{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2275 - 2023/1149<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2021/2275 <br>KARAR NO\t: 2023/1149<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/697 Esas 2021/498 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 28/12/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 29/12/2023<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>Davacı vekili, 11.07.2017 tarihinde davalı ...’nun işleteni ve sürücüsü, davalı ... Sigorta AŞ’nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı aracın davacının maliki olduğu ... plakalı aracına çarptığını, meydana gelen kaza sonucu davacının aracının hasar gördüğünü, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün kusurlu olduğunu, davalı sürücünün kaza sonrasında alkollü olması nedeniyle şoför değişikliği yaptığını, Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/708 esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada, davalı sürücünün kaza sırasında aracı kullandığının kabul edildiğini, davacının kusursuz olduğunu, zararının karşılanmadığını, trafik kazası nedeniyle aracın pert-total (hurda) işlemine tabi tutulduğunu, aracın önce trafikten men edildiğini, sonrasında davacı tarafından hurdaya çıkarıldığını, hurda bedeli olarak davacıdan 1.300,00 TL tahsil edildiğini, aracın çekim bedeli ve otopark ücreti olarak toplam 824,00 TL masraf yapmak zorunda kaldığını, davalı sigorta şirketine başvurduklarını, davalı sigorta şirketi tarafından tazminat taleplerinin karşılanmadığını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, tarafların anlaşamadığını, davacının dava konusu trafik kazası nedeniyle uğradığı toplam maddi kaybın tespitini ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile, 18.700,00 TL maddi tazminatın, olay tarihi olan 11.07.2017’den itibaren yasal faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere tahsilini talep etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili, trafik kazasının 11.07.2017 tarihinde meydana geldiğini, talebin zamanaşımına uğradığını, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağını, davacı tarafın iddia ve taleplerinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davalı şirkete sigortalı aracın kazada kusurunun bulunmadığını, davacı tarafa tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, aracın 21380632 numaralı poliçe ile 01.11.2016-2017 dönemine ilişkin olarak Zorunlu Trafik Sigortası ile sigorta teminatı altına alındığını, tazminat hesaplamasının bilirkişi marifeti ile ve kusur durumuna göre 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesi uyarınca Trafik Sigortası Genel Şartlarına göre belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>Davalı ... cevap dilekçesi sunmamış, yargılama aşamasında davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI;<br>Mahkemece toplanan delillere göre, davanın tazminat isteminden ibaret olduğu, kusur yönünden alınan 30.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda, ... plakalı araç sürücüsü ...'nun olayın meydana gelmesinde etkili olduğunun, ... plakalı araç sürücüsü ...’ün olayın meydana gelmesinde oluşuna ve sonucuna etkisinin olmadığının, ...plakalı araç sürücüsü ...'in olayın meydana gelmesinde olayın oluşuna ve sonucuna etkisinin olmadığının belirtildiği, hasar yönünden alınan 08.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacı ...’ün maliki olduğu, olay anında dava dışı ... yönetimindeki ... plakalı, 1998 model ... marka ... tipi kamyonetin, 11.07.2017 tarihinde meydana gelen kaza sonucu oluşan hasarının aracın 2.el rayicinden fazla olması, tamirinin ekonomik olmaması nedeniyle aracın pert total işlemine tabi tutulmasının rasyonel ve ekonomik olacağının, aracın hasar tutarının 13.700.00 TL, araç çekme bedelinin 354.00 TL, araç çekme bedelinin 300.00 TL oto park bedelinin 170.00 TL, toplam 824.00 TL masrafların eklenmesi ile dava konusu trafik kazası nedeniyle meydana gelen hasar ve zararın 13.700.00 TL + 824,00 TL = 14.524.00 TL olacağının belirtildiği, zararın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi limitleri dahilinde kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 14.524,00 TL'nin davalılardan ...'nun olay tarihi olan 11.07.2017 tarihinden itibaren diğer davalının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davacı vekili tarafından katılma yoluyla istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>Davacı vekili katılma yoluyla verdiği istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece dava konusu aracın değerinin hatalı tespit edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın kazadan önceki rayiç değerinin 15.000,00 TL olduğuna dair tespitin aracın rayiç bedeline göre çok düşük olduğunu, aynı marka ve model araçların piyasa değerlerinin 18.500,00 TL ile 22.500,00 TL arasında olduğunu, bilirkişi raporunda Şaşmaz Oto Sanayisinde hasarlı araç alım satımı yapan bir firma ile ... yetkili servisi 2. El departmanında yaptığı fiyat araştırmasında \"dava konusu aracın kaza tarihinde 13.000,00 TL - 17.500,00 TL olabileceği\" yönünde fiyat aldığını belirtmişken bu fiyat aralığından ortalamanın dahi altında bir fiyat olan 15.000,00 TL'nin aracın kaza tarihindeki rayiç değeri olduğunu kabul etmesinin usule, yasaya ve dosya kapsamına aykırı olduğunu, red sebebi ortak olan davalılar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, her iki davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğunu, AAÜT'nin 3/2. Maddesinde; \"Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.\" denildiğini, somut uyuşmazlıkta da, davanın kısmen reddi kararının dava konusu araç değerinden kaynaklanmış olması sebebiyle ilk derece mahkemesinin red sebebinin her iki davalı yönünden de ortak olduğunu, bu durumda mahkemece davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, mahkemece davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluğuna karar verilmemiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1.maddesi gereğince, bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, üçüncü bir kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil olarak sorumlu olduklarının belirtildiğini, davalı sigorta yönünden faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden itibaren kabul edilmesinin de hatalı olduğunu, davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulması gerektiğini ileri sürmüştür.<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu trafik kazası 11.07.2017 tarihinde meydana gelmiş olup davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, KTK'nun 109. maddesinde \"motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.\" hükmüne göre davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar başlıklı 92/1g maddesinde hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat dışında bırakıldığını, davalı şirketin meydana gelen trafik kazasında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere aracın piyasa değerinin sigorta eksper raporunda 12.000,00 TL olarak belirtildiğini, ancak bilirkişi raporunda, sigorta eksperi tarafından belirlenen bu tutar göz ardı edilerek, hiçbir şekilde belgesi veya dayanağı olmadan aracın rayiç bedeli 15.000,00 TL olarak belirlendiğini, bu belirlemenin neye göre yapıldığının, hangi belgeye dayandırıldığının açıklanmadığını, mahkemenin kararında hükme esas aldığı bilirkişi raporunun bu sebeple eksik kaldığını, ayrıca bu dava konusu 2017RK8131 nolu hasar dosyası kapsamında davalı şirket tarafından 28.11.2017 tarihinde ... Sigorta AŞ'ne 4.340,00 TL ödeme yapıldığını, bu tutarın alacaklının istediği tutardan mahsup edilmeden hesaplanmasının ve buna göre karar verilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>Davacı vekilinin ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, davalıların işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın davacıya ait araca çarpması sonucu davacıya ait aracın hasar gördüğünü ve onarımının ekonomik olmadığının belirlendiğini belirterek araç bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>Dava konusu kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında 11.07.2017 tarihinde  ...'nun maliki olduğu ... plakalı ... marka araç, ... yönetiminde iken önünde aynı yönde ... yönetimindeki  ... plakalı 1998 model kamyonete arka kısmından çarpması sonucu  kamyonetin kasasının kupasından koptuğu ve yakın sağından takip eden ...plakalı minibüse de çarpması ile  üç araçlı, maddi hasarlı, yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır.<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür. 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesinde haksız fiil tanımlanmış, 72. maddesinde de haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir. 2918 Sayılı KTK'nun 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak 10 yıl zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Maddenin özellikle 2. fıkrasında \"dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa\" ifadesi ile kanun koyucu taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3.kişi) yapmış olduğu fiil cezayı gerektiriyor ise uzamış ceza zamanaşımı uygulanacağı ifade edilmiştir. 2918 Sayılı Kanun'un anılan madde hükmünde gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Dahası söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlular (örneğin işleten) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. (HGK'nun 5.6.2015 gün 2014/17-2198 2015/1495 sayılı kararı ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir.) <br>Dava konusu kaza 11.07.2017 tarihinde meydana gelmiş, dava ise 18.12.2019 tarihinde açılmıştır. Kaza tespit tutanağında kazanın yaralamalı kaza olduğu belirtilerek tutanak düzenlenmiş,  Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/708 E-2018/442 K. Sayılı dosyasında kaza sonucu ...'in yaralanması nedeniyle dava açılmış olup  meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına dayalı davada uygulanması gereken zamanaşımı süresinin kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 Sayılı TCK'nın 89/4. ve 66/1-e maddelerine göre 8 yıl olduğu gözetildiğinde  davalı ... Sigorta AŞ vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili bu dava konusu 2017RK8131 nolu hasar dosyası kapsamında davalı şirket tarafından 28.11.2017 tarihinde ... Sigorta AŞ'ne 4.340,00 TL ödeme yapıldığını, bu tutarın alacaklının istediği tutardan mahsup edilmeden hesaplanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de;  yargılama aşamasında ileri sürülmeyen ancak istinaf dilekçesine eklenen ödeme makbuzunda 4.340,00 TL ödemenin ... Sigorta AŞ'ne yapıldığı, davacıya yapılan ödemeye ilişkin belge olmadığı, davacıya ait aracın kasko sigorta poliçesinin bulunduğunun, kasko sigortacısının ... Sigorta AŞ olduğunun,  ... Sigorta AŞ tarafından davacıya ödeme yapıldığının ve davalıya rücu edildiğinin  davacı ve davalı tarafca iddia edilmemiş olmasına ve davacının başvurusu üzerine açılan hasar dosyası ile ödeme yapılan hasar dosya numaralarının farklı olmasına göre davalı sigorta şirketi tarafından ... Sigorta AŞ yapılan ödemenin davacıya ait araç için yapıldığının ispat edilmediği, ödemenin davacıya yapılmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. <br>Açıklanan nedenlerle dosyadaki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, Yargıtay uygulamalarına uygun olarak makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi raporundaki değer ve tespitler esas alınarak karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik olmamasına ve HMK'nın 357. Maddesi gereğince yargılamada ileri sürülmeyen hususların istinaf sebebi yapılmamasına göre davalı ... Sigorta AŞ vekilinin tüm istinaf sebeplerinin davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.  <br>Davacı vekilinin diğer istinaf sebeplerinin incelenmesinde; mahkemece davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesi ile kazaya neden olan aracın işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı husumet yöneltmiş olup araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı aynı zarardan 2918 sayılı KTK'nın 88. Maddesi gereğince müteselsilen sorumludur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesi gereğince \"Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.\" düzenlemesi gereğince  davalılar yönünden red sebebi aynı olduğundan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.<br>Davacı vekili mahkemece davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluğuna karar verilmediğini ileri sürmüş ise de; Karayolları Trafik Kanunun 85.maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” Aynı yasanın 88. maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine TBK 61. maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır. <br>Somut olayda, dava dilekçesinde, tazminatların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edildiği gibi davalı işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu kanundan kaynaklanan müteselsil sorumluluk olduğundan ilk derece mahkemesince verilen kararda, hüküm altına alınan tazminatlardan veya yargılama giderlerinden davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının ayrıca belirtilmemiş olması hukuki bir eksiklik ya da tereddüte neden olacak bir husus olarak değerlendirilmemiş ise de  infazda tereddüt yaratmaması için davacı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülmüştür. <br>Mahkemece davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren faiz işletilmiş ise de, olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi gereğince rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödemek zorunda olduğu düzenlenmiş olup  bu sürenin sonunda tazminatın ödenmemesi halinde sigortanın  temerrüdü gerçekleşmektedir. Dosya içerisindeki belgelere göre, kazanın 11.07.2017 tarihinde meydana geldiği, davacının dava açmadan önce sigorta şirketine başvurduğu ve ekspertiz raporunun düzenlendiği,  davalı sigorta şirketinin  davacının başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonra  temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerektiği ancak davacı tarafca sigorta şirketine başvuru tarihine ilişkin belge sunulmadığından sigorta şirketinin ekspertiz raporu düzenlenmesi için ekspertizin yapıldığı 17.07.2017 tarihten 8 iş günü sonrası 28.07.2017  tarihinde  temerrüde düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden faiz uygulanması doğru görülmediğinden  davacı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin vekalet ücreti ve faiz başlangıcına ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile kararın kaldırılmasına, HMK.nın 353/1.b.2.maddesi gereğince kesinleşmiş yönler dikkate alınarak yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br> I-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK.nın 353/1.b.2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>Buna göre; <br>1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 14.524,00 TL'nin davalı ...'nun olay tarihi olan 11.07.2017 tarihinden davalı sigorta şirketinin 28.07.2017  temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile  davacıya ödenmesine,  fazlaya dair istemin reddine,<br>2-Alınması gereken 992,13TL harçtan peşin yatırılan 319,35TL nin mahsubu ile bakiye 672,78TL' nin davalılardan müştereken ve müteselsilen  tahsili ile hazineye gelir yazılmasına , <br>3-Davacı tarafından bu yargılama nedeni ile yapılan, bilirkişi masrafı 1.200,00 TL, 4 posta masrafı 88,40 TL, 14 E-Tebliğat 77,00 TL, 1 Dosya kapağı ücreti 2,50TL olmak üzere toplam 1.367,90TL'nin red ve kabul oranına göre 1.062,40 TL lik kısmı ile 319,35TL peşin harç ve 44,40TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.426,15TL 'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile  davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davacı yargılamada vekille temsil edilmiş olduğundan, kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. Maddesi gereğince taktir edilen 4.080,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile  davacıya ödenmesine, <br>5-Davalılar yargılamada vekil ile temsil edildiğinden  red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, <br>6-Dava öncesi zorunlu arabuluculuk gideri olarak yapılan 1.320,00 TL'nin kabul ret oranına göre 294,78 TL'sinin davacıdan, 1.025,22 TL'sinin davalılardan alınarak alınarak hazineye gelir kaydına,<br>7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca davacıya iadesine,<br>III-İSTİNAF HARÇ VE MASRAFLARI YÖNÜNDEN;<br>1-Harçlar Kanunu gereğince davalı ... Sigorta AŞ’den alınması gereken 992,13 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 249,00 TL nın mahsubu ile kalan 743,13 TL harcın davalı ... Sigorta AŞ’den tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,<br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 38,50 TL yargılama giderinin davalı ... Sigorta AŞ’den dan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>4-Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK.nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 28.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dc273b13582bbd02","SID":"a4c82e3c52e045dd"}}