{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1578 Esas<br>KARAR NO: 2024/61<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/01/2023<br>NUMARASI: 2022/552 Esas  2023/23 Karar <br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 17/01/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen \"Lisans satın Alma Sözleşmesi\" ile workrunner yazılımı satın alındığını, 25/12/2019 tarihli yazılım satın alma sözleşmesi ile tarafların hak ve yükümlülükleri düzenlendiğini, sözleşme uyarınca satın alınan yazılımın verdiği hataların bildirimlerinin düzenli ve sürekli olarak tekrarlanması, yazılımın  davalı desteği olmaksızın kullanımının imkansız hale gelmesi, yazılımın kullanımında davacının davalıya bağımlı hale gelmesi, birçok modülde davalı tarafından destek alınmasına rağmen yine de kullanılamıyor olması nedeni ile sözleşmeden ve yazılımdan beklenen hukuki menfaatin ortadan kalktığını, halihazırda kullanılamayan yazılımın müvekkili şirket tarafından kullanımının devamını çekilmez hale getirdiğini, müvekkili şirketteki işlerin aksamasına yol açtığını,  davalının dava konusu sözleşme ile yükümlendiği edimlerin büyük bölümünü hiç ifa etmediğini, bu nedenle Kadıköy ... Noterliği'nin 02/04/2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile  sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek, şimdilik davalıya ödenen 91.000 TL + KDV sözleşme bedelinin iadesine, sözleşmenin feshi nedeni ile uğranılan zarar göz önüne alınarak 10.000 TL müspet zararın da davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iki tüzel kişi arasında akdedilen sözleşmede yetkili mahkemenin İstabul Mahkemeleri olarak belirlendiğinden mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacı nezdinde gerçekleşen çalışan sirkülasyonu ve yönetimsel problemler nedeniyle müvekkili şirket mutabık kalınandan daha fazla emek ve mesai harcamışsa da müvekkili şirkete dönüşlerin yapılmaması, sürecin her defasında başka kişilerle ilerletilmeye çalışılması nedeniyle anılan işin tam anlamıyla teslim edilmediğini, müvekkili şirkete gerektiği gibi çalışma imkanı sağlayamayan davacının kusurlu olduğunu, davacı, 24 ay süreli sözleşme boyunca hizmet alamadığını iddia etmişse de faturaları iade etmeyen, ayıp ihbar sürelerine riayet etmeyen bir tacirin sözleşmenin bitimine 6 ay kala bedel iadesi talep etmesisinin iyi niyetle bağdaşmadığını, davacının talebi gibi hem sözleşmeden vazgeçme hem de müspet zararın tazminin talep edilmesi çelişkili olduğunu, davacı tarafından sözleşme uyarınca yükümlülüklerin yerine getirilebilmesi için karşı tarafa 15 günlük süre tanıması gerektiği halde, herhangi bir yazılı bildirimde bulunarak yükümlülüklerini yerine getirmesi için süre verilmediğini savunarak, davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine, yetkili mahkeme tarafından davanın esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında imzalanan  25/12/2019 tarihli Lisans Satın Alma Sözleşmesi uyarınca, davacının lisans alan olarak lisans sözleşmesine konu \"...\" isimli yazılımı satın aldığı, yazılımın süreç, modül ve uygulamalarına yönelik kullanım lisansı haklarının tümünün lisans sözleşmesinde belirtildiği, dava dilekçesinde lisans sözleşmesine konu bilgisayar programının ve yazılımının lisans sözleşmesinden kaynaklanan arayüz, uygulama ve modül kurulumlarına ilişkin edimlerin yerine getirilmemesi sebebiyle ayıplı olduğu vakıasına dayanıldığı, davaya konu olan uyuşmazlığın çözümünün iddianın ileri sürülüş biçimine göre, 5846 sayılı Kanunun 1/b-g-h,-ı  ve 76. maddesi hükümleri uyarınca özel görevli ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi alanına girdiği gerekçesiyle, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesi ve cevap dilekçesi incelendiğinde davanın konusunun sözleşmeye istinaden var olan bir borç ilişkisinden kaynaklı sözde alacak iddiası olduğunun açıkça görüldüğünü, iki tacir arasındaki alım satım sözleşmesinden kaynaklı alacak davlarında görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince,  göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, eser niteliğinde olan bilgisayar yazılım programına ilişkin sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümünde Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla, davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.17/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2dbfa6eaabccf3ee","SID":"be1170193a2b1089"}}