{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/2062 Esas<br>KARAR NO: 2024/57<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/10/2022<br>NUMARASI: 2022/130 Esas 2022/852 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 17/01/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesinde özetle; dava konusu 05/06/2017 vadeli, 2.000.000 TL bedelli ve vadesi hatırlamadığı 3.000.000-TL bedelli bonoların, davalının hile ve silah tehdidi üzerine kendisine zorla doldurtarak imzalatıldığını, davaya konu 2.000.000-TL bedelli senedin İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takibe konulduğunu, davalı ile hiçbir ticari ilişkisinin, borcunun veya alışverişinin bulunmadığını, tarafından yapılan şikayet üzerine davalı hakkında İstanbul CBS'nın 2017/132976 sayılı dosyasından soruşturma başlatıldığını ileri sürerek, takibe ve davaya konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça kurgulanan iddialarının soyut olduğunu, davacının borçlu olmadığını ispat etmesi gerektiğini, davacının davaya konu borcu, müvekkiline verilen bono ile sabit olduğunu, takibe ve davaya konu bononun kayıtsız ve şartsız borç ikrarını içerdiğini, bononun zorla doldurtulduğuna yönelik davacı iddiasının ispatlanamadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuş, davacının icra inkar tazminatına mahkumiyetini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 25/04/2019 tarihli ve  2017/1095 E- 2019/320 K.sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinafı üzerine, Dairemizin 17/02/2022 tarhli ve 2019/2273 E- 2022/249 K sayılı ilamı ile; dava değeri itibarıyla davanın yazılı yargılama usulüne tabi olduğu, HMK'nın 184.ve 186.madde hükümlerine aykırı olarak, taraflara söz hakkı verilmeksizin, yargılamanın bittiği bildirilerek sözlü yargılamaya geçildiği ve tarafların delilleri toplanmadan eksik inceleme ile esas hakkında karar verildiği gerekçesiyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmıştır. Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda, ilk derece mahkemesince 13/10/2022 tarihli ve 2022/130-2022/852 E-K sayılı kararı ile; eldeki davada ileri sürülen iddialara ilişkin yapılan soruşturma kovuşturma yapmaya yer olmadığına karar verildiği, verilen kararın taraflarca itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kayıtsız ve şartsız borç ikrarını içeren, yasal unsurları tam olan takip ve dava konusu bonodan dolayı davacı tarafın borçlu olmadığından söz edilemeyeceği,  davacının  yemin deliline de dayanmadığı gibi; 13/10/2022 tarihli duruşmada davacı tarafça tanık dinletilmesinin istenilmediği,  HMK. 200 ve izleyen maddeleri hükümleri uyarınca yasal delillerle kanıtlanamayan davanın reddine; takip durdurulmadığından ve bu nedenle koşulları oluşmadığından davalı tarafın tazminat isteminin  reddine kararı verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı  vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıa ve beyanlarını istinaf dilekçesinde tekrar ederek; soruşturma sırasında davalının ifadesinde, bonoların 260.000-TL'lik araç satışı nedeniyle düzenlendiğini beyan ettiğini, davalının bu mahkeme dışı ikrarının hiçbir şekilde değerlendirmediğini, bonolardan 3.000.000-TL bedelli olanına yönelik olarak da müvekkili tarafından İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ve  içeriği itibariyle aynı nitelikte olan davada, davalının mahkeme dışı ikrarı nedeniyle bononun bedelsiz bulunduğunun sabit görülerek  davanın kabulüne karar verildiğini, dava konusu bononun bedelsiz olduğunun davalının ikrarı ile sabit hâle geldiğini, bonoların herhangi bir bedelinin olmadığının, hayatın olağan akışı içerisinde sabit olduğunu, yerel mahkemenin davalının ikrarını ve hayatın olağan akışına aykırılığı tamamen göz ardı ettiğini, yalnızca soruşturma sonucunda takipsizlik kararı verilmiş olmasını davanın reddine bir gerekçe olarak değerlendirip, delilleri göz ardı ederek hatalı bir karar verdiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava,  menfi tespit istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın   reddine  karar verilmiştir. Karar davacı vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  davaya konu bononun hile ve silah tehdidi iddiası ile alındığı iddiasına yönelik soruşturmada takipsizlik kararı verildiği ve kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, davacı vekilinin 13/10/2022 tarihli duruşmada tanık dinletmek istemediklerini beyan ettiği, davaya konu bononun silah ve tehditle alındığı iddiasının ispatlanamadığı, davacının davaya konu bonodan dolayı borçlu olmadığı iddiasını yazılı delille kanıtlayamadığı, davalının soruşturma dosyasındaki beyanlarında herhangi bir ikrar veya kabulünün bulunmadığı, kambiyo senetleri sebepten  mücerret olup, aksinin ise aynı kuvvette deliller ile  ispatlanması gerektiği, hayatın olağan akışı şeklindeki  subjektif bir takım değerlendirmelerle ispat yükünün değiştirilemeyeceği, (Emsal Kapatılan Yargıtay 19.HD'nin  2011/14950 -7342 E-K,  2013/4652 - 2013/8563 E-K,  2014/8444 -10968 E-K sayılı kararları) anlaşılmakla,  davacı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9 TL harcın davacıdan  hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"05d14c4c919e3b7c","SID":"586f3e18ce876c40"}}