{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/991 Esas<br>KARAR NO: 2024/31<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/03/2022<br>NUMARASI: 2018/814 Esas -  2022/270 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 26/12/2018<br>KARAR TARİHİ: 16/01/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari işletmesinin  faaliyetleri doğrultusunda ... Bankası Sultançiftliği Şubesi'nde işleri gereğince kullanmak maksadıyla çek hesabı açtırdığını, işletmede işçi sıfatıyla çalışmakta olan ... isimli şahsın,  çek defterindeki  ... çek numaralı üç adet çeki “müvekkilimin izni, haberi ve rızası olmaksızın” aldığını, müvekkilinin durumu öğrendikten sonra ivedi olarak ... isimli  şahsa ulaşamadığını, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'na 26.07.2007 tarih ve 2007/19773 soruşturma no'lu başvuru ile şikâyette bulunduğunu, müvekkilinin işbu durumu çekleri temin etmiş olduğu ... Bankası Sultançiftliği Şubesi'ne bildirerek “çeklerin ödenmek için ibraz edilmesi halinde ödenmemesini ve çeklere kayıp kodu konulmasını” talep ettiğini, davalı tarafından İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nde ... Esas sayılı dosya ile müvekkili aleyhine çeklerden; ... çek no'lu, 06.10.2007 tanzim tarihli çek ile 14.342,00 TL ve ... çek no'lu, 20.10.2007 tanzim tarihli çek ile de 13.130,00 TL olmak üzere toplam asıl alacak 27.472,00 TL, diğer fer'i alacaklarla beraber de toplam 29.405,68 TL tutar üzerinden işbu çeklerle, “altlarındaki imza müvekkiline ait olmamasına rağmen” kambiyo senetli özgü haciz yoluyla halen de devam etmekte olan icra takibini başlatıldığını, söz konusu kötüniyetli icra takibinde borçlu bulunulmadığının tespiti ile işbu takibin durdurulmasını ve iptalini, haciz tehdidi altında davalı yanın tahsil etmiş olduğu paraların tahsil tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber davalıdan tahsili ile taraflarına  iadesini ve davalı yandan takibe konu tutar üzerinden %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu menfi tespit davasının tam 11 yıl sonra açıldığını, buna ilişkin zamanaşımı itirazında bulunduklarını, 10 yıldan daha önceki bir alacağa dayalı banka kayıtları, fatura ve vergi kayıtlarının bulunma imkanının da düşük olduğunu, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının ekmek fırını sahibi olup müvekkili tarafından satılan unları teslim aldığını ve kullandığını, ellerinde mal satımına ilişkin faturaların da olduğunu, esasen davacının eşi ... bu işletmeyi davacı adına açtığını ancak fiili olarak ...'nin işletmeyi çalıştırdığını, davacının çekleri ödeyemeyeceğini anladığında çeklere ödemeden men yasağı koydurtmak için çekleri çalınmış gibi tek taraflı beyanda bulunduğunu, oysa çek defterinden kesilmiş diğer çeklerin de incelendiğinde o çekleri de davacının kesmediğinin görüleceğini, haksız ve kötü niyetli davasının dinlenebilme olanağının olmadığını, son olarak icra dosyasından yapılan tüm tahsilatların istirdatı talep edilmişse de İİK m.72/7 gereğince yalnızca davadan önceki 1 sene içerisinde yapılan tahsilatların istirdatını talep etme hakkı olduğunu beyanlarla açılan davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2022 tarih ve 2018/814 Esas - 2022/270 Karar sayılı kararıyla; \"... mahkememizce davacının imza örnekleri alınmış ve davacıya ait emsal imza asıl evrakları celp edilmiş, dava konusu olan 2  adet çek üzerindeki imzanın davacının el ürünü olup olmadığı yönünde Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden aldırılan 29/12/2021 tarihli raporda; \"İnceleme konusu çeklerdeki basit tersimli keşideci imzaları ile ...'in mukayese imzaları arasında; ...'in eli ürünü olmadığı...\" yönünde tespitlerde bulunulmuş olup, bu doğrultuda dava konusu çekler üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığından, çekteki imzada sahtelik, herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'ilerden olmakla esasa ilişkin başkaca inceleme yapılmadan; davanın kabulü ile, davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyasına konu çekler ve ferileri nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, bilindiği üzere icra takibine dayalı olarak açılan menfi tespit davalarında borcun davanın devamı sırasında ödenmesi halinde menfi tespit davası kendiliğinden istirdat davasına dönüştüğünden menfi tespit talebinin kabulü halinde ödenen bu tutarların istirdadı yönünde hüküm kurulması gerektiğinden davacı tarafça davalıya ödenen 36.640,75.-TL 'nin davalıdan istirdadıyla davacıya verilmesine; Davaya konu takibe esas çeklerde davacının keşideci, davalının ise lehtar olduğu anlaşılmakta olup mahkememizce yapılan tahkikat neticesinde takibe konu çeklerdeki imzanın davacıya ait olmadığının anlaşılması karşısında davalı aleyhine icra takibindeki tutar göz önüne alınarak  İİK 'nın 72/5 maddesi uyarınca çeklerin değeri olan 27.472,00.-TL'nin %20'si olan (5.494,40.-TL) kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; \"Karar ile davalıya karşı İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyada borçlu bulunulmadığı ve işbu dosyada ödenmiş toplam 36.640,75 TL bedelin istirdatına hükmedilmiş olup, kararın bu haliyle usule ve hukuka uygun olduğunu ve itirazımız bulunmadığını,  Kararda her ne kadar \"...davacı tarafça davalıya ödenen 36.640,75.-TL'nin davalıdan istirdadıyla davacıya verilmesine\" şeklinde hükme varılmışsa da, bedel için işleyecek faizin türü ve işlemeye başlayacağı tarihler hususunda herhangi bir açıklamaya yer verilmediğini, istirdadına hükmedilen bedeller yönünden ödenme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsillerine karar verilmesi gerektiğini.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının talepleri gibi kaldırılması istenmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; \"Borçlunun borcunu ikrar ettiğini, 03.03.2018 tarihinde borçlunun (davacı) oturduğu eve hacze gidilmiş olup borçlunun \"Her ne kadar 2007/1339E Hukuk sayılı davada imza itirazında bulunmuşsam da zaman kazanmak amacıyla açmıştım, gerçekte benim borcum, şu anda ödeme güçlüğü içerisindeyim, kısa zamanda ödemeye çalışacağım borcumu kabul ediyorum\" dediği ve zaptı imzaladığını, Borçlunun borcu kabul ettiği resmi bir belge olan haciz tutanağıyla sabit olmakla davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, davanın reddi gerekmekteyken mahkemece bu hususta bir karar verilmemiş ve yargılamaya devam edilmesinin hatalı olduğunu,Davanın süresinde açılmadığını; İİK.72/7'de dava açmak için bir süre öngörülmemişse de  genel zamanaşımı süresinin bu hususta dikkate alınması gerektiğini, dolayısıyla 08.11.2007 tarihinde başlatılan takip için menfi tespit davası açma süresinin 2017 yılında sona erdiğini, Ayrıca davacının kötü niyetle hareket ettiğini, fatura ve benzeri evrakların geçen 11 yılda  artık imha edilmesi veya geçen zaman içerisinde fiziksel  koşullar sebebiyle  tahrip veya zayi olmasının muhtemel olduğunu, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi 10.07.2003 tarihli 2003/7669K. Sayılı kararında \"Menfi tesbit davası kural olarak borç ödeninceye kadar ikame edilebilirse de; söz konusu davaya mesnet kılınan hukuki sebep maddi hukukta bir süre ile sınırlandırılmışsa, maddi hukukta belirlenen bu sürede menfi tesbit davasının açılması gerekir.\" şeklinde karar verildiğini, Davacı taraf icra dosyasından yapılan tüm tahsilatların faiziyle birlikte iadesini talep etmişse de İİK. 72/7 hükmüne göre \"davacı sadece davadan önceki bir sene içinde yapılan ödemelerin\" istirdatını talep edebileceğini, kabul etmediğimizi belirtmekle birlikte davanın kabulüne karar verilse dahi istirdatına karar verilecek ödemeler davadan önceki 1 sene ile sınırlı olması gerektiğini,Bilirkişi incelemesinin eksik ve hatalı olduğunu; 2 adet bilirkişi raporu alınmış olup ilk rapor neticesinde bazı imzaların uyuştuğunun belirtildiğini, ilk raporda imzaların davacının el ürünü olup olmadığı konusunda herhangi bir kanaat dahi oluşmamışken 29.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda imzanın davacıya ait olmadığının tespitinin isabetsiz olduğunu, Tarafımızca yalnızca icra takibine yakın tarihlerdeki evrakların ve özellikle de çek defterine ait diğer kesilen çeklerin suretlerinin bankadan istenerek bu evraklar arasında imza incelemesi yapılması talep edilmişse de mahkeme tarafından talebimiz kabul edilmediğini, Davacının ekmek fırını sahibi olup,işbu çek karşılığında müvekkilden un satın aldığını;  elimizde mal satımına ilişkin faturaların da bulunduğunu, davacının eşi ... hiçbir zaman borcu inkar etmediğini, yalnızca fiili işletmeci ...'nin çekip gittiğini söylediğini, İşletmenin fiilen  ... tarafından işletildiğini ve davacının yapılan işlemlere icazet verdiğini, çek defterinden kesilmiş diğer çekler de incelendiğinde o çekleri de davacının kesmediğinin görüleceğini, buna ilişkin banka kayıtlarının celbinin gerektiğini,  Buna göre artık ticari bir teamül haline gelmiş ve iyi niyetli 3.kişilerce fark edilemeyecek bir uygulamanın mevcut olduğunu, bu sebeple ... işletmenin ticari mümmesili olduğunun kabulü ile imzasının davacıyı bağlaması gerektiğini, bu husus hiç araştırılmadan ve davacı tarafından ...'ye verilen bir vekaletname olup olmadığını dahi sorulmadan sadece bilirkişi raporu baz alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, Çek un satımından kaynaklı borcu ödemek için verilmiş olup bu husus göz ardı edilerek delillerimiz arasında bildirmemize rağmen ticari defter incelemesi yapılmadığını, Kötüniyet tazminatının şartları oluşmadığını.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. <br>DELİLLER:* İstanbul İl Jandarma Kriminal Laboratuvarı Amirliği'nden alınan 26/05/2021 tarihli raporda; \"1. ...'in mevcut mukâyese imzalarının birbirleri arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmasında; söz konusu mukayese imzalar arasında farklılıklar ve tutarsızlıklar tespit edilmiştir. 2. ...'in mevcut mukayese imzalarının basit, taklidi kolay, kaligrafik ve karakteristik özelliklerden yoksun nitelikte imzalar oldukları kanaatine varılmıştır. 3.(1ve2)Numaralar ile tanımlanan inceleme konusu çeklerin ön yüzleri üzerinde “ ...” adına atfen atılı bulunan imzalar ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada; yukarıda bir ve ikinci maddede belirtilen sebepler dolayısıyla, (1 ve 2) numaralar ile tanımlanan inceleme konusu çeklerin ön yüzleri üzerinde “ ...” adına atfen atılı bulunan söz konusu imzaların ... eli ürünü olup olmadığı hususunda müspet ya da menfi bir kanaat bildirmek mümkün olamamıştır.\"  şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir. * Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 29/12/2021 tarihli raporunda; \"İnceleme konusu çeklerdeki basit tersimli keşideci imzaları ile ...'in mukayese imzaları  arasında; tersim biçimi,işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesibakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'in eli ürünü olmadığı...\" şeklinde tespitte bulunulduğu görülmüştür\t<br>GEREKÇE:Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit- istirdat davasıdır.İlk derece mahkemesi tarafından,  \"Davanın KABULÜ ile , davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip dosyasına konu çekler ve ferileri nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafça davalıya ödenen 36.640,75.-TL'nin davalıdan istirdadıyla davacıya verilmesine, - İİK 'nın 72/5 maddesi uyarınca çeklerin değeri olan 27.472,00.-TL'nin %20'si olan (5.494,40.-TL) kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine.\"  karar verilmiştir.Hüküm davacı vekili ve  davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacının takibe konu 06.10.2007 keşide tarihli 14.342,00 TL ve  20.10.2007 keşide tarihli  13.130,00 TL tutarlı çeklerin keşidecisi göründüğü, davacının çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle menfi tespit ve istirdat isteminde bulunduğu; davalının ise, davacının sahibi olduğu fırına un verildiğini ve çeklerin bu nedenle alındığını, fırının fiili işletmecisi dava dışı ... davacının bilgisi dahilinde işlemler yaptığını ve çekler verdiğini, davanın zamanaşımı süresinde açılmadığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.  Davacının takibe konu çeklerdeki imzasını inkârı nedeniyle mahkemece iki ayrı bilirkişi raporu aldırılmıştır. İstanbul İl Jandarma Kriminal Laboratuvarı Amirliği'nden alınan 26/05/2021 tarihli raporda; davacının mukayese imzaları arasında farklılıklar olması ve imzanın basit tersimli olması nedeniyle davacıya atfen atılı imzaların davacı eli ürünü olup olmadığı hususunda görüş bildirilemediği; mahkemece Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden aldırılan 29/12/2021 tarihli raporda ise; \"İnceleme konusu çeklerdeki basit tersimli keşideci imzaları iledavacının mukayese imzaları  arasında; tersim biçimi,işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesibakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel davacının eli ürünü olmadığı.\" tespitine yer verildiği anlaşılmıştır. Özetlenen her iki bilirkişi raporu ile Bakırköy 10.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2009/40 Esas - 2009/1065 Karar sayılı dosyasında verilen 26.03.2013 tarihli ek kararı ve karara dayanak olan 16.03.2013 tarihli grafoloji raporu da dikkate alındığında takibe konu çeklerdeki imzanın davacıya ait olmadığı yönündeki ilk derece mahkemesi değerlendirmesi yerindedir.  Ancak; davacı adresinde 03.03.2008 tarihinde Gaziosmanpaşa ... İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyası ile yapılan haciz sırasında davacının, \"Borcu kabul ediyorum, her ne kadar imza itirazında bulunmuş isem de ödeme güçlüğü içinde olduğum için zaman kazanmak amacıyla dava açtım.\" yönündeki beyanı \"Mahkeme dışı ikrar\" niteliğinde olduğundan; mahkemece beyanın bağlayıcı olduğu gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olduğundan, davacı vekilinin istinaf isteminin reddine, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2-Davacı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE, 3-İstanbul 19.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2022 tarih ve 2018/814 Esas - 2022/270 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 4-Davanın REDDİNE, 5-İlk derece yargılaması yönünden;a)Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 502,18 TL peşin harç ile 124,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile artan 198,58 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,  b)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 16,50 TL tebligat masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ç)Davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-İstinaf yargılaması yönünden; a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, b)Davacıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, c) İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 82,50 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 303,20 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ç)Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, d)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.16/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7efd577efe8f6bcb","SID":"ac7a934100cfaaa3"}}