{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1074 Esas<br>KARAR NO: 2024/23<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/12/2020<br>NUMARASI: 2018/455 Esas, 2020/836 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 24/05/2018<br>BİRLEŞEN DAVA (İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1047 E sayılı dosyası)<br>DAVA: ALACAK <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 10/01/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, taraflar arasında yapılan ... Danışmanlık Sözleşmesi ile ATM karar destek sistemlerindeki verimlilik algoritmalarının geliştirilmesi üzerine danışmanlık verilmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, işbu sözleşme kapsamında yükümlülüklerin sözleşme süresince ifası için davalının,  davacıya aylık 13.110,00 USD + KDV ödemesi hususunda mutabık kalındığını, davacı tarafından tanzim edilen faturaların ödenmemesi nedeniyle davalı aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin, sözleşme uyarınca üstlendiği edimlerini ifa ettiğini, davalının, sözleşme gereğince hizmet bedelini ödemediğini, icra takibine konu faturalara 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmediğini,  bu nedenle davalının icra takibine itirazlarının haksız olduğunu belirterek  itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davacının bakiye danışmanlık ücreti olan 293.926,20 USD'nin 3095 sayılı Kanun'un 4/a mad gereğince fesih tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının sözleşmede belirlenen edimlerini yerine getirmediğini, müvekkiline hiçbir hizmet vermediğini, bu nedenle sözleşmenin haklı nedenle fesh edildiğini, noter aracılığıyla gönderilen ihtarnamede, davacının sözleşmeyi ihlal ettiği ve 15 gün içinde edimlerini yerine getirmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, davacı tarafından davalıya cevap verilmediğini, fesih ihtarnamesinin 19/04/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının hizmet vereceği inancıyla 4 aylık ödeme yapıldığını, 15.469,870USD ve 15.469,80TL tutarlı faturalara itiraz edilmemiş ise de, bu durumun davalı şirketin borçlu olduğu anlamına gelmediğini, davacının, davalı şirket yönetimine proje kapsamında hiçbir rapor göndermediğini ve rapor göndermemesinin mazeret veya nedenini de açıklamadığını, davacının iddialarını kabul etmediklerini, feshin haksız olduğu düşünülse de; sözleşmenin feshinden sonraki aylık hizmet bedelinin talep edilmesinin mümkün olmadığını beyanla haksız davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirket ile davalı arasında 14/08/2017 tarihli \"... (İstanbul Teknik Üniversitesinde bulunan ...) Danışmanlık Sözleşmesi\" akdedildiğini, sözleşmeyle davalı şirket \"Tümleşik ATM Karar Destek Platformu Projesinde 24 ay süreyle ... Bünyesinde ve 4691 esas sayılı Kanuna ilişkin Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği\" çerçevesinde ARGE faaliyetlerinde doğrudan danışman olarak çalışmayı ve ATM Karar Destek sistemlerindeki verimlilik algoritmalarını geliştirmeyi taahhüt ettiğini, davalı tarafından sözleşme edimlerini yerine getirmediğini, taraflar arasında yapılan sözleşmenin Beşiktaş ... Noterliğinin ... yevmiye ve 16/04/2018 tarihli ihtarname ile fesih edildiğini, ihtarnamenin 19/04/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, sözleşme edimlerini yerine getireceğini taahhüt eden davalıya toplam 86.117,54-TL ve 38.876,60-USD ödeme yapıldığını, sözleşmeye aykırı davranan davalı tarafın bu ödemeleri iade etmekle yükümlü olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000-USD'nin ve 15.000,00-TL'nin sözleşmenin haklı nedenle fesih tarihi olan 19/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı taraf elinde bulunan bilgi ve belgelere dayalı olarak alacağını belirleyebilecek durumda olduğunu, bu durumda davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, taraflar arasında danışmanlık sözleşmesi 4691 Sayılı Kanuna ilişkin Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği kapsamında verilecek bir danışmanlık hizmetini kapsadığını, davacı tarafça yapılmış AR-GE başvurusu ve onaylanmış bir projenin olmadığını, davacı tarafça sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediğinin iddia edildiğini, böyle bir eylemin söz konusu olmadığını, müvekkili şirket alacağının tahsili için yasal yollara başvurduğu tarihe kadar bu yönde bir itirazlarının söz konusu olmadığını, davacı tarafın, sözleşmenin yürürlükte kaldığı süre boyunca hizmet bedelini ödeme yükümlülüğü olduğunu belirterek şartlar oluşmadığı halde belirsiz alacak davası olarak açılan huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, her ne kadar davacı tarafça taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca bir kısım çalışmalar yapılmış ise de, bu çalışmaların davalı tarafla paylaşılmadığı, yapmış olduğu çalışmaların şirket yönetimine rapor edilmediği, sözleşmede davacının davalı şirketin proje ekibine dahil olması ve birlikte çalışmalarının düzenlendiği, ancak davacı tarafça davalının proje ekibine dahil olunmadığı, birlikte çalışılmadığı ve kendi yaptığı çalışmalarla ilgili davalı şirkete rapor da göndermediği, bu kapsamda davalı tarafından yapılan sözleşmenin feshi işleminin haklı fesih olarak değerlendirildiği ve geriye doğru etkili olarak sözleşmenin fesh edildiği, bu kapsamda davacının henüz ifa edilmemiş davalı edimlerini talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar vermiştir. Birleşen dava yönününden ise; taraflar arasındaki sözleşmenin sürekli edim içeren bir sözleşme niteliğinde bulunması, feshin geriye etkili olması, davacı tarafça kesilen faturaların davalı defterlerinde de kayıtlı olması, ileriye etkili olan feshin haklı yada haksız olup olmamasına bakmaksızın fesihten önce karşılıklı olarak ifa edilen bir kısım edimlerin geri istenemeyeceği, birleşen dosya davacı tarafından birleşen dosya davalısına yapılan ödemelerin iadesine karar verilemeyeceği gerekçesiyle birleşen davanın da reddine karar vermiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar, taraf vekillerince yasal süre içerisinde istinaf edilmiştir. Davacı birleşen davada davalı vekili istinaf nedenleri olarak; yerel Mahkemece danışmanlık hizmetinin verilmediği ve davalı taraf ile iletişim kurulmadığı yönündeki verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkil şirket tarafından sözleşmenin ifası için her türlü çaba gösterildiğini, müvekkili şirket tarafından sözleşmede belirtilen kapsamda hazırlanan proje için 16.08.2017 tarihli yazı ile Boğaziçi Üniversitesi bünyesindeki ... A.Ş'ye başvuruda bulunulduğunu, 4691 sayılı yasa kapmasında uygunluk bulunduğunu ve projenin onaylandığını, çalışmalar davalı tarafın bilgisi dahilinde ilerlediğini, davalı şirket tarafından ödemesi yapılan faturaların açıklama kısmında \"ATM Karar Destek Platform Projesi AR-GE proje hizmet bedeli 4691 Sayılı Kanun BSTB P.\" ibaresinin yer aldığını, proje kodu belirtilerek faturaların kesildiğini, davalı tarafça onaylatılmış bir proje, söz konusu proje kapsamında oluşturulmuş bir ekip ve söz konusu proje ve ekibe dâhil olabilmesi için davet olmadan proje ekibine dâhil olması beklenemeyeceği, şartlar yerine getirilmeden sözleşmeye aykırı davranışından söz edilemeyeceğini, taraflar arasındaki sözleşmenin haksız nedenle feshedildiğini, sözleşme yürürlükte olduğu süre boyunca tahakkuk etmiş olan danışmanlık ücret bedellerinin davalı tarafça sözleşmenin fesih sebebine bağlı kalmaksızın ödenmesi gerektiğini, davalı şirketin sözleşme gereği ödemesi gereken aylık 13.110 USD+ KDV hizmet bedelini sözleşmenin feshi tarihine kadar ödemesi gerektiğini, sözleşmenin feshinin haklı veya haksız olmasının bu durumu değiştirmeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına, 293.926,60 USD 'nin 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince fesih tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar en yüksek faiz oranı ile tahsiline hükmedilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı birleşen davada davacı vekili istinaf nedenleri olarak; asıl dava davacısı sözleşme edimlerinin hiçbirini yerine getirmediğini, dava dilekçesinde de, çalışmalarını müvekkili şirket nezdinde değil, kendi şirket adresinde gerçekleştirileceğini belirttiğini, müvekkili şirkette çalışma yapmadığını, işyerine gelmediğini, rapor sunmadığını, toplantılara katılım sağlamadığını açıkça belirttiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi heyeti raporu ile de asıl dava davacısının ilgili danışmanlık hizmetini vermediğini açıkça ortaya koyduğunu, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davacı şirket tarafından borcun gereği yerine getirilmediğinin kabulü halinde müvekkili şirketin sözleşme edimlerine ilişkin ödediği ücretin iadesi gerektiğini, dosya kapsamındaki sayısız delil, heyet raporunda sektör bilirkişisi tarafından yapılan teknik tespitler göz önüne alındığında borcun hiç ifa edilmediğinin ortada olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan ödemelerin iadesinin gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dosya istinaf incelemesi aşamasında iken taraf vekilleri 22/12/2023 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerine dair dilekçe ibraz etmişler, dilekçenin ibraz edildiği ilk derece mahkemesince usulüne uygun kimlik tespitlerinin yapıldığı görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 310. maddesine göre feragat ve kabul hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Aynı yasanın 74. maddesi gereğince, vekilin davadan feragat edebilmesi için vekaletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir. Asıl davada Davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından ibraz edilen Beşiktaş ... Noterliğince tanzim 15/05/2018 tarih, ... yevmiye nolu vekaletnamede davadan veya kanun yollarından feragat yetkisinin bulunduğu, ibraz edilen yetki belgesine göre de yetkili kılınan avukatın aynı yetkilere sahip olduğu belirtilmiştir. Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin 05/04/2017 tarihli, ... yevmiye nolu Beşiktaş ... Noterliğinde düzenlenmiş olan vekaletnamesinin incelenmesinden vekilin davadan veya kanun yollarından feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. 6100. Sayılı HMK'nın 349. maddesinde, başvurma hakkından feragat düzenlenmiş, ikinci fıkranın son cümlesinde, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvurunun feragat nedeniyle reddedileceğine yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 307. Maddesinde davadan feragat düzenlenmiş, feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı yasanın 311. maddesinde, feragat ve kabulün, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağına yer verilmiştir. Feragat, yasal düzenlemenin üst başlığında ifade edildiği üzere, davaya son veren taraf işlemlerinden biri olduğundan dosyanın ele alınarak davanın feragat nedeniyle reddine, taraflar davasından feragat ettiğinden davacı ve davalı tarafın istinaf başvuruları hakkında inceleme yapılmasına yer olmadığına, 22/12/2023 tarihli feragat dilekçesinde belirtildiği üzere taraflar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, yapılan yargılama giderlerinin yapan taraf üzerinde bırakılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Taraf vekilleri tarafından sunulan davadan feragat dilekçesi kapsamında, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/12/2020 tarih, 2018/455 Esas, 2020/836 Kararının KALDIRILMASINA, 2a- Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, b-Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken maktu 427,60 TL peşin harcın davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 26.320,18 TL harçtan mahsubu ile bakiye 25.892,58 TL harcın kararın kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, c-Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden alınması gereken maktu 427,60 TL peşin harcın davacı tarafından dava açılırken peşin yatırılan 6.273,72 TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.846,12 TL harcın kararın kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, d-Taraflarca talep edilmediğinden taraflar lehine vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, e-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 3-Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin karşılıklı davadan feragat nedeniyle incelenmesine YER OLMADIĞINA, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl ve birleşen dava yönünden alınması gereken 855,20 TL (427,60*2= 855,20 TL) harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 118,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 736,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince asıl ve birleşen dava yönünden alınması gereken 855,20 TL (427,60*2= 855,20 TL)  harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 795,90 TL  harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 333. maddesi gereğince, hükmün kesinleşmesinden sonra, yatırılan avansın varsa kullanılmayan kısmının, kararın tebliğ giderleri karşılandıktan sonra yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a bendi gereğince birleşen dava yönünden kesin, asıl dava yönünden aynı kanunun 361/1. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6aade2619f8197d1","SID":"051a9675f58226d3"}}