{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/996 Esas<br>KARAR NO: 2024/30<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/04/2022<br>NUMARASI: 2018/591 Esas -  2022/334 Karar  <br>DAVANIN KONU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİH: 08/06/2017<br>KARAR TARİHİ: 16/01/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında 2011 yılında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile toplamda 15 adet bono nedeniyle icra takibine başlandığını, takibin kesinleştiğini ve müvekkilinin maaşına haciz tatbik edilerek toplamda 15.272,52 TL tahsilat yapıldığını, müvekkilinin vefat eden akrabasının kendisini kandırması nedeniyle borçlu olduğuna inandığını, süresinde takibe itiraz etmediğini, kesinleşme üzerine haciz baskısı ile alacağın senede dayalı olduğunu dahi bilmeden maaş kesintilerine katlandığını, senetler üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını gördüğünü, icraya konan kambiyo senetlerinden 6 adedinin 2007 yılına ait olduğunu, zamanaşımı süresi geçtikten sonra kambiyo senedine müstenit takip yoluna başvurulduğunu, icra müdürlüğünce bu durumun değerlendirilmediğini, bu nedenle borçlu bulunmadıklarının tespitine, icra takibinin iptaline, bu güne kadar müvekkilinin maaşından kesilen ve reddiyatı yapılan 15.272,52TL nin geri verilerek faizi ile birlikte istirdadına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydıyla takibe konu alacak icra takibinden önceki bir tarihte zamanaşımına uğramış ise bu takdirde davacının ödeme emrine itiraz etmesi gerekeceği, dava borçlunun ödeme emrine itiraz etmediği ve zamanaşımı definde de bulunmadığı, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığı, davacı borçlunun aynı zamanda ödediğini iddia ettiği bedelleri de geri istediği için davanın menfi tespit davası olarak değil istirdat davası olarak devam edilmesini, davacının dava değerini dosya kapak hesabı şeklinde göstermesi gerektiği için harç tamamlamasını, müvekkilinin senetteki hamil ile ticari ilişki çerçevesinde sunta yapımı işi yaptığını, bu nedenle söz konusu senet hamilinden alacaklı olmasına rağmen senet hamilinin müvekkilinin iş bedelini ödememesi üzerine söz konusu alacağını ödemeyen kişinin izni ile aldığı senedi aralarında davacının da bulunduğu ..., ...'na karşı takibe koyduğu, davacının borçlu olmadığını ispat etmesi gerektiği, ispat yükünün davacıda olduğu, sübut bulmayan davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine,  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2022 tarih ve 2018/591 Esas - 2022/334 Karar sayılı kararıyla; \"... davacı tarafça davaya konu bonolarda davacı adına atfen atılan imzanın davacıya ait olmadığından bahisle icra dosyasından borçlu olmadığının tespiti ile davacının maaşına haciz tatbik edilerek tahsil edilen 15.272,52-TL nin istirdadı talebinde bulunduğu, davalı tarafça iyiniyetli hamil olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Dosyamız kapsamına alınan ATK raporu dikkate alındığında davacıya atfen atılan imza ile davacının mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği saptandığı, her ne kadar dosyamız davalısı iyiniyetli hamil olduğunu savunmuş ise de; Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 22/02/2016 tarihli, 2015/2070 Esas ve 2016/2713 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere imza inkarının mutlak def'ilerden olup herkese karşı ileri sürülebilir nitelikte olduğu anlaşılmakla mahkememizce davanın  kabulüne karar verilerek davacının dava konusu senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacının icra dosyasına ödemiş olduğu 15.272,52-TL'nin davacıya iadesine, davacının İİK 72/5 maddesine göre tazminat talebinin yerinde olduğu, buna göre asıl alacak olan 44.880,00-TL üzerinden kötü niyet tazminatına.\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; \"Menfi tespit davasında davacı borçlunun dava açmakta hukuki yararının olmadığını, borçlu olmadığını ispat yükünün davacıda olduğunu, ayrıca dava konusu icra dosyasının zaten davacı vekilince tedbir kararı alınarak durdurulduğunu,Davacının kesin bir kanıtla borçlu olmadığını ya da borcun kaynağını bulunmadığını ispat edemediğini, bu nedenle mahkemece davacının iddiasını kanıtlayamamış olduğundan menfi tespit davasının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, Menfi tespit davasının istirdat davası ile birlikte açılması mümkün olmadığını,  davacının davasını sadece istirdat davası olarak açması gerekirken her iki davayı birlikte açmasının usule aykırı olduğunu, Mahkemece müvekkilin kötü niyetli olduğuna kanaatle her ne kadar davalı müvekkil aleyhine ve takip dosyası değeri (kaldı ki, mahkemece kötü niyet tazminatı 44.000 TL üzerinden değil, davacının ödediği 15.000 TL üzerinden hesaplanması gerekirken) üzerinden kötü niyet tazminatına mahkum  edilmesinin hatalı olduğunu, Ayrıca mahkemece müvekkilin neden kötü niyetli olduğuna dair gerekçede herhangi bir açıklamaya yer verilmediğini, tarafımızca müvekkilin icra dosyasına gelen tahsilatları çekmediğini, çekilen kısımların ise davalı müvekkilin eski vekilince çekildiği hususunda araştırma yapılmasına ilişkin taleplerimizin dikkate alınmadığını,İmzanın davacının eli ürünü olup olmadığının tarafımızca bilinemediğini, müvekkilin kendisinden önceki cirantaları bilmediğini, sadece senedi yetkili hamilin rızası ve izni ile alarak takibe geçtiğini bu nedenle davalı müvekkilin iyi niyetli hamil olduğunu,  davalı müvekkil aleyhine yargılama gider ve vekalet ücreti yükletilmemesi gerektiğini, Davacının dava konusu takip dosyasına yaptığı ödemelerin davalı müvekkilin uhdesinde olmayıp, halen icra dosyasında durmakta olduğunu, bu nedenle davacının korunmaya değer bir yararı bulunmadığını, Mahkemece davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, zira davacının borçlu olduğunu bildiği halde borcu olmadığını ileri sürdüğünü, Savcılık soruşturma dosyasının dikkate alınmadığını, zira dikkate alınsaydı senetteki diğer borçlu görünen kimselerin ifadelerinde yer verdikleri hususlar kapsamında davacının haklı olup olmadığının ortaya çıkacağını.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.\t<br>GEREKÇE: Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit - istirdat davasıdır.İlk derece mahkemesi tarafından,  \"Davanın KABULÜ ile; Davacının  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında  takibe konu bonolar sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, -15.272,52-TL 'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -İİK 72/5.maddesi gereği takibe konu alacağın takdiren %20'si oranında hesap edilen 8.976‬,00-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine.\"  karar verilmiştir.Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacının takibe konu bonoların keşideci-borçlusu olduğu, davacının bonodaki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle menfi tespit - istirdat isteminde bulunduğu, mahkemece aldırılan ve denetime elverişli bulunan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 21.10.2021 tarihli raporu ile bonolarda davacı adına atılı imzanın davacı eli ürünü olmadığı anlaşıldığından; ilk derece mahkemesince davacının menfi tespit ve istirdat isteminin kabul edilmesinde isabetsizlik yoktur Ancak; somut olayda bonoların davalı alacaklıya bonoların lehtarı ... tarafından ciro edildiği, davalının bonoların hamili durumunda olduğu, davalının lehtardan önceki borçlular yönünden imzaların sıhhatini bildiği konusunda bir delilin de bulunmadığı gözetildiğinde mahkemece davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olduğundan, davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/04/2022 tarih ve 2018/591 Esas - 2022/334 Karar  sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın kabulü ile; davacının  İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında  takibe konu bonolar sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,15.272,52-TL 'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,5-İlk derece yargılaması yönünden;a)Alınması gereken 3.065,75 TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 766,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.299,31 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, b)Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 766,44 TL peşin harç, 31,40 TL başvurma harcı toplamı 797,84 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  c)Davacı tarafından sarfedilen 293,90 TL tebligat ve posta ücreti ile 2.560,00 TL Adli Tıp Kurumu fatura ücreti olmak üzere toplam 2.853,9‬0 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  ç)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına  d)Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 17.900,00 TL  vekalet ücretinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-istinaf yargılaması yönünden; a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, b)İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 114,60 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 335,30 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.16/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7fa1ae0452def343","SID":"de975242fb3a63a0"}}