{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1272 Esas<br>KARAR NO: 2024/41<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/04/2023<br>NUMARASI: 2022/741 Esas -  2023/298 Karar<br>DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)<br>DAVA TARİHİ: 21/10/2022<br>KARAR TARİHİ: 16/01/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında Midyat Noterliği'nin 18.11.2013 tarih, ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini,  ... PLAKALI ... MARKA 2013 MODEL HMK 102B TİP ŞASİ NO:... MOTOR NO:... Kanal Kazıcı ve Yükleyici'nin müvekkiline kiralandığını, ödemelerde gecikme olduğu gerekçesiyle Beyoğlu ... Noterliği 04.04.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalı tarafça gönderilerek finansal kiralama sözleşmesi feshedildiğini, İstanbul 23. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/280 D.İş sayılı ihtiyati tedbir kararına istinaden müvekkiline finansal kiralama yolu ile kiralanan ekipmanın müvekkilden Ardahan İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyası ile icraen teslim alındığını, finansal kiralama konusu malın iadesine ilişkin davanın görüldüğü İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/249 Esas sayılı dosyasında tebliğ mazbatasındaki imzanın müvekkiline ait olmadığı tespit edilerek ihtiyati tedbir kararının ve tasarruf yetkisinin kaldırılmasına dair 03/03/2017 tarihli celsede karar verildiği, dava açılmadan tüm borç ödenip dava tarihi itibariyle borcun kalmadığı ve İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/249 Esas 2017/337 Kararı ile davalının temerrüde düşürülmediği ve akdin feshi şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair verilen kararın 18/11/2020 tarihinde onanarak kesinleştiğini, davalının finansal kiralama sözleşmesinin haksız feshettiği ve kiralananı yasaya aykırı olarak davacı elinden aldığını mahkeme kararı ile kesinleştiğini, buna rağmen davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında takip yapıp haciz koydurttuğunu, tedbir kararının 2017 yılında kaldırılmasına rağmen davacı müvekkiline iş makinesini teslim etmediğini, davalı hakkında İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/77 Esas sayılı dosyası ile maddi manevi zararlar için dava açıldığını, davanın bilirkişi aşamasında olduğunu, müvekkilinin finansal kiralama sözleşmesi kapsamında davalıya herhangi bir borcu olmadığının tespitini, icra takip miktarının % 20'sinden az olmamak üzere davalı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından finansal kiralama sözleşmesinin haksız feshedildiğini, finansal kiralama sözleşmesi kapsamında alınan senetlerin teminat senedi olduğu iddiaları ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve söz konusu senetlerin iptalini talep ederek menfi tespit davası ikame edildiğini, davacı vekilinin, müvekkilinin senetlerden dolayı borcu bulunmadığı yönündeki iddialarının dayanaksız olduğunu, kambiyo senetleri illetten mücerret olup sözleşmeyle bir bağlantısı bulunmadığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2023 tarih ve 2022/741 Esas - 2023/298 Karar sayılı kararıyla; \"...Dava, davalı ... tarafından davacı borçlu aleyhine  13/11/2013 tanzim ve muhtelif vade tarihli her bir senet 870,00 EURO bedelli olmak üzere toplam 45 adet senet karşılığı 39.150,00 Euro alacağın kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile tahsili amacıyla başlatılan takipten dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açılmıştır. Taraflar arasındaki 18/11/2013 tarihli finansal kiralama sözleşmesinin sistemi giriş tarihi 13/11/2013 tarihi olup takibe konu senetlerin tanzim tarihi ile aynı tarihtir. Yine finansal kiralama sözleşmesinde belirlenen taksit tutarı ve taksit sayısı da takibe konu senet miktarları ile uyuşmaktadır. Takibe konu senetlere ilişkin taahhütname, takibe konu senetler ve finansal kiralama sözleşmesine ekli ödeme planı incelendiğinde ödeme miktarları ve taksit tutarları ile taksit sayısı dikkate alındığında senetlerin sözleşmeyle bağlantısı kurulmuş olup burada senetlerin sözleşme kapsamında teminat amacıyla mı yoksa ifa amacıyla mı  verildiği gündeme gelmektedir. Her ne kadar takibe dayanak bonolara sözleşme metninde tüm unsurları ile birlikte atıfta bulunulmamış ise de; bonoların bu sebeple verildiği anlaşılmakta olup davalı vekili cevap dilekçesinde senetlerin ifa uğruna ödeme vasıtası olarak verilen senetler olduğunu beyan etmiştir. Nitekim senetlerde de malen kaydı bulunmaktadır. Taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği mahkeme kararı ile sabit olup bu nedenle açılan maddi manevi zararların tazminine ilişkin İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/77 Esas sayılı dosyasında aldırılan 03/11/2022 tarihli raporda 30/09/2014 tarihine kadar davacının finansal kiralama sözleşmesi borcunun tamamını ödediğinin davalı defterlerine göre tespit edildiğini bildirmiştir. Takip tarihi dikkate alındığında muaccel bir alacaktan bahsedilemeyecek olup davacı takip yapmakta haklı bulunmadığından davacının davasının kabulü ile davacının davalıya İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine davalının takip tarihi itibariyle kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; \"Mahkemece müvekkilin davalıya borcu olmadığının tespit edildiğini, ancak İcra İflas Kanunu uyarınca tüm koşullar oluşmasına rağmen  kötü niyet tazminatının reddine karar verildiğini, Davalının finansal kiralama sözleşmesini haksız feshettiğinin ve davalı tarafça müvekkile kiralanan ekipmanın müvekkilin elinden usule aykırı olarak alındığının kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olduğunu, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/249 E., 2017/337 K. ve 17.04.2017 tarihli kararı ile \"Davacının davalıya finansal kiralama borcu olmadığı, malın iadesi şartları olmaksızın leasing konusu malın davacıdan alındığı ve iade edilmediği, bu nedenle söz konusu malın bedelinden kaynaklanan ve davacının mahrum kaldığı gelirlerden kaynaklanan alacağın hesaplanması gerektiği\" hususunun tespit olunduğunu, bu anlamda müvekkilin söz konusu davalı işlemleri nedeniyle zarara uğradığının ve davalının kötü niyetli olduğunu,  Dosyaya mübrez bilirkişi raporlarında görüleceği üzere davacıya ait defterlerde müvekkilin davalıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının kendisine ait belge ve defterlerde müvekkilin kendisine borcunun bulunmadığını bilecek durumda olmasına rağmen haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine giriştiğini.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; \"Kambiyo hukuku kuralları çerçevesinde gerekçe sunulmadan  bonoların teminat senedi amacıyla verildiği kabul edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, Takibe konu senetlerin teminat senedi olmayıp, kambiyo senedi vasfını haiz olduğunu, sözleşme metninde kambiyo senetlerine atıf yapılmadığını; senetlerin düzenlenme tarihi ile FKS’nin imzalanma tarihinin aynı olması, taksit tutarı ve sayısı ile senet miktarının ve sayısının aynı olması hiçbir şekilde senetlerin teminat senedi olduğunu göstermeyeceğini, senetlerin ifa uğruna, ödeme vasıtası olarak verilen illeten mücerret olan senetler olduğunu,Bir senedin teminat senedi olarak kabul edilebilmesi için teminat senetlerinde senedin teminat senedi olduğunun açıkça senet metninde belirtilmesi, senede atıf yapılarak ayrıca teminat senedine konu olan sözleşme de hazırlanarak senedin teminat senedi olduğunun belirlenebilir olması gerektiğini, Davacının teminat senedi iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, davacının iddiasını ispatlayamadığını, yazılı bir delil bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,Kaldı ki söz konusu bonoların sözleşme kapsamında verilmiş olmaları kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediği sonucunu doğurmayacağını,  teminat amaçlı verildiği yönünde alacaklının kabul beyanı da bulunmadığından bonoların finansal kiralama sözleşmesinin ödeme aracı olarak düzenlendiğinin kabulü gerektiğini,Taraflar arasında muacceliyet sözleşmesi imzalanmış olup, takip tarihi dikkate alındığında muaccel bir alacaktan söz edilemeyeceğine ilişkin mahkeme kararının yerinde olmadığını.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.  <br>GEREKÇE:\tDava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesi tarafından, \"Davanın KABULÜ ile; Davacının davalıya İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, -Davalının takip tarihi itibariyle kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davacının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE.\" karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davacı, davalı ile aralarında finansal kiralama sözleşmesi bulunduğunu, davalı tarafça finansal kiralama sözleşmesinin haksız feshedilerek finansal kiralama konusu malın icra marifetiyle geri alındığını, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/249 Esas 2017/337 Kararı ile \"Akdin feshi şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla malın iadesine ilişkin davanın reddine\" dair kararın kesinleştiğini,  buna rağmen davalının davaya konu icra dosyası ile takip başlattığını beyanla finansal kiralama sözleşmesi kapsamında davalıya herhangi bir borcu olmadığının tespiti isteminde bulunmuş; davalı ise iddiaları kabul etmeyerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin sistemi giriş tarihi ile takibe konu bonoların tanzim tarihinin aynı olduğu, finansal kiralama sözleşmesinde belirlenen taksit tutarı ve sayısının takibe konu bono miktarları ile uyumlu olduğu, \"bonoların ifa uğruna verildiği\" hususunun davalı tarafın kabulünde olduğu, bonolarda malen kaydı bulunduğu ve davacının zararı için haricen açtığı İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/77 Esas sayılı dosyasında \"Davacının finansal kiralama sözleşmesi borcunun tamamını ödediğinin davalı defterlerine göre tespit edildiği\" de gözetildiğinde  mahkemece davacının menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesi isabetli olduğundan davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.  Kabule göre; davalı ....'nin kendi ticari defter kayıtlarına göre davacıdan alacaklı olmadığını bildiği halde davacı aleyhine takip başlatmış olması nedeniyle davacının kötüniyet tazminatı talebinin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi hatalı olduğundan, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-Davalı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE, 3-İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2023 tarih ve 2022/741 Esas - 2023/298 Karar  sayılı kararının KALDIRILMASINA, 4-Davanın kabulü ile; davacının davalıya İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, 5-Asıl alacağın %20'si oranındaki kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-İlk derece yargılaması yönünden;a)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 48.573,17 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, b)Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan  toplam 100,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c)Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, ç)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan  105.549,76 TL nispi  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-İstinaf yargılaması yönünden; a)İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, b)Davalıdan alınması gereken 48.573,17 TL harçtan, peşin alınan 12.143,29 TL harcın mahsubu ile bakiye 36.429,88 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına \tc)İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ç)Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, d)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cb5d3dbc9c7d9c27","SID":"1438ddad8d46ca59"}}