{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2023/2403 <br>KARAR NO: 2024/62<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/11/2021<br>ESAS NO: 2020/390<br>KARAR NO: 2021/1008<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:10/01/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:10/01/2024<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2021 tarih ve 2020/390 Esas 2021/1008 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi ... icra sayılı dosyasında başlatılan icra takibine konu bonoya ilişkin bir borcunun bulunmadığını, müvekkili ...'ın, davalı ve babası ile yaklaşık 20 yıldır ticaret yaptığı Fransada'ki şahıs şirketi için davalıdan toptan kıyafet aldığını, alım yaptığında aradaki yıllar süre ticari ilişki ve güven ilişkisi sebebiyle sadece bono bedeli, muhatap isim soy isim kısmını doldurup imza attığını, müvekkilinin bonolarda hiç bir zaman düzenleme tarihi, vade, ödeme günü, lehtar ve muhatap adres bilgisi yazmadığını, dava konusu bono üzerinde yapılacak inceleme ile düzenleme tarihi, vade ödeme günü, lehtar ve muhatap adres bilgilerinin sonradan farklı biri tarafından doldurulduğunun anlaşılacağının, müvekkilinin süreci netleştirmek amacı ile konsolosluktan randevu alarak e-devlet şifresi aldığını, UYAP vatandaş portal üzerinden sorgulama yaptığında, davalının bir alacağım yok diyerek yırtık fotoğrafını attığını son bonoya ilişkin değilde tüm ödemeleri yaptığı eski bir bonoya ilişkin hakkında icra takibi yapıldığını öğrendiğini, bunlardan bahisle; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyası ile takibe konulan senet ve tüm ferileri yönünden borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyetli olmasından dolayı %20 tazminata hükmedilmesine, vekalet ücretinin ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Davacı ile müvekkili arasında uzun yıllardır süren ticari ilişki bulunduğunu, yapılan ticarete karşılık sürekli olarak bono ile alışveriş yapıldığını, davacının mahkemeyi yanıltmak amacıyla sadece takip tarihinden önceki ödemeleri belirtmiş ise de 2017-2018-2019-2020 yıllarında devam eden çok sayıda ödemenin olduğunu, başka senetlere ait ödemelerin olduğunu davacının inkar ettiğini, banka havalesinin borç ödemek maksadı ile olduğunu, davacı tarafın sunmuş olduğu konuşma kaydında parayı gönderdiğini senedin yırtılması gerektiğini söylediğini, fotoğrafta gönderilen senede karşılık ödeme yaptığı için senedin yırtılmasını kabul ettiğini, davacının sunmuş olduğu dekontların hiçbirinde hangi senede veya hangi borca ilişkin ödeme olduğuna ilişkin bir açıklamanın bulunmadığını, yine ödemelerin  çoğunun adı ile dahi yapılmadığını, ayrıca yapılan ödemelerin hiçbirisi müvekkili adına olmadığını, dava konusu takibe dayanak bononun ödendiğini ispatlayacak vaziyette olmadığını, ödeme yapan ..., ödemeyi alan ... olduğunu, bononun ise alacaklısı ... borçlusunun ise ... olduğunu, müvekkilinin takibe konu bono için takip tarihinden önce hiçbir ödeme almadığını, takip tarihinden sonra ise ödemeler davacı tarafından müvekkiline yapıldığını, davacının kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, bunlardan bahisle; haksız mesnetsiz ve hukuka aykırı olarak açılan bu davanın usul ve esas yönünden reddine, davanın kötü niyetli açılması sebebiyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...Davacı taraf davalıya takip konusu bonodan dolayı borçlu olmadığını belirterek ödeme iddiasından bulunmaktadır. Davacının ödeme iddiası incelendiğinde ... vasıtasıyla davalı çalışanı ...'a havale yaptığı yönündedir. ... tarafından mahkememizin müzekkeresine verilen 10/05/2021 tarihli cevap yazısı ekindeki CD içinde bulunan kayıtlar incelendiğinde davacının eşi ... ile davacının davalı çalışanı olduğu iddia edilen ...'a yaptığı havalelerin bulunduğu, bu havaleler de davacının kendisi ve eşi tarafından davalı çalışanı ...'a yapılan havaleler incelendiğinde yapılan ödemenin hangi borç için yapıldığına ilişkin bir açıklama bulunmadığı, davalının başlattığı Kayseri Genel İcra Dairesi ... icra sayılı dosyasında başlatılan icra takibine konu bonoya ilişkin bir borcunun bulunmadığını, iddia etmiş ise de mahkememizce toplanan deliller bilgiler belgeler alınan bilirkişi raporu ışığında davacının yaptığı ödemelerin hangi borç için yapıldığına ilişkin bir açıklama bulunmadığından ve davacı tarafça yemin deliline dayanılmadığı da gözetilerek davanın reddi yönünden karar vermek gerekmiş hüküm kurulmuştur. 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacının takipte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından ve takip durmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine...\" dair karar verilmiştir.İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Müvekkili ...'ın davalı ve babası ile yaklaşık 20 yıldır ticaret yaptığını, müvekkilinin Fransa da ki şahıs şirketi için davalıdan toptan kıyafet aldığını, müvekkilinin alım yaptığında aralarındaki yıllar süren ticari ilişkisi ve güven ilişkisi sebebiyle sadece bono bedelinin muhatap isim soy isim kısmını doldurup imzaladığını, müvekkilinin her zaman ödemelerinin bir kısmını ... aracılığı ile Fransadan gönderdiğini, bir kısmını ise Türkiye ye geldiğinde elden yaptığını, müvekkilinin bonolarda hiç bir zaman düzenlenme tarihi, vade, ödeme günü, lehtar ve muhatap adres bilgilerini yazmadığını, davaya konu bono üzerinde yapılacak inceleme ile düzenlenme tarihi, vade, ödeme günü, lehtar ve muhatap adres bilgilerinin sonradan farklı biri tarafından doldurulduğunun anlaşılacağını, müvekkilinin Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyası ile icra başlatıldığını, müvekkilinin süreci netleştirme adına konsolosluktan randevu alarak E- devlet şifresi aldığını, Uyap vatandaş portal üzerinden sorgulama yaptığını, davalının bir alacağım yok diyerek yırtık fotoğrafını attığı son bonoya ilişkin değilde tüm ödemelerini yaptığı eski bir bonoya ilişkin hakkında icra takibi yapıldığını öğrendiğini, davalı tarafça asıl borcun, takip tarihinden sonra ödendiğini, senedin vade tarihlerine denk gelen ödemelerin ise henüz vadesi gelmemiş dosyada fotokopileri yer alan vade vesaire kısımlarının boş seneden ilişkin yapıldığını iddia ettiğini, bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, zira TBK m 102 kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumunda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır amir hükmünün açık olduğunu, iddiaların kabulü anlamına gelmemekle birlikte davalı vekilinin cevap dilekçesinde asıl alacağın ödendiğini ve takibin sadece avukatlık ücreti ile tahsil harcı yönünden devam ettiğini belirtmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, tüm bu nedenlerle yapılacak istinaf incelemesi sonucu mahkeme kararının kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; davacı tarafın illetten mücerret olan  dava konusu bononun ödendiğini ispatlayamadığını, taraflarınca usulüne uygun olarak icra takibinden sonra alınan ödemelerin icra takip dosyasına bildirildiğini, davacı tarafın iddialarının asılsız olduğunu, başvurunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava,  menfi tespit istemine ilişkindir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;<br>Davaya konu olayda davacı taraf  takip dayanağı bono nedeniyle takip alacaklısı davalıya borcu bulunmadığını, zira bu senetten doğan bütün borcunu ödediğini  ileri sürmüş, davalı vekili ise cevap dilekçesindeki açıklamalarında takipten sonra borcun ödendiğini takip tarihinden önce aldığı bir ödeme bulunmadığını önceki tüm ödemelerin başka bir bonoya ilişkin yapıldığını beyanla geriye sadece vekalet ücreti, yargılama gideri ve faiz alacağı bulunduğunu  savunmuş istinaf dilekçesinde de  bu yöndeki itirazlarını tekrar etmiştir. Bu durumda, mahkemece davaya konu icra dosyasında davacının asıl alacağı/ borcunu ödediğinin kabulü ile söz konusu icra takibinde borcun icra dosyasında haricen yapılan tahsilatla mı yoksa icra dosyası hesabına yapılan ödeme ile mi kapandığı  gerek icra dosyasından gerekse taraflardan sorulup netleştirildikten sonra davacının dava tarihi itibariyle ödemesinin kısmen olup olmadığı (icra dosyasında vekalet ücreti, yargılama gideri ve faiz alacağı bakımından borcu  bulunup bulunmadığı) konusunda dosyaya rapor ibraz eden bilirkişiden ek rapor alınarak (TBK'nun 102 MD.'sindeki düzenleme de değerlendirilerek) varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.<br>Bu itibarla; davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülerek 6100 sayılı  HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi gereğince mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2021 tarihi 2020/390 Esas- 2021/1008 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a,6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf eden davacı taraftan tahsil edilen istinaf karar harcının isteği halinde kendisine iadesine,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine,<br>5-Duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca  KESİN olarak oybirliğiyle karar verildi. 10/01/2024<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7ee0871c6a0e56d4","SID":"b0524de915e4f7e8"}}