{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1030 Esas<br>KARAR NO: 2024/132<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/09/2021<br>NUMARASI: 2021/581 Esas, 2021/812 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 19/01/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkil şirket ve dava dışı çek hamili ... A.Ş. Firması arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkiden kaynaklı müvekkili şirketin ...A.Ş.'ye dava dilekçesinde belirtilen 4 adet çeki keşide edip 25/02/2019 tarihinde ... kargo firması ile gönderdiğini, ancak kargo firmasının o gün kargo aracına hırsız girdiğini ve birçok kargonun çalındığı bilgisinin verildiğini, çeklerin zayi sebebiyle Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’ne çek iptali için başvurulduğu çekler hakkında ödeme yasağı konulduğunu,  davalı ... tarafından kaybolan/çalıntı çeklerle icra takibi başlattığını, borca  itiraz edildiğini, çeklerin çalıntı çekler olduğunu, çeklerin arka yüzlerinde ... firmasına ait olduğu iddia edilen kaşede \"...\" kelimesinin \"...\" olarak hatalı basıldığını, imzaların farklı olduğunu,  resmi evrakta sahtecilik ve çek hırsızlığı sonucu elde edilen takiplere konu çekler bakımından müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin ticaretini çek, senet ve buna benzer evraklarla yapmakta olduğundan çekleri aldığını, müvekkilinin çekleri, ticaret ürünü olarak yaptığı işlere karşılık iktisap ettiğini, faturaları mevcut olduğunu, müvekkilin iyi niyetli hamil olduğunu, çeki iktisabında ağır kusur ve ihmalinin bulunmadığı için müvekkilinin iyi niyetli olduğunu ispat etmek zorunda olmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olduğu ve çeki iktisabında ağır kusurlu olduğunun davacı tarafından kesin delil ile ispatlanması gerektiğini, davacı borçlunun çek keşidecisi olduğunu, dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere imzaya bir itirazı bulunmadığını, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu ve çeki cirantasından aldığını, müvekkilinin kusurunun olmadığını, müvekkilin bir ticaret ürünü olarak yapmış olduğu işe karşılık bu çeki aldığını, müvekkilinin borçluların kötü niyetinden ve borçların ödenmemesinden dolayı büyük zarara uğradığını, davanın reddi ile davacının dava konusu asıl alacağın % 20’ ından aşağı olmamak üzere tazminat ve dava konusu alacağın % 10’ u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI: İlk derece mahkemesinin 2019/601 Esas, 2021/255 Karar sayılı, 17.03.2021 Tarihli kararında; davanın reddine karar verilmiştir.<br>DAİREMİZ KARARI: DAİREMİZİN 2021/1113 Esas, 2021/1306 Karar sayılı 18.06.2021 Tarihli ilamında; \" Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli kararın uyum içinde olması gereklidir. Bu durumda, mahkemenin duruşmada tefhim ettiği kısa karardan farklı olarak gerekçeli kararda, inkar tazminatına hükmederek ek hüküm getirmesi, HMK 298/2 maddesine aykırılık içerdiğinden, kamu yararı ile ilgili olan bu husus Dairemizce HMK 355. Madde gereğince resen yapılan incelemede dikkate alınarak, davacı vekilinin istinaf sebepleri incelenmeksizin başvurusunun kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına,\" gerekçesi ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>DAİREMİZ KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu 2021/581E , 2021/812 K sayılı, 29.09.2021 Tarihli ilamında; \"....Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde;  TTK'nun 818/1-c maddesinin yollaması ile TTK'nun 677. Maddesi uyarınca çek ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzası, sahte imzalar, hayali kişilerin imzaları veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzalar imzaların istiklali ilkesi gereğince diğer imzaların geçerliliğini etkilemeyecektir. Çeki düzenleyen keşidecinin lehtarın ciro imzasına itiraz hakkı yoktur, ciro imzasının lehtara ait olmaması anılan düzenleme karşısında imzasına itiraz etmeyen keşideci hakkında takip yapılmasına engel oluşturmaz. Mahkememiz dosyasında dava konusu çeklerin keşidecisinin davacı olduğu, keşideci imzalarının inkar edilmediği, TTK 677. maddede düzenlenen imzaların istiklali prensibi gereği lehtar imzasının geçersizliğinin davacı keşidecilerin sorumluluğunu etkilemeyeceği, dava konusu çekte lehtar imzası sahte olsa dahi ciro zincirinde kopukluk bulunduğunun kabul edilemeyeceği, davalının çekte ciro yoluyla yetkili hamil olduğu anlaşılmakla açılan davanın reddine, Mahkememiz dosyası arasında bulunan Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin değişik iş dosyasında takip bakımından tedbir kararı verildiği anlaşılmakla  İİK 72. Madde uyarınca takibin tedbiren durdurulduğu anlaşılmakla 29.500,00 TL asıl alacağın %20' si oranında asıl alacağın davacıdan alınarak davalıya verilmesine şeklinde  karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.\" şeklindeki gerekçe ile neticeten;\"Davanın REDDİNE,İİK 72. Madde uyarınca takibin tedbiren durdurulduğu anlaşılmakla 29.500,00 TL asıl alacağın %20' si oranında asıl alacağın davacıdan alınarak davalıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkili ve dava dışı çek hamili ... A.Ş. Firması arasında ticari ilişki bulunduğunu, dava konusu çeklerin çalındığını, davacının rızası dışında 3. Kişiler eline geçtiğini, davanın ciro imzasına itiraz şeklinde değerlendirildiğini, çalıntı çeklerle ilgili Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı ile Bakırköy C. Başsavcılığından davalı ve cirantalara ilişkin dosya dökümlerinin yargılama sırasında dosyaya sunulduğunu, bu dosyalardaki çeklerde de davalı/alacaklının ... ve cirantalarının hemen hemen aynı olduğunu, mahkemelerin bu dosyaları incelemediğini,Bakırköy 5.ATM 2019/494  esas sayılı dosyada davalı ... ve cirantalar ... ile ... karşı açıldığını, davanın kargoda çalınan çeklere ilişkin olduğunu, bu dosya ile benzerliğinin ise bu olayda çalınan çeklerin ... Kargo firmasına ait kargo aracında dav akonusu dosyada ise GEbze ... Kargo aracından çalınan çekler olduğunu, çalıntı çeklerin neredeyse tamamının ....'ın eline geçtiğini ve benzer zamanda çalındığını, davalı hakkında dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve hırsızlık suçları ile ilgili davaya konu kargoda çalınan 4 adet çekten ikisine Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/32760 ve diğer ikisine ise Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/64116 soruşturma numaraları ile suç duyurusunda bulunulduğunu,  Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının yetkisizlik kararı vererek dosyayı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiğini, 2019/75063 esasını aldığını, aynı şekilde dava konusu çek hamili ... A.Ş. de aynı suçlardan dolayı Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/61294 soruşturma numaralı dosyası ile şikayette bulunduğunu, mahkemenin bu dosyaların sonucunu beklemediğini, yalnızca imzaların istiklali prensibine dayanılarak eksik araştırma sonucu karar verildiğini,  açılan soruşturmada davalı/şüpheli hakkında kovuşturma yapılır, suçtan mahkum olur ve hakkındaki mahkumiyet kararı kesinleşirse 6098 sayılı TBK 74. maddesi hükmü gereği, ceza mahkemesinin maddi fiilin sübutuna ilişkin kararı hakimi bağlayacağından soruşturmaların sonucunun beklenmemesinin hatalı olduğunu, davalının bir soruşturma dosyasında işçi ayakkabısı ve elbisesi alım satımı yaptığını beyan ettiğini, davalı ve cirantaların defterlerine bakıldığında savunmalarının doğru olmadığı, sahte imza ve kaşelerle ciro silsilesi oluşturulduğunun ortaya çıkacağını, kötüniyetli olarak takipler başlattığını, YHGK 2017/ (19)-11-2738, 2021/1513 K sayılı ilamının dikkate alınması gerektiğini, TTK 790-792 md gereğince araştırma yapılmadığını, delil listesindeki dosyaların dikkate alınmadığını beyanla, mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE  Davacı, keşidecisi olduğu çeklerin lehtar yedinde iken rıza dışı elden çıktığını, sahte ciro zinciri oluşturulduğunu, davalının iktisapta kötüniyetli olduğunu iddia ederek menfi tespit kararı verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacı vekili dava konusu çek hakkında ceza soruşturması olduğunu beyan etmiş olup  Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/32760Esas sayılı dosyasının Dairemizce UYAP'tan incelenmesinde; davacı şirket tarafından davalının da yer aldığı bir kısım şüpheliler yönünden sahtecilik ve dolandırıcılık iddiası ile şikayetçi olunduğu, soruşturma dosyasında yetkisizlik kararı verildiği, yetkisizlik ve birleştirme kararlarından sonra Bakırköy CBS 2018/130732  sayılı dosyasındaki soruşturmanın ise derdest olduğu görülmüştür. Bu durumda mahkemece ilgili ceza soruşturma dosyası getirtilerek bekletici mesele yapılmasının gerekli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinafının bu yönden kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenle davacının istinafının kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE,2-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2021 tarih, 2021/581 Esas, 2021/812 Karar sayılı kararının HMK 353.1.a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,- Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacı iadesine, 4-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70-TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 78,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 299,20-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.19/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"49a6888e228a3451","SID":"60c3fbaac591e68b"}}