{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/847 - Karar No:2024/13<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/847 <br>KARAR NO\t: 2024/13<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/02/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/234 E-2023/111 K<br><br>ASIL VE BİRLEŞEN <br>DAVADA DAVACI\t: <br>VEKİLİ<br><br>ASIL VE BİRLEŞEN <br>DAVADA DAVALI\t:<br>\t  <br>ASIL DAVANIN KONUSU\t: Teminat Mektuplarının İadesi, Teminat Senetlerinin İptali ve \t\t   İadesi, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BİRLEŞEN DAVANIN<br>KONUSU\t\t: Maddi ve Manevi Tazminat (Eser Sözleşmesinden \t\t\t  Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 18/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 18/01/2024<br>\tAsıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından asıl ve birleşen davada davalı aleyhine açılan asıl davada teminat mektuplarının iadesi, teminat senetlerinin iptali ve iadesi ile alacak, birleşen davada maddi ve manevi tazminat davalarında mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; taraflar arasında asıl iş verenin ... olduğu, Türkiye Elektrik Dağıtım Şebekesi İyileştirme Projesi 2. safha 1. grup paket-6 ...- II (İAY VII) AG-OG Elektrik Tesisi İşi ile ilgili 07/07/2009 tarihli taşeron sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme kapsamında  200.000,00 TL + 60.000,00 + 65.000,00 TL olmak üzere toplam 325.000,00 TL tutarında teminat mektuplarının ve  87.000,00 TL bedelli vadesi boş teminat senedinin davalıya verildiğini, müvekkil firmanın ... / ... işine başlayarak, işin %36,41'ini yaparak teslim ettiğini, yapılan işlerin hak edişinin düzenlendiğini, müvekkili tarafından yapılmış ve hakedişe bağlanmış işler için ana iş veren ... şirketince ödemelerin davalıya yapıldığını ancak davalı tarafından yapılan işler bedelinin, ...'tan aldığı ödemelerin, hakedişi ve sözleşme gereği müvekkiline tam ve zamanında ödemediğini, ödemeleri parça parça ve gecikmeli yaptığını, ödemelerin düzenli yapılmaması, keyfi davranışlar ve müvekkili şirketin işin ifasında zorlanması üzerine 31/12/2010 tarihi itibariyle karşılıklı mutabakat ile bu tarihe kadar yapılan işler tek tek hesaplanarak ... tarafından tespit edilerek ve tespit hakedişi düzenlenerek taraflar arasındaki işin tasfiye edildiğini ve tasfiyeden sonra işin davalı tarafından başkasına verildiğini, bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını, tespit hakedişinden yani 31/12/2010 tarihinden sonra da müvekkilinin ...'ın istediği ve davalının da kabulü dahilinde eksik ve tamamlama işlerini yaptığını, tespitten sonra yapılan işlerin hem davalı şirketin hem de ...'ın bilgisi talebi ve onayı ile yapıldığını, bu işlerin de ... tarafından kabul edilerek hakedişin davalıya ödendiğini, bu işin bedelinin 70.000,00 TL olduğunu ve talebe rağmen müvekkiline ödenmediğini, bu işten dolayı müvekkilinin davalı şirketten 70.000,00 TL alacağının olduğunu, sözleşmenin 7.maddesinin dikkate alınması gerektiğini, müvekkili tarafından yapılan %36,41'lik kısımla ilgili olarak 7.maddede belirtilen borç ve engellerin bulunmadığını, aksine davalı şirketten sözleşme konusu işten dolayı 70.000,00 TL alacaklı olduğunu, yine müvekkili ile davalı arasında asıl iş verenin ... şirketinin olduğu ... Telsiz Sistemi Alt Yapı Kurulumu Tesis İşi (Afyonkarahisar İl Sınırları İçindeki Kısmı) ile ilgili taşeron sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme gereğince davalı şirkete 80.000,00 TL+ 62.700,00 TL ve 21.000,00 TL bedelli teminat senetleri verildiğini, müvekkilinin bu sözleşme kapsamında işi sözleşme şartlarına uygun olarak tamamlayarak teslim ettiğini, geçici kabul ve kesin hesabın yapıldığını, asıl iş veren ... tarafından davalıya ödemelerin yapıldığını ancak davalı tarafından müvekkiline sadece 122.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını, müvekkilinin davalıdan bu işten dolayı 147.547,40 TL alacağının olduğunu, müvekkilinin ... işi kapsamında  tasfiye anına kadar yaptığı iş bedeli olan 1.969.561.786,00 TL'lik işin teminat tutarının %6 oran üzerinden 118.173,70 TL olup, davalıdan olan (70.000+147.547,40) 217.547,40 TL alacak dikkate alındığında, teminat mektuplarının ve teminat senedinin iadesi gerektiğini, ... işi kapsamında davalıya verilen 3 adet teminat bonolarının da iadesi gerektiğini, davalının teminat mektuplarının nakde çevrilmesi yönünde müvekkiline bildirimde bulunduğunu, haksız olarak nakde çevrilmesi halinde müvekkilinin ticari itibarının zedeleneceğini belirterek, teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, teminat senedi olarak verilen ve tarihsiz 87.000,00 TL, 80.000,00 TL, 62.700,00 TL ve 21.000,00 TL bedelli 4 adet  teminat senedinin  takibe konulmasının tedbiren durdurulmasına, teminat olarak verilen senetler bedelsiz kaldığından iptallerine, davalıya verilmiş bulunan teminat mektuplarının iptaline ve müvekkiline iadesine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 200.000,00 TL alacağının da 01/03/2011 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı vekili; 07/07/2009 tarihli taşeron sözleşmesi gereğince davacının sözleşmede yer alan koşullara uygun olarak edimini ifa etmediğini, işin gecikmesine neden olduğunu, 18/01/2011 tarihli yazısı ile (mali yapısının bozulmasını gerekçe göstermek suretiyle) işe devam edemeyeceğini bildirerek 31/12/2010 tarihi itibariyle işin tasfiye edilmesini istediğini, davacının kendisinden kaynaklanan nedenlerle işi yarım bıraktığını ve müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, taşeronun tek taraflı olarak sözleşmenin tasfiyesini talep etmesinin onu sözleşme yükümlülüklerinden muaf hale getirmeyeceğini, ... işinin geçici kabul ile kesin kabulünün henüz yapılmadığını, yapılacak işte eksik ve ayıp olup olmadığı hususunun geçici kabulde belirleneceğini, kaldı ki davacının iddiasının aksine bu aşamada bile birçok eksiğin ortaya çıktığını ve bunların müvekkili tarafından giderilmek zorunda kalındığını, taşeronun kesin hesabının işveren tarafından geçici kabulün yapılarak kesin hesabın onaylanmasından sonra anca yapılabileceğini, davacının müvekkiline borçlu olduğunu, ... işi kapsamındaki sözleşmenin tasfiyesinin söz konusu olmadığını, sözleşmede kesin teminatların iadesi koşullarının 7.maddede düzenlendiğini ancak davacı açısından bu koşulların gerçekleşmediğini, ... işine ilişkin sözleşme kapsamında ise, sözleşme bedelinin 209.840,00 TL olup, müvekkilinin avans ödemesi olarak 42.000,00 TL ödediğini, ayrıca 10 ton demirin davacıya teslim edildiğini, buna göre davacıya toplam 54.700,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, ayrıca davacının talebi üzerine alt taşeronu olan ... şirketine 80.000,00 TL ödeme yapıldığını,   davacı tarafından müvekkiline gönderilen 269.547,40 TL faturanın işin geçici kabulünün yapılmaması nedeniyle iade edildiğini, davacının işi süresinde bitirmediğini, teminatların (teminat senetlerinin) iadesi koşullarının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Birleşen Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2011/521 Esas sayılı dosyasında;<br>Davacı vekili; taraflar arasındaki 07/07/2009 tarihli ...-2 işi ile ilgili düzenlenen taşeron sözleşmesi gereğince müvekkilinin toplam bedeli 325.000,00 TL olan 3 adet teminat mektubu ve 87.000,00 TL bedelli boş teminat senedi verdiğini,   işin 31/12/2010 tarihi itibariyle karşılıklı mutabakat ile tasfiye edildiğini, taraflar arasındaki ... tesis sistemi alt yapı kurulumu tesis işi kapsamında ise  müvekkilinin davalı şirkete toplam bedeli 163.700,00 TL olan 3 adet teminat senedi  verdiğini, bu işin ifa edildiğini, davalı şirketin 30/06/2011 tarihinde teminat mektuplarını nakde çevirdiğini, nakde çevirme sebebiyle teminat mektubunu veren bankanın müvekkilini temerrüde düşürüp, temerrüt faizi işletmeye başladığını, nakde çevirme işleminin iş çevresinde ve bankalarca  duyulduğunu, davalının müvekkiline olan borcunu ödememesi sebebiyle sıkıntı çeken müvekkili şirketin bu nedenle daha zora girdiğini, kredibilitesinin sarsıldığını, icra takibi baskısı altına girdiğini, yeni ihalelere katılmasının mümkün olmadığını, zira ihale aşamasında bankadan mektuplarının nakde çevrildiği bilgisinin karşısına çıktığını, ihalelere katılım için teminat mektubu alamadığını ileri sürerek,  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 200.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili; ... projesi kapsamındaki işin tasfiyesinin davacı tarafından istendiğini, davacının kendisinden kaynaklanan nedenlerle işi yarım bıraktığını, karşılıklı olarak işin tasfiye edildiği hususunun doğru olmadığını, geçici kabul ve kesin kabulün yapılmadığını, yapılan işte bir çok eksiğin ortaya çıktığını, işin yarım bırakılması nedeniyle 3. kişilere yaptırılmak zorunda kalındığını, sözleşme koşullarına göre teminatın iade koşullarının oluşmadığını, ... projesi kapsamında yapılan işin geç bitirildiğini, bu nedenle gecikme cezası talep hakkının bulunduğunu, sözleşmenin 26. maddesi gereğince garanti süresinin 36 ay olduğunu, yine sözleşmenin 12.2 ve 11.2.1 maddesi hükümleri dikkate alındığında iade koşullarının bulunmadığını, davacının sözleşmeye aykırı davrandığını, müvekkilinin teminat mektuplarını nakde çevirmede haksız olmadığını, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını  savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Mahkemece 02/06/2017 tarih ve 2011/420 Esas- 2017/507 Karar sayılı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 10/03/2021 tarih ve 2020/1233 Esas- 2021/246 Karar sayılı kararı ile;  asıl ve birleşen davada davacı vekilinin, asıl davada davalı vekilinin diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Mahkemece Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda; toplanan deliller, Bölge Adliye Mahkemesi kararı doğrultusunda alınan bilirkişi raporları dikkate alındığında ... işi kapsamında taraflar arasında düzenlenen 7 nolu hak edişten sonra iş yapıldığı hususunun ispat edilemediği, bu sebeple hakediş dışında talep edilen 70.000,00 TL tutarında alacağının bulunduğunun davacı tarafından ispat edilemediği, bu nedenle davacının asıl davadaki ... işinden kaynaklanan alacak talebinin yerinde olmadığı, ... işi kapsamında davacının bilirkişi raporuna göre 137.387,40 TL alacağının bulunduğu, ek rapora göre işçilik alacaklarından dolayı davalının 253.798,71 TL tutarında mahsup alacağının bulunduğu,  işçilik alacaklarının ödenmesinde dosyada bulunan Yargıtay bozma ilamları gereğince davalı şirketin sorumlu olduğu, bu sebeple iş sahibi olarak davacının yüklenicinin işçilik alacaklarının ödenmesinden dolayı sorumlu olduğu ve mahsup talebinin yerinde olduğu, davacının alacağından davalının mahsup edilebilecek alacak miktarı mahsup edildiğinde de davacının bakiye alacağının kalmadığı, buna göre ... işi kapsamında da alacak talebinin yerinde olmadığı ,  teminat mektuplarının iadesi ve teminat senetlerinin iadesi hususunda yapılan değerlendirmede, taraflar arasında imzalanan ... işi kapsamındaki sözleşmenin 11.2.1 maddesine göre taahhüdün alt yüklenici tarafından sözleşme ve eklerindeki hükümlere uygun olarak yerine getirilmesi, SGK ve Vergi Dairesi'nden işle ilgili hiç bir borcunun olmadığına dair belge getirilmesi, tüm kesin kabullerin başarıyla tamamlanarak kesin kabul tutanaklarının iş veren kullanıcı ve yüklenici tarafından onaylanması ve alt yüklenicinin bu işten dolayı alt yükleniciye herhangi bir borcun olmadığı tespit edildikten sonra teminatın yarısı alt yükleniciye iade edileceği, geriye kalan yarısının ise işlerinin tamamının garanti süresinin sonunda serbest bırakılacağına ilişkin hüküm bulunduğu, ... işi kapsamında 07/07/2009 tarihli sözleşmenin 7/3 maddesinde işin sözleşme ve eklerine uygun olarak yapılması, geçici kabul ve kesin hesap noksanlarının giderilmesi, malzeme açığı, işçi borcu olmaması ve her türlü nedenle taşeronun borçlu olmaması halinde taşeron kesin hesap hak edişinin yapılmasından sonra banka teminat mektubunun iade edileceğine ilişkin hüküm ile 11. maddesinde TEDAŞ'ça kesin metrajının yapılmasına müteakip taşeronun kesin hesabının yapılacağı, taşeronun SSK ile ilişkisini kesmedikçe ve sigorta teftişi verip SSK borcunun olmadığını belgelemedikçe ve tesisin geçici kabulünün TEDAŞ'ça onaylanmadıkça kesin hesap yapılıp onaylansa bile banka kesin teminat mektubunun iade edilmeyeceği, sözleşme teminatı olarak alınan teminat mektubunun tesisin geçici kabulü onaylandıktan, kesin hesabı yapıldıktan ve taşeronun bütün borçlarını ödedikten sonra iade edileceğine ilişkin hüküm bulunduğu, söz konusu hükümlerde teminatların iade şartlarının düzenlendiği ve her iki iş kapsamında teminatların iade şartlarının gerçekleştiğinin davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle teminatların iade talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle  asıl davanın reddine,  her ne kadar birleşen davada davacı yüklenici tarafından teminat mektuplarının haksız olarak nakde çevrilmesi nedeniyle uğranıldığı iddasıyla maddi ve manevi zararın tazmini talep edilmiş ise de, dosya kapsamında toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve yukarıda teminat mektuplarının iade şartları yönünden gösterilen gerekçeler dikkate alındığında davacı tarafça teminat mektuplarının haksız olarak nakde çevrildiği ve maddi ve manevi zararın varlığı iddiasının ispat edilemediği gerekçesiyle   birleşen davanın  reddine karar verilmiştir. <br>Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda; mahkemece, yargılamaya davalı tarafından sonradan dahil edilen (muvafakatlerinin olmadığı) işçilik alacaklarına bağlı ödemeler sebebiyle alacak talebinin reddine, teminat iade şartları gerçekleşmediğinden bu talebin de reddine ve zararın ispat edilmediğinden bahisle birleşen dosyadaki taleplerinin de reddine karar verildiğini ancak kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu, öncelikle eldeki davada alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, taşeron müvekkili ile  davalı ....AŞ arasında ... ve ... işleri ile ilgili taşeronluk sözleşmeleri  yapıldığını, davalı şirketin ... ile ilgili ara hak edişlerdeki istihkakları çekmesine rağmen, müvekkiline ödeme yapmaması, yapılan ödemelerin de parça parça ve gecikmeli olması, ... işinin yapılması sırasında ihale alıcısı olmasına rağmen, idari kurumlarda gereken işlemleri zamanında yapmaması nedenleri ile müvekkilinin işi 31.12.2010 tarihi itibariyle bırakmak istediğini davalı şirkete beyan ettiğini ve davalının talebi kabul ettiğini, davalının hemen başka bir taşeron olan .... Ltd. Şti.'ye işi verdiğini ve 31.12.2010 tarihinde 7 nolu alt yüklenici (taşeron) hak edişi düzenlendiğini, bu hakedişte 1.969.561,86 TL hakediş belirlendiğini, KDV’si ile birlikte bu imalat toplamının 2.324.083,00 TL tutarında olduğunu, bu hakedişin ... tarafından da kabul edildiğini, kabul sonrası bedelin de davalı şirkete ödendiğini, hakedişteki toplam işin %36,41'sının müvekkili tarafından tamamlandığını ve davalı şirketin bu tutarı ...’tan nakden tahsil etmesine rağmen müvekkilinin payı olan miktarı ödemediğini, Taşeron Sözleşmesi gereğince %5 teminatı olan 98.478,00 TL'yi teminat olarak ayırdıktan sonra, kalan hakedişin 1/2'sini müvekkiline sözleşmede belirtilen gün içerisinde iade etmesi gerekirken, hiçbir ödeme yapılmadığını, davalının bilahare bu işi 3. kişi .... Ltd. Şti'ye verdiğini ve bu  şirketten de 2. kez teminat aldığını,  davalı şirketin müvekkilinin alacaklarını ödemediği gibi, teminat olarak verilen bonolarını da icraya koyduğunu, ayrıca davalının elinde bulunan iade etmediği teminat mektuplarının da paraya çevrildiğini, tarafların ticari defter hesaplarının 31.12.2010 tarihi itibariyle birebir örtüştüğünü, müvekkilinin işi 31.12.2010 tarihi itibariyle bıraktığını, müvekkilinin 2011 yılı defterlerinin kapanış tasdikinin yapıldığını, oysa davalı şirketin 2010, 2011 defterlerinde kapanış tasdikinin olmadığını, davacı şirketin ticari defterleri incelendiğinde, sadece 2012 yılı defterlerinin Ankara 41. Noterliği'nin 14.06.2013 tarih ve 19982 yevmiye sayılı işlemi ile yapıldığını, davalı şirketin ticari defterlerinin kapanış tasdiki yapılmadığından bu defterlerin davalı şirket lehine delil olamayacağını, bilirkişinin bu durumu dikkate almadan rapor düzenlediğini, davalının amacının ticari defterlerinde sonradan istediği gibi düzeltme yapmak olduğunu, zaten ticari defterlerinde usulsüz birçok kaydın sonradan yapıldığını, bu değişikliklerin davalı şirket tarafından tek taraflı olarak yapıldığını, davalı şirketin müvekkili aleyhine kestiği faturaların müvekkiline gönderilmediğini ve faturaların müvekkiline resmi olarak tebliğ edilmediğinin de bu kayıtlardan açıkça görüleceğini, davalı şirket tarafından sonradan kesilip kendi ticari defterlerine işlenen bu faturaların, 31.12.2010 tarihinde işi bırakan müvekkilinin, işi bırakmasından 1-2 yıl sonra tanzim edilmesi ve bu faturaların bilirkişiler tarafından dikkate alınarak hesaplama yapılmasının başlı başına hatalı bir uygulama olduğunu, davalı şirketin ticari defterlerinin kendi lehine delil dahi olamayacakken, bilirkişilerin hatalı olarak bu defterleri dikkate aldığını ve müvekkili aleyhine rapor düzenlendiğini, davalının savunmalarında, ... işinde sonradan hatalar çıktığını ve eksiklerin sonradan tamamlandığını beyan ettiğini, bu beyanların da gerçek dışı olduğunu, davalının keyfi cezalar uyguladığını ve buna ilişkin sonradan tek taraflı kestiği faturaların usulsüz defterlerine işlendiğini, 31.12.2010 tarihinde ...’a teslim edilen işler nedeniyle yapılan imalatların, ... tarafından teslim aldıktan hemen sonra elektrik verildiğini ve kullanıma açıldığını, bu imalatlarda herhangi bir eksiklik olsa ...'ın bu konuda hakediş düzenlemeyeceğini, bu hakediş ile ilgili gerekli kontrollerin yapıldığını, onay verildiğini ve bedelinin davalı şirkete ödendiğini, kaldı ki imalatlarda sonradan ortaya çıkan bir arıza olsaydı, ...'ın bu konuda tutanak tutup, yazılı bildirimde bulunacağını  ve imalatın düzeltilmesini talep edeceğini, konu ile ilgili mahkemece ...’a müzekkere yazıldığını ve gelen cevaplarda herhangi bir ceza uygulamasına rastlanmadığını, mahkemece 09.03.2016 tarihli müzekkere ile ... A.Ş.’ye müzekkere yazıldığını ve 7 adet iş için ayrıntılı bilgi verilmesinin istenildiğini ancak ilgili şirketçe mahkeme tarafından istenilen bilgi ve belgeler ile ilgili; davalı ... Elektrik Şirketi'ne 2010, 2011 ve 2012 yıllarına ait cari hesap ödeme tablosunu, ...-II (İAY-VII) YG(OG)-AG Elektrik Tesisi’ne ait kesin kabul tutanağını (ekinde bununla ilgili bilgiler ve tesiste herhangi bir eksiklik olmadığına dair belgeyi gönderdiğini), ...-I(İAY-VI+Ümraniye II) YG(OG)-AG Elektrik Tesisi’ne ait kesin kabul tutanağını (ekinde bununla ilgili bilgiler ve tesiste herhangi bir eksiklik olmadığına dair belgeyi gönderdiğini), ...-I(İAY-VI+Ümraniye II) YG(OG)-AG Elektrik Tesisi’ne ait geçici kabul tutanağını (ekinde bununla ilgili bilgiler ve tesisin herhangi bir gecikmesinin olmadığına ve süre uzatımı süresi içinde tamamlandığına (eksik bir kısım işin de 9.570 dolar tuttuğunu ve tamamlanması gerektiğine dair) dair 29.12.2011 tarihli belgeyi gönderdiğini), ...-II(İAY-VII) YG(OG)-AG Elektrik Tesisi’ne ait geçici kabul tutanağını (ekinde bununla ilgili bilgiler ve tesisin herhangi bir gecikmesinin olmadığına ve süre uzatımı süresi içinde tamamlandığına dair 27.12.2011 tarihli belgeyi gönderdiğini) gönderdiğini ancak mahkemece istenilen diğer bilgi ve belgelerin muhatap şirketçe gönderilmediğini, eksik hususlar tamamlanmadan mahkemece verilen kararın da eksik ve hatalı olduğunu, ... işinin doğru yapılıp yapılmadığı, işin eksik yönlerinin olup olmadığı, davalı şirketin kendi tasdiksiz ticari defterlerinde kendisi lehine kesip işlediği faturaların nasıl geçerli kabul edilebileceği, taraflar arasındaki işin davacı şirkete yükletilebilecek bir kusurun olup olmadığı netleşmeden bu şekilde eksik incelemeler ile karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, bununla birlikte her ne kadar ilgili kök ve ek raporlarında ... işi ile ilgili olarak davacının alacaklı olduğu değerlendirmesi yapılmış olsa da, mahkemece işçi alacaklarının mahsup edilmesinin hukuka aykırı nitelikte olup, mahkeme ilamlarına dayalı icra ödemelerinde davacı müvekkilinin taraf olmadığını, dolayısıyla ilgili ödemelerin müvekkili bakiyesinden düşülmesinin de mümkün olmadığını, bir an için aksi düşünülse dahi tüm bedellerin müvekkiline yansıtılmasının ve mahsuba konu edilmesinin de hukuka aykırı olacağını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>Asıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan  teminat mektuplarının iadesi, teminat senetlerinin iptali ve iadesi ile alacak, birleşen dava maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>Dairemizin 19/06/2023 tarih ve 2023/675 Esas- 2023/725 Karar sayılı geri çevirme kararı gereğince, mahkemece asıl ve birleşen davada davacı tarafından yatırılması gereken eksik istinaf karar harcı ile istinaf kanun yoluna başvurma harcı ikmal edilerek, dosya istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiştir.<br>İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamından, taraflar arasında \"İhale Makamınca 31.12.2008 tarih ve TEDNRP-WB-01 referanslı sözleşme (Yürürlük Tarihi 23.01.2009) ile Yüklenici' ye ihale edilen Türkiye Elektrik Dağıtım Şebekesi İyileştirme Projesi 2. Safha 1. Grup Paket-6 ...-II (İAY VI AG-OG Elektrik Tesisi Montaj + Demontaj + Demontajdan-Montaj + İnşaat işlerinin; ihale makamı ile yüklenici arasında imzalanan sözleşme şartlarına, sözleşme ekindeki teklif koşullarına, özel şartnameye, genel teknik ve montaj şartnamesine, iş programına, tüm proje, resim ve dökümanlarına, fen ve nefaset kaidelerine uygun olarak Teklif  Birim  Fiyat  esasına göre Taşeron tarafından yapılması İşi\"ni konu alan  07.07.2009 tarihli ve \"İşveren/ İhale makamı sıfatıyla ... ...A.Ş.'ye karşı (... ve Kullanıcı arasında imzalanmış olan Ana Sözleşme ve ... ...A.Ş. ile ... ... San. Tic. İnş. Ve Taahhüt Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşme çerçevesinde) ... ... A.Ş. olarak yapımı taahhüt edilen ... Telsiz Sistemi için 11 (onbir ) adet il sınırları içerisinde ... Telsiz Sistemi Altyapı Kurulumu İşinin Afyonkarahisar il sınırları içerisindeki işlerinin tamamlanması\"nı konu alan 22/11/2010 tarihli eser sözleşmelerinin imzalandığı ihtilafsız olup, taraf beyanları ve dosya kapsamından ... işi kapsamındaki sözleşmenin iş tamamlanmadan 31/12/2010 tarihi itibariyle tasfiye edildiği,  tasfiyeden sonra işin davalı tarafından dava dışı 3.kişiye verildiği ve işin tamamlanarak  işin geçici ve kesin kabullerinin dava dışı idare ile yapıldığı, ... sözleşmesi kapsamındaki işin de tamamlandığı ve geçici ve kesin kabullerinin de dava dışı idare ile yüklenici arasında yapılmış olduğu anlaşılmıştır.<br>Taraflar arasındaki 07/07/2009 tarihli sözleşmenin \"Kesin Teminat İadesi\" başlıklı 7.maddesinin 3. Fıkrasında,  işin sözleşme ve eklerine uygun olarak yapılması, geçici kabul ve kesin hesap noksanlarının giderilmesi, malzeme açığı, işçi borcu, SSK prim borcu olmaması ve her türlü nedenle taşeronun borçlu olmaması halinde taşeron kesin hesap hakedişinin yapılmasından sonra banka teminat mektubunun iade edileceği, ayrıca işin sözleşme ve eklerine uygun olarak yapılmaması, geçici kabul noksanlarının giderilmemesi, malzeme açığı, işçi borcu, SSK prim borcu olması, işin yapılması sırasında meydana gelen zarar-ziyan bedeli, doğabilecek iş kazaları veya 3.kişilere verilecek zararlar nedeniyle hak sahiplerinin talep edebileceği maddi ve manevi tazminat bedelleri, ihale makamı veya yüklenicinin verdiği malzeme ve demirbaşlardaki kayıp, hasar ve her türlü nedenle taşeronun borçlu olması halinde, bu teminat mektubunun nakde çevrilerek borcun tahsil edileceği ve varsa kalanının iade edileceği, kati teminat mektubunun borcu karşılamaması halinde kalan borcun kanuni yollarla tahsil edileceği düzenlenmiştir. <br>\tYine taraflar arasındaki 22/11/2010 tarihli sözleşmenin \"Kesin Teminatın Geri Verilmesi\" başlıklı 11.2.1 maddesinde, taahhüdün, alt-altyüklenici tarafından sözleşme ve eklerindeki hükümlere uygun olarak yerine getirilmesi, Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan ve Vergi Dairesi'nden işle ilgili hiçbir borcu olmadığına dair belge getirilmesi, tüm kesin kabullerin başarı ile tamamlanarak kesin kabul tutanaklarının işveren, kullanıcı ve yüklenici tarafından onaylanması ve alt- altyüklenicinin bu işten dolayı altyükleniciye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra teminatın yarısının alt- altyükleniciye iade edileceği, geriye kalan yarısının ise işlerin tamamının garanti süresinin sonunda serbest bırakılacağı,  sözleşmenin \" Ödeme yeri Ve Şartları\" başlıklı 12. maddesinde ise, alt- altyüklenicinin hakedişinin ana sözleşmeye göre geçici kabulünün yapılması halinde  yapılan iş kalemlerine göre sözleşme eki birim fiyatlar  üzerinden düzenlenecek ve kesin kabul onayına kadar sözleşme birim fiyatlarıyla  bulunan bedelin % 10'u nakit,%10'uda teminat senedi şeklinde tutulacağı,  aynı sözleşmenin \"Garanti\" başlıklı 26.2.maddesinde ise, alt- altyüklenici tarafından taahhüt edilen tüm işlerin kesin kabul tutanağının işveren ve kullanıcı tarafından imzalandığı tarihten itibaren 36 ay süreyle alt- altyüklenici garantisi altında olduğu, ana sözleşmede düzenlenmiş bulunan tüm garanti şartlarının alt- altyüklenici hakkında da geçerli olacağı düzenlenmiştir. \t<br>Eser sözleşmesi taraflara karşılıklı haklar ve borçlar yükleyen bir işgörme akdîdir. Yüklenici işi fen ve sanat kurallarına ve amaca uygun olarak imal edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibi de kararlaştırılan bedeli ödemekle mükelleftirler.Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi  varsa işin sözleşmedeki yüklenici tarafından yapılarak tamamlandığının kabulü gerekir. Ancak sözleşmenin ifası sırasında tasfiye veya fesih söz konusu ise, tasfiye ve fesihten sonra yüklenici tarafından işe devam edildiği iddiası durumunda ispat yükü yüklenicidedir (          Yargıtay  (kapatılan)15. Hukuk Dairesi'nin 16/03/2017 tarih ve 2016/3073 Esas-2017/1156 Karar sayılı ilamı). <br>Yine, yerleşik içtihatlarda da kabul edildiği gibi,  sözleşmede kararlaştırılan hükümlerle birlikte tarafların serbest iradesi ile sözleşme tasfiye edilmiş ise veya edim geçici ve kesin kabul işlemleri tamamlanmışsa sözleşme kapsamında alınan teminatların iadesi talebinin  de  sözleşme hükümleri dikkate alınarak incelenip değerlendirilmesi gerekir. <br>Somut olayda, 07/07/2009 tarihli ...  sözleşmesi kapsamındaki iş, işin  devamı sırasında 31/12/2010 tarihi itibariyle tasfiye edilmiş olmakla, bu sözleşme kapsamında verilen üç adet  teminat mektubu  ile teminat senedinden oluştuğu belirtilen teminatların iadesi talebinin ve yine taraflar arasındaki 22/11/2010 tarihli  JUEMUS sözleşmesi kapsamındaki işin tamamlanarak geçici ve kesin kabullerinin yapıldığı anlaşılmış olmakla, bu sözleşme kapsamında verildiği belirtilen teminat senetleri yönünden sözleşmedeki teminatların iadesine ilişkin hükümler değerlendirilerek, gerektiğinde iadesi talep edilen teminatlar yönünden ibrazı gereken belge varsa sunulması için davacıya süre verilerek  ve davacının bakiye alacağı ile bu alacaktan mahsubu gereken kalemler yönünden (işçi alacakları) inceleme yapılarak, bu sözleşme kapsamında verilen teminat bonoların davacı vekilince icra konulduğu iddia edilmiş olmakla, bu hususun da araştırılarak sonucuna göre ve dava tarihi itibariyle davacının talep ettiği alacak kalemleri yönünden dava tarihi itibariyle dava açılmasına sebebiyet verme başka bir anlatımla davalının davaya karşı çıkmakta haklı olup olmadığı durumu değerlendirilerek, yargılama giderlerinin buna göre tespiti ile hüküm altına alınması, asıl davada tespit edilen bu hususlar kapsamında birleşen dava yönünden da inceleme ve değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, Dairemizce verilen kaldırma kararında asıl davadaki ... işinin tasfiye edildiği belirtilmesine rağmen bu husus gözetilmeden ve ... işi yönünden dava tarihinden sonra işin geçici ve kesin kabulünün yapıldığından  usul ekonomisi gereği taraflar arasındaki sözleşmelerdeki tarafların hak ve yükümlülüklerin sonlandırılması gerektiği dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde  karar verilmesi hatalı olmuştur. <br>\tMahkemece yapılması gereken, yukarıda açıklanan ilkeler kapsamında, ... işine ilişkin sözleşmenin dava tarihinden önce tasfiye edildiği, ... işinin ise geçici ve kesin kabullerinin yapıldığı dikkate alınarak ve asıl ve birleşen davadaki talep kalemleri ve buna ilişkin taraf delilleri de değerlendirilecek şekilde hükme esas alınan bilirkişi raporunu düzenleyen heyetten ek rapor alınarak ve dava tarihi itibariyle tarafların haklılık durumu değerlendirilerek bir karar verilmesidir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\t\t\t\t\t\t\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>    <br>\t1-Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,<br>\t<br>\t2-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/02/2023 tarih ve 2021/234 Esas- 2023/111 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,<br>\t3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın   ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t<br>\t4-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yatırılan 179,90 TL + 269,85 TL olmak üzere toplam 449,75‬ TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, <br>\t5-İstinaf talep eden asıl ve birleşen davada davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçları ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 18/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.    \t  \t<br> <br>Başkan <br> e-imzalıdır<br> <br>Üye<br>e-imzalıdır <br><br>Üye <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip <br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br> <br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e0ba119adcb5034","SID":"1e10a18288d134b9"}}