{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1975 Esas<br>KARAR NO: 2024/39<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/09/2022<br>NUMARASI: 2021/731 Esas -  2022/698 Karar\t  <br>DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden  Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>DAVA TARİHİ: 12/11/2015<br>KARAR TARİHİ: 16/01/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili bankanın Yeşilbayır Şubesi arasında 21.02.2014 tarihinde “Finansman Sözleşmesi”nin akdedildiğini, bu sözleşme gereğince davalının çalışanlarına yapacağı aylık maaş ödemelerinin 1 yıl müddetince müvekkili bankadan açacakları hesaplar üzerinden yapılacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin 18. Maddesindeki; “Kurum’un bu sözleşmede ve eklerindeki taahhütlerini zamanında ve tam olarak yerine getirmesi şartıyla banka, kuruma 47.000.-TL’yi fatura karşılığı ödeyecektir.” hükmü gereği davalı şirket hesaplarına ödediğini, müvekkili bankanın sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, Finans maaş Sözleşmesinin 5. maddesi; “Kurum, bu sözleşmenin yürürlüğü süresince her ay toplam 450 adet personelin maaş ödemesini banka aracılığıyla yapılacağının taahhüt eder. Aylık maaş ödemesi yapılacak olan personel sayısının 450 adedinin %10’una tekabül eden tutar kadar düşmesi/azalması halinde kurum, bu sözleşmenin 19. maddesinde yer alan cezai şart bedelini bankaya ödemeyi taahhüt eder” dendiğini, Sözleşmenin 6. Maddesi; “Kurum, personeline ödeyeceği maaş tutarını banka nezdinde açılacak kurum hesabında ödeme gününden en geç 2 iş günü öncesine Sözleşmenin 19. Maddesi; “Sözleşme akdedilen kurumun yazılı taahhütlerinden herhangi birini gününde ve tam olarak yerine getirmemesi veya sözleşeme süresi içinde, sözleşmenin uygulanmasının fiilen durdurması, vazgeçmesi ya da sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi halinde, kurum, bankanın fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, söz konusu durumun meydana geldiği günü takip eden 3 iş günü içerisinde 47.000TL’yi sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren bankanın o tarihte kısa vadeli kedilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte, herhangi bir ihtara, ihbara gerek kalmaksızın ve herhangi bir itiraz ve defi iddiasında bulunmaksızın derhal bankaya ödemeyi taahhüt eder.” hükmünü ihtiva ettiğini, ancak davalı şirketin sözleşme süresi 1 yıl olmasına karşın sözleşmenin yapılmasından 2 ay sonra 21.04.2014 tarihinden itibaren sözleşmeye uymamaya başladığını, bunun üzerine davalı şirkete Ankara .... Noterliği’nin 14.01.2015 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilerek sözleşmeye aykırılığının neticelerinin ihtar edildiğini, ihtarname gereğince davalı şirketin sözleşmenin 19. maddesi gereğince kendisine ödenen 47.000 TL promosyon bedelini sözleşme tarihinden itibaren müvekkili bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyen faiz olan 5.580 TL ile birlikte toplam 53.580 TL olarak ödemesi gerektiğini, davalının sözleşmeyi ihlal etmesi, müvekkil banka tarafından keşide edilen ihtarnameye karşın edimlerini, yerine getirmemesi üzerine taraflarınca İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas nolu dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra dosyasına haksız  itiraz ettiğini, takibin durdurulmasına karar verildiğinden bahisle itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davacı Banka arasında 21.02.2014 tarihli sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme gereği Ankara Keçiören Belediyesi’nin alt işvereni olan müvekkili şirketin Keçiören Belediyesi nezdinde çalışan 450 personelin maaş ödemesini işçiler adına açılan vadesiz mevduat hesabına yatırılması üzerine sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketin hak edişlerinin Keçiören Belediyesince ödendikten sonra müvekkili şirketin bunu toplu olarak bankaya yatırmakla, banka tarafından ise bu toplu miktarın her bir işçinin hesabına maaşı miktarında ödendiğini, sunulan 2014 yılı Ocak - Şubat - Mart ve Temmuz ayı dekontlarında da söz konusu ödemelerin görüleceğini, bu paranın davacı bankaya yatırılmasına karşılık davacının müvekkili şirkete KDV dahil 47.000 TL ödeme yaptığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 1 yıl geçerli olmak üzere imzalandığını ve sözleşme gereği tüm maaş ödemlerinin de davacı banka üzerinden yapıldığını, fakat davacı banka tarafından Ankara .... Noterliği’nin 14.01.2015 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, bu ihtara karşı taraflarından Beyoğlu .... Noterliği’nin 21.01.2015 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verildiğini, bunun üzerine davacı bankaca İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas nolu dosyası üzerinden müvekkili şirkete karşı 47.000 TL asıl alacak, 7.480,21TL işletilmiş faiz olmak üzere toplam 54.480,21 TL icra takibi başlatıldığını ve bu takibe süresi içerisinde itiraz edildiğinden bahisle  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:  İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.12.2018 tarih ve 2015/1083 Esas - 2018/1297 Karar sayılı kararıyla;  \"Taraflar arasında 21.02.2014 tarihli sözleşme uyarınca , davalı şirket bünyesinde bulunan 450 adet personel maaşının 1 yıl süreyle davalı banka tarafından ödenmesi hususunda  taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı,  davalının sözleşmesel yükümlülüklerini 4 ay yerine getirip sonrasında ise  ifa etmediği ve bu konuda bir kusurunun olmadığını da ortaya koyamadığı, sözleşmenin 19.maddesi uyarınca  tazminat hükmü  olarak kararlaştırılan 47.000,00 TL'ye davacı tarafça hak kazanıldığı,  davacı tarafından  davalıya \"sözleşmede belirlenen maaş ödemelerini bankaları aracılığıyla yapmayarak sözleşme hükümlerini ihlal etmesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiği, cezai şart bedelinin faizi ile birlikte toplam 53.580.-TL’nin en geç 3 gün içinde ödenmesi gerektiği\" konusunda ihtarname gönderildiği, davalı tarafça ihtarnameye cevap verilmiş olması nedeni ile 21.01.2015 tarihi itibariyle temerrütün oluştuğu,  faiz oranının davacı banka tarafından ibraz edilen dönem faizleri ile  %20.28 oranı  olarak belirlenerek sözleşmenin imza tarihi olan 21.02.2014 tarihinden 14.01.2015 kat tarihine kadar bilirkişi raporu ile hesap edilen 8.631,39 TL faizi ile birlikte 47.000 TL cezai şart bedeli olamak üzere toplam 55.631.39 TL davacı alacağı olduğu tespiti ile davanın kabulüne, alacağın likit  olması nedeniyle davalı aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesine\" karar verilmiştir. <br>DAİREMİZ KARARI: İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.12.2018 tarih ve 2015/1083 Esas - 2018/1297 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine dosya dairemize gelmiş olup Dairemizin 05/11/2021 tarihli 2019/440 Esas 2021/1904 Karar sayılı ilamı ile; \"... taraflar arasındaki sözleşmenin bir yıllık olduğu, davalının yükümlülüğünü ilk dört aylık dönemde sözleşmede belirtildiği şekilde 'personel maaşlarını davacı bankada açılan hesaplara yatırarak' yerine getirdiği taraf beyanları ve dosyada mevcut bilirkişi raporu ile sabittir. Davalı, bu tarihten sonra da sözleşmenin bitim tarihine kadar personel maaşlarının aynı banka hesaplarına üst işveren olan belediye başkanlığı tarafından yatırıldığını, oluşan bu durum nedeniyle davacının bir zararının ve sözleşmeye aykırılığının bulunmadığını, maaş ödemelerinin bu şekilde yapılmasında kendilerinin bir kusurunun da bulunmadığını savunmuş olmasına rağmen; mahkemece sözleşme süresince sözleşmeye konu maaş ödemelerinin kim tarafından ne şekilde hangi hesaplara yatırıldığının davacı kayıtları ve dava dışı üst işveren Keçiören Belediye Başkanlığı'ndan araştırılarak, meydana gelen durum nedeniyle olayda mücbir sebep olup olmadığının, tarafların kusur durumunun ve davacı zararı olup olmadığının davalı savunmalarını karşılayacak şekilde tartışılması gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olmuştur. Kabule göre de; mahkemece 'Temerrütün ihtarname gönderilmesi sonucunda 21.05.2015 tarihinde oluştuğu' belirtilmesine rağmen, faizin de bu tarihten itibaren işleyeceği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile sözleşmenin imza tarihinden itibaren faiz hesabı yapılması hatalı olduğundan, belirtilen sebeplerle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak gereğinin yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine\" karar verilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Dairemiz kaldırma kararı sonrasında İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2022 tarih ve 2021/731 Esas - 2022/698 Karar sayılı kararıyla; \"...mahkememizce gerek kaldırma ilamı öncesi yapılan tespit ve değerlendirmeler gerek eksiklerin ikmali sonrasında hazırlanan usul ve yasaya uygun  denetime elverişli  bilirkişi heyet raporu ile; davacının hak sahibi olduğu asıl alacağın 47.000 TL işlemiş faizin ise 705,08 TL olduğu saptanmış, anılan sebeplerle açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 47.000-TL asıl alacak, 705,08-TL işlemiş faiz olmak üzere devamına, hüküm altına alınan asıl alacak miktarına yıllık %20,28 oranında temerrüt faizi işletilmesine, alacağın tespiti ve tayininin yargılama gerektirmesi sebebi ile icra inkar tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; \"Müvekkil şirket tarafından sözleşme uygun olarak 2014 yılı Ocak, Şubat, Mart ve Temmuz ayı ödemeleri davacı bankanın hesabına yatırıldığını, bu durumun bilirkişi raporunda tespit edildiğini,Bilirkişi raporunda diğer aylara ilişkin ödemenin ... Bankası Keçiören Şubesine yapıldığı hakkındaki tespit hatalı olduğunu, diğer ödemelerin ... Bankası Keçiören Şubesi aracılığıyla işçilerin davacı bankadaki hesaplarına yapıldığını,Diğer ödemelerin toplu bir şekilde davacı bankanın hesabına yatırılmamasında müvekkile atfedilecek bir kusur olmadığını, kusur olmadığı için de sözleşmeye aykırılıktan söz edilemeyeceğini, bu hususun BAM kararında tespiti istenmesine rağmen bilirkişilerce değerlendirme yapılmadığını,Müvekkil şirket davacı banka ile Keçiören Belediyesinde alt işveren çalışanı olarak görev yapan 450 çalışanının maaşının ödenmesi için sözleşme imzaladığını, üst işveren olan Belediye ödemeyi müvekkile yapacağı yerde direkt çalışanların banka hesaplarına yatırması müvekkilin sözleşmeyi ihlali olarak değerlendirilmesi gerektiğini,Müvekkilin sözleşmenin yerine getirilmesinde üzerine düşen özeni gereği gibi yerine getirdiğini, Belediyenin uygulamasını değiştirmek için uğraştığını, bunun üzerine Temmuz maaşı direkt müvekkile ödendiğini, müvekkilin de sözleşme gereği davacı Bankaya yatırdığını, fakat Belediye yine önceki kararına dönerek parayı direkt çalışanların hesaplarına yatırmaya devam ettiğini,BAM kaldırma kararı gereğince davacı tarafın zararının olup olmadığının tespiti gerekirken, bilirkişilerce bu hususun incelenmediğini, davacı tarafın zararı olmayıp sözleşmede kararlaştırılan tazminat alacağının da doğmadığını, Sözleşme gereği davacı bankaya yatırılması gereken bu para her ay zaten davacı bankaya yatırıldığını, davacının paradan nemalanmak bakımından herhangi bir zararının bulunmadığını, fakat davacı yatan paranın müvekkil tarafından değil de sırf Belediye tarafından yatırılmasını kendi ödemiş olduğu 47000 TL nin iadesine bahane oluşturmak için ve ayrıca sözleşme sona erdikten sonra bu durumu dile getirdiğini, davacının kötü niyetli olduğunu,Hesaplanan faizin hatalı olduğunu; sözleşmede faizin aylık olarak hesaplanacağına dair herhangi bir kayıt olmamasınra rağmen raporda davacının talebi gibi aylık faiz hesabına gidildiğini, sözleşmenin 19. Maddesinde sadece kısa vadeli kredilere uygulanan faiz oranının uygulanacağını belirtildiğini, bu nedenle bu durumun TBK 88 ve 120 maddeleri gereği yıllık olarak hesaplanması gerektiğini, Sözleşme bedeli kadar cezai şart mahkeme tarafından makul ve uygun görüldüğünü, TBK 183/3 göre aşırı olan bu cezai şart miktarına hakimin müdahalesi gerektiğini.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. <br>GEREKÇE: Dava,  İİK'nın 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesi tarafından;  \"Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...E sayılı takip dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 47.000-TL asıl alacak, 705,08-TL işlemiş faiz olmak üzere devamına, hüküm altına alınan asıl alacak miktarına yıllık %20,28 oranında temerrüt faizi işletilmesine, -Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmaması nedeniyle reddine.\" karar verilmiştir. Davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı sözleşmeye aykırılık nedeniyle sözleşmede kararlaştırılan tazminat bedelinin tazmini amacıyla başlattığı icra takibine itiraz üzerine itirazın iptali davası açmış; davalı, sözleşmeye aykırılık ve davacı zararının bulunmadığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesinin \"Davanın kabulüne\" dair 11.12.2018 tarih ve 2015/1083 Esas - 2018/1297 Karar sayılı kararının istinafı üzerine Dairemizin 05/11/2021 tarihli 2019/440 Esas 2021/1904 Karar sayılı ilamı ile; \"...mahkemece sözleşme süresince sözleşmeye konu maaş ödemelerinin kim tarafından ne şekilde hangi hesaplara yatırıldığının davacı kayıtları ve dava dışı üst işveren Keçiören Belediye Başkanlığı'ndan araştırılarak, meydana gelen durum nedeniyle olayda mücbir sebep olup olmadığının, tarafların kusur durumunun ve davacı zararı olup olmadığının davalı savunmalarını karşılayacak şekilde tartışılması gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi.\" nedeniyle kararın kaldırılarak gereğinin yapılması için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. Mahkemece istinaf kararı sonrası dava dışı Keçiören Belediye Başkanlığı'na ilgili ödemelerin ne şekilde yapıldığı konusunda yazı yazılmış, akabinde bilirkişi kurulundan rapor aldırılarak yukarıda özetlenen şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak; taraflar arasındaki sözleşmenin bir yıllık olduğu, Ocak, Şubat, Mart ve Temmuz ayı maaş ödemelerini davalının sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiği, Keçiören Belediye Başkanlığı'nın 21.03.2022 tarihli yazı cevabı uyarınca diğer aylara ilişkin maaş ödemelerinin ise doğrudan belediye tarafından davacı bankaya yatırılmak suretiyle gerçekleştirildiği, bu durumun davalının inisiyatifi ve kusurundan kaynaklanmadığının kabulünün gerektiği, buna göre somut olayda sözleşme süresince davacı banka hesabına maaş ödemelerinin yapıldığı ve davacı bankanın herhangi bir zararının da bulunmadığı anlaşıldığından; mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olduğundan, davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2022 tarih ve 2021/731 Esas - 2022/698 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın REDDİNE, 4-İlk derece yargılaması yönünden;a)Alınması gereken 427,60 TL harcın, peşin alınan 657,99 TL harçtan mahsubu ile artan 230,39 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, b)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, c)Davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-İstinaf yargılaması yönünden; a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davalıya iadesine, b) İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 72,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 292,70 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, c)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.16/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a310a96ebd285cea","SID":"cdc3b65dd7771d3c"}}