{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/21 <br>KARAR NO: 2024/176 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/10/2023<br>NUMARASI: 2023/39 E. 2023/911 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 18/01/2024\t\t<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 20/10/2023 tarih ve 2023/39 E - 2023/911  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;  Davalı ...'in babası davacı kooperatif üyesiyken 10/02/2012 tarihli yönetim kurulu kararı ile üyeliğini davalı ...'e devrettiğini, davacı kooperatif de 02/07/2022 tarihinde ilgili daireyi ferdileşme işlemi kapsamında davalı ...'e devrettiğini,  davacı yönetim kurulunun devir kararından itibaren kooperatif  genel kuruluna davalı ...'in üyesi olarak çağrıldığını, 050/05/2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının 8.maddesinde ortaklar arasında eşitlik ilkesinin sağlama amacıyla ortakların ödemelerinin 125.000,00 TL olarak eşitlenmesinin kabul edildiğini,  aynı karara göre  yıllık yüzde 18 faiz uygulanacağı kararının alındığını, kararın davalıya tebliğ edilmesine rağmen davalının borcunu genel kurulun 8. Maddesinde belirtildiği gibi yapılandırmadığından bahisle davalının borcunun muacel hale geldiğini, davacı kooperatif genel kurul tutanaklarında sabit fiyat peşin ödeme sisteminin olmadığını,  davacı kooperafin 05/05/2019 tarihli gelen kurulunda alınan 8 numaralı karar gereğince daha önce bir başka üyeye karşı icra takibini yaptığını ve bu icra takibine itiraz üzerine itirazın iptali davasını açtıklarını, davanın haklı bulunduğunu, Kayseri Bölge Adliyesi 6. Hukuk Dairesi'nince kabul kararının verildiğini, 2020/1020 Esas ve 2020/1250 Karar sayılı ilamla kesinleştiğini, buna benzer bir çok örnek karar verebileceklerini, bu bakımdan kooperatif hesapları incelendiğinde davalının yapmış olduğu ödemeler düşüldükten sonra kooperatife olan toplam ana borcunun bilirkişi incelemesiyle belirlenmesini talep ettiği, Kayseri Arabuluculuk Bürosu'nun 2021/86558 arabuluculuk numaralı son tutanağında davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, kooperatif alacağının muacceliyet tarihi olan 31/05/2019 tarihinden itibaren alacağının arabuluculuk başvurusu tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.  <br> Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Müvekkilinin kooperatif üyesi olmadığını, davalının kooperatif üyesi olmadığından aidat borcundan sorumlu tutulamayacağını,  kooperatif ortaklık devrinin usul ve esasları 1168 kooperatif Kanununda ve Kooperatif Ana Sözleşmesinde açıkça düzenlendiğini,  Ortaklığın devrinin yazılı olarak yönetim kuruluna bildirilmek suretiyle 10. Maddesindeki ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredebileceği  şeklinde bir düzenlemenin olduğunu,  kooperatif ortaklık devri için ortak olmak isteyen gerçek ya da tüzel kişilerin kooperatif ana sözleşmesi  hükümlerini hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvurmaları gerektiğini, devreden ve devralan arasında yapılan devir sözleşmesi ve devir iradesinin de yazılı olarak kooperatif yönetim kuruluna bildirilmesi gerektiğini, davacı kooperatifin mahkemeye sunduğu yönetim kurulu kararı olduğu belirtilen 10/02/2012 tarihli kooperatifin  tek taraflı irade beyanından oluşan ıslak imzasız, okunaksız evrakın müvekkile üyelik devri yapıldığına ilişkin beyanın hukuken mümkün olamayacağını,  davacı tarafın yazılı delille ispat etmesi gerektiği, taşınmazı üyelik olmadan satın alan davalının Kooperatifler Kanunu ve Ana sözleşme gereğince davacı kooperatif üyeliğinin olmadığı,  ve üyelik devrini gösterir yazılı bir devir sözleşmesinin bulunmadığını, bu nedenlerle  kooperatif üyeliği bulunmayan davalının ortaklıktan kaynaklanan parasal yükümlülüklerden davaya konu edilen aidatlardan kooperatif ya da kooperatif üyelerinin herhangi bir borcundan sorumlu olmayacağını,  bu hususun kooperatif genel kurulu tutanaklarının bilirkişi tarafından inceleme yapıldıktan sonra da anlaşılacağını, davacı kooperatifin haksız yere açmış olduğu davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.      <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Somut davada,her ne kadar davalı üye olmadığını öne sürmüş olsa da tapu kaydının ferdileştirme suretiyle adına çıkartıldığı, davalının davacı kooperatifin normal statülü ortağı olduğu, konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam edeceği, inşaat maliyetinin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceğinin yerleşmiş Yargıtay içtihatlarıyla kabul edildiği, kooperatifin 05.05.2019 tarihli genel kurulunda üyelerin ödedikleri tutarın 125.000 TL'ye eşitlenmesi yönünde karar alındığı,alınan bilirkişi raporunda davalının ödemesi gereken tutarın  43.650 TL olduğu hesap edildiğinden ve davalının temerrüt tarihi 1 haziran 2019 olarak belirlendiğinden davacının davasının kabulüne yönelik aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Davanın KABULÜ ile; 43.650,00-TL' nin 01/06/2019 tarihi itibariyle işleyecek yıllık %18 (aylık %1,5) oranında gecikme faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ...\" şeklinde karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu 18/11/2023 tarih, 2023/39 Esas ve 2023/911 Karar sayılı ilamının hüküm kurmaya elverişli hukuki değerlendirmeden ve somut gerekçeden yoksun olup usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu,  mahkemece ne şekilde nitelendirildiği, müvekkilinin davacı kooperatifin üyesi olduğu ve borçlardan sorumlu olacağına ilişkin verilen hükmün hangi nedenlere ve delillere dayandırıldığının, taraflarınca ileri sürülen iddia ve hukuki dayanaklara neden itibar edilmediği yönünde herhangi bir gerekçe sunulmadığını, müvekkilinin davacı kooperatife herhangi bir üyeliği ve ortaklığının bulunmadığını, bu sebeple ortaklıktan kaynaklanan parasal yükümlülüklerden ve diğer ortakların borçlarından doğan herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olmadığını, müvekkilinin söz konusu kooperatife herhangi bir üyeliği ve bu üyelikten doğan bir borcu bulunmadığını, başka üyelerin borçlarından da sorumlu tutulamayacağı  1168 sayılı Kooperatif Kanunu'nun ve davacı Kooperatifin ana sözleşmesi ilgili hükümleri ile sabit olduğunu, iddialarını ispatla mükellef olan davacı tarafın kanunda üyeliğe ilişkin aranan şartları içerir  üyelik sözleşmesi, üyelik devri sözleşmesi, üyelik başvurusu, giriş taahhütnamesi vs. belgeleri dosyaya sunamamasına rağmen, bozma öncesi bilirkişi raporu kapsamında hukuki değerlendirmeden ve gerekçeden yoksun düzenlenen yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın reddine hükmedilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekilince sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın, üyeliğe ilişkin itirazlarının önceki BAM kararında reddedildiğini, Dairemizin önceki kaldırma kararında, kaldırma sebeplerinin arasında üyelikten kaynaklanan sebepler olmadığını, hal böyle iken, davalının üyeliği konusunda yeniden tartışma yapılmasının zaten hukuka aykırı olduğunu, dairemizin kaldırma sebepleri ile bağlı kalınarak yeniden rapor alındığını ve davanın kabulüne karar verildiğini, davalının bu yönde yapılan işlemlere bir itirazının olmadığını, istinaf sebeplerinin arasında bu işlemlere yönelik bir atıf yapılmadığını beyan ederek davalının istinaf taleplerinin reddine karar verilemesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava dışı  ...'in kooperatif üyesiyken 10/02/2012 tarihli yönetim kurulu kararı ile üyeliğini davalı ...'e devrettiğini, davacı kooperatif de 02/07/2022 tarihinde ilgili daireyi ferdileşme işlemi kapsamında davalı ...'e devrettiğini,  davacı yönetim kurulunun devir kararından itibaren kooperatif  genel kuruluna davalı ...'in üyesi olarak çağrıldığını, 050/05/2019 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısının 8.maddesinde ortaklar arasında eşitlik ilkesinin sağlama amacıyla ortakların ödemelerinin 125.000,00 TL olarak eşitlenmesinin kabul edildiğini,  aynı karara göre  yıllık yüzde 18 faiz uygulanacağı kararının alındığını belirterek  alacak talep ettiği görülmüştür. Davacı 20.10.2023 tarihli  duruşmada talep ettikleri alacağın aidat alacağı olduğunu beyan etmiştir.Somut olayda davalı kooperatif üyesi olmadığını iddia etmiş olup öncelikle bu durumun incelenmesinde fayda vardır.<br>Kooperatifler hukukunda, üyelik şartlarını taşıyanlar kooperatifçiliğin temel esaslarından biri olan “Açık kapı ilkesi” uyarınca kooperatif üyeliğine kabulü zorunlu olup yönetim kurulunun bu durumda takdir yetkisi yoktur. <br>Diğer yandan, kooperatiflerde üyelik ilişkisinin kurulması kooperatif yöneticilerinin gerçekleştirdikleri üyelik kaydı ile olabileceği gibi, Yargıtay  yerleşik uygulamalarına göre bu hususta açıkça alınmış bir karar olmasa da, üyenin aidat yatırması kooperatifin kişi ile bu sıfatla yazışmalar yapması, onu genel kurullara çağırması, belirli miktarda ödeme kabul etmesi veya konut tahsisi ve teslim etmesi ve tadilata izin vermesi gibi eylemlerle zımnen üyeliğin benimsenmesi yolu ile de üyelik ilişkisinin kurulması mümkündür.    (Yargıtay 23. H.D   2016/9561 Esas  2019/5064 Karar;   2014/8836 Esas  2015/4422 Karar  ) Dava dışı ...'in 16.08.2011 tarihinde  kooperatife üyelik başvurusunda bulunduğu, kooperatifçe üyeliğin onaylandığı, dava dışı ...'in ayrıca kooperatifle karşılıklı üyelik sözleşmesi  imzaladığı,   kooperatifçe taşınmazın ... adına 02.07.2012 tarihinde ferdileştirme işlemi yapılarak tescil edildiği  kooperatifçe  10.02.2012 tarihli ... numaralı yönetim kurulu kararı ile  ...'in üyeliğinin ...'e devrine yönelik karar alındığı görülmektedir. Davalı taraf kendisinin üye olmadığını ileri sürmektedir. Dosyadaki üyelik dosyasında da davalının üyelik başvurusu yoktur. Ayrıca üyelik devir sözleşmesi de dosyaya sunulmamıştır. Diğer taraftan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün Mahkemenin müzekkeresine vermiş olduğu 20.12.2021 tarihli yazı ekindeki genel kurul hazirun listeleri incelendiğinde davalının 30.06.2012 tarihli hazirun listelerinde ismi ve imzası vardır (diğer yıllara ilişkin hazirun listelerinde imzası bulunmamakla birlikte ismi yer almaktadır).Bu açıklamalar ışığında  davalının kooperatif üyesi olduğu sabit olup davaya konu  alacağın davalıdan talep edilip edilmeyeceği hususu üzerinde durmakta fayda vardır. 05.05.2019 tarihli genel  genel kurulun 8. gündem maddesi incelendiğinde:<br>“Verilen yazılı teklif ile kooperatifin ortakları arasında farklı ödemeler olduğu, bu durumun  ortaklar arasında eşitlik ilkesine aykırı olduğu, bu nedenle de her ortağın ödemelerini 125.000 TL tamamlaması, ortakların doğan bakiye borçlarının Mayıs 2019 tarihi itibariyle muaccel hale gelmesi, ortakların borçlarının muaccel hale  ödeyebilmesi ve senet vermeyen ortakların borçlarının muaccel hale gelmesinden sonra ödenmeyen borçlara aylık 1,5 gecikme faizi uygulanması ve senet veren ortakların iki taksit üst üste ödemeyenlerin kalan borçlarının tamamının muaccel olması ve aylık 1,5 gecikme faizi<br>uygulanması teklif edildi. 120.000 TL teklif edildi. Yapılan oylamada 120.000 TL 13 oy almış olduğu 125.000 TL'nin 20 oy  almıs olduğu, 125.000 TL oy çokluğu ile kabul edildi” şeklinde olduğu görülmüştür.<br>Davacı dava dilekçesinde   05.05.2019 tarihli genel  genel kurulun 8. Maddesine dayanarak alacak talebinde  bulunduğunu belirtmesine rağmen  20.10.2023 tarihli  duruşmada talep ettikleri alacağın aidat alacağı olduğunu beyan etmiştir.<br>Şu durumda  genel kurul kararları da göz önüne alınarak mahiyetinin/türünün tam olarak ne olduğu hakkında  (kesin hesap, aidat, yönetim, inşaat gideri v.s.) bilirkişiden rapor alınarak belirlenerek varsa asıl alacak ve faiz miktarları belirlenerek, 15.06.2022 tarih ve 31867 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dolayısıyla dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 7410 sayılı Çevre Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. Maddesinin de Anayasa Mahkemesi tarafından iptaline karar verilmiş olduğu gözetilerek, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2022 tarih ve 2021/6310 E - 2022/185 K sayılı emsal içtihadı/ilamı da dikkate alınmak suretiyle  değerlendirme yapılarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken davanın kabulü yerinde görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenilerleHMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 20/10/2023 tarih ve 2023/39 E - 2023/911 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davalı  tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine , <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 18/01/2024<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"420197518e80fb4e","SID":"696ff242bc1c039b"}}