 250.000,00 TL taksitli ticari kredinin ödenmemesi üzerine davalılara ihtar gönderilmiş, bilahare haklarında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas dosyası ile ilamsız icra takibi yolu ile takip başlatılmış, borçluların itirazı üzerine takip durmuş ve  eldeki itirazın iptali davası açılmıştır.  Taraflar arasında akdedilen 3 adet sözleşme bulunmaktadır. 27/11/2012 tarihli sözleşmenin 29/g ve 72. maddesi, 06/06/2012 tarihli sözleşmenin 29/g ve 71. maddesi ve 26/12/2013 tarihli sözleşmenin 10.5 maddeleri ile uygulanacak temerrüt faizine ilişkin düzenleme içermektedir. Dosyaya sunulan evraklardan takip konusu kredinin hangi sözleşmeye dayalı olarak kullandırıldığı konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte son olarak düzenlenen 26/12/2013 tarihli sözleşme ve daha sonra bu sözleşmenin kredi limitlerinin yükseltilmesine ilişkin düzenlenen 2015 ve 2017 tarihli ek düzenlemeler dikkate alındığında kredini kullandırım tarihi itibarıyla bu sözleşmeye dayanılarak taksitli ticari kredinin kullandırıldığı anlaşılmaktadır. Diğer sözleşmelerle aynı mahiyete olan bahsi geçen sözleşmenin 10.5. maddesi \"Müşteri borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödemeyi kabul ve taahhüt eder \" düzenlemesi bulunmaktadır. Takip konusu kredinin geri ödeme planında ise aylık %1.35 akdi faiz oranı ile kredinin kullandırıldığı kaydı bulunmaktadır. Sözleşme hükümlerince temerrüt faizi borçluların kullandığı kredi faiz oranı baz alınarak değil, temerrüt tarihinde  davacı bankaca \"borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere fiilen uygulanan\" en yüksek cari faiz oranının 2 katı olarak uygulanması gerekir. Davacı bankaca temerrüt tarihinde \"borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere fiilen uyguladıkları\" faize ilişkin bir veri dosyaya ibraz edilmemiştir. Her ne kadar davacı temerrüt tarihinde bankaca uygulanan en yüksek faizin %37  olduğu, sözleşme gereği temerrüt faizinin cari faizin iki katı olan %74 uygulanması gerektiğini savunmuş ise de dosyaya cari faiz oranına ilişkin evrak sunulmamış olması karşısında temerrüt faizinin sözleşmenin 11. maddesine göre akdi faizin %50 fazlası olarak uygulanacağına dair düzenlemeden bahsedilerek kredi geri ödeme planında belirtilen aylık %1.35, yıllık %16,20 akdi faizin 2 katı olan   %32,40  oranında temerrüt faizi yürütülerek hesaplama yapan bilirkişi raporunun  hükme esas alınması doğrudur. Banka kullandırmış olduğu krediye temerrüt tarihine kadar uygulamış olduğu akdi faiz kapital faizi olup, asıl alacak olarak kabulü gerekir. Bir başka deyişle temerrüt tarihine kadar kullandırılan kredinin aslı ile bunun akdi faizi asıl borcu oluşturur. (Emsal Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin  2014/2947 e. 2014/5185 k,  2015/7057 E. 2015/12085 k.,  2017/4368 E. 2018/6534 k. Sayılı içtihatları )  Davacının son taksitin ödendiği 06/03/2018 tarihinde ana para borcu bilirkişi raporu ile 192.734,63 TL olarak belirlenmiştir.  Bu miktara temerrüt tarihi olan 15/08/2018 tarihine kadar 192.734,63X 16,20 X162 gün/36.500 = 13.857,88 TL akdi faiz ve %5 oranında  692,89 TL  BSMV yürütülüp temerrüt tarihindeki asıl alacak 207.285,40 TL olarak belirlenmiştir. Davacı tarafça belirlenen bu miktardan daha az olan 198.048,18 TL talep edilmiş olmakla taleple bağlı kalınarak asıl alacağa temerrüt tarihi olan 15.08.2018 tarihi ile 03/09/2018 takip tarihi arasında 198.048,18 TL X32,40X19 gün /36.500 =3.340,23 işlemiş faiz ve 167,01 TL BSMV olmak üzere toplam 201.555,42  talep edilebileceği, takip tarihinden sora ise  %32,40  oranında temerrüt faizi yürütülmesi gerektiği, genel kredi sözleşmesinden  kaynaklanan alacak likit olup, hüküm altına alınan asıl alacağın  %20 si olan 39.609,63 TL  icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken bilirkişi raporundaki hatalı belirleme esas alınarak hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece kurulan hüküm isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı  vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 198.048,18 TL asıl alacak,3.340,23 TL işlemiş faiz ve 167,01 TL BSMV olmak üzere toplam 201.555,42 TL yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %32,40 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV yürütülmesine, davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, 2-Hüküm altına alınan 198.048,18 TL asıl alacağın % 20 oranına tekabül eden   39.609,63 TL  icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 13.768,25 TL harçtan başlangıçta davacı tarafından peşin olarak alınan 2.545,79 TL harcın  mahsubu ile bakiye 11.222,46 TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu 35,90 TL başvuru harcı ve 2.545,79 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.581,69‬ TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu 135,00 TL posta ve tebligat gideri, 750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 885,00 TL yargılama masrafının davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 849,60 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,  6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 32.233,31 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine,7-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 9.231,97 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı  tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL, posta ve tebligat gideri 198,00 TL olmak üzere toplam 346,6‬0 TL yargılama masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.14/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eaeeb92d5c4365d0","SID":"4ab8f9a4b657b7bb"}}