{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/912 <br>KARAR NO: 2023/1447<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 20/12/2022<br>NUMARASI: 2015/481 (E) - 2022/1082 (K)<br>DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 31/10/2023<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye (eski unvanı ... Sigorta AŞ) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı ...'a ait davalı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Meydan istikametinden Küçükköy istikametine seyir halinde iken yolda karşıdan karşıya geçmek isteyen yayalar ... ve ...'ya çarparak müvekkili ...'in ağır derecede yaralanmasına neden olduğunu, davalı sürücünün hızlı, tedbirsiz, dikkatsiz ve diğer trafik kurallarını ihlal ederek araç kullandığını, Adli Tıp Kurumunun (ATK) 17/02/2014 tarihli raporunda, yaralanmanın kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kırıkların yaşam fonksiyonlarına etkisinin ağır (4) derece olduğunu, kazaya neden olan ... plakalı araç üzerine teminatsız olarak tedbir konulmasını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla geçici iş göremezlik nedeniyle 700 TL, müvekkilinde oluşan kalıcı hasar ve sürekli iş göremezlik nedeniyle 2.000 TL, bakıcı gideri için 300 TL olmak üzere toplam 3.000 maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, 25.000 TL manevi tazminatın ise davalılar ... ve ...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasının 02/06/2012 tarihinde meydana geldiğini, davanın ise 04/05/2015 tarihinde açıldığını, süresinde açılmayan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, kazanın meydana geldiği yere göre dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, sadece davacının beyanıyla kusur durumunun değerlendirilemeyeceğini, maddi zararların sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, bunun için de sigorta şirketine müracaat tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, maddi tazminat ile 25.000 TL manevi tazminatın çok yüksek olup davacının kusur durumu dikkate alındığında manevi tazminatın reddi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana geldiği 02/06/2012 tarihinde  davalı müvekkil şirkete ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın poliçede sakatlanma halinde kişi başı 225.000 TL teminat ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsü ...'ün kazanın meydana gelmesinde kusurlu olmadığını, bu nedenle poliçe sorumlulukları bulunmadığını, vücut fonksiyon kaybı ve sürekli sakatlanmaya ilişkin tespit raporunun ATK 3. İhtisas Kurulundan alınması gerektiğini, davacının gelirinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına göre tespit edilmesi gerektiğini, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddedilerek yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vasisi ... cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olmayıp Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesini ve dosyanın  yetkili ve görevli Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, davanın süresi içinde açılmayıp zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacı ...'in kaza tarihinden öncesine ilişkin vergi beyannamelerinin istenmesi ile akabinde çalışan işçilerinin olmasına binaen ilgili kurumlara müzekkere yazılarak net kazancının tespit edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte kısıtlı ...'ün bir an için kusurlu olduğu düşünülse dahi davacı taraf tarafından talep edilen maddi ve manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, hiçbir kusuru bulunmayan kısıtlı ... adına açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 158.867,86 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.925 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 161.792,86 TL’nin davalı sigorta şirketi bakımından dava tarihi olan 04/05/2015 tarihinden, diğer davalılar bakımından haksız fiil tarihi olan 02/06/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının bakıcı gideri talebinin feragat nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 25.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açması ve 31/05/2017 tarihli rapor itibarıyla davanın artık belirsiz alacak davası olmaktan çıktığı, bilirkişi raporu ile alacağın belirlenmiş olduğu dikkate alındığında davacının yeniden talep artırım dilekçesi vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının yaşı ile kemik kırığının %13 oranında kaybı durumunda bu durumun düzelip düzelmediği ve ölünceye kadar kaybı bulunup bulunmadığı netleşmeden hüküm tesis edilemeyeceğini, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vasisi ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dosyanın görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, süresi içinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, olaya ilişkin davacı beyanı haricinde herhangi bir delil, trafik ya da kamera kaydı bulunmadığını, kısıtlı ...'ün hiçbir kusuru bulunmadığını ve olay tarihinde kazaya karışmadığını ifade ederek istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... vasisi tarafından adli yardım talebinde bulunulması üzerine ilk derece mahkemesince bu talebin kabulüne karar verilmiş; davalı ... vekili ise istinaf dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuş, talep  Dairemizce yerinde görülerek istinaf incelemesi yapılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin birinci fıkrasına göre; \"Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.\" Yine Aynı Kanun'un 16. maddesinde ise \"Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.\" hükmü,  7. maddesinde ise “Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır.” hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 110. maddesinde ise \"Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.\" ifadesine yer verilmiştir. HMK'de kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp bir seçimlik yetkidir. Bu durumda, davacı vekilinin birden çok mahkemenin yetkili olduğu ve kesin yetki kuralının bulunmadığı bu davada davayı davalı sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde açarak yetkili mahkemeyi seçmiş olduğu gözetildiğinde yetkiye yönelik istinaf yerinde değildir. KTK'nin 109/1. maddesinde \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar\" hükmü, yine aynı Kanun'un 109/2. maddesinde ise \"dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir\" hükmüne yer verilmiştir. Eyleme uyan taksirle yaralama suçunun ceza davası zamanaşımı süresi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesine göre 8 yıl olduğundan açılan dava 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir. Bu sebeple davacı tarafça 02/06/2012 tarihinde meydana gelen kaza için 04/05/2015 tarihinde açılan davada zamanaşımı süresi dolmadan açıldığından bu hususa ilişkin istinaf itirazının reddi gerekmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 53. maddesi gereğince, hukuk hakimi ceza hakiminin tespit ettiği kusurla bağlı değil ise de ceza mahkemesince tespit edilen fiilin hukuka aykırılığı ve illiyet bağını saptayan maddi vakalar yönünden Ceza Mahkemesi kararı ile bağlıdır. Somut uyuşmazlıkta; Gaziosmanpaşa 1. Çocuk Mahkemesinin 09/11/2016 tarih ve 2012/1410 (E) - 2016/974 (K) sayılı kararı ile davalı sürücü hakkında mahkûmiyet kararı verildiği ve kararın istinaf denetiminden geçerek 06/07/2017 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında davalı sürücünün kazadan sorumlu olmadığına yönelik istinaf itirazı yerinde değildir.Kusura ilişkin; davaya konu trafik kazasında nedeniyle yapılan ceza yargılaması sonucunda, davacının tali kusurlu, davalı sürücünün asli kusurlu olduğu kabul edilerek, mahkemesince verilen ve kesinleşen kararla davalı sürücünün cezalandırılmasına hükmolunduğu; dosyada mevcut 16/08/2016 tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda da davalı araç sürücüsünün %65 oranında asli kusurlu, davacı yayanın da %35 oranında tali kusurlu olduğu kanaatinde bulunulduğu; mevcut delil durumuna göre mahkemenin kusura ilişkin kabulünde oluş, usul ve yasaya aykırılık olmadığı, bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerektiği anlaşılmaktadır.Maluliyete ilişkin; ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 16/01/2017 tarihli maluliyet raporunda davacının 02/06/2012 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası Grup1 kabul olunarak, E cetveline göre %13.0 (yüzdeonüçnoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresi (geçici işgöremezlik süresi) nin 02/06/2012 tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği görülmüştür. Davacı tarafça dosyaya davacının mesleğine ilişkin bilgi belge sunulmadığından davacının \"grup1\" statüsünde olduğu kabul edilerek maluliyet oranı tespitinde isabetsizlik yoktur.HMK’nin belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesinde; davanın açıldığı  tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabileceği, karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabileceği düzenlenmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkânsız olduğu hallerde olanaklı olduğu anlaşılmaktadır. Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK 107. maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK 176. ve devamı maddelerine göre bir kezde ıslah edebilir. Somut olayda, dava, dava tarihinde yürürlükte olan HMK'ye göre belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Davacı vekili, 21/06/2017 tarihinde vermiş oldukları dilekçe ile alacağını 50.094,54 TL artırmıştır. Daha sonra mahkemece ek rapor alınarak alacağın 161.792,86 TL olarak belirlenmesi üzerine davacı davasını 10/01/2022 tarihinde ıslah ederek alacağını geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 161.792,86 TL'ye çıkarmıştır. Belirsiz alacak davası olarak açılan davada harcını yatırarak bedel artırma talebinde bulunulabilir. Ayrıca bundan bağımsız olarak HMK'nin 176. maddesi gereği ıslah yapmak hakkı da mevcuttur. Dolayısıyla davacı tarafın bedel arttırım ve ıslah talepleri doğrultusunda karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekili ile davalı ... vasisi ...'nın istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, 2-İlk derece mahkemesinin 28/12/2022 tarihli ara kararıyla adli yardım talebinin kabulüne karar verilen davalı ... ile Dairemizce adli yardım talebi kabul edilen davalı ... tarafından istinaf kanun yolu başvuru ve istinaf karar/ilam harcı yatırılmadığından (adli yardımın HMK'nin 355/3 maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesiyle sona ereceği ve eldeki davada verilen hükmün kesin olduğu göz önüne alınarak) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 12.759,82 TL istinaf karar ve ilam harcının davalılar ... ile ...'dan müteselsilen  tahsili ile Hazineye gelir kaydına,  3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 31/10/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9672297bc1e132e0","SID":"3d94281637bbf780"}}