{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 14/06/2023<br>DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 28/12/2023<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin (..... Mersis Nolu) .... İnşaat Emlak Enerji San. ve Tic. Şti. tarafından tanzim olunan 10.12.2018 tanzim, 30.12.2021 vade tarihli ve 1.600.000,00 TL bedelli bir adet bono alacağı bulunduğunu, iş bu bononun tahsili için yasal yollara başvurmak istediğinde, bahse konu şirketin tasfiye edilip ticaret sicilinden terkin edildiğini öğrendiğini,  müvekkili alacağının tahsili amacıyla mevcut durumda bahse konu şirket hakkında herhangi bir icra takibi ve sair yasal yola başvuramadıklarını, çünkü adı geçen şirketin tasfiye/terkin dolayısıyla yasal olarak taraf ehliyetinin bulunmadığını, alacaklı ve borçlunun icra takibinde taraf olup, taraf takip işlemlerinde yer alabilmeleri için taraf ehliyetine sahip olmaları gerektiğini, sicilden terkin edilmesi nedeniyle tüzel kişiliği sona eren bir şirket aleyhine icra takibi başlatılabilmesi için, ihya davası açılarak şirketin ihyasına karar verilmesinin gerektiğini, ihyası istenen şirketin 12.02.2021 tarihli ve 5 nolu genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini ve bu kararın 22.02.2021 tarihli ve .... sayılı gazetede ilan olunduğunu beyan ederek (Tasfiye Halinde) .... İnşaat Emlak Enerji San. ve Tic. Şti. ünvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin TTK'nın ilgili hükümlerine göre tasfiye işlemlerini gerçekleştirdiğini, şirketin bilinen tüm aktif ve pasiflerini tasfiye ederek, resmi kurumlara bildirdiğini, ayrıca olası bilinmeyen alacaklılar için de şirketin tasfiye halinde olduğunu resmi prosedüre göre ilan ettiğini, davacının art niyetli olduğunu ve  güveni kötüye kullandığını, davacı ile terkin edilen şirket arasında en son 20.11.2014 tarihli ....sıra nolu fatura ile ticari ilişki gerçekleştiğini, davacının alacaklarını tahsil ettiğini, bu tahsilatların terkin edilen şirketin muavin defter kayıtlarında da anlaşılacağını, taraflar arasında herhangi bir borç veya alacak olmadığına dair mutabakat belgesinin de kaşelenip imzalandığını, davacının inşaat işlerini yaparken, belediyede, Tapu Sicil Müdürlüğü'nde ve başkaca bir takım resmi kurumlarda işlemler yapması gerektiğini, bu işlemleri yaparken de terkin edilen şirket yetkilisinin imzası ile dilekçe düzenlemek zorunluluğunun doğduğunu, dışarıdan müdürler kurulu başkanı olan .... ile yine şirket müdürü olan ....a ait imza sirkülerini dilekçe ekinde sunduklarını, orada da görüleceği üzere, münferit imza yetkisi sahibi olan her iki şirket yetkilisinin de Denizli dışında ikamet ettiğini, her an şirket adresinde olmalarının mümkün olmadığını, bu sebeple ve iş ilişkisi içerisinde doğan karşılıklı güven nedeniyle müdürler kurulu başkanı olan ... un davacı ...'in isteği ile kaç kuruma başvurulacağı düşünülüyorsa o miktarda A-4 kağıdının üst kısmını dilekçe yazılabilecek şekilde boş bırakmak suretiyle, altını kaşeleyip imzalayarak, davacı ...'e verdiğini, davacının işini yaparken bu altı imzalı kağıtları kullandığını, ancak bir adetini alıkoyduğunu, bu boş A-4 kağıdına da sonradan bilgisayarda doldurmak suretiyle senet düzenlediğini  ve şimdi terkin edilen şirketin ihyası için belge yaratmaya çalıştığını, davaya esas teşkil eden bonoda  eksiklikler ve gariplikler olduğunun görüleceğini, davacı hakkında Buldan Cumhuriyet Başsavcılığı'na 06.03.2023 tarihinde şikayette bulunduklarını, bu şikayet sonucunun bekletici mesele yapılarak davacının haksız ve yersiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacı ile ihyası talep edilen şirket arasında düzenlenen 10.12.2018 tanzim, 30.12.2021 vade tarihli ve 1.600.000,00 TL bedelli bir adet bono alacağı bulunduğu, şirket hakkında icra takibinin açılması için terkin edilmiş şirketin yeniden tescilinin zorunlu olduğu, davacının başlatacağı takip yada açacağı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyeceği gibi davalı tarafından  yapılan şikayet üzerine Buldan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada da Tasfiye Halinde .... İnşaat Emlak Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin suçtan zarar gören olarak yargılamaya katılabilmesi için terkin edilen şirketin ihyasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle TTK'nın 547. maddesi kapsamında açılan davanın kabulüne karar verildiği, ... yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmediği, davalı tasfiye memuru tarafından ihya sebebi olarak gösterilen senedin sahteliği iddiası ile Buldan Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğundan dava tarihi itibari ile davanın açılmasına davalı tasfiye memurunun sebep olup olmadığı belli olmadığından kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin davacı üzerininde bırakılması yönünde karar verilmiştir.<br>Karara karşı, davacı ve davalı tasfiye memuru ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararın, 7 nolu hüküm kısmında müvekkili davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verildiğini, usul ve esaslar gereğince müvekkili lehine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın 7 nolu hüküm kısmının  kaldırılmasına, müvekkili lehine yargılama giderleri ile yargılama vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı Tasfiye Memuru ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;  davacının şirketin ihyasını talep etmek için elinde sadece bahsi geçen 10.12.2018 tanzim, 30.12.2021 vade tarihli ve 1.600.000 TL bedelli, nasıl ele geçirildiği belli olmayan bononun bulunduğunu, tasfiye edilen şirket ile davacı arasındaki tüm ticari ilişkilerin 2014 yılı sonunda sona erdiğini ve 13.10.2015 tarihli mutabakat mektubu ile tarafların birbirlerinden alacaklarının olmadığını beyan ederek ibralaştıklarını, davacı tarafın elinde şirketin ihyasını isteyebileceği bonodan başka hiçbir şeyin olmadığını, şirket ihya edildiği için tamamen temizlenmiş şekilde tasfiye edildiği halde yeniden icra takibi ve diğer davalarla uğraşmak zorunda kalacağını, savcılık hazırlık dosyası incelendiğinde bononun kötüniyetle düzenlendiği ve davacının gerçekte alacağının olmadığının açıkça ortaya çıkacağını, gereksiz yere şirket ihya edildiği için yeniden tasfiye süreci başlayacağını ve gereksiz yere birçok masraf daha yapılacağını, tüm bu zararların telafisinin de mümkün olmayacağını belirterek kararın kaldırılmasını şirketin ihyasına ilişkin davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava, şirketin ihyasi istemine ilişkindir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut olayda, ek tasfiye için ihyası istenen şirketin tasfiye işlemleri tamamlanarak sicil kaydının kapatıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafça, ihyası istenilen şirket tarafından kendisi lehine düzenlendiği iddia olunan bono nedeniyle ileride açılacak dava ve başlatılacak icra takipleri için ek tasfiye isteminde bulunulduğu, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf sebebi olarak getirdiği hususların açılacak olan davada değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından davalı tasfiye memuru vekilinin bu yöndeki istinaf taleplerinin yerinde bulunmamıştır. <br>İhyası istenilen şirketin yasal süreçler tamamlanarak tasfiye edildiği, ticaret sicilinde yapılan ilanlara rağmen davacının alacağı için tasfiye sürecinde ihyası istenilen şirkete başvurmadığı, davalı tasfiye memuru tarafından ihya sebebi olarak gösterilen senedin sahteliği iddiası ile Buldan Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunulduğu hususu da gözetildiğinde  kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair ilk derece mahkemesince verilen hüküm de doğru olduğundan davacı vekilinin bu yöndeki istinaf istemi yerinde bulunmamıştır. <br> Ancak, 6102 sayılı TTK’nın 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra alacaklıların alacağının tahsili istemi ile dava açması durumunda mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilirse tasfiye olunan şirketin sadece bu işlemlerin yapılması için yeniden tesciline ve ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için tasfiye memuru atanmasına karar verileceği düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesince ek tasfiye kararının davacının elinde bulunan bono ile ilgili açılacak dava veya başlatılacak icra takip işlemleri ile sınırlı tutulmaması hatalı olup resen gözetilen bu sebeple taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br>Sonuç olarak,  resen gözetilen nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince  esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekili ve davalı tasfiye memuru ... vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/06/2023 tarih ve .... Esas, .... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>a-Davanın  KABULÜNE,<br>Davacının .... İnşaat Emlak Enerji San. ve Tic. Şti. tarafından tanzim olunan 10.12.2018 tanzim, 30.12.2021 vade tarihli ve 1.600.000,00 TL bedelli bonoya dayanarak Tasfiye Halinde ..... İnşaat Emlak Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine açacağı dava ve icra takipleri ile sınırlı olmak üzere; ....Müdürlüğü'ne ....numarası ile kayıtlı iken kapanışı yapılarak terkin edilen Tasfiye Halinde ....İnşaat Emlak Enerji Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin ek tasfiyesine ve ihyasına,<br>b-İhya, tescil ve ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi bakımından .... TC kimlik numaralı  ...’ın  tasfiye memuru olarak atanmasına,<br>c-Kararın  davalı tasfiye memuruna tebliğine, <br>d-Karar kesinleştiğinde ...’ne bildirilmesine, <br>e-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85 TL harçtan peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubuyla bakiye 189,15 TL harcın davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, <br>f-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/10/2023 tarih ve .... Esas - ....Karar sayılı, ....Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkeresi'nin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, <br>g-Davalı ... yargılama yasal hasım olmakla davalı ... aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>h-Davalı tasfiye memuru ... tarafından yapılan davetiye gideri, posta masrafından oluşan toplam 262,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tasfiye memuru ... VERİLMESİNE, <br>ı-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve  yargılama giderlerinin davacı üzerininde bırakılmasına, <br>i-Gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davacı ve davalı tasfiye memuru ...'ın istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince ayrı ayrı peşin olarak yatırılan 269,85 TL maktu istinaf karar harçlarının talepleri halinde ayrı ayrı  taraflara İADESİNE, <br>b-Davacı ve davalı tasfiye memuru tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>4-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 bendi gereğince aynı Kanun'un 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4ff0d84dbb29ccf3","SID":"6392466a4a64366f"}}