{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1782 <br>KARAR NO: 2023/1330<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/04/2019<br>NUMARASI: 2015/354 Esas -  2019/356 Karar<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/11/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin temsilcisi olduğu şirketin nakit ihtiyaçları için ... Bankası A.Ş.'ne ticari kredi başvurusunda bulunduğunu, kredi kayıtlarında şirket sahibi- ortak temsilci- ... hakkında sorunlu kredi kaydı mevcut olduğu ileri sürülerek kredi başvurusunun olumsuz olduğu şeklinde şifahen açıklamada bulunarak kredi talebinin reddedildiğini, talep edilen TBB Risk Merkezi raporunda ... T.A.Ş./Levent Çarşı Şubesi nezdinde \"tasfiye olunacak kredi\" türü ile ödenmemiş bir kredi borcunun görüldüğünün bildirildiğini, ilgili şubece de kredi sicilini olumsuz etkileyecek bir borcun olmadığının bildirildiğini, hatalı kaydın tamamen davalı bankanın kusurunun bir sonucu olduğunu, bu hatalı kaydın davacının mağduriyetine neden olduğunu, ticari kredi başvuru taleplerinin reddedildiğini, davalı bankanın özensiz ve kusurlu davranışı nedeniyle tek ortağı olduğu şirketin kredi kullanımı üzerine planlanan ticari işlerinin aksadığını ve manevi olarak zarara uğradığını, kredi alamamış algısıyla alınmak durumunda kalmanın davacı yönünden kişilik haklarına yönelik ağır bir saldırı anlamına geldiğini, tüm bu olaylarda açık bir şekilde bankanın sisteminden kaynaklanan kusur ve sorumluluğunun mevcut olduğunu, müvekkilini 3.kişiler karşısında küçük düşüren, şirketin ünvanını lekeleyen hatalı bankacılık işlemleri ile müvekkilinin kişilik haklarına yaptığı haksız saldırı sonucu davacının uğradığı manevi zararlar nedeniyle 50.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Kayseri/Erciyes Şubesinin eski müşterisi olduğunu ve 2009 yılına kadar mevduat hesaplarının çalıştığı ve şimdi pasif durumda olduğunu, kredi kartı nedeniyle 26/05/2008 tarihinde hakkında 2.095,76-TL üzerinden kanuni takip yapıldığını ve dosya borcunun 30/03/2009 tarihinde kapatıldığını, uygulamada takip nedeniyle risk bildirimlerinin KKB'na yapıldığını ve bildirimlerinin 5 yıl sonra kayıtlardan silindiğini, bu kayıtların silinmiş olsa dahi bankaların bunu öğrenebildiklerini ve buna göre kredi değerlendirmesi yaptıklarını, bu bağlamda bankanın, davacının ticari itibarını zedelemiş olması ihtimalinin söz konusu olmadığını, ihtarname ve icra dosyasının davacının bir dönem riskli bir müşteri olduğunu kanıtladığını ve bankanın kusurunun bulunmadığını, ayrıca bankadaki mevduat hesapları üzerine 2011-2013 yılları arasında Mimar Sinan Vergi Dairesi tarafından e-haciz gönderildiğini ve durumun davacının kredibilitesinin düşük olduğunun açık bir göstergesi olduğunu, bankanın davacı adına hatalı bir kayıt oluşturmadığını ve basiretli bir tacir olarak üzerine düşen sorumluluklarını yerine getirdiğini ve TBB KKB'daki kayıtların doğru olduğunu ve neticede ... Bankası bir dönem davacıyı riskli müşteri olarak değerlendirildiğini, ayrıca davacının sahibi olduğu ... Tic. Ltd. Şti.'nin kredibilitesinin de değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davacının kredi talebinin ilgili bankaca red edilmiş olmasından davalı bankanın bir hata ya da kusurunun bulunmadığını beyan ederek haksız ve yersiz davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı tarafından kendisinin ve sahibi işletmenin kredi başvurularının, davalı tarafından Kredi Kayıt Bürosu'na yapılan haksız bildirim nedeniyle reddedildiğinden bahisle manevi tazminat talep edilmiş ise de, davacı hakkında davalı banka tarafından kredi kartı borcuna dayalı olarak Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı takip sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacının takip sonrası 30/03/2009 tarihinde takip borcunu ödediği ve dosyanın kapatıldığı, ilk aşamada takipteki borcun davalı tarafından Merkez Bankası'na bildirdiği, davacının 2014 yılı Nisan ayında ... Bankası'na yaptığı kredi başvurusunun limit yetersizliği nedeniyle reddedildiği, aynı yıl Eylül, Ekim, Kasım aylarında yaptığı başvuruların ise olumsuz istihbarat kaydı nedeniyle önce reddediliği, ancak daha sonra 2015 yılı içerisinde onaylandıkları,  davacının risk raporunda davalı banka dışında başkaca bankaların da risk kayıtlarının mevcut olduğu tespit edilmekle birlikte, davalı banka tarafından kaydın borcun kapatılması sonrası silinmemesi haksız olmakla birlikte, ilk bildirimin hukuka uygun olduğu, davacının başka bankalar nezdinde risk kayıtlarının bulunduğu tespiti karşısında, ... bakasına 2014 yılında yapılan başvuruların reddedilme nedeninin hangi risk raporundan kaynaklandığının tespitinin mümkün olmadığı, öte yandan bildirimin silinmemiş olmasının tek başına manevi tazminat koşullarının oluşmasına neden olamayacağı, davacının manevi zararını ispat etmesi gerektiği, davacı tanığının beyanlarının manevi zararı ispata yeterli olmadığı anlaşılmakla davanın reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı ... Bankası A.Ş.'nin 24/04/2015 tarihli cevabi yazısında belirtildiği üzere, müvekkilinin kredi talebinin ... Bankası A.Ş. tarafından reddinin sebebi olarak \"başka banka istihbarat olumsuzluğu\" olarak gösterildiğini, davalı bankaca müvekkilinin kayıtlarının yanlış tutulduğunu, olumsuz bir istihbarat olarak diğer bankaların da değerlendirebildiği bir veri olarak saklandığını, kredi sicili olumsuz hale gelen müvekkilinin bu nedenle kredi kullanamadığını, müvekkilinin gerek şahsının, gerekse ... Ltd. Şti'nin mali durumu gayet iyiyken böyle bir durumla karşılaşılarak sosyal anlamda sorunlar yaşanmasının müvekkili açısından son derece yıkıcı olduğunu, kullanılmak istenen kredinin işlerin iyi gittiği bir dönem sonrası şirketin maddi durumun ve ülkenin ekonomik durumunun avantajlı olduğu bir dönemde karlı yatırımlar yapabilmek amaçlı talep edildiğini, müvekkilinin yıllarca çalışıp bu noktaya getirdiği şirketinin tam anlamıyla başarılı olabilmesi için kredi talebinde bulunduğunu, müvekkilinin bir bankadan kredi kullandığı ve o krediyi ödemediği iddiası ile girilen yanlış bir kaydın şahsını ve ticari hayatını etkilediğini, söz konusu zararın davalı bankanın neden olduğunu, bu hususun da dosya içerisindeki bilirkişi raporunda tespit edildiğini, müvekkilinin ticari itibarını sarsan bu hatanın davalı banka çalışanlarınca haksız şekilde KKB'ye bildirim yapılması sonucu ortaya çıktığını, bu yüzden davalı bankanın zararın ortaya çıkışında kusurlu olduğunun açık olduğunu, müvekkilinin bu yanlış bildirimin yapılmasından sonra kredi kartı, kredi vb. ödemelerde sorun yaşamasının bu davanın konusu olmadığını, davalı bankaca kaydın icra takibine konu edilen borç ödendikten sonra silinmemesinin haksız olduğunu, müvekkili şirketin borçlarını ödeyip yeni yatırımlar yapabilmesi için gerekli olan kredinin verilmesine bu kaydın varlığının engel olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini, müvekkilinin ticari itibarını zedeleyerek manevi kişiliğini yaralamış olan davalı aleyhine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmadığı ve istinafa cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. <br>GEREKÇE: Dava; davalı bankanın davacı hakkında risk merkezine verilen bilgi nedeniyle dava dışı bankaya yaptığı kredi başvurusunun reddedildiği gerekçesiyle manevi tazminat istemine ilişkindir.  İlk derece mahkemesince  davanın reddine karar verilmiş, karar  davacı  vekilince istinaf  edilmiştir.Davacının davalı bankanın Kayseri/Erciyes şubesinin 2006-2009 yıllarında  mevduat ve çek senet müşterisi olduğu, bankadan aldığı kredi kartını kullandığı, kredi kartından kaynaklanan alacak nedeniyle davalı bankanın davacı hakkında 25/04/2008 tarihinde ihtarname keşide ettiği, 26/05/2008 tarihinde  2.095,76 TL alacağın tahsili için icra takibine girişildiği, dosya borcunun 30/03/2019 tarihine kapatıldığı, yine davacı hakkında 2011 ve 2013 yılında vergi dairesince 5 adet e-haciz ihbarnamesinin bankaya gönderildiği, davalı banka genel müdürlüğü ilgili birimlerince  yasal mevzuat gereği durumun merkez bankası risk santralizasyon merkezine bildirildiği anlaşılmaktadır. 2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı yasa gereği bankalar birliği nezdinde risk merkezi kurularak  bu merkezin işlemleri vekaleten ... A.Ş. Tarafından yürütülmekte ve Merkez bankasındaki veriler  bu merkeze aktarılmaktadır. 28/01/2009 tarihli resmi gazetede yayınlanan 5834 sayılı yasa ile ödeme tarihi bu kanunun yürürlüğe girmeden önce olup da kullandığı nakdi ve gayri nakdi kredinin ödemelerini aksatan gerçek ve tüzel kişilerin.... Bu kanunun yürürlüğe girdikten önce veya bu kanunun yürürlüğe girdikten sonra 6 ay içerisinde ödenmesi veya yeniden yapılandırılması halinde Merkez Bankasında tutulan kayıtların silineceği şeklinde düzenleme yapılmıştır.Somut olayda  davacının 30/03/2009 tarihinde kayda esas borcu ödemiş olmasına rağmen anılan mevzuat uyarınca  durumun Merkez Bankası Risk Santralizasyon Merkezine davalı bankaca bildirilmediği, bahsi geçen kaydın 19/03/2018 tarihli kredi kayıt bürosu yazısına göre yasıl mevzuat gereği 2017 yılında risk merkezi kayıtlarından silindiği, bu konuda davalı bankanın kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf dava dışı ... Ltd. Şti.'nin ihtiyacı için 2014 yılı Eylül, Ekim ve Aralık aylarında dava dışı ... Bankası'na başvurduğunu, ancak ...'ın yukarıda özetlenen bildirimi gereği kendisine kredi verilmeyerek itibarının zedelendiğini, borçlarını ödeyemediğini ileri sürmektedir. Dosyaya toplanan deliller ile; davacı hakkındaki bildirim her ne kadar ... Levent/Çarşı Şubesi'nin bildirimi bulunduğu şeklinde kayıt gelmiş ise de davacının bu şube ile ilişkisinin bulunmadığı, bahsi geçen kaydın az yukarıda açıklanan Kayseri/Erciyes şubesine ait kayıt olduğu anlaşılmaktadır. Yine dosyaya toplanan delillerden davacının ... Bankası dışında ..., ..., ... Bankası, ... Bankası şubelerinden değişik adlarda krediler kullandığı belirlenmiştir. Yine davacının dava dışı  ... Bankası'ndan 2015 yılında 5 adet krediye başvurmuş, bu kredilerden 3 adedi davacıya kullandırılmış, 2 adedinin ise teminat yetersizliği gerekçesi ile reddedildiği anlaşılmıştır. Davacının iddiası 2014 yılında başvurusunu yaptığı 3 adet kredinin risk merkezindeki kayıt nedeniyle onaylanmadığı yönündedir. Dava dışı ... Bankası'nın mahkemeye gönderdiği cevabi yazısına göre; sözlü olarak yapılan taleplere karşın sadece isim verilmeden \"istihbarat sisteminde başka banka, istihbarat olumsuzluğu\" ileri sürülerek olumsuz yanıt verildiği, bunun bir ön araştırma olduğu, sonraki cevabında ise; 29/04/2014 tarihli başvurunun davacının \"mevcut kredi limitlerinin yeterli görülmemesi\" nedeniyle reddedildiği, \"başka banka istihbarat olumsuzluğunun\" gerekçe olarak gösterilmediği ve davacı ... ile ilgili davalı ... A.Ş.'ye ait kayıttan söz edilmediği anlaşılmaktadır. Yine dava dışı bankanın davacı talebini bu kayıt gerekçesi ile reddettiği sözlü olarak beyan edilmiş olsa dahi uygulamada bu borcun ödendiğini gösterir belge alınarak ilgili bankaya sunulabileceği, durumun bu şekilde anlatılabileceği, bahsi geçen kaydın davacının ... Bankası ve diğer bankalarda olan ilişkilerini etkilemediği, ticari itibarını zedelemediği ve bir itibar kaybına yol açmadığı bilirkişi raporu ile belirtilmiştir. Bu durumda davalı bankanın süresi içerisinde bildirimde bulunmaması sebebiyle davacı adına kredi kayıt bürosunda bulunan kaydın davacının ticari itibarını ve başka bankalarla olan kredi ilişkilerini etkilemediği, herhangi bir zarar doğurmadığı, davacı tarafın bu hususta iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL istinaf peşin harcının alınması gereken 269,85 TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 215,45 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.30/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b3a4548f11f2d5e9","SID":"54b5e6a2ac589a73"}}