{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2023/260 <br>KARAR NO\t\t: 2023/779<br>DAVA\t\t: Genel Kurul Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t\t: 17/04/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 28/12/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Genel Kurul Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin 2022 yılı Olağan Genel Kurulunun ... tarihinde yapıldığını, davacının davet edilmediğini, usul ve yasa hükümlerine aykırı düzenlenen genel kurulda,  kooperatifin taşınmazlarına ilişkin yönetim kuruluna usul ve yasa hükümlerine aykırı yetki verildiğini, genel kurul, gündemin 7.maddesinde \"Arsaların inşaat durumunun görüşülmesi ve yönetime yetki verilmesi\" başlığı ile yer alan konuda oy birliği ile yönetim kuruluna yetki verdiğini, genel kurulun bu kararının, hem kooperatif ana sözleşme, hem de kanun hükümlerine açık biçimde aykırı olduğunu, kooperatifin malik olduğu arsa nitelikli taşınmazlara ilişkin herhangi bir imar düzenlenmesinin, yani İmar Kanunu hükümlerine göre yapılaşma (inşaat) izninin bulunmadığını, bu gerçeğin, kooperatif yöneticileri tarafından gizlendiğini ve genel kurula katılan ortakların  yanlış yönlendirildiğini, imar düzenlemesi yapılması için somut ve kabul edilebilir hiçbir idari ve hukuki girişimde ve talepte bulunmayan kooperatif yöneticilerinin, sanki imar izni varmış gibi gündem oluşturduğunu ve yetki talep ettiğini, gündem maddesi başlığına uymayan biçimde oluşturulan genel kurul kararının, kooperatif ortaklarının zarar görmesine yol açacak nitelikte olduğunu, bu yetki ile kooperatif yöneticilerinin imar izni olmayan taşınmazlara ilişkin sözleşme yapma olanağına kavuştuklarını, yine, kooperatif yöneticilerine, imar izni olmayan ve güncel (gerçek rayiç) değeri bilinmeyen taşınmazlara ilişkin % 65 gibi yüksek oranda Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapma yetkisi verildiğini, genel kurul kararı ile verilen yetkinin kapsamında çok daha ilginç ve vahim bir durumun bulunduğunu, genel kurulun, ... Şirketi  ile anlaşma yapmak üzere kooperatif yöneticilerine yetki verdiğini, rekabet ve açıklık ilkelerine aykırı bu kararın ortakların yararına olmadığının izahtan vareste olduğunu beyanla usul ve yasa hükümlerine aykırı düzenlenen genel kurulda, kooperatifin taşınmazlarına ilişkin yönetim kuruluna yine usul ve yasa hükümlerine aykırı verilen yetkinin iptali için dava açmak gerektiğini, davalı kooperatifin ... tarihli, 7.madde sayılı genel kurul kararının iptaline, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Taraflara usulüne uygun meşruhatlı davetiyeler tebliğ edilmiş ve taraf teşkili sağlanmıştır. <br>Davalı kooperatife müzekkere yazılarak, kooperatif ana sözleşmesi, hazirun cetveli, genel kurul toplantı ve müzakere defteri ve ticaret sicil tasdiknamesi celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.<br>Antalya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne yazılarak,  kooperatif ana sözleşmesi, hazirun cetveli, genel kurul toplantı ve müzakere defteri ve ticaret sicil tasdiknamesi celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.<br>Konyaaltı Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... parsel sayılı taşınmazlara ait takyidatlı tapu kayıtları celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. <br>Konyaaltı Belediye Başkanlığına müzekkere yazılarak ... Mah. ... ada ... nolu parsellere ilişkin kayıt ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. <br>Mahkememizce yargılama sırasında; ... tarihli oturum ... nolu ara karar gereğince iptali istenen genel kurul kararına çağrı, yapılan genel kurul ve genel kurulda alınan kararların Kooperatifler Kanununa aykırı olup olmadığı hususunda rapor tanzimi için kooperatif işlemlerinden uzman bilirkişiye  tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; \"... Kooperatifler Kanunun 53/I-1  açısından,  toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri iptal davası açabilecek olmakla birlikte usulüne uygun yapılan çağrıya rağmen davacının genel kurul toplantısına katılmadığı ve katılmasa bile iptal sebebi olarak gösterilen diğer sayılan sebeplerin oluştuğuna ilişkin bir husus gösterilmediğinden bu sebepler açısından iptal davası şartlarının oluşmadığı,<br>2. Davacı genel kurula katılmamış olsa da, genel kurulda 7. Gündem maddesiyle alınan kararın, Kanuna ve esas sözleşmeye aykırı olduğunu iddia ettiğinden, söz konusu 7. maddeyle yönetim kuruluna imara açık olmayan toplamda yaklaşık ... m2’lik 3 kooperatif taşınmazı bakımından asgari % 35 payı kooperatifte kalmak üzere kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapma yetkisi vermesinden dolayı, Kooperatifler Kanunun 42 maddesi ve ana sözleşmenin 23 ve 61 maddeleri uyarınca yapılacak inşaat ve imalat işlerinin usulü, inşaatların niteliği ve şartnameleri hazırlanmadan doğrudan verilmesinin asgari fiyatı ve şartlarını belirleme niteliği taşımayacağı ve  kanuna ve esas sözleşmenin ilgili hükümlerine butlan şeklinde aykırılık teşkil edebileceği, <br>3. Genel kurulunun yönetim kuruluna verdiği yetkinin içeriği kabul edilebilir nitelikte olsa bile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin hem satış hem de eser sözleşmesi hükümlerini içeren karma bir sözleşme olması ve kooperatifin 3 parseliyle toplamda ... m2’lik alanda % 65’lik kısmının satış suretiyle devrini içermesinden dolayı, her ne kadar Kooperatifler Kanunun 51. maddesinde yazılı nitelikli çoğunluk gerektiren haller arasında bu husus sayılmamakla birlikte hüküm bulunmayan hallerde Kooperatifler Kanununun 98. maddesi atfıyla devreye giren (her ne kadar tasfiyeye ilişkin bir hüküm olsa da) ve uygulanan TTK m. 538/2 uyarınca kooperatifin önemli miktarda bir aktifini oluşturduğunda TTK m. 421/3 uyarınca % 75 oy oranı gerekeceğinden ve somut olayda da bu orana göre alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığından (84 üyeye karşı 26 oy) davacı sadece iptal talebinde bulunmuş olsa da  kanuna ve esas sözleşmeye aykırılık talebinden dolayı genel kurul kararının yokluğuna karar verilebileceği\" sonuç ve kanaatine varılmıştır. <br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava,  kooperatif genel kurul kararının iptali/yokluğu/ butlanı istemine ilişkindir. <br>Davacı tarafından ... tarihli genel kurul gündemin 7. maddesinde; \"Arsaların inşaat durumunun görüşülmesi ve yönetime yetki verilmesi\"başlığı ile yer alan konuda yönetim kuruluna yetki verilmesinin ana sözleşme, KK ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddia edilmiştir.<br>Davanın süre yönünden incelenmesinde: <br>1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53 Maddesinde \"Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler.<br>1. Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri...\" düzenlemesi mevcuttur. <br>Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/12/2015 tarih, 2014/8212 Esas, 2015/8073 Karar sayılı emsal içtihadında; \"...1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddialarına, toplantıya gelmeyen ortaklar dayanabileceklerinden, ret oyu ve muhalefet şerhi koşulu bu kişiler için aranmaz ise de, dava toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılmalıdır. Bu iddialara dayanmayan üyelerin, kararların yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmesi için, toplantıya katılması, ret oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir. Diğer anlatımla, toplantıya katılan ortaklar ret oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet  kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla iptali için toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açabilir...\" şeklinde belirtilmiştir.<br>Yukarıda belirtilen kanun maddesi ve emsal içtihatlar doğrultusunda davacının genel kurul kararının iptalini istemek yönünde aktif husumetinin bulunup bulunmadığı yönünden yapılan  değerlendirmede; davacının genel kurul kararının iptalini istemek yönünde açılan davada aktif husumetinin bulunduğu, adına usulüne uygun olarak çağrının yapıldığı, buna göre davanın süresinde açıldığı, K.K.'nun 45. Maddesine göre çağrıya aykırılık yönünden iptal sebebinin bulunmadığı, görülmüştür.  <br>... tarihli genel kurul gündemin 7. Maddesinin iptal, yokluk ve butlan yaptırımına tabi olup olmadığı yönünde yapılan değerlendirmede ise 1163 Sayılı Kanun' da yokluk ve butlan halleri düzenlenmemiş ancak  1163 sayılı Kooperatifler Kanununu 98. Maddesinde \"Bu kanunda aksine açıklama olmıyan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümler uygulanır.\" düzenlemesine yer verilmiş olup yokluk ve butlan yönünden Türk Ticaret Kanunundaki Anonim şirketlere ait hükümlerin  uygulanması gerektiği anlaşılmıştır  <br>Genel kurul kararlarını sakatlayan hukuka aykırılıklar bakımından kararlar yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilir kararlar olarak üçe ayrılmaktadır.(Yargıtay 6. HD,  2022/3300 E,  2023/3198 K)<br>Hükümsüzlük halleri, yokluk ve butlan olarak iki alt kategoride ela alınabilir.<br>\tKavram olarak yokluk; bir hukuki işlemin doğabilmesi için öngörülen ve kurucu nitelikte olan emredici hükümlere aykırılık halidir. Bu aykırılık, işlemin unsurlarında eksikliğe yol açar ve işlemi \"yokluk\" ile sakat hale getirir. Yok sayılan işlem, şeklen dahi meydana gelmemiştir. Yokluk, bunu ileri sürme konusunda hukuki menfaati bulunan herkes tarafından her zaman ileri sürülebilir ve tespit ettirilebilir, hâkim tarafından da re’sen dikkate alınır. Mahkemenin vereceği tespit hükmü, bu durumu açıklayıcı niteliktedir.<br>\tŞirketler hukukundaki emredici hükümlere göre, genel kurul kararlarının oluşabilmesi için iki kurucu unsur gereklidir: Birincisi genel kurul toplantısı yapılması, ikincisi toplantıda karar alınmasıdır. Bunların birisindeki eksiklik halinde, işlem (karar) hiç doğmamış sayılır; yani baştan itibaren yoktur. Örneğin, karar alınmadığı halde alınmış gibi gösterilirse veya Bakanlık temsilcisinin toplantıda bulunmaması halinde işlem, yoklukla sakat olacaktır.<br>Butlan ise; bir işlemin, konusuna ilişkin emredici hükümlere aykırı olması halidir. Eş söyleyişle, bir işlemin konusu; kanuna, ahlaka, adaba, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı ya da, imkânsız ise, bu işlem batıldır. Yokluktaki gibi, butlanda da kesin geçersizlik söz konu-sudur; hâkim bunu re’sen göz önünde bulundurur ve herkes bu geçersizliği, iptal davasında öngörülen üç aylık süreyle bağlı olmaksızın ileri sürebilir ve tespit ettirebilir. Yokluk ve butlan arasında sonuçları değil, sebepleri bakımından farklılık bulunmaktadır (Fatih Bilgili, Ertan Demirkapı, Şirketler Hukuku, 2012, 2. Baskı, s.190).<br>  İptal edilebilir kararlarda ise; genel kurul kararının geçersizlik halini oluşturan nedenin, işlemin, baştan itibaren geçersiz olması sonucunu doğuracak nitelikte olmaması hali söz konusudur. Örneğin; anonim şirket ortaklar genel kurulunda oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmediği, çağrının usulsüz yapıldığı, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediği, toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak ettikleri iddiasında olan ortaklar, yasa, ana sözleşme ve afaki iyi niyet kurallarına aykırılık hallerini ileri sürerek, kararların iptallerini mülga 6762 Sayılı TTK’nun 381. maddesi uyarınca isteme hakları bulunmaktadır<br>Es söyleyişle; mutlak butlanla batıl kararlar, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik kazanma olanağı olmayan, emredici kurallara, kamu düzenine veya ahlaka ve adaba aykırı veyahut konusu olanaksız olan kararlardır. Bu tür kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve mahkemece, re’sen üzerinde durulması da gerekir. iptali kabil kararlar ise, daha çok ortakların menfaatlerinin koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlal edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar. <br>Emredici kurallara aykırı kararlar bakımından kararın şekil ve kurucu unsurları bakımından emredici kurallara aykırılık halinde (örneğin, toplantı ve karar yeter sayılarının bulunmaması) yokluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacağı, maddi-öze ilişkin kanunun emredici kurallarına aykırılık halinde ise (örneğin, kararın ahlaka ve adaba aykırı olması, konusunun imkansız olması, kesin hükme ve kanunun emredici madde hukuk kurallarına aykırı olması) alınan kararların mutlak butlanla malul olacağı, kişisel hakları ilgilendiren kanunun emredici olmayan hükümleri ile ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı kararların ise iptal edilebilir kararlar olduğu kabul edilmektedir.(Yargıtay 6. HD, 2023/2130 E,  2023/3059 K)<br>Kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak toplantı yeter sayısı oluşmadan alınan kararların yok hükmünde olduğu bu kararlar bakımından taraflarca açıkça ileri sürülmemiş olsa dahi kararların yok hükmünde olduğunun hakim tarafından re’sen nazara alınacağı, bu kararlar bakımından dava açan üyenin genel kurula katılmış olması, karşı oy kullanması, muhalefet şerhinin tutanağa yazdırılması ile hak düşürücü süre içinde açılmış olması koşullarının aranmayacağı gibi yok hükmünde olan kararların baştan itibaren hukuk aleminde varlık kazanmayacağı kabul edilmektedir (Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 13.12.2018 tarih 2016/6131 E., 2018/5820 K., 03.10.2017 tarihli 2015/7915 E., 2015/2501 K. sayılı ilâmı).<br>1163 sayılı Kanunun 42. maddesinde; Genel Kurulun yetkileri sayılmış ve bu kapsamda 42/l-6. ve 7. Bendinde \"Gayrimenkul alımında ve satımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerini ve azami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek\" \"İmalat ve inşaat işlerinin yaptırılma yöntemini belirlemek\" şeklinde belirtilmiştir. <br>Dava konusu somut olayda, genel kurul toplantısının 7. Gündem maddesi olan arsaların inşaat durumu ve yönetim kuruluna verilecek yetkileri başlığında \"yönetim kuruluna %35'den az olmamak üzere ... parsellerde kayıtlı taşınmazlar üzerine  imar, inşaat, tevhit ve ifraz işlemleri ile yola ve ortak alanlara arsa terki yapmaya, kooperatifi zarara uğratmayacak şekilde takas yapmaya, tüm bu işlemlerin yapımı için ortaklardan herhangi bir bedel almadan toplam arazi miktarının % 35 kooperatifimize, % 65’ini müteahhit veya şahsa verilmek üzere başkaca bedel ödemeden yapılacak iş ve inşaatların teslimi kaydıyla ... firması veya ilgili firmanın iştirakleriyle protokol yapılarak kooperatif arazisinin tüm sorunlarının çözülmesi akabinde ilgili ... firması veya ilgili firmanın iştirakleri dışında başkaca  herhangi bir inşaat  firmasıyla  inşaat sözleşmesi imzalanmamasına, tüm sorunların ilgili firma tarafından çözülmesi sonrası önereceği ve genel kurulca kabul gören proje, teknik ve hukuki şartnameye göre ... firması ve ilgili firmanın iştirakleriyle kat karşılığı inşaat sözleşmesi  imzalanması hususu oy birliğiyle kabul edilmiş ve sözleşme şartlarını belirlemeye, imarla  ilgili tüm sorunların kaldırılmasından sonra yapılacak proje ve teknik ve hukuki şartnamelerin genel kurulunca kabulünden sonra kat karşılığı sözleşme imzalanması, müteahhide isabet edecek % 65 oranındaki  arsaları iş karşılığı olarak müteahhit ya da  şahsa devir etmeye ve tapu tescillerini yaptırmaya imar çalışmaları esnasında  tapu çapı çıkartmaya, inşaat ruhsatlarını kestirmeye, üretilecek bağımsız bölümlerin şahıslar adına  tapu tescillerini  yaptırmaya ve harçlarını  ödemeye, imar işlemlerinden sonra doğabilecek yeni parsel numaralı taşınmazlar üzerinde iş ve işlem yapmaya veya yaptırmaya imar ve proje çalışmaları sonrasında bağımsız bölümlerin paylaşımı ve krokileri konusunda sözleşme tadili yapmaya veya  yeni sözleşmeler imzalamaya, sözleşme şartlarının yerine getirilmesini  takip etmeye, gerektiğinde müteahhit ya da şahsa müeyyideler koymaya…….” gibi yetkiler verildiği görülmüştür.<br>İptali istenen bu madde de genel kurula alternatif ve seçme hakkı sunmadan yönetim kurulunun yetki aldıktan sonra yapması gereken işlemleri ve inşaat yapım yöntemini ve maliyetleri belirlemeden taşınmazını asgari %35 sınırında kooperatife %65'ini de ... firmasına kat karşılığı inşaat şeklinde verilmesi şeklinde yetki verildiği anlaşılmıştır. Bu yetkinin aslında taşınmazın %65'i satılarak %35'i üzerine bağımsız bölümlerin yaptırılması kararı olduğu anlaşılmıştır. Taşınmazın satışı bakımından Kooperatifler Kanunun 42. Maddesine göre gayrimenkul satışında asgari ücreti belirlemek, genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayıldığından yapılacak bağımsız bölümlerin sayısı ve nitelikleri, arsanın imar durumu ve 18 uygulaması yapılmadan böyle bir karar alınması genel kurulun devredilmez yetkilerinden olan fiyat belirleme şeklinde değerlendirilemez.<br>Yukarıda belirtildiği şekilde genel kurul tarafından yönetim kuruluna kat karşılığı inşaat sözleşmesine yönelik kooperatife ait taşınmazın %65 oranında devrini içeren kararın genel kurulda nitelikli çoğunluk şartına tabi olup olmadığı hususunun değerlendirilmesinde ise; Kooperatifler Kanunun 51. Maddesinde, nitelikli çoğunluk aranan haller sayılmış olup, bunlar arasında taşınmaz devri bulunmamaktadır. <br>TTK'nun Anonim Şirkete ilişkin hükümlerinin incelenmesinde ise; TTK 421. maddesinde; \"Taşınmaz devri kararı nitelikli haller kapsamında yer almamaktadır.\" TTK 408 maddesinde; \"Genel Kurulun devredilmez nitelikte görevleri arasında önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı yer almaktadır. Bu nitelikteki bir satış içinde genel kurulun toplantı ve karar nisabına yer verilmemiştir.\" Anonim Şirketlerin tasfiyesine ilişkin TTK 538/2'de; önemli miktarda aktif satışında TTK'nun 421/3'deki en az %75 oranının aranacağı belirtilmektedir. Dolayısıyla tasfiye işlemleri bakımından aranan bu oranın tasfiye dışında da gerekli olup olmadığı hususunda uygulama ve doktrinde tartışma mevcut olup Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/12/2021 tarih, 2020/306 Esas, 2021/6945 Karar sayılı emsal içtihadında bu hususta \"...Dava, anonim şirketin önemli miktarda varlığının satışına dair alınan genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istemine ilişkindir. <br>Davalı anonim şirket genel kurulu \"önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı\" gündem maddesi ile ... tarihinde toplanmış ve toplantıya katılanların çoğunluğu ile karar almıştır. Davacı ortaklar, alınan kararda TTK 538/2. ve 421/3-4 maddelerinde yer alan nisaplara uyulmadığını iddia ederken, davalı şirket karar için ağırlaştırılmış nisap gerekmediğini ve TTK 418. maddesinde öngörülen nisaplara uygun şekilde karar alındığını savunmaktadır.<br>TTK'nın Toplantı ve Karar Nisabı başlıklı 418. maddesine bakıldığında \"(1) Genel kurullar, bu Kanunda veya esas sözleşmede, aksine daha ağır nisap öngörülmüş bulunan hâller hariç, sermayenin en az dörtte birini karşılayan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığıyla toplanır. Bu nisabın toplantı süresince korunması şarttır. İlk toplantıda anılan nisaba ulaşılamadığı takdirde, ikinci toplantının yapılabilmesi için nisap aranmaz. (2) Kararlar toplantıda hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verilir.\" şeklinde düzenlenmeye yer verildiği; \"Tasfiye\" üst başlığı altında yer alan ve Aktifleri Satma Yetkisi başlıklı 538. maddesinin ise \"(1) Genel kurul aksini kararlaştırmamışsa, tasfiye memurları şirketin aktiflerini pazarlık yoluyla da satabilirler. (2) Önemli miktarda aktiflerin toptan satılabilmesi için genel kurulun kararı gereklidir. Bu karar hakkında 421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanır.\" hükmünü içerdiği; 421. maddeye yapılan atıf nedeniyle konuya ilişkin 421/3. maddesi incelendiğinde ise, şirketin işletme konusunun tamamen değiştirilmesi, imtiyazlı pay oluşturulması, nama yazılı payların devrinin sınırlandırılması hususlarında esas sözleşme değişikliğinde, sermayenin en az yüzde yetmişbeşini  oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oylarıyla karar alınacağına yer verildiği görülmüştür. Yine konuya ilişkin Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul Ve Esasları İle Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin Toplantı ve Karar Nisapları başlıklı 22. maddesinin 12. fıkrasında da ( TTK 421/3. maddesine benzer şekilde)  \"Genel kurul toplantısında, önemli miktarda şirket aktiflerinin toptan satışı kararı, şirket sermayesinin en az yüzde yetmişbeşini oluşturan pay sahiplerinin olumlu oylarıyla alınır. İlk toplantıda bu nisabın bulunmaması halinde, yapılacak ikinci toplantıda da aynı nisaplar aranır.\" hükmüne yer verilmiştir. Şirket esas sözleşmesinin 30. maddesinde ise sermayenin en az 1/4'ünü karşılayan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin varlığı halinde genel kurulun toplanacağı ve kararların da hazır bulunan oyların çoğunluğu ile verileceği düzenlenmiş olup, TTK'nın 418. maddesi ile paralellik göstermektedir. <br>6102 sayılı TTK'nın 408/2-f. maddesinde önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayılmıştır. Önemli miktarda varlığın ne anlama geldiği konusunda Kanunda bir açıklama olmamakla birlikte somut davada, genel kurul gündem maddesinde açıkça \"önemli miktarda şirket varlığı\"ndan söz edilmiştir.<br>TTK'nın 418. maddesi gereği kanunda ya da esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir düzenleme bulunmadığı sürece genel kurul kararlarının olağan çoğunlukla alınması kural olup önemli miktarda mal varlığı satışı için de gerek kanunda gerekse somut davadaki davalı şirketin ana sözleşmesinde kuralın aksine ağırlaştırıcı bir düzenleme bulunmamaktadır. Her ne kadar doktrinde önemli miktarda mal varlığının satışına dair genel kurul kararının da TTK'nın 538/2 maddesinin atfıyla 421/3-4'te gösterilen nitelikli çoğunlukla alınmasının gerekli olduğu ve tasfiye halinde olmayan ortaklıklar için bu hususa yer verilmemesinin unutulma eseri olduğu ileri sürülmekte ise de kanun koyucunun nitelikli çoğunluk istemiş olması halinde bunu açıkça öngörmesi gerektiği gibi savunulduğu gibi unutma halinin varlığında da bir yasa değişikliği ile murat hasıl olabileceğinden bu hususun unutulma eseri olduğu kabul edilemediği gibi kanunda yeter sayılar yönünden ayrıca ve açıkça düzenlenmemiş tüm genel kurul kararları TTK'nın 418. maddesindeki nisaplara tabi olduğundan bu yönde kanun boşluğu bulunduğu da kabul edilemez. Her ne kadar Yönetmelik'te faal/tasfiye halinde şirket ayrımı yapılmaksızın önemli miktarda şirket aktiflerinin toptan satış kararının nitelikli çoğunlukla alınacağına dair nisap öngörülmüş ise de bu nisap tasfiye halindeki şirketler için TTK'nın 538/2 maddesinin atfıyla 421/3-4 maddesinde gösterilen nisaptır ve bu nisabın faal şirketler için uygulanması normlar hiyerarşisine de aykırıdır...\" şeklinde belirtilmiş olmakla nitelikli çoğunluğun aranmayacağı, ancak genel kurulun devredilmez yetkilerinden olan taşınmaz satışına ilişkin yönetim kuruluna imara açık olmayan kooperatife ait 3 adet taşınmazın %35'lik payı kooperatife kalmak üzere kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapma yetkisi verilmesinden dolayı K.K. 42. Maddesi ile ana sözleşmenin 23 ve 61. Maddeleri uyarınca yapılacak inşaat ve imalat işlerinin usulü, inşaatların niteliği ve şartname hazırlanmadan doğrudan verilmesinin asgari fiyatı ve şartları belirleme niteliğinde kabul edilemeyeceği görülmekle kanuna aykırı olan gündem maddesinin mutlak butlanla malul olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; <br>1-Davanın KABULÜNE, <br>Buna göre davalı ... Kooperatifinin ... tarihli genel kurul ... nolu kararının mutlak butlanla malul olduğunun TESPİTİNE, <br>2- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 269,85 TL harçtan peşin olarak alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95  TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, <br>3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, <br>4-Davacı tarafından yapılan davetiye, posta ve bilirkişi giderinden ibaret toplam 2.352,25 yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, <br>5-Davacı tarafça yapılan peşin harç ve ilk dava masraf toplamı olan 385,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, <br>6-Taraflarca kullanılmayan gider avansının artan kısmının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya İADESİNE, <br>Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine  karşı,  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/12/2023<br><br><br><br>Başkan ...<br>¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6d0c3cd08512416d","SID":"828e9409a3cb0db4"}}