{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/1760 <br>KARAR NO: 2023/2471<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 28/04/2021<br>NUMARASI: 2017/913 Esas - 2021/304 Karar<br>DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 28/12/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01/03/2016 tarihinde ... Mah. ... Sok. No:.... Sultangazi/ İstanbul adresindeki evinin önünde park halinde olan ... plakalı aracına davalı ...' un sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpması sonucunda kaza meydana geldiğini, müvekkilinin davalı şirketçe yapılmış  poliçe ile aracı sigortalattığını aynı şeklide davalıların aracının da ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalandığını, kaza neticesinde 01/03/2016 tarihinde kaza tespit tutanağı tutulduğunu, davalı sigorta şirketinin ekspertiz işlemini hiçbir neden sunmadan geciktirdiğini ve herhangi bir ön rapor veya ara rapor sunmadığını, bu nedenle müvekkilinin aracının bir türlü tamir aşamasına geçemediğini ve hem iş kaybına hem de gördüğü zarardan fazlasını görmesine neden olduğunu, müvekkilinin Beyoğlu ... Noterliğinin 13/04/2015 tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile 42 gündür rapor hazırlamayan davalı sigorta şirketine sözleşme hükümleri ve genel hükümler uyarınca üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmesini ihtar ettiğini, davalı şirketin ihtarnameye hiçbir şekilde cevap vermediği gibi ek veya ara rapor hazırlamadığını, 01/03/2016 tarihinden aracın eski haline getirilecek olduğu tarihe kadar geçen sürede müvekkilinin aracını kullanamamasından ve araçta meydana gelen değer düşüklüğünden kaynaklanan zararların davalı sigorta şirketince tazmininin gerektiğini, dava konusu kaza sonucunda müvekkilinin aracının hurdaya çıkacak hale geldiğini ve aracın çok büyük değer kaybına uğradığını, davalı ...' un kazada %100 kusurlu olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL ' nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 31.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının sorumluluğu ve nihayetinde poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, 2918 KTK 97.maddesine göre zarar görenin dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunmasının yasal zorunluluk olduğunu, davacı tarafın değer kaybı tazminat talebine ilişkin olarak dava yolu gitmeden önce sigorta şirketine başvuru yapmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, aracın güncel km. sinin ve ikinci el değerinin göz önüne alınmasının gerektiğini, gelir kaybı, kar kaybı, iş durması kira mahrumiyeti gibi zararların ZMMS poliçesi kapsamı dışında kaldığını, bu nedenle davacı tarafın aracının tamirde kaldığı süre boyunca araçsız kalması nedeniyle uğradığı zararlardan müvekkili sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar ... ve ... tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.  Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \" Davanın bedel arttırım dilekçesindeki talepler doğrultusunda kısmen kabul kısmen reddi ile; davacının değer kaybı tazminatına yönelik taleplerinin reddine, davacının araç mahrumiyet bedeli zararına yönelik taleplerinin kısmen kabulü ile, 900,00 TL' nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...' dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının araç mahrumiyet zararı için davalı ... Sigorta A.Ş.' ye yönelik davasının reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme sonucu karar verildiğini, davalı sigorta şirketi ZMSS kapsamında değil  haksız fiili sebebiyle mahrumiyet zararından sorumlu olduğunu, bilirkişi raporuyla hesaplanan makul sürenin huzurdaki dava için uygulanması mümkün olmadığını, değer kaybı talebinin aracın pert total olduğu kabul edilerek reddedilmesi hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin aracının yaşı modeli sair hususlar için aracın tamiri yerine pert total sayılması daha ekonomik olduğu beyan edilse de davalı sigorta şirketinin ekspertizlerinden alınan raporlar doğrultusunda aracın pert total işleminin uygulanması hususunda herhangi bir bildiri yapılmadan araç tamir edildiğini, dolayısıyla huzurdaki davanın açıldığı tarihte araç zaten tamir edildiğinden hangi hususun ekonomik olduğu değil müvekkilin aracında oluşan değer kaybının hesaplanarak bu bedel üzerinden aracın değer kaybına uğradığının kabulü gerektiğini, aksi durumun kabulü halinde zarar gören üçüncü kişi müvekkil aleyhine buna karşılık da sigorta şirketi lehine menfaat dengesinin bozulacağı aşikar olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise, hasar bedeli, ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hasarlı hali, hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararının tespiti gerekir.( Yargıtay 4. Hukuk  Dairesinin 2021/13793 E-2022/9551K) Somut uyuşmazlıkta, hükme esas  08/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda aracın onarımının ekonomik olmadığı pert total olarak tespit edilmiş,  kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hasarlı hali arasındaki fark yönteme göre 5.000,00 TL belirlenmiş ise de sovtaj bedeli belirlenip düşülmeden hesaplanması ile mahkemece pert total olduğundan değer kaybı olmayacağı belirtilerek bu yönden davanın reddi doğru olmamıştır. Davacı taraf, kazadan sonra davalı sigorta şirketinin müvekkilinin zararını karşılaması için sözleşme gereğince davalı sigorta şirketi sigorta ekspertiz işlemlerinin hiçbir neden sunulmadan geciktirilmiş olması nedeniyle aracın bir türlü tamir aşamasına geçemediğinden  iş kaybına ve gördüğü zarardan fazlasını görmesine sebebiyet verdiği için zarar tazmini talebinde de bulunmuştur. Dava konusu trafik kazasının 01/03/2016 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafından  davalı sigortadan ne zaman eksper talebinde bulunulduğu, dava dışı servis tarafından davalı sigortaya ne zaman  onarım teklifinde bulunulduğu, davalı sigorta tarafından  teklifin  kabul edildiği ve  aracın onarımı yapılarak davacı yana  teslim edildiği tarihlerin ayrıntılı araştırılıp sorularak, sigorta tarafından dava dışı yetkili servis tarafından yapılan tekliflerin makul süre içerisinde değerlendirilip değerlendirilmediği, aracın sigortanın onay tarihinden sonra Genel Şartlar B.2.2.5 maddesi gereği makul sürede   tamirinin yapılıp yapılmadığı uzun sürmesinin davalı sigortanın eylemlerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, gecikme var ise gecikmeden aracın onarımını yapan dava dışı yetkili servisin ya da  sigortacının sorumlu olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"21f384ac35b7a63e","SID":"dc060f498bd5b68f"}}