{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/967 Esas<br>KARAR NO: 2024/121 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/02/2022<br>NUMARASI: 2020/57 E. -  2022/60 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 19/01/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA: Davacı vekili İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası ile davalı tarafından müvekkili aleyhine lehtar ciranta sıfatıyla sorumlu olmak üzere kambiyo takibi başlatılmışsa da, çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, ödeme emrinde gösterilen adresin müvekkilinin hiç bir zaman ikamet etmediğini belirterek, İİK'nın 72. maddesi gereğince 35.764,69 TL borçlu olmadıklarının tespiti ile  takibin ve ödeme emrinin müvekkili yönünden iptaline, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, alacağın %10'u tutarında para cezasına karar verilmesini ve maaş kesintisi nedeniyle cebri icra baskısı altında ödenen paranın ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadını talep ve dava etmiştir.İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/11/2019 tarihli, 2019/29 Esas, 2019/483 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıyı tanımadığını, iyi niyetli hamil olarak çeki iktisap eden müvekkiline atfı kabil herhangi bir kusur olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.<br>MAHKEME KARARI:  İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/02/2022 tarihli 2020/57E. - 2022/60K. sayılı kararıyla; \"...Davanın KABULÜ ile;-İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına dayanak çek nedeniyle yapılmış olan 31.364,25 TL 'nin davalıdan istirdatı ile davacıya ödenmesine, bakiye 4.400,44 TL ödenmeyen kısım yönünden de davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, -Davalının kötü niyeti anlaşılamadığından kötü niyet isteminin reddine,\" karar verildiği görülmüştür. <br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacının arabuluculuk yoluna başvurmadan dava açtığını, davanın açıldığı 2020 tarihinde arabuluculuğun ticari davalarda dava şartı olduğunu, davacı tarafça dava açıldıktan sonra bu eksikliğin giderilmeye çalışıldığı ve 04 Ocak 2022 tarihinde arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davanın bu nedenle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, Davacının icra takibine süresinde itiraz etmediğini, maaşına haciz konulduktan sonra imza inkarında bulunduğunu, davacının talebi uyarınca maaşından yapılan kesintilerin taraflarına aktarılmadığını, müvekkilinin davacıya haczin kaldırılması için gerekli masrafları karşılaması halinde haczin kaldırılabileceği bildirildiği halde bu davayı açtığını, müvekkilinin çekte cirosu bulunan herkesin imzasının ona ait olup olmadığını araştırma yükümlülüğü ve imkanının bulunmadığını, müvekkilinin kötü niyetli ve kusurlu olmamasına rağmen %20 kötüniyet tazminatı ile %10 para cezası talep edildiğini, Müvekkilinin olayda kusuru bulunmamasına rağmen yerel mahkemece yargılama gideri ve vekalet ücretinin müvekkiline yüklenmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, Çekteki imzanın davacıya ait olup olmadığını araştırma yükümlülüğünün müvekkiline yüklenemeyeceğini belirterek, davacının davasının kabulüne ilişkin kararın ortadan kaldırılarak, davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin süresinde dosyaya sunduğu istinaf dilekçesinde; davalı tarafça icra dosyasından tahsil edilen tutarın kesildikleri tarihten itibaren yasal faiziyle istirdatı talep edilmesine rağmen yerel mahkemece yalnızca icra dosyasından tahsil edilen paranın istirdatına karar verildiğini, yasal faiz talebiyle ilgili karar verilmediğini, hükmün yasal faiz taleplerini de içerecek şekilde düzeltilmesine karar verilmesini, Davalı tarafın Adli Tıp Kurumu raporuna rağmen müvekkilinin maaşının haczi işlemini devam ettirdiğini, kesilen paraların reddiyatla davalı vekiline ödendiğini, davalının mahkeme kararına rağmen halen maaş haczini durdurmadığını, kararı tehiri icra talepli olarak istinaf ettiğini, buna rağmen mahkemece davalının kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle kötüniyet tazminatına hükmetmemesinin doğru olmadığını belirterek, davalının istinaf talebinin reddine, haksız ve kötüniyetli davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına ve alacağın %10'u tutarında para cezasına karar verilmesini, yapılan tahsilatların yapıldığı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların ... Limited Şirketi, ... Limited Şirketi, ... , ..., ... Limited Şirketi ve ... oldukları, 18/06/2018 tarihli, 33.600,00 TL bedelli çekle ilgili 32.000,00 TL asıl alacak, 468,69 TL işlemiş faiz, 96,00 TL komisyon, 3.200,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 35.764,69 TL için 18/07/2018 tarihinde Kambiyo Senetlerine Özgü icra takibi başlatıldığı, davacının maaşından kesinti yapılan; 1.565,00 TL'nin 05/03/2020 tarihinde, 4.781,50 TL'nin 09/03/2020 tarihinde, 1.536,25TL'nin 09/03/2020 tarihinde, 1.522,00 TL'nin 09/03/2020 tarihinde, 837,00 TL’nin 09/03/2020 tarihinde,767,75 TL'nin 09/03/2020 tarihinde 881,50 TL’nin 03/04/2020 tarihinde,910,50 TL’nin 30/04/2020 tarihinde,743,25 TL’nin 02/06/2020 tarihinde,940,75 TL’nin 02/07/2020 tarihinde,859,00 TL’nin 29/07/2020 tarihinde,48,00 TL’nin 03/09/2020 tarihinde,921,00 TL’nin 03/09/2020 tarihinde,935,25 TL’nin 05/10/2020 tarihinde,813,75 TL’nin 03/11/2020 tarihinde,767,25 TL’nin 0112/2020 tarihinde, 671,25 TL’nin 05/01/2021 tarihinde, 944,00 TL’nin 01/02/2021 tarihinde,1.023,50 TL’nin 01/03/2021 tarihinde,1.018,75 TL’nin 01/04/2021 tarihinde,989,50 TL’nin 29/04/2021 tarihinde,1.038,25 TL’nin 02/06/2021 tarihinde, 983,00 TL’nin 02/07/2021 tarihinde, 986,25 TL’nin 03/08/2021 tarihinde,1.122,50 TL’nin 10/09/2021 tarihinde, 1.028,50 TL’nin 02/10/2021 tarihinde,975,75 TL’nin 01/11/2021 tarihinde,884,00 TL’nin 01/12/2022 tarihinde,869,25 TL’nin 04/01/2022 tarihinde, Kesilen reddiyatlarla toplam 31.364,25 TL’nin davalı alacaklı vekiline ödendiği tespit edilmiştir. Davaya konu çek örneği incelendiğinde; ... Bankası A.Ş.'nin Büyükdere caddesi, Mecidiyeköy Şubesi'ne ait, ... numaralı, 15/06/2018 keşide tarihli, keşidecisi ..., lehtarı ... olan, 33.600,00 TL bedelli, arkasında sırasıyla ..., ... Limited Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketi, ..., ... Limited Şirketi'nin cirolarının bulunduğu, 18/06/2018 tarihinde ... Bankası Adana Şubesi'ne ibraz edildiği, karşılıksız olması nedeniyle ödeme yapılamadığının yazıldığı tespit edilmiştir. Mahkemece İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 30/09/2021 tarihli, ...-101.02.2021/80382/5661/5294 numaralı raporda; incelenen davacıya ait 13/11/2015 tarihli vekaletname, 23/06/2015 tarihli bankacılık hizmet sözleşmesi, 13/11/2015 tarihli vekaletname, 21/05/2018 tarihli dilekçe, 2021 yılına ait ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı, Kredi Kartı Başvuru Formu ve Müşteri Bilgi Formu, müşteri bilgi formu, Mahkeme huzurunda alınan imza örnekleri ile çek aslı incelendiğinde; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu çek arka yüzde atılı 1. ciro imza ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğine dair kanaat bildirildiği görülmüştür.<br>G E R E K Ç E: Dava, icra takibinden sonra İİK’nun 72. maddesi uyarınca açılan borçlu olmadığının tespiti ve istirdat davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İlk derece mahkemesince İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan alınan bilirkişi raporu ile davaya konu edilen çekteki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edildiğinden, davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Her ne kadar davalı vekili arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığını belirterek davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf talebinde bulunmuşsa da, davanın açıldığı 08/02/2019 tarihinde menfi tespit davası için arabuluculuk dava şartı olmadığından davalı vekilinin buna ilişkin istinaf talebi kabul edilmemiştir.Davalı vekili müvekkilinin çek üzerindeki davacıya ait imzanın davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığı, iyiniyetli ve kusursuz olduğunu, buna rağmen yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek istinaf talebinde bulunmuşsa da, HMK’nun 326/1. maddesi uyarınca, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan taraftan alınması gerektiği düzenlendiğinden, Mahkemece yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasında ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatiyle, istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin istinaf taleplerinin incelenmesinde; alacağın %10’u kadar para cezasına hükmedilmemesi ve kötüniyet tazminatı talebinin reddedilmesine ilişkin istinaf talepleri incelendiğinde; alacaklının davacı cirantanın adına atılan imzanın davacıya ait olmadığını bilebilecek durumda bulunmadığı, arada başka cirantaların da mevcut olduğu, kötüniyetle takip başlattığının kabul edilemeyeceği kanaatine varılmakla, davacının %10 para cezası talebinin reddi ile kötüniyet tazminatı talebinin reddine ilişkin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. Davacının istirdat edilecek paranın faiziyle ilgili talepleri hakkında Mahkemece karar verilmediğine ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde; davacı vekilinin dava dilekçesinde istirdat kararı verilmesi halinde ödeme tarihlerinden itibaren yasal faize de hükmedilmesi talep edildiği halde, Mahkemece faize hükmedilmediği, davacı vekilinin bu konudaki istinaf talebinde haklı olduğu kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden, icra dosyasında bulunan tahsilat makbuzları ile dosyaya sunulan kapak hesabında davacı tarafça icra dosyasına değişik zamanlarda parça parça ödendiği kabul edilen 31.364,25 TL 'nin hangi tarihlerde davacıdan tahsil edildiği Dairemizce tespit edilerek, davanın kabulü ile; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına dayanak çek nedeniyle yapılmış olan toplam  31.364,25 TL 'nin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizleriyle birlikte  davalıdan istirdatı ile davacıya ödenmesine, bakiye 4.400,44 TL ödenmeyen kısım yönünden de davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyeti anlaşılamadığından kötü niyet isteminin ve idari para cezasına hükmedilmesi isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-Davalı vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b-2. maddesi uyarınca İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/02/2022 tarihli, 2020/57 Esas, 2022/60 Karar tarihli kararının KALDIRILMASINA,Davanın KABULÜNE, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasına dayanak çek nedeniyle yapılmış olan toplam  31.364,25 TL 'nin;702,25 TL'nin 01/02/2019 tarihinden itibaren,772,75 TL'nin 04/03/2019 tarihinden itibaren, 775,25 TL'nin 01/04/2019 tarihinden itibaren,804,00 TL'nin 02/05/2019 tarihinden itibaren,745,75 TL'nin 03/06/2019 tarihinden itibaren,804,00 TL'nin 01/07/2019 tarihinden itibaren,809,50 TL'nin 01/08/2019 tarihinden itibaren,776,25 TL'nin 02/09/2019 tarihinden itibaren,732,25 TL'nin 01/10/2019 tarihinden itibaren,767,75 TL'nin 04/11/2019 tarihinden itibaren,745,75 TL'nin 03/12/2019 tarihinden itibaren,751,25 TL'nin 31/12/2019 tarihinden itibaren,895,75 TL'nin 03/02/2020 tarihinden itibaren,837,00 TL'nin 02/03/2020 tarihinden itibaren,881,50 TL'nin 03/04/2020 tarihinden itibaren,910,50 TL'nin 30/04/2020 tarihinden itibaren,743,25 TL'nin 02/06/2020 tarihinden itibaren,940,75 TL'nin 01/07/2020 tarihinden itibaren,859,00 TL'nin 29/07/2020 tarihinden itibaren,969,00 TL'nin 01/09/2020 tarihinden itibaren,935,25 TL'nin 30/09/2020 tarihinden itibaren,813,75 TL'nin 03/11/2020 tarihinden itibaren,767,25 TL'nin 01/12/2020 tarihinden itibaren,671,25 TL'nin 31/12/2020 tarihinden itibaren,944,00 TL'nin 01/02/2021 tarihinden itibaren,1.023,50 TL'nin 01/03/2021 tarihinden itibaren,1.018,75 TL'nin 01/04/2021 tarihinden itibaren,989,50 TL'nin 29/04/2021 tarihinden itibaren,1.038,25 TL'nin 01/06/2021 tarihinden itibaren,983,00 TL'nin 01/07/2021 tarihinden itibaren,986,25 TL'nin 02/08/2021 tarihinden itibaren,1.122,50 TL'nin 01/09/2021 tarihinden itibaren,1.028,50 TL'nin 01/10/2021 tarihinden itibaren,975,75 TL'nin 01/11/2021 tarihinden itibaren,884,00 TL'nin 01/12/2021 tarihinden itibaren,869,25 TL'nin 31/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan istirdatı ile davacıya ödenmesine, Bakiye 4.400,44 TL ödenmeyen kısım yönünden de davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davalının kötü niyeti anlaşılamadığından kötü niyet tazminatı isteminin ve idari para cezasına hükmedilmesi isteminin reddine,3-İlk derece yargılaması yönünden; a-Alınması gereken 2.443,08 TL harçtan peşin alınan 610,78  TL harcın mahsubu ile, bakiye 1.832,30 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,b-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, c-Bu dava kapsamında davacı tarafından sarfedilen, 761,55 TL posta ve tebligat  masrafı, 661,58 TL harç gideri olmak üzere cem'an 1.423,13 TL'den ibaret yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,ç-Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim olunan fatura bedeli 960,00  TL'nin (tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla) davalıdan tahsili ile kurum hesabına aktarılmak üzere Hazineye irad kaydına, gereği için yazı işleri müdürlüğünce tahsil yazısı yazılmasına,d-HMK'nın 333. maddesi gereğince, mahkeme veznesine depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesi ile birlikte yatıran tarafa iadesine,4-İstinaf yargılaması yönünden; a-Davalı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmediğinden davalı yandan alınması gereken 2.443,08TL nispi istinaf harcından peşin alınan 610,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.832,31TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b-Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talep halinde iadesine,c-İstinaf yargılaması sırasında davacı tarafından yapılan 80,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 60,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 141,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 19/01/2024 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"db437d934c6c6791","SID":"a391ba6ff6fde545"}}