{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2019/152 Esas - 2022/134<br>\tT.C.<br>\tADANA<br>\t2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  TÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2019/152 <br>KARAR NO\t: 2022/134<br><br>HAKİM\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACILAR\t:  ... 'a VELAYETEN,<br>\t1- ... - ...<br>\t2- ... - ...<br>VEKİLİ\t: ... - ...<br>DAVALI\t: ... ANONİM ŞİRKETİ  - <br>VEKİLİ\t: ... - ...<br><br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>DAVA TARİHİ\t: 10/03/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 02/02/2022<br>YAZIM TARİHİ\t: ...<br><br>\tMahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davası yargılamasının sonunda, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/06/2008 tarihinde karşıdan karşıya geçmek isteyen ...'a, ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonun çarpması sonucunda yaralandığını ve malül kaldığını , müvekkilinin ömrü boyunca bu kazanın izlerini taşıyacağını ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının davalı tarafından yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 100 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalının kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu,  maluliyetin ispatlanması gerektiğini bu nedenle davacının Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kuruluna sevk edilmesi gerektiğini, davanın yerinde olmadığını belirterek reddine karar verilmesini istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Kazaya karışan araçların tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, davacıya ait tedavi evrakları, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiş, davacıların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmıştır. <br>26/06/2008 günün ... plakalı kamyon seyir halinde iken kavşaktaki yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmek isteyen davacıya çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir<br>Alaca CBS 'nın 2008/... soruşturma sayılı dosyasından yürütülen soruşturma sonunda 11/07/2008 tarih 2008/.. karar ile şikayet yokluğu nedeniyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.<br>Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/08/2015 tarihli raporda yaya ...'ın asli ve % 70 oranında, ... plakalı kamyon sürücüsü  ...'nın ise tali ve %30 oranında kusurlu oldukları belirtilmiştir.<br>... plakalı araç kaza tarihinide kapsayacak şekilde ... A.Ş. Tarafından ZMMS poliçesiyle sigortalanmıştır.<br>03/07/2015 tarihli celsede davacının ÇÜ Adli Tıp Ana  Bilim Dalı Başkanlığına sevk edilerek iş gücü kaybı oluşup oluşmadığı , oluşmuş ise süresi  ve oranı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, bu konuda 3 hafta kesin süre verilmiştir. Ancak davacı tarafından kesin süre yerine getirilmemiş , bu nedenlede davacıda oluşan maluliyet ve oranının ispatlanamadığı kabul edilmiştir.<br>Mahkememizin 2015/... esas 2015/... karar sayılı ve 09/10/2015 tarihli kararı ile; \"davalı sigortacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın sürücüsünün %30 kusuru ile sebebiyet verdiği kazada davacının yaralandığı,bu yaralanma sonucunda davacının malul kaldığına bahisle tazminat istendiği ancak bu konuda rapor alınması için davacıya verilen kesin sürenin içinde rapor alınmak üzere müracatta bulunulmadığı, maluliyetinin ve oranının ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine\" karar verilmiştir. Davacı vekilinin bu kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 17.HD. 2016/... E-2018/... K. sayılı kararı ile; \" Mahkemece, kazayla ilgili dosyaya getirtilen hastane kayıtları ve ekleri Adli Tıp Kurumuna gönderilmek suretiyle konusunda uzman bilirkişilerden kaza tarihi gözetilerek geçici ve/veya sürekli işgöremezliğin bulunup bulunmadığına dair rapor alınması, muayene için davacının sevkinin istenilmesi halinde sevkedilmesi bu halde, yukarıdaki açıklamalar ışığında davacı vekiline davacının muayeneye müracaatı için yeterli ve makul kesin süre verilerek, kesin süreye uyulmamasının sonuçları da açıkça ihtar edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde,karar verilmesi doğru görülmediğinden\" bahisle  kaldırılmıştır. <br>Kaldırma gereğince işlem yapılmak üzere İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulunun 25/12/2019 tarihli raporunda: davacının yaralanmasının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı ve 9 aya kadar uzayabilecek nitelikte geçici iş gücü kaybı oluştuğu belirtilmiştir.<br> Rapora yapılan itiraz üzerine İstanbul ATK 2. Üst Kurulu tarafından hazırlanan02/09/2021 tarihli raporunda;  davacının yaralanmasının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı ve 9 aya kadar uzayabilecek nitelikte geçici iş gücü kaybı oluştuğu belirtilmiştir.<br>818 sayılı B.K. Nun 46. Maddesi (6098 sayılı TBK nın 54. Maddesi ) gereğince cismani zarara uğrayan kişi çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan zararlarını talep edebilir. <br>2918 Sayılı KTK'nun 85 /1 maddesinde; \" (Değişik birinci fıkra: 17/10/1996 - 4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adıaltında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsünsahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\" hükmü yer almaktadır.<br>Aynı maddenin 5. fıkrasında ise; \"İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.\" denilmektedir.<br>2918 Sayılı KTK'nun 91 /1 maddesinde; \"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.\" hükmü bulunmaktadır. Devam eden maddelerde ise zorunlu trafik sigortasının kapsamı düzenlenmiştir.<br>Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davalının ZMMS poliçesi ile sigortaladığı aracın sebebiyet verdiği trafik kazasında davacının yaralandığı, davacının bedensel zararlarından  davalının   2918 sayılı Yasanın 85/1, 88 ile 91. vd. maddeleri gereğince  sorumlu olduğu, dosyanın kusur  oranlarının için  tespiti bozma öncesi dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği  24/08/2015 tarihli bilirkişi raporunda davacı yaya ...'ın asli ve % 70 oranında, ... plakalı dava dışı kamyon sürücüsü  ...'nın ise tali ve %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, dava konusu olaya ilişkin olarak, mahkememizin 2015/... esas 2015/... karar sayılı ve 09/10/2015 tarihli kararı ile esastan karar verildiği,  davacı vekilinin bu kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 17.HD. 2016/... E-2018/... K. sayılı kararı ile;    \" Mahkemece, kazayla ilgili dosyaya getirtilen hastane kayıtları ve ekleri Adli Tıp Kurumuna gönderilmek suretiyle konusunda uzman bilirkişilerden kaza tarihi gözetilerek geçici ve/veya sürekli işgöremezliğin bulunup bulunmadığına dair rapor alınması, muayene için davacının sevkinin istenilmesi halinde sevkedilmesi bu halde, yukarıdaki açıklamalar ışığında davacı vekiline davacının muayeneye müracaatı için yeterli ve makul kesin süre verilerek, kesin süreye uyulmamasının sonuçları da açıkça ihtar edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde,karar verilmesi doğru görülmediğinden..\"  gerekçesiyle mahkememiz kararının kaldırıldığı ilgili hususlarda inceleme yapılarak karar verilmesi için dosyanın gönderildiği, Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edildiği, maluliyetin tespiti için ilgili evraklar ikmal edilerek dosyanın İstanbul ATK 2. İhtisas Kuruluna gönderildiği, 25/12/2019 tarihli kurul raporunda: davacının yaralanmasının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı ve 9 aya kadar uzayabilecek nitelikte geçici iş gücü kaybının bulunduğunun belirtildiği, rapora yapılan itiraz üzerine yeniden aynı hususlarda rapor alınmak üzere dosyanın bu kez Üst Kurula gönderildiği, İstanbul ATK 2. Üst Kurulu tarafından hazırlanan 02/09/2021 tarihli raporda;  davacının yaralanmasının maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı ve 9 aya kadar uzayabilecek nitelikte geçici iş gücü kaybı oluştuğunun tespit edildiği, maluliyete ilişkin raporların örtüştüğü, her ne kadar dava dilekçe ekinde Çorum Devlet Hastahanesi tarafından düzenlenmiş davacıya ait sağlık kurulu raporunda %50 oranında maluliyet tespiti yapılmış ise de kaza tarihinin 26.06.2008 olduğu bu tarih nazara alınarak maluliyetin tespitinde uygulanacak yönetmeliğin  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği olduğu, dava dilekçesi ekindeki raporun Özürlülük Ölçütü yönetmeliğine göre düzenlendiği bu bakımdan raporlar arasında çelişki bulunmadığı, ATK kurul raporlarının kaza tarihi nazara alınarak ilgili yönetmeliğe göre düzenlendiği aksini gösterir bilgi ve belgeninde dosya içerisinde bulunmadığı anlaşıldığından ilgili raporların usule, oluşa ve denetime uygun olduğu değerlendirilerek hükme esas alındığı, davacının taleplerinin kalıcı iş ve geçici iş göremezlik zararının tazminine ilişkin olduğu, davacıda kalıcı maluliyetin bulunmadığının tespit edildiği ayrıca davacının  08.12.1997 doğumlu olduğu kaza tarihinde (26.06.2008) 11 yaşında bulunduğu, o yaşta çalıştığına dair bir delilinde mevcut olmadığı anlaşıldığından yerleşik yargıtay içtihatları gözetilerek geçici iş göremezlik tazminat talebi hakkının bulunmadığı değerlendirilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın reddine, <br>2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 80,70 TL harçtan peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 53 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-AAÜT gereğince hesaplanan 100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, <br>4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına),<br>Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek taraf vekillerin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/02/2022<br><br>Katip ...<br>e-imza <br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imza <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"938b2a7b362809be","SID":"bcccae2d5387312d"}}