{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1837 Esas<br>KARAR NO: 2024/119 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/09/2023<br>NUMARASI: 2021/175 E. SAYILI ARA KARAR <br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 19/01/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde;  müvekkilinin 5846 sayılı FSEK kapsamında eser vasfı da bulunan Türk Patent nezdinde ..., ..., ..., ... sayılı tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan davalı eylemlerinin hukuka aykırılığının tespiti, tecavüzün önlenmesi, durdurulması ve ref’i ile müvekkilinin davalı eylemleri nedeniyle uğradığı zararlar karşılığı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak davası hükümlerine göre gerçek zarar miktarı belirlendiğinde artırılmak üzere, 5846 sayılı FSEK m. 68, 6769 sayılı SMK m. 149/1,ç; 151/2, b ve 6100 sayılı TTK m.56 hükümlerine göre ihlal konusu her bir tasarım için şimdilik 1.000,00-TL, 4 adet ürün için 4.000,00-TL maddi tazminat ile her bir tasarım için 10.000,00-TL, 4 adet tasarım için 40.000,00 TL manevi tazminatın eylem tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş, 6769 sayılı SMK m.159, 6102 sayılı TTK’nın 61 ve 5846 sayılı FSEK’in 77 ve 6100 sayılı HMK’nın 389-406.madde hükümleri uyarınca; müvekkilinin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunduğundan davalılara tebligat yapılmadan ihtiyati tedbir kararı verilmesine, bu cümleden olarak; davalıların, müvekkilinin eser ve tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan tescilli anılan ürünleri üretme ve ticaret mevkiine koyma ile tanıtma fiillerinin durdurulmasına ve önlenmesine, ihlal konusu ürünlerin bulunduğu davalı yana veya başkalarına ait internet sitelerine ve inceleme sonucu tespit edilecek davalı yana ait sosyal medya hesaplarının bulunduğu internet sayfalarına erişimin engellenmesine, Davalı yanın işletmelerinde bulunan, ayrıca diğer fiziki ortamlarda yer alan, müvekkilin eser ve tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan ürünlere ve bunların üretim araçlarına (tecavüze konu ürünler dışındaki ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde) el konulmasına, davalı yanın işletmelerinde bulunan, ayrıca diğer fiziki ve elektronik ortamlarda yer alan, müvekkilin eser ve tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan ürünlerin tanıtımına yönelik sabit veya taşınır tabela, kartvizit, fatura, irsaliye, afiş, broşür, katalog, tanıtım dergilerinin ve bu cümleden olarak tüm iş ve tanıtım evrakı ile tanıtıcı tüm materyallere el konulmasına, sabit ortamlardan silinmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İHTİYATİ TEDBİRİN REDDİ KARARI: İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 12/11/2021 tarihli 2021/175 E. sayılı ara kararı ile; \"...Mevcut durum itibariyle yapılan değerlendirmede, Her ne kadar davacı vekili tarafından Davalıların, müvekkilinin eser ve tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan tescilli anılan ürünleri üretme ve ticaret mevkiine koyma ile tanıtma fiillerinin durdurulmasına ve önlenmesine, İhlal konusu ürünlerin bulunduğu davalı yana veya başkalarına ait internet sitelerine ve inceleme sonucu tespit edilecek davalı yana ait sosyal medya hesaplarının bulunduğu internet sayfalarına erişimin engellenmesine, Davalı yanın işletmelerinde bulunan, ayrıca diğer fiziki ortamlarda yer alan, müvekkilin eser ve tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan ürünlere ve bunların üretim araçlarına (tecavüze konu ürünler dışındaki ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde) el konulmasına, Davalı yanın işletmelerinde bulunan, ayrıca diğer fiziki ve elektronik ortamlarda yer alan, müvekkilin eser ve tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan ürünlerin tanıtımına yönelik sabit veya taşınır tabela, kartvizit, fatura, irsaliye, afiş, broşür, katalog, tanıtım dergilerinin ve bu cümleden olarak tüm iş ve tanıtım evrakı ile tanıtıcı tüm materyallere el konulmasına, sabit ortamlardan silinmesine, yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de, tedbir talebinin tasarımlara ilişkin olduğu, benzerliği ve ihlali konusunda bilirkişilerce tespit yapılması gerektiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde herhangi bir tespit talebi olmadığı gibi herhangi bir tespitte yapılmadığı, bu aşamada henüz davacı açısından yaklaşık ispat kuralı yerine getirilmediği\" şeklindeki gerekçe ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. <br>KALDIRMA KARARI: Dairemizin  2022/270 E - 2022/483 Karar sayılı 21/03/2022 tarihli kararıyla, \"...Davacının talebi, kendi adına tescilli iki tasarımdan doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan davalı eylemlerinin tespiti ve öncelikle ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına yöneliktir. Davacının tedbir talebi konusunda ilk derece mahkemesi tarafından \"... tedbir talebinin tasarımlara ilişkin olduğu, benzerliği ve ihlali konusunda bilirkişilerce tespit yapılması gerektiği, dava dilekçesinde herhangi bir tespit talebi olmadığı gibi herhangi bir tespit de yapılmadığı, bu aşamada henüz davacı açısından yaklaşık ispat kuralı yerine getirilmediğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine\"  karar verilmiş ise de; davacının bilirkişi incelemesi deliline de dayanmış olduğu anlaşıldığından, içinde sektör bilirkişisi ve tasarım uzmanı bilirkişilerin de bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınarak, oluşacak kanaate göre davacının tedbir konusundaki talebinin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi hatalı olduğundan, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına\"  karar verilmiştir. <br>TEDBİR KARARI: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 22/03/2023 tarihli ara kararı ile \"...Davacı tarafından ihlale konu olduğu iddia edilen ürünlerin satışının, ihraç edilmesinin yasaklanmasına,  toplatılmasına, kullanılan ürünlerin toplatılması yönünde tedbir talebinde bulunulduğu, mahkememizce aldırılan 30/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafından kullanılan ... ve ... isimli fincan ürünleri tasarımlarının davacının ..., ... ve ... numaralı tasarımlarına benzer olduğu yönünde görüş bildirildiğinden, davacının bu yöndeki taleplerinin bilirkişi raporu doğrultusunda mevcut delil durumu itibariyle haklı olduğu kanaatine ulaşıldığından, davalı tarafından satışa sunulan ... VE ... isimli ürünlere bu ürünlerin bulunduğu her türlü materyale, buna ilişkin kartvizit, tabela v.s. Her türlü malzemeye el konulmasına, bu ürünlerin satışının tanıtımının ihraç edilmesinin hem fiziki ortamda hem de internet ortamında yasaklanmasına karar vermek gerekmiş davacı tarafa ait ... numaralı tasarım yönünden benzerlik tespit edilemediğinden bu tasarıma ilişkin talepler yönünden tedbir talebinin reddine dair; -İhtiyati tedbir talebinin  KISMEN KABULÜ ile tedbir talep eden eden tarafından TEBLİĞ tarihinden itibaren 1 HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde, 50.000,00 TL teminat veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu Mahkememize depo edildiğinde; -Tespit isteyene ait  Türk Patent nezdinde ..., ... ve ... numaralı tasarımlarına benzer olan davalı tarafından satışa sunulan ... VE ... isimli ürünlere bu ürünlerin bulunduğu her türlü materyale, buna ilişkin kartvizit, tabela v.s. her türlü malzemeye EL KONULMASINA, bu ürünlerin satışının tanıtımının ihraç edilmesinin hem fiziki ortamda hem de internet ortamında yasaklanmasına -Sair talepler yönünden reddine, \" karar verilmiştir. <br>TEDBİRE İTİRAZ: Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan itiraz dilekçesinde; ihtiyati tedbir kararının kabul edilebilmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nın 389-399 maddelerinde belirtildiği şekilde bazı koşulların bir arada bulunması gerektiğini, .ancak, yerel mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının, HMK'nın belirttiği zorunlu unsurları taşımadığını, bu nedenle usule aykırı olduğunu, HMK'nın 391. maddesi uyarınca, ihtiyati tedbir kararının somut sebeplere ve delillere dayandırılması gerektiğini, ancak, yerel mahkemenin ihtiyati tedbir kararının, hangi somut sebeplere ve delillere dayandığının belirtilmediğini, kararın, sadece davacının taleplerine ve bilirkişi raporuna atıfta bulunarak sunulduğunu,  yerel mahkemenin kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun belirttiği şartlara uygun olmadığını ve bu sebeple kaldırılması gerektiğini, davacının taleplerinin hukuki ve yasal dayanağının eksik olduğunu, Dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporunun, müvekkili Şirketin \"...\" adlı fincan tasarımının ve davacının ... numaralı tasarımının benzerliğine işaret ettiğini, ancak, bu bulgunun hatalı olduğunu ve bir dizi önemli farklılığı göz ardı ettiğini,  söz konusu tasarımlar arasında ortalama tüketicinin algısında belirgin ayrımlar bulunduğunu, örneğin, \"...\" fincanının ağzı, simetrik eğriler ve çiçek motifleri ile tasarlanmışken, davacının tasarımının düzensiz ve dağınık eğriler içerdiğini, ayrıca, davacının tasarımının bir kulpu yokken, müvekkili Şirketin ürününde bir kulp bulunduğunu, ayrıca, materyal farklılıklarının da mevcut olduğunu, müvekkili Şirketin ürünlerinde porselen kullanırken, davacının ürünlerinin seramik olduğunu, bu özellikler ışığında, müvekkili Şirketin ve davacının tasarımları arasında tüketici nezdinde herhangi bir karışıklığa yol açacak benzerliklerin bulunmadığını,  davacının bahsi geçen tasarım tescilinin, SMK'nın 56. maddesinde belirtilen kriterlere uymadığını,  yenilik, özgünlük ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olmadığını, basit geometrik şekillerden oluşan bir fincanı temsil ettiğini, Müvekkili Şirkete ait “...” ve “...” isimli ürünlerin fincan ve tabak olarak iki üründen oluştuğunu, bu nedenle davacı tarafa ait ürünler ile karşılaştırılırken fincan ve tabakların bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, fakat dosya kapsamında alınan raporda hatalı olarak fincan ve tabağın iki ayrı ürün gibi değerlendirildiğini, Raporda da belirtildiği üzere, müvekkili Şirketinin \"...\" isimli tabak ürünü ve davacının ... numaralı tasarım tescili arasında belirgin farklılıklar bulunduğunu, bununla birlikte, müvekkili Şirketin \"...\" isimli fincan ürününü fincan ve tabak şeklinde bir bütün olarak satışa sunduğunu, dolayısıyla, tabakların farklı olduğunun tespiti, fincanların benzer olduğunu ileri sürme hakkını vermeyeceğini, fincan ve tabağın bir bütün olarak değerlendirildiğinde, müvekkil Şirketin fincan ürünü ile davacının tasarım tescili arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığı ve bu nedenle tüketicinin bu iki ürünü karıştırma ihtimali olmadığını, Raporda tespit edildiği üzere, davacının ... numaralı tasarım tesciline konu tabak ürünü ayırt edicilik niteliği taşımamasına rağmen, hatalı bir şekilde müvekkili Şirketin \"...\" isimli tabak ile benzer olarak algılandığını, ancak, \"...\" isimli fincan ürününün de bir fincan ve bir tabak olmak üzere iki parçadan oluştuğunu, bunların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının ayırt edicilik niteliği taşımayan tabak ürününün, müvekkil Şirketin \"...\" isimli fincan ürünü ile herhangi bir benzerliği bulunmadığını,  ayırt edicilik niteliği taşımayan bir tasarımın, SMK kapsamındaki haklardan yararlanmasının mümkün olmadığını belirterek, 22.03.2023 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI; İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 28/09/2023 tarihli 2021/175 E. sayılı ara kararıyla; \"...İddia, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Mahkememizce verilen 22/03/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itiraz duruşmasında davaya ilişkin olarak dava dilekçesi ile birlikte ihtiyati tedbir talep edildiği, mahkememizce 12/11/2021 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, iş bu ret kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2022/270 Esas sayılı kararı ile bilirkişi incelemesi yaptırılıp yeniden değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle kaldırılması üzerine mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırıldığı aldırılan 30/05/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre davalı kullanımlarının davacının ..., ... ve ... numaralı tasarımlarına benzer olarak algılandıkları yönünde görüş bildirilmesi üzerine konunun uzmanlık gerektiren hususlardan olması sebebiyle bilirkişi raporuna itibar edilerek rapor doğrultusunda teminat mukabilinde tedbir kararı verildiği, tedbir karanının davalı vekiline tebliği üzerine davalı tarafından itiraz edilmiş ise de verilen tedbir kararının bilirkişi raporu doğrultusunda dosya kapsamına göre delillerin değerlendirilmesi bakımından dosyanın geldiği aşama ve mevcut durum itibariyle usul ve yasaya uygun olduğu\" gerekçesiyle davalı vekilinin  ihtiyati tedbire yönelik itirazlarının reddine karar verildiği görülmüştür. <br>İSTİNAF BAŞVURUSU; Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; İhtiyati tedbir kararının kabul edilebilmesi için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nın 389-399 maddelerinde belirtildiği şekilde bazı koşulların bir arada bulunması gerektiğini, .ancak, yerel mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının, HMK'nın belirttiği zorunlu unsurları taşımadığını, bu nedenle usule aykırı olduğunu, HMK'nın 391. maddesi uyarınca, ihtiyati tedbir kararının somut sebeplere ve delillere dayandırılması gerektiğini, ancak, yerel mahkemenin ihtiyati tedbir kararının, hangi somut sebeplere ve delillere dayandığının belirtilmediğini, kararın, sadece davacının taleplerine ve bilirkişi raporuna atıfta bulunarak sunulduğunu,  yerel mahkemenin kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun belirttiği şartlara uygun olmadığını ve bu sebeple kaldırılması gerektiğini, davacının taleplerinin hukuki ve yasal dayanağının eksik olduğunu, Dosya kapsamında mevcut bilirkişi raporunun, müvekkili Şirketin \"...\" adlı fincan tasarımının ve davacının ... numaralı tasarımının benzerliğine işaret ettiğini, ancak, bu bulgunun hatalı olduğunu ve bir dizi önemli farklılığı göz ardı ettiğini,  söz konusu tasarımlar arasında ortalama tüketicinin algısında belirgin ayrımlar bulunduğunu, örneğin, \"...\" fincanının ağzı, simetrik eğriler ve çiçek motifleri ile tasarlanmışken, davacının tasarımının düzensiz ve dağınık eğriler içerdiğini, ayrıca, davacının tasarımının bir kulpu yokken, müvekkili Şirketin ürününde bir kulp bulunduğunu, ayrıca, materyal farklılıklarının da mevcut olduğunu, müvekkili Şirketin ürünlerinde porselen kullanırken, davacının ürünlerinin seramik olduğunu, bu özellikler ışığında, müvekkili Şirketin ve davacının tasarımları arasında tüketici nezdinde herhangi bir karışıklığa yol açacak benzerliklerin bulunmadığını,  davacının bahsi geçen tasarım tescilinin, SMK'nın 56. maddesinde belirtilen kriterlere uymadığını,  yenilik, özgünlük ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olmadığını, basit geometrik şekillerden oluşan bir fincanı temsil ettiğini, Müvekkili Şirkete ait “...” ve “...” isimli ürünlerin fincan ve tabak olarak iki üründen oluştuğunu, bu nedenle davacı tarafa ait ürünler ile karşılaştırılırken fincan ve tabakların bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, fakat dosya kapsamında alınan raporda hatalı olarak fincan ve tabağın iki ayrı ürün gibi değerlendirildiğini, Raporda da belirtildiği üzere, müvekkili Şirketinin \"...\" isimli tabak ürünü ve davacının ... numaralı tasarım tescili arasında belirgin farklılıklar bulunduğunu, bununla birlikte, müvekkili Şirketin \"...\" isimli fincan ürününü fincan ve tabak şeklinde bir bütün olarak satışa sunduğunu, dolayısıyla, tabakların farklı olduğunun tespiti, fincanların benzer olduğunu ileri sürme hakkını vermeyeceğini, fincan ve tabağın bir bütün olarak değerlendirildiğinde, müvekkil Şirketin fincan ürünü ile davacının tasarım tescili arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığı ve bu nedenle tüketicinin bu iki ürünü karıştırma ihtimali olmadığını, Raporda tespit edildiği üzere, davacının ... numaralı tasarım tesciline konu tabak ürünü ayırt edicilik niteliği taşımamasına rağmen, hatalı bir şekilde müvekkili Şirketin \"...\" isimli tabak ile benzer olarak algılandığını, ancak, \"...\" isimli fincan ürününün de bir fincan ve bir tabak olmak üzere iki parçadan oluştuğunu, bunların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının ayırt edicilik niteliği taşımayan tabak ürününün, müvekkil Şirketin \"...\" isimli fincan ürünü ile herhangi bir benzerliği bulunmadığını,  ayırt edicilik niteliği taşımayan bir tasarımın, SMK kapsamındaki haklardan yararlanmasının mümkün olmadığını belirterek, 22.03.2023 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLER; Dairemiz kaldırma kararı sonrası ilk derece mahkemesince alınan 30/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda; \"...Davalının dosyaya sunmuş olduğu yazışmalarında yer alan tarih bilgisinin 19.08.2020 tarihi ile başladığı, dava konusu tasarıma ait görselin yer aldığı yazışma tarihinin 21.08.2020 olduğu, Davacının ... ve ... numaralı tasarımları ilk olarak 04.04.2020 yılında kendi instagram sayfasında yayınlamış olduğu,  Davacının ... numaralı tasarımları ilk olarak 25.05.2020 yılında kendi instagram sayfasında yayınlamış olduğu, Davacının ... numaralı tasarımları ilk olarak 25.06.2020 yılında kendi instagram sayfasında yayınlamış olduğu, Davacı tarafa ait ..., ... ve ... numaralı tasarım tescilleri ile davalı tarafa ait “...” isimli fincan ve tabak ile “...” isimli fincan arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait “...” isimli tabak arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları\" sonuç ve kanaatine varıldığına dair rapor sunulduğu görülmüştür. İlk derece mahkemesince alınan 07/12/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda; \"...Davacı tarafa ait ..., ... ve ... numaralı tasarım tescilleri ile davalı tarafa ait “...” isimli fincan ve tabak ile “...” isimli fincan arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait “...” isimli tabak arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait ..., ... ve ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 31.03.2021 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip OLDUĞU, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 31.03.2021 tarihinden önce kamuya sunulduğu bu sebep ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip OLMADIĞI,\" yönünde ek rapor sunulduğu görülmüştür.<br>G E R E K Ç E:Dava, tasarım hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne kararı verilmiş, bu karara karşı davalı tarafça yapılan itirazın reddine dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sinai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 389/1. maddesinde mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, 390/son maddesinde ise tedbir talep edenin davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre; davalıya ait \"...\" ve \"...\"isimli ürünlerin davacı adına tescilli ..., ... numaralı tasarımlar ile benzer olduklarına dair görüş bildirildiği, bu ürünlerle ilgili HMK’nun 390/son maddesindeki yaklaşık ispat şartının bu aşamada gerçekleştiği, tescilli tasarımlar hükümsüz kılınana kadar korumasının devam edeceği, bu nedenle yenilik özelliklerinin bulunup bulunmadığının açılan davada incelenmesine de gerek olmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL eksik harcın  davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a-Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan 10,00 TL tebligat ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 19/01/2024 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dcdeeaaac21cd37a","SID":"91d65a13c01c1ad5"}}