{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1249 Esas<br>KARAR NO: 2024/81<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/04/2023<br>NUMARASI: 2021/364 Esas, 2023/337 Karar<br>DAVA: KONKORDATONUN TASDİKİ<br>KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin ayakkabı ve deri giyim sektöründe faaliyet gösterdiğini, günlük ayakkabı üretim kapasitesi ile piyasanın en önemli üreticileri arasında yer aldığını, şirketin 4.000.000,00 TL sermayesinin 3.394.246,46 TL'sinin ödendiğini, şirketin 30/04/2021 tarihi itibarıyla ödenmemiş herhangi bir çek ve banka borcu bulunmadığını, ülke ekonomisindeki dalgalanmalar, likidite sıkıntısı, maliyetlerin artması, talep düşüklüğü ve yüksek faiz giderlerinin müvekkili şirketi finansal dar boğaza soktuğunu, Covid-19 salgını nedeniyle siparişlerin iptal edildiğini ve ürün alımının durdurulduğunu, salgından kaynaklanan sipariş ve üretim kayıplarının telafi edilemediğini ve şirketin ödeme güçlüğü yaşadığını, konkordato teklifleri ile tüm alacaklarının tamamını faizsiz olarak 4 yılda ve eşit taksitlere ödeneceğini ileri sürerek borçlu şirket lehine geçici mühlet ve sonrasında bir yıllık kesin mühlet verilmesini, akabinde konkordatonun tasdikini  talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 20/06/2023 tarihli revize proje ile; şirket borçlarının tamamının faizsiz olarak 3 yıl içinde 36 eşit taksitle ödeneceği belirtilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece;  adi konkordatonun İİK 302. maddede belirtilen  nisapla kabul edildiği, tasdik harcının yatırıldığı ve davacı şirket yönünden teminat yatırılması gereken tutarın depo edildiği, vadenin tüm borçluları eşit olarak kapsadığı, teklif edilen tutarın şirketin mal varlığı ile orantılı olduğu ve tasdik koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının konkordato projesinin tasdikine, konkordatoya tabi borçların tamamının faizsiz olarak tasdik kararından başlamak üzere, 2023 yılında her bir alacaklının alacağının %21'i 2024 yılında her bir alacaklının alacağının %25'i 2025 yılında her bir alacaklının alacağının %25'i 2026 yılında her bir alacaklının alacağının %25'i 2027 yılında her bir alacaklının alacağının %4'ü olmak üzere yıl içerisinde her bir alacaklıya 12 eşit taksitler halinde ödenmesine (yalnız 2023 yılında ödenecek borcun 2024 yılına kadar aylık eşit taksitler halinde yani 8 eşit taksitle ödenmesine), konkordatonun tasdik kararı ile bağlayıcı hale gelmesine, komiser heyetinin görevine son verilmesine ve  konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak ve gözetim tedbirlerini almak üzere kayyım atanmasına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde alacaklılar ... AŞ, ... Bankası AŞ, ... Bankası AŞ, ... Bankası, ... Bankası AŞ vekili tarafından istinaf edilmiştir. Alacaklı ... vekili istinaf nedenleri olarak; İİK'nın 305 maddesinde öngörülen tasdik şartlarının hiçbirinin gerçekleşmediğini, tasdik kararında, alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiğinin ve hangi takvim çerçevesinde ödeme yapılacağının anlaşılamadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve tasdik talebinin reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Alacaklı ... Bankası vekili istinaf nedenleri olarak; davacının konkordato projesinin alacaklıları zarara uğrattığını,  tasdik kararında, alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiğinin ve hangi takvim çerçevesinde ödeme yapılacağının anlaşılamadığını, konkordato projesinin başarıya ulaşması mümkün olmayıp, borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Alacaklı ... Bankası vekili istinaf nedenleri olarak; davacının konkordato projesinin başarıya ulaşamayacağını ve davacının mali durumunu düzeltemeyeceğini, borçların ödenmesi için uzun bir vade öngörülmesine rağmen hiçbir faiz ödemesi yapılmamasının alacaklıların zararına olduğunu, müvekkili bankanın nisaba katılmadığını, ancak davacıdan alacağı bulunduğunu,  tasdik kararında, alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiğinin ve hangi takvim çerçevesinde ödeme yapılacağının anlaşılamadığını, konkordato projesinin başarıya ulaşması mümkün olmayıp, borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Alacaklı ... Bankası vekili istinaf nedenleri olarak; müvekkilinin alacağının bir kısmının haksız olarak reddedildiğini, bir kısım alacağının ise rehinli olmasına rağmen adi alacak olarak dikkate alındığını, tasdik kararında, alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiğinin ve hangi takvim çerçevesinde ödeme yapılacağının anlaşılamadığını, davacı şirketin borca batık olmadığını, borcu batık olmayan davacının borçlarını 56 aylık vadede ödemesinin borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığını, mahkemenin vadeyi kısaltma yoluna gitmediğini, kararın tamamen alacaklıların zararına neden olduğunu, davacının borçların ödenmesi için gerekli mali kaynağa nasıl ulaşılacağının ön projede ve komiser raporunda belirtilmediğini, İİK'nın 305. maddesinde öngörülen tasdik şartlarının oluşmadığını, çekişmeli alacaklar için dava açma süresi verilmemesinin ve çekişmeli alacak için pay ayrılmamasının hukuka aykırı olduğunu belirterek  kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Alacaklı ... Bankası AŞ vekili istinaf nedenleri olarak; tasdik şartlarının oluşmadığını, borçların ödenmesi için çok uzun bir vade kararlaştırılmasına rağmen herhangi bir faiz cezası belirtilmediğini, davacının kefalet ile sorumlu olduğu borçlarının nisaba dahil edilmediğini, tasdik kararında borçlunun hangi tarihlerde ne kadar ödeme yapacağının belirsiz olduğunu belirterek  kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE 1-Alacaklı ... Bankası AŞ''nin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; \"İİK’nun 308/a maddesi ‘’Kanun Yolları’’ başlıklı olup Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden, itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilanından itibaren 10 gün içinde istinaf yoluna başvurabilir’’ hükmünü içermektedir. İİK’nın 304/1. bentde itiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az 3 gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilana yazılır’’ cümlesine  karşılık İİK’nun 302/7. fıkrasında ‘’konkordato projesinin konkordato tutanağı, kabul ve ret oylarını içerecek şekilde derhal imza olunur. Toplantının bitimini takip eden 7 gün içinde gerçekleşen iltihaklar da kabul olunur.’’ denildikten sonra 302/son fıkrasında ‘’komiser, iltihak süresinin bitmesinden itibaren en geç 7 gün içerisinde konkordatoya ilişkin bütün belgeleri, konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikine uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye tevdii eder.’’ düzenlemesi yer almış olup konkordatonun mahkemede incelenmesine raporun mahkemeye verilmesinden sonra İİK’nun 304/1. maddesi gereğince başlanılacaktır. İİK’nun 302. maddesindeki iltihak süresi bittikten sonra komiser raporu düzenleneceğinden ve iltihak süresinde bildirilen alacaklar da kabül edilebileceğinden bu sürede yapılan itirazlar da kabul edilmelidir. Bu nedenle itiraz eden alacaklı kavramını dar yorumlayarak sadece duruşmadan 3 gün önce konkordatoya ilişkin alacaklılarla sınırlamak doğru bir yaklaşım olarak görülmemektedir. Bu nedenle kanun koyucunun itiraz edenlerden kastının konkordato toplantılarında veya iltihak süresi içinde olumsuz oy kullananlar olarak kabulü daha doğru bir yaklaşımdır. Bu bağlamda kanundaki \"itiraz edenler\" ifadesinin konkordatoya red oyu verenlere teşmil edilmesi hukuk usulünün genel hükümlerine uygun düşer. Nitekim öğretide alacaklılar toplantısında veya iltihak süresi içinde red oyu vermiş alacaklıların  tasdik kararını istinaf edebilecekleri kabul edilmektedir.(Prof  Dr. Selçuk Öztek,  Prof Dr.Ali Cem Budak, Doç. Dr. Müjgan Tunç Yücel, Doç.Dr. Serdar Kale, Doç. Dr. Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordoto Hukuku, 2/B s. 569). ...Yukarıya ayrıntılı açıklandığı üzere; toplantıya katılıp ret oyu kullanan alacaklı veya toplantıya katılmadığı halde iltihak süresinde ret oyu kullanan alacaklıların itiraz eden alacaklı kavramına dahil olduğu ve mahkemece verilen karara karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurabilecekleri kabul edilmelidir (Yargıtay 6. HD'nin 2022/3289 Esas, 2022/5142 Karar sayılı kararı) Dosya kapsamından; komiser heyetinin İİK'nın 299. maddesi uyarınca yaptığı ilanla alacaklıların alacaklarını bildirmeye davet etmesi üzerine, ... Banrkası AŞ'nin, toplam 152.937,19 TL alacağı bulunduğunu bildirdirdiği,  ancak çekişmeli alacaklara ilişkin alınan raporda bankanın alacağının kalmadığının belirtildiği, ilk derece mahkemesinin 07/09/2022 tarihli ara kararı ile de ... Bankası AŞ'nin nisapta yer almamasına karar verildiği anlaşılmaktadır. İİK'nın 302. maddesi uyarınca alacaklının konkordato nisabında hesaba katılıp katılmayacağına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir.  Çekişmeli alacağın nisaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına dair yapılan inceleme, alacağın esasına ilişkin ayrıntılı bir inceleme olmayıp, yalnızca söz konusu alacaklılara oy hakkı tanınıp tanınmayacağına yöneliktir. Alacağın mevcudiyeti ve miktarı hakkındaki karar, söz konusu alacağı esastan inceleyecek mahkemeye ait olacaktır. Somut olayda, alacağının tamamı kabul edilmeyerek konkordato nisabına dahil edilmeyen banka, konkordato müzakerelerine kabul edilmeyecek ve iltihak süresinde oy kullanma hakkı da bulunmayacaktır. Yargıtay'ın yukarıda belirtilen emsal kararında toplantıya katılıp ret oyu kullanan alacaklı veya toplantıya katılmadığı halde iltihak süresinde ret oyu kullanan alacaklıların itiraz eden alacaklı kavramına dahil olduğu belirtilmiştir. Alacağı kabul edilmediğinden, alacaklılar toplantısına katılması ve iltihak süresinde oy vermesi mümkün olmayan alacaklıların da, itiraz eden alacaklı kapsamında görülmesi, İİK'nın 308/a maddesinde düzenlenen itiraz eden alacaklı kavramını oldukça genişletecek ve nisapta yer almayan öngörülemeyecek şekilde kimsenin de, borçludan alacaklı olduğunu ileri sürerek karara karşı istinaf yoluna başvurmasının yolunu açacaktır. Bu nedenlerle konkordato nisabına dahil edilmeyen ... Bankası AŞ'nin tasdik kararına karşı kanun yoluna başvurabilmesi mümkün görülmemiştir. 2-Alacaklılar ... Bankası, ... ve ... Bankası vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Yukarıda belirtilen Yargıtay kararında; itiraz eden alacaklı kavramını dar yorumlayarak sadece duruşmadan en az 3 gün öncesine kadar konkordatoya ilişkin itiraz eden alacaklılarla sınırlamanın doğru bir yaklaşım olmadığına değinilerek, toplantıya katılıp ret oyu kullanan alacaklı veya toplantıya katılmadığı halde iltihak süresinde ret oyu kullanan alacaklıların itiraz eden alacaklı kavramına dahil olduğu belirtilmiştir. Yine Yargıtay 6 HD'nin 2023/3154 Esas, 2023/3062 Karar sayılı kararında aynen; \"İİK’nın 302.maddesindeki iltihak süresi bittikten sonra komiser raporu düzenleneceğinden ve iltihak süresinde bildirilen alacaklar da kabul edilebileceğinden bu sürede yapılan itirazlar da kabul edilmelidir. Bu nedenle itiraz eden alacaklı kavramını dar yorumlayarak sadece duruşmadan 3 gün önce konkordatoya ilişkin alacaklılarla sınırlamak doğru bir yaklaşım olarak görülmemektedir. Kanun koyucunun itiraz edenlerden kastının konkordato toplantılarında veya iltihak süresi içinde olumsuz oy kullananlar olarak kabulü daha doğru bir yaklaşımdır. Bu bağlamda kanundaki \"itiraz edenler\" ifadesinin konkordatoya red oyu verenlere teşmil edilmesi hukuk usulünün genel hükümlerine uygun düşer.\" ifadelerine yer verilmiştir. Somut olayda, alacaklılar ... Bankası ve ...'ın alacaklılar toplantısına katılmadığı, iltihak süresinde olumsuz oy kullanmadığı, ayrıca İİK'nın 304/1 fıkrası uyarınca duruşmadan en az üç gün öncesine kadar konkordatoya itiraz ederek tasdik yargılamasına da katılmadığı görülmektedir. Bu nedenle alacaklılar ... Bankası ve ...'ın tasdik kararına karşı kanun yoluna başvurabilmesi mümkün görülmemiştir. Yine alacaklı ... Bankası'nın alacaklılar toplantısına katılmadığı, iltihak süresinde de olumsuz oy kullanmadığı görülmektedir. Hernekadar alacaklı banka tasdik duruşmasına katılmışsa da, itirazlarını duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmemiştir. İİK'nın 304/1 fıkrası gereği,  itiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabileceklerdir. Alacaklı banka tirazlarını duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmediğinden,  itiraz eden alacaklı kapsamında değildir. Bu nedenle ... Bankası'nın da tasdik kararına karşı kanun yoluna başvurabilmesi mümkün görülmemiştir. 3-Alacaklı ... Bankası'nın istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Dava, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. Konkordato talepleri ile ilgili 2004 sayılı İİK'nın 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada iflasa tabi olan borçlu için, İİK'nın 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu, iflasa tabi olmayan borçlu için ise yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu  vurgulanmıştır. Somut olayda, davanın, borçlu şirketin muamele merkezi ile  asliye ticaret mahkemesinde  açıldığı ve 6100  sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 74. maddesinde belirtilen şekilde davacı vekilinin vekaletnamesinde konkordato ile ilgili özel yetkinin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından, davacı lehine 27/05/2021 tarihinden itibaren üç aylık geçici mühlet kararı verildiği, 23/08/2021 tarihli duruşmada borçlu şirkete 23/08/2021 tarihinden itibaren bir yıllık kesin mühlet verildiği, sonrasında kesin mühletin 23/08/2022 tarihinden itibaren 6 ay daha uzatılmasına karar verildiği, mahkemece tasdik yargılaması için tayin edilen ek kesin mühlet içinde tasdik talebi hakkında karar verilemeyeceği belirtilerek İİK'nın 304/2 fıkrası gereği kesin mühletin önce 1 ay ve sonrasında 1 ay daha verilerek,  23/02/2023 tarihinden itibaren 2 ay daha uzatılmasına karar verildiği  görülmektedir. Mahkemece 13/04/2023 tarihli duruşmada borçlu şirketin konkordato projesinin tasdikine karar verilmiş, alacaklı banka vekili hükmü istinaf etmiştir. Uyuşmazlık davacı şirketin konkordato projesinin tasdik edilmesi koşullarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Komiser heyeti nihai raporunda; borçlu şirketin 31/10/2022 tarihi itibarıyla rayiç değerlere göre düzenlenmiş bilançosuna göre özkaynaklarının 9.742.403,45 TL olduğunu ve borca batık bulunmadığını, borçların faizsiz olarak 5 yıl içinde ödenmesi teklifinin alacaklı sayısı ve alacak tutarı yönünden gerekli çoğunluk tarafından kabul edildiğini, teklifin iflasa nazaran alacaklıların yararına olduğunu, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu, tasdik harcının ödenmesi ve mühlet içinde komiserin izniyle doğan borçlar için yeterli teminatın yatırılması halinde adi konkordatonun tasdikine karar verebileceğini belirtmişlerdir. İlk derece mahkemesi tasdik koşullarının bulunup bulunmadığı hususunda ayrıca bilirkişi heyetinde de rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 08/03/2023 tarihli raporlarında;  şirketin 31/12/2023 tarihi itibarıyla rayiç değerlere göre düzenlenmiş bilançosuna göre özkaynaklarının 18.080.948,85 TL olduğunu ve borca batık bulunmadığını, konkordato projesinin alacaklı sayısı ve alacak tutarı yönünden gerekli çoğunluk tarafından kabul edildiğini, teklifin iflasa nazaran alacaklıların yararına olduğunu, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu belirtmişlerdir. Davacı vekili tasdik harcını yatırmış, teminata bağlanması bağlanması gereken alacak tutarı mahkeme veznesine depo edilmiştir. a-Alacaklı ... Bankası, nisapta dikkate alınan alacakların eksik gösterildiğini ve çekişmeli alacağa pay ayrılmamasının doğru olmadığını savunmuştur. İİK'nın 302. maddesi uyarınca alacaklının konkordato nisabında hesaba katılıp katılmayacağına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir.  Çekişmeli alacağın nisaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına dair yapılan inceleme, alacağın esasına ilişkin ayrıntılı bir inceleme olmayıp, yalnızca söz konusu alacaklılara oy hakkı tanınıp tanınmayacağına yöneliktir. Alacağın mevcudiyeti ve miktarı hakkındaki karar, söz konusu alacağı esastan inceleyecek mahkemeye ait olacaktır. Somut yargılamada, itiraz eden alacaklının borçlu şirketin kabul etmediği alacak tutarı 302. madde gereğince çekişmeli kabul edilerek, borçlunun alacağa dair beyanı tutanakla belirlenerek alacaklıya mahkemeye başvuracağı belirtilmiştir. Alacaklıların bu talep ve itirazları üzerine, mahkeme tarafından komiser heyetinden raporlar alınarak nisaba dahil olacak alacak miktarları tespit edilmiştir. Bu nedenlerle, itiraz eden alacaklının bu konudaki ve konkordato tasdik şartlarının  oluşmadığına  dair istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca İİK'nın 308/b maddesi uyarınca tasdik kararında çekişmeli alacaklara pay ayrılabileceği, bu hususta bir zorunluluk bulunmadığı, çekişmeli alacak için dava açılması ve bu davanın kabulü halinde alacaklının alacağını tasdik kararına göre çekişmeli alacağını tahsil edebileceği gözetildiğinde, ilk derece mahkemesinin çekişmeli alacaklara pay ayrılmaması yönündeki takdirinde de hukuka aykırılık görülmemiştir. b-Alacaklı banka tasdik koşullarının bulunmadığını, tasdik kararında, alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiğinin ve hangi takvim çerçevesinde ödeme yapılacağının anlaşılamadığını ileri sürerek de hükmü istinaf etmiştir. \"Konkordatonun tasdiki şartları\" başlığını taşıyan İİK'nun 305. maddesi aşağıda belirtildiği şekilde düzenlenmiştir. \"302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır: a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması. b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder). c) Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması. d) 206. ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır). e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması. Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir.\" Somut olayda komiser heyeti ve bilirkişi raporundan; borçlu şirketin iflas tasfiyesinin olası süresi ve iflas halinde alacaklıların alacaklarına kavuşma oranı gözetildiğinde teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağı, konkordato projesinin İİK'nın 302. maddesinde öngörülen çoğunlukla kabul edildiği, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu şirketlerce mahkeme veznesine depo edildiği, borçlu şirketini teminata bağlanmasını gerektirir borcunu mahkeme veznesine depo ettiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan komiser heyeti ve ayrıca alınan bilirkişi heyeti raporuna göre teklif edilen tutar borçlunun kaynakları ile orantılıdır. Buna göre  İİK'nın 305. maddesinde öngörülen tasdik şartlarının sağlandığı anlaşıldığından borçlu şirketin konkordato projesinin tasdikine karar verilmesi yerindedir. Ayrıca tasdik kararında faizsiz olarak alacakların tamamen ödeneceği belirtildiğinden,  alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği bellidir. Bunun yanında tasdik kararında borcun aylık taksitlerle ödenmesi kararlaştırılmıştır. TBK 91/2 fıkrası uyarınca borcun ifası için gün belirtilmeksizin sadece ay belirlenmişse, bundan o ayın son günü anlaşılır. Buna göre her bir alacaklının alacağının hangi takvim içerisinde ödeneceği de açıklandığından, alacaklı bankanın  tasdik kararında, alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiğinin ve hangi takvim çerçevesinde ödeme yapılacağının anlaşılamadığına dair istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. 4-Açıklanan nedenler ile alacaklılar ... Bankası, ... Bankası, ... ve ... Bankası'nın istinaf başvurusunun usulden reddine, ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden alacaklı ... Bankası AŞ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Müdahiller ... Bankası A.Ş, ... Bankası A.Ş, ... A.Ş ve ... Bankası A.Ş vekillerinin istinaf başvurularının usulden REDDİNE, 2-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin  2021/364 Esas, 2023/337 Karar ve 13/04/2023 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince müdahil ... Bankası A.Ş vekilinin  istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince ayrı ayrı alınması gereken 427,60 TL harçtan müdahiller ... Bankası A.Ş, ... Bankası A.Ş. ... A.Ş, ... Bankası A.Ş ve ... Bankası A.Ş tarafından peşin olarak ayrı ayrı yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7‬0 TL harcın bu müdahillerden ayrı ayrı tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Müdahiller ... Bankası A.Ş, ... Bankası A.Ş, ... A.Ş, ... Bankası A.Ş ve ... Bankası A.Ş tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin  kendileri üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nin 308/a maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren on günlük süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere hakim ...'ın karşı oyu ile oy çokluğuyla karar verildi.18/01/2024<br>MUHALEFET ŞERHİ Sayın çoğunluk ile uyuşmazlık, işin esasına yönelik olarak, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olup olmadığı hususunda toplanmaktadır. \"Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği karma konkordato şeklinde olabilir. İİK’nın 305/1-b maddesi uyarınca borçlunun teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile uyumlu olması gereklidir. Konkordato mehli talebi ile birlikte mahkemelerce kanundan kaynaklanan birtakım tedbirler alınmakta ve bu tedbirler tasdik kararı verilmesine kadar devam etmektedir. Bu süreler kanun koyucu tarafından oldukça kısa tutulmuş olup, kesin olarak belirlenmiştir. Mahkemelerce tasdik kararı verilmesinden sonra  uzun bir süre ödemesiz dönemin kabul ediliyor olması tedbirlerin bu süre kadar uzamasına sebep olacaktır ki böyle bir sonuç kanun koyucunun amacına uygun düşmez. Mahkemelerin projeye alacaklıların lehine müdahale etmesi mümkün olduğundan bu süreye müdahale edilmemesi konkordatonun ruhuna aykırı düşecektir. Projede faizsiz ödeme talep edilmesi tipik tenzilat konkordatosunun bir örneğidir. Borca batık olmayan, malvarlığı ile borçlarını ödeyebilecek olan şirketin tenzilat talep etmesi İİK 305/1-b maddesi kapsamında değerlendirilerek teklif edilen projenin davacının malvarlığı ile uyumlu olmadığı sonucuna varılmalıdır. Konkordato ucuz kredi temini yolu olarak kullanılmamalıdır.\" (Yargıtay 6. HD'nin 05/10/2023 tarih ve 2023/2780 Esas, 2023/3149 Karar sayılı kararı) Somut olayda davacı şirketin 27/05/2021 tarihinden itibaren tarihinden tasdik tarihine kadar geçici mühlet ve kesin mühletten yararlandığı, ayrıca şirketin 31/12/2023 tarihi itibarıyla rayiç değerlere göre düzenlenmiş bilançosuna göre özkaynaklarının 18.080.948,85 TL olduğu ve borca batık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacı şirketin konkordato teklifi, faizsiz ödeme talep edilmesi nedeniyle tipik tenzilat konkordatosunun bir örneğidir. Borca batık olmayan, malvarlığı ile borçlarını ödeyebilecek olan şirketin tenzilat talep etmesi İİK 305/1-b maddesi kapsamında değerlendirildiğinde, teklif edilen projenin davacının malvarlığı ile uyumlu olmadığı sonucuna varılmalıdır. Buna göre davacı şirketin konkordato talebinin reddine karar verilmesi görüşünde olduğumdan karara muhalif kaldığımı bildiririm.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e4fe82f15cc3f03b","SID":"b484dc970303808f"}}