{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2235 <br>KARAR NO: 2023/1418<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/09/2020<br>NUMARASI: 2017/960 Esas -  2020/543 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin  Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/12/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında ödenmeyen borçların tahsili amacıyla kredi borçlusu ... San. Ve Tic. A.Ş. ile birlikte kefiller  ... ile  ... aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, dosyanın yenilenerek ... Esası aldığını, davalının itirazı neticesinde takibin durduğunu, itirazın yersiz olduğunu, davalının sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalandığını, icra takibi yapılmadan önce borçlulara ihtarname keşide edildiğini, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 1 yıllık süre içerisinde açılmadığını bu nedenle zaman aşımına uğradığını, sözleşme üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin dava dışı şirket ile ilgisi ya da bağlantısı olmadığını, müvekkiline aynı köyden olan ... tarafından hisse devir sözleşmesi imzalatıldığını, müvekkilinin ... vekalet verdiğini, müvekkilinin 18 ay sonra üzerindeki hisseleri tekrar ... devrettiğini, müvekkilinin 2010 yılında dava dışı şirketin denetimden geçirilmesi nedeniyle vergi dairesine giderek ifade verdiğini, haklılığının ortaya çıktığını, müvekkilinin ..., dava dışı şirket yetkilileri ve banka tarafından dolandırıldığını, sözleşmeye sahte imza atıldığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Tüm dosya ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, ATK Fizik İhtisas Dairesinden alınan raporda 15/04/2005 tarihli Genel Kredi sözleşmesindeki müteselsil kefil kısmındaki imzanın müteselsil kefili olarak imzası bulunan davalı ... mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi,alışkanlıklar,istif,eğim,doğrultu,seyir,hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığı, ... adına atılan imzanın ...’ın eli ürünü olmadığının belirlendiği ve dolayısıyla davalı ...’ın dava konusu sözleşmedeki kefaletinin geçersiz olduğu anlaşıldığı, davacı bankanın sunmuş olduğu delillerle davalı kefilin şekil şartı yokluğunu bilerek davalının kredi kullandırma iradesini sakatlamak kastı ile şekil noksanlığını yarattığını ispatlayamadığı, tarafların kredi ilişkisindeki duruma göre, güçlü konumda olan ve basiretli davranma yükümlülüğünde olan davacı bankanın, davalının kefaletinin, kanundaki düzenleme çerçevesinde şekil şartlarına uygun olarak alınması gerektiğini ve buna aykırı  düzenlenen kefaletin geçerli olmayacağını bilecek durumda olduğu gözetilerek  davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Ayrıca davalı icra takibinde haksız ise de kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı, dolayısıyla İİK'nun 67/2. maddesinde düzenlenen kötü niyet tazminatı şartları mevcut olmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine ve davanın reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazların dikkate alınmadığını, davalının mahkeme huzurunda alınan yazı örnekleri, Adli Tıp Kurulu'nun bir önceki (17/07/2019) tarihli raporunda belirttiği kriterlere uygun olarak (büyük/küçük harflere dikkat edilerek) alınmadığını, adli tıp kurulu raporunda imzası bulunan Daire Başkan vekili Müh. ...'nın elektronik imzasının geçerli olmadığından rapor üzerinde mevcut bulunan imzalar bakımından noksanlık taşıdığını, adli tıp kurulu raporunun denetime elverişsiz olarak tanzim edildiğinden hükme esas alınmaması gerektiğini, bilirkişinin rapora ilişkin izahatte bulunması taleplerinin değerlendirilmediğini, davalının el yazısı örnekleri ile mahkeme kaleminde alınan sağ el ile yazılmış örnekleri arasında önemli derecede benzerliklerin mevcut olduğunu, ayrıca davalının kefalet sözleşmesinde yer alan imzasının sehven yanlış imza bölmesine atılmış olabileceğinin anlaşıldığını, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini, %20'den az olmamak kaydı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın basiretli bir tacir olarak hareket etseydi işbu dava konusu takibin aciliyetini fark edip bu takipte işlem yapmak için 2 sene kadar uzun bir süre beklemeyeceğini, hal böyle iken Ticaret Kanunu'na aykırı olarak basiretli bir tacir olarak hareket etmeyen davacının bu sorumsuzluğunun külfetinin müvekkiline yükletilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, davacı tarafın taahhütname konusu alacağını dava dışı ... T.A.Ş'den temlik alan konumunda olması nedeniyle imzaları alan ve denetleyen konumunda bulunmadığından kötü niyetli olmadığını iddia ettiğini, bu iddialarının da reddinin gerektiğini, ayrıca söz konusu taahhütnamedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin de itiraz dilekçesinde belirttiği gibi müvekkili adına sahte imzanın atıldığını ve bu nedenle de müvekkilinin davacıya karşı borçlu olmadığını beyan ettiklerini, belirtilen sebepler neticesinde işbu haksız davanın usulden reddine karar verilmesini, usulden red taleplerinin kabul edilmemesi halinde işbu haksız davanın reddine karar verilmesini, kötü niyetli davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan  ilamsız icra takibine borçluların itirazının iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından yasal süresi içinde yukarıdaki nedenler ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davalının inkar ettiği imzanın usulünce incelenip incelenmediği, bilirkişi raporunun yeterli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.  Alacağı temlik eden ... A.Ş. Tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...  esas sayılı dosyası ile davalı kefil  ve dava dışı diğer borçlular hakkında Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı 33.096,12 TL alacağın tahsili için takibe geçildiği, davalı tarafça süresi içinde sözleşme üzerine kefil olarak adına atfen atılan imzaya ve borca itiraz edildiği, takibin durduğu, bu aşamada alacağın ... A.Ş.'ye temlik edildiği ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir. Davalının imza inkarı üzerine mahkemece davalının imza örnekleri toplanmış, huzurda imza örnekleri alınmış ve dosya ATK fizik ihtisas dairesine gönderilmiş, düzenlenen 17/07/2019 tarihli raporda; \" İnceleme konusu belgede sorulan husus doğrultusunda sağlıklı bir değerlendirme yapılarak sonuç bildirir rapor tanzim edilebilmesi için; ... inceleme konusu belgenin düzenlenme tarihine yakın (2005 yılı) ve tercihen bu tarihten önce başka amaçlarla atmış olduğu bol ve samimi imzalarını içerir belgelerin; muhtarlıklar, noterler, bankalar, seçim kurulları, tapu ve vergi daireleri, nüfus müdürlükleri, evlendirme dairesi, dernekler ve vakıflar, vb. gibi çeşitli kurum ve kuruluşlardan temini, ... huzurda inceleme konusu belge kendisine gösterilmeden \" ... Cad. ... Sok. ... apt. No ... Acıbadem Nişantaşı/Kad/İST\" yazılarının aynı tip harflerle büyük küçük harflere dikkat edilerek dikte suretiyle ve normal yazma hızıyla birçok kez yazdırılması ile elde edilecek tutanakların temin edilerek, mevcutlar ile birlikte kurumumuza gönderilmesinin gerektiği hususlarını bildirir\" rapor sunulması üzerine, ilk derece mahkemesince adli tıp raporunda belirtilen eksikler giderilmiş, davalının yazı örnekleri dosya arasına alınmış ve  rapor düzenlemesi istenilmiş, ATK fizik ihtisas dairesi 11/03/2020 tarihli raporu dosyaya sunulmuştur.  Bahsi geçen raporda; mukayese belgeleri tek tek sayılmış, inceleme yönetiminin  \"FID.03.P.11.DMT.01 sayılı Adli Belge İnceleme Şubesi El Yazısı/İmza İnceleme Deney Metodu olduğu belirtilmiş,  Laboratuvarda bulunan  teknik ve optik cihazlar belirtilmiştir.  \"BULGULAR VE SONUÇ BÖLÜMÜNDE; İnceleme konusu sözleşmede ''..., ... Cad. ... sok ... ap No:... Acıbadem Nişantaşı/ Kad/İst'' yazıları ile ... mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ... eli ürünü olmadığı, Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu belgede ...'a atfen atılı imzalar ile ... mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği hususlarını bildirir\" Rapor dosyaya ibraz edilmiştir. Dosyaya alınan rapor ile davalıya atfen atılan imza ile birlikte kefil isim soy isim ve adresinden oluşan yazıların davalıya ait olmadığı açık ve net bir şeklide belirlenmiştir. Bilirkişi raporu üzerinde imzası bulunan Daire Başkan vekili ... rapor üzerindeki e -imzasının geçerli olduğu UYAP'tan yapılan incelememde belirlenmiştir. Davacını diğer bilirkişi raporuna itiraz sebeplerinin dosyadaki deliler, düzenlenen raporun içeriği ve konusu dikkate alındığında sonuca etkili olmayan, yeniden rapor alınmasını gerektirmeyen iddialar olduğu, bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya yeterli olduğu  anlaşılmakla davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL istinaf peşin harcının alınması gereken 269,85 TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 215,45 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.14/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f16fb7dab740a58f","SID":"b3838ee23419f6b6"}}