{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/425 Esas<br>KARAR NO: 2024/70<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEME: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 04/11/2021<br>NUMARASI: 2018/213 Esas  2021/191 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 17/01/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tescil numaralı \"...\" markasının 36. sınıfta tescil edildiğini, markanın ... Bankası AŞ’ye ait iken 10/02/2017 tarihli  sözleşme ile devralındığını, marka devralındıktan sonra kurumun hissedarı olduğu ... AŞ. ve ... AŞ. Şirketleri tarafından inhisari olmayan lisans sözleşmesi uyarınca kullanıldığını, lisan sözleşmesi ile kullanan her iki şirketin hisselerinin davacı tarafça TMSF’den devralınması, ana sözleşme ve unvanlarının değiştirilmesi neticesinde sicile kaydedilmesi ile sicile tescil edildiğini, ... AŞ’nin 15/03/2017, ... AŞ.nin ise 17/02/2017 tarihinde tescil edildiklerini, müvekkiline  ait \"...\" markasının 36. sınıftaki hizmetler için 11/10/2017 tarihinden bu yana tescilli olmasına ve lisans sözleşmesi doğrultusunda  davacı ve iştirakleri tarafından aktif olarak kullanılmasına rağmen, davalı şirketin ... sayılı \"...\" markasını tescil ettirerek davacının bahse konu markadan doğan haklarını ihlal ettiğini,  davalı şirket adına 36. sınıftaki hizmetler için tescilli ... sayılı “...” markasının müvekkiline ait aynı sınıfta tescilli ... sayılı \"...\" markası ile halk tarafından ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, davalı şirket adına tescilli ... sayılı \"...\" markasının, tescil edildiği 36. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankaya ait  01/07/2016 tarihinden itibaren  09. ve 36. Sınıflarda tescil edilen ... sayılı “...” marka ile davacı marka arasında benzerlik bulunmadığını, 556 sayılı KHK’nın 8/1 maddesinin (b) bendi uyarınca bir markanın hükümsüz kılınması için aranan 3 koşuldan ilki olan “markanın önceki bir marka ile aynı veya benzer olması” koşulunun sağlanmadığını, davalı banka markasının davacı markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını, markaların iltibas yaratmadığının açık olduğunu, aralarında küçük de olsa farklılık bulunan markaların aynı sayılamayacağını, her iki markanın bütün olarak incelenmesi ve bulundukları hizmet sınıfının dikkate alınması ile ortalama düzey tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalının \"...\" markasının esas unsurunun \"... \" olduğu, \"...\" ibaresinin yaygın olarak kullanılan bir deyim içinde markada da yer alan \"...\" ibaresinin ek unsur niteliğinde olması nedeniyle davacının markası ile karışıklığa neden olmayacağı, davacının markasının ise yalnızca \"...\" ibaresinden oluştuğu, pek çok markada kullanılan \"...\" kelimesinin kullanım hakkının tek bir kişinin tekeline verilemeyeceği, davalının markasının görsel işitsel ve anlamsal olarak davacının markası ile markaların hitap ettikleri ortalama tüketici tarafından karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yargılama sırasında ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek, davacı adına tescilli “...” markası ile davalı şirket adına tescilli “...” markasının Mülga 556 sayılı KHK m. 8/1-b ve Sınai Mülkiyet Kanunu m. 6/1 kapsamında benzer olduğu, bu markanın davacının markasının tescilli olduğu 36. sınıftaki “Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri.” için tescil edilmiş olduğunu, bu şekilde benzer markaların aynı sınıftaki aynı hizmetler için tescil edilmiş olmasının, markaların tüketici nezdinde ilişkilendirilmesini ve karıştırılmasını kaçınılmaz hale getireceğinin açık olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili  tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının markasının sadece \"...\" ibaresinden oluştuğu,  pek çok markada yaygın olarak kullanılan bu kelimesinin kullanım hakkının tek bir kişinin tekeline verilemeyeceği, davalının “...+ŞEKİL\" markasındaki esas unsurun \"...\" olduğu, \"...\" ibaresinin ise ek unsur niteliğinde olduğu, davacı markası ile  kelime, genel izlenim ve bir bütün olarak benzerlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı   vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  346,9 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"422709b87f59c1a3","SID":"b7525707c7962efc"}}