{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1641 <br>KARAR NO: 2023/1445<br>KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/09/2023 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2022/616 Esas (Derdest)<br>TALEP: İhtiyati Tedbir<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir isteyen davalı/birleşen dosya davacısı ... Ticaret Limited Şirketi vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davalı/birleşen dosya davacısı vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin tüm iyi niyetli girişimlerine rağmen karşı yanın 8 adet makinenin teslimini gerçekleştirmemesi nedeni ile teslim edileceğine güvenerek ifa beklentisi içerisinde olduğunu, müvekkili şirketin uğradığı zararın her gün arttığını, karşı yan tarafından söz konusu makinelerin üçüncü bir kişiye devredilerek müvekkili şirketin ekonomik olarak zarara uğramasının son derece olağan olduğunu, uyuşmazlık konusu makinelerin tescile veya sicile kayıt yapılmasının zaruri olmayan ekipmanlar olduğundan karşı yanın ekipmanların 3. Kişilere devir işleminin gerçekleştirmesinin çok muhtemel olduğunu bu nedenlerle uyuşmazlık konusu makinelerin 3. Kişilere devrinin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ayrıca icra dosyasında yatırmış oldukları depo bedeli üzerindeki tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, \"Somut olayda ,birleşen dosya davacısı vekili ,uyuşmazlık konusu makinelerin 3. Kişilere devrinin engellenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ayrıca icra dosyasında yatırmış oldukları depo bedeli üzerindeki tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini  talep etmiş ise de ; ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup birleşen dosya davacısı vekili tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeler somut delil kabul edilip haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uymaması ve bilirkişi raporunun takdiri delil olması nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davalı/ birleşen dosya davacısı ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından malları teslim ettiği iddiasının ispatına yönelik hiçbir delil sunulmamış ve bu hususun bilirkişi raporu ile de tespit edilmiş olup bu halde talebi doğrultusunda tedbir kararı verilmemesi ve davalı şirkete teslim edilmeyen malların bedelinin ihtiyati haciz/tedbir ile icra dosyasına depo edilen bedel üzerindeki tedbirin devamı açıkça hukuka aykırı olduğunu, ihtilafın fatura üzerinden değerlendirilmesi yerleşik yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, somut durumda fatura konusu malların teslim edilmediğine yönelik beyanlarımız karşısında davacının fatura konusu malları teslim ettiğini ispat edememiş olduğu incelenerek davacının malların teslimine yönelik hiçbir delil sunmadığı evveliyatla değerlendirilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki akrabalık ilişkisine güvenilerek süregelen ticari ilişkilerde ve yapılan ticari alım satım işlemlerinde yazılı olarak herhangi bir sözleşme akdedilmediğini, huzurdaki davada tespit konusu makinelerin alım satımına ilişkin de taraflar arasında yazılı bir sözleşme akdedilmemiş ve 10 adet makinenin davalı şirketin adresine teslimi akabinde ödeme yapılacağı hususunda mutabık kalındığının düzenlendiğini, nitekim karşı tarafça faturanın düzenlenmesi de taraflar arasındaki hukuki işlem kurulduğuna ilişkin yazılı delil olup toplamda 8 adet makine ( bundan böyle \"ekipman\" veya \"araçlar\" olarak anılacaktır.) davalı şirket'e teslim edilmediğini, makinelerin teslimine ilişkin davacı yana birçok kere ihtarname keşide edilmiş olsa da taraflarına makinelerin tesliminin gerçekleştirilmediğini; davacı tarafından makinelerin teslim edildiği yönünde farazi savunmalarda bulunulduğunu, davacı tarafından herhangi bir delil sunulmamasına rağmen aleyhimize verilen ihtiyati haciz/tedbir kararının dayanağının bulunmadığı ve hukukçu bilirkişinin de bulunduğu heyet bilirkişi raporunda davacının mallarının teslimine dair hiçbir delil sunmadığı açıkça tespit edildiğini, dosya kapsamında davacı tarafından malların teslim edildiğine ilişkin hiçbir delil sunulmamasına rağmen aleyhine verilen tedbir kaldırılmaması ve tedbir talebine yönelik red kararı verilmesinin maddi ve hukuki açıdan izahı mümkün olmayıp yerel mahkemenin mevcut kararı kaldırılması gerektiğini davalı, ticari faaliyetini gerçekleştirmesi için gerekli makineler yıllardır davacının uhdesinde bulunduğunu, bu çerçevede davalının mağduriyetinin açık olduğunu, davacı tarafından malların teslim edildiğine ilişkin sunulmuş hiçbir delil bulunmadığını, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin gösterilen gerekçenin yerinde olmadığını, gerekçeli kararda bilirkişi raporunun takdiri delil olduğu belirtilmiş ise de dosya kapsamından görüleceği üzere davacı tarafından malların teslim edildiğine ilişkin hiçbir delil sunulmamış olup icra dosyasına depo etmiş olduğumuz bedel üzerinde bulunan tedbirin kaldırılması elzem olup davacı tarafından söz konusu malların teslim edildiği iddia edilmesine rağmen teslime ilişkin hiçbir delil sunmadığı gerçeği karşısında davalı tarafından söz konusu makine bedellerinin depo edilmiş olmasının ve bu durumun devamının ne şekilde bir hukuki yarar barındırdığı anlaşılamadığı gibi bu durumun mantıki veya hukuki bir açıklaması da bulunmamakla depo etmiş olunan paranın davalı şirketin ticari faaliyetlerini devam ettirebilmesi için gerekli bir meblağ olduğunu, beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davacı lehine verilen ihtiyati hacze istinaden depo edilen bedel üzerinde bulunan ihtiyati haczin kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep,  aynen ifa istemli açılan davada dava konusu makinelerin devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.İhtiyati tedbir isteyen davalı/birleşen dosya davacısı, satış sözleşmesine konu makinelerin teslim edilmediği iddiasıyla açtığı makinelerin teslimi davasında  dava konusu makinelerin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.İhtiyati tedbir isteyen davalı/birleşen dosya davacısı tarafından, eldeki dava dosyası ile birleşen Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/829 Esas sayılı dosyasında, dava dilekçesi ile aynen teslimini talep ettiği makinelerin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ve 11/10/2022 ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 29/12/2022 Tarih ve 2022/2427 E.- 2022/1873 K. Sayılı kararı ile ihtiyati tedbir talep eden davacı  vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.İhtiyati tedbir talep eden davalı/birleşen dosya davacısı vekili bilirkişi raporuna karşı beyanlar ve itirazların sunulması konulu dilekçesi ile tekrar uyuşmazlık konusu makinelerin 3. Kişiye devrinin engellemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.İhtiyati tedbir talep eden davalı/birleşen dosya davacısının dayandığı noter tespiti, haciz tutanağı ve davacı/birleşen dosya davalısı şirket yetkilisinin beyanları, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/829 Esas sayılı dosyasında verilen 11/10/2022 tarihli ara karar ile davalı/birleşen dosya davacısının ihtiyati tedbir talebini reddettiği aşamasında dosyada mevcut olup, mahkemece bu hususlar değerlendirilerek ihtiyati tedbir talebi reddedilmiş ve bu karara karşı istinaf başvurusu da reddedilmiş olup, ihtiyati tedbirin reddedilmesine ilişkin karar bu yönlerden kesinleşmiş durumdadır. Dolayısıyla kesinleşen ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara karadan önceki durum ve koşullar hakkında yeniden değerlendirme yapılarak ihtiyati tedbirin koşullarının bulunup bulunmadığı istinaf aşamasında incelenemez. Elbetteki yeni bir hukuki sebebe dayanarak veya Kanunun yeni delil sunulmasına icazet verdiği durumlarda yeni delil ibrazı ile tekrar ihtiyati haciz talep edilmesi mümkündür. Bilirkişi raporu da bu kapsamdadır. Ancak davada, mahkemece taraf vekillerinin itirazlarını karşılar nitelikte ve birleşen dosya yönünden de değerlendirme yapılarak ek rapor tanzimi için dosyanın bilirkişi kuruluna tevdine karar verilmiş olup, bu haliyle alınan kök bilirkişi raporu yaklaşık ispat bakımından yeterli değildir. Bu haliyle söz konusu bilirkişi raporu mahkemenin kanaatini değiştirmeye elverişli yeni bir delil veya başka bir hukuki sebep niteliğinde değildir. Bu nedenle, dosyanın bulunduğu aşama ve geçirdiği safahat nazara alındığında şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine dair mahkeme kararında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı lehine verilen ihtiyati hacze istinaden depo edilen bedel üzerinde bulunan ihtiyati haczin kaldırılması talep edilmiş ise de, ihtiyati haczin teminata kaydırılmasına ilişkin kararlar ile durum ve koşulların değişmesi sebebine dayalı ihtiyati haczin kaldırılması istemleri hakkında verilen kararlara karşı istinaf yasa yolu açık olmayıp, ihtiyati hacze itiraz niteliğinde olmayan istemin bu aşamada incelenmesi mümkün değildir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir isteyen davalı/birleşen dosya davacısı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati tedbir isteyen davalı/birleşen dosya davacısı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf karar harcı İhtiyati tedbir isteyen davalı/birleşen dosya davacısı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir isteyen davalı/birleşen dosya davacısı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 21/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cca4c6aca12c2c8c","SID":"fc953cabbbac878f"}}