{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/287 <br>KARAR NO: 2024/246<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/12/2023<br>NUMARASI: 2023/561 E <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit  <br>KARAR TARİHİ: 25/01/2024  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İhtiyati tedbir talep eden vekilinin 13/06/2023 tarihli dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın ... Satış A.Ş'nin sözleşmeli abonesi olduğunu, .. hizmet no'lu yerinde elektrik enerjisi kullandığını, karşı tarafın ise müvekkilin bu kullanım yerinde kaçak/usulsüz elektrik kullandığına dair tutanak düzenlediğini, düzenlenen tutanakta 10/08/2023 tarihli 6.336,72-TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası ve aynı tarihli 146.721,47-TL bedelli kaçak ek tüketim faturası olmak üzere toplam 153.058,19-TL kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini, müvekkili tarafından kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullanılmadığını, aleyhine tedbir istenen şirket tarafından müvekkiline atfen ileri sürülen haksız eylem nitelikli kaçak elektrik faturası iddiasının haksız, maddi ve hukuksal mesnetten yoksun olduğunu, karşı tarafın kaçak elektrik kullanım iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, somut uyuşmazlığın tarafı ve özel hukuk tüzel kişisi olan aleyhine tedbir istenen şirket tarafından tek taraflı düzenlenen ve müvekkilinin imzasını içermeyen kaçak elektrik tespit tutanağının aksi ispatlanıncaya kadar geçerli bir belge olmadığını, bu iddianın ispata elverişle ve yeterli delil olmadığını, kaçak elektrik tüketiminin tespiti ile kaçak elektrik tüketim bedelinin hesaplanmasında ve faturalandırılmasında EPDK karar ve tarifelerine uygun hesaplanıp, haksız ve hukuka aykırı olarak fazla tahakkuk yapılıp yapılmadığının uzman bilirkişi incelemesi sonucunda mümkün olabileceğini, elektrik dağıtım şirketinin müvekkilinin ticari işletmesinde kullandığı elektrik enerjisini kestiğini, müvekkili başka bir dağıtım şirketinden elektrik  enerjisi temin edebilme imkanına sahip olmadığı için ekonomik faaliyetini yürütemediğini ve maddi yönden her gün daha da artacak olan telafisi güç zararlar ile karşı karşıya kaldığını bu yüzden müvekkilin kullanım yerinde kullandığı elektriğin, uyuşmazlık konusu faturaların borcundan dolayı kesilmemesi, kesilmiş ise verilmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemiyle talep etmiştir.İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/08/2023 tarihli d.iş kararıyla; \"Talep edenin ticaret ile uğraştığı ve elektrik enerjisine ihtiyacının zorunlu olduğu anlaşılmakla tedbir talebinin kabulüne \"karar verilmiştir.Karara itiraz  esas mahkemesince duruşmalı olarak incelenmiş olup, 04/12/2023 tarihli ara karar ile; \"İhtiyati tedbir talebine itirazın reddine \" karar verilmiştir.İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili, istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için kanunun aradığı şartların gerçekleşmediğini, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için bulunması gereken yaklaşık ispat koşulunun da somut olayda gerçekleşmediğini, kaçak elektrik kullanıldığına dair video kayıtlarının mevcut olup, kaçak elektrik kullanımının ispat olunduğunu, tedbirin %15 teminat karşılığında verilmiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu, verilen ihtiyati tedbir kararının, ortaya çıkacak kamu zararının engellenmesinin önüne geçmekte olduğunu, ihtiyati tedbir kararının meydana getirebileceği sonuçların yerel mahkemece hiçbir suretle değerlendirilmediğini, müvekkili şirketin Anayasal hakların9a aykırılık söz konusu olduğunu beyanla,  yerel mahkemenin tedbirin kaldırılması yönündeki taleplerin reddine dair vermiş olduğu 04/12/2023 tarihli kararın hukuka aykırı olup ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasının reddi yönündeki kararının kaldırılmasına karar verilmesini, elektriğin kesilmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını ve ayrıca tedbirin devamına karar verilmesi halinde karşı tarafın ticari faaliyetlerini hala sürdürdüğü ödeme kuvvetinin bulunduğu, dava sürecinde borçtan kurtulmak adına bu kurumdan yararlandığı ihtimali göz önünde bulundurularak, müvekkil şirket tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'ünün teminat olarak depo edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; Davada asıl talep  İİK 72 maddesine dayalı menfi tespit talebine ilişkin olup dava konusu borç kaçak elektrik kullanımından kaynaklanmaktadır.Davacı vekili, dava dilekçesinde dava konusu kaçak elektrik faturaları nedeniyle elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı talep etmiş, mahkemece tedbir talebinin kabulüne % 15 oranında  teminat alınmasına karar verilmiş, takdir olunan teminat miktarı süresi içinde mahkeme veznesine yatırılmıştır.Davalı vekili; elektriğin kesilmemesi yönündeki tedbir talebi yönünden yaklaşık ispat koşulunun yerine getirilmediğini, tedbir şartlarının oluşmadığını beyanla tedbirin kaldırılmasını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise % 100 oranında teminat alınmasını taleple karara itiraz etmiş mahkemece bu yöndeki itirazı reddedilmiş olmakla aynı nedenlerle istinafa başvurmaktadır. Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve  dava ko- nusu borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu faturalar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmiş ihtiyati tedbir dava konusu iki adet fatura ile sınırlanmış olmakla elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi HMK 389 md hükmüne  uygundur. Mahkemece takdir olunan % 15 oranındaki teminat miktarının yeterli ve somut olaya uygun olduğu değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gerekli 427,60-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda  HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.25/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a6b58095137a962","SID":"acda50e731282ee0"}}