{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2023/1517 <br>KARAR NO: 2023/1507<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/12/2022<br>NUMARASI: 2017/873 Esas, 2022/815 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 26/12/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında 30.10.2008 ve 01.02.2010 tarihli ... Projesi kapsamında 30.01.2008 tarihli ve 01.02.2010 tarihli olmak üzere 2 adet sözleşme yine 29.01.211 tarihli ve 28.05.2012 tarihli olmak üzere iki adet sözleşme, 14.01.2013 tarihinde 2.Etap mekanik tesisat imalatlarına ilişkin sözleşme imzalandığını, davacı tarafından davalı tarafa 800.000,00 TL bedelli 17.06.2016 tarihine kadar geçerli kesin teminat mektubu verildiğini, teminat mektubu 19.12.2016 tarihinde 172.000,00 TL olarak diğer hususlar aynı olmak üzere revize edildiğini, davacı şirket ile  davalı şirket arasında ilk problemin 16.06.2015 tarihli Beyoğlu ... Noterliğince ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yaşandığını, bu ihtarnamede ... Projesi kapsamında ... ve ... bloklarının mekanik imalatlarında çeşitli arızalar belirlendiğini, Küçükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesine 2015/10 İş. sayılı müracaatla bilirkişi raporu düzenlendiği buna dair hususların incelenerek 2 gün içinde giderilmesinin ihtar edildiğini,  ancak bilirkişi raporunun ihtar ekinde gönderilmediğini, davacı şirketçe Üsküdar ... Noterliğinin 23.06.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile yaptırıldığı iddia edilen tespit ve bilirkişi raporu istenildiği ihtarda belirtilen arızalardan davacı şirketin sorumlu olmadığının teknik gerekçeleri ile izah edildiğini, uzunca bir süre sonra davalı şirketin davacı şirkete gönderdiği 16.08.2017 gün ve 24402 ihtar sayılı ihtarname ile 14.01.2013 tarihli 2. Etap Mekanik Tesisat imalatlarına ilişkin sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından gerçekleştirilen işlerde asıl işveren ... Ortaklığı A.Ş. tarafından eksikliklerin ve ayıplarin tespit edildiğini, tespit edilen bu ayıpların davalı şirket tarafından ... Taah. San. ve Tic. A.Ş. nam ve hesabına giderildiğini, bu ayıp ve eksikliklerin 45.957,60 TL olduğunu, bunun ödenmesini aksi takdirde davacı şirket tarafından verilen kesin teminat mektubunun nakte çevrileceğinin ihtar edildiğini, yine davalı şirketin davacı şirkete yolladığı 16.08.2017 gün ve 24403 ihtar sayılı ihtarhame ile 30.10.2008 ve 01.02.2010 tarihinde olmak üzere ... Projesi kapsamındaki iki adet sözleşmedeki işlerde davalı şirketin ayıp ve eksiklikler nedeniyle 22.921,94 TL zarara uğradığını bildirdiğini, bu miktarın ödenmesini ihtar ettiğini, aksi takdirde davacı şirket tarafından verilen kesin teminat mektubunun nakte çevrileceğinin ihtar edildiğini, yine davalı şirketin davacı şirkete yolladığı 16.08.2017 gün ve 24404 ihtar sayılı ihtarnamede 29.01.2011 ve 28.05.2012 tarihli ... Projesi kapsamındaki 2 adet sözleşmedeki mekanik işleri üstlenen davacı şirketin yaptığı işlerde eksik ve ayıp olduğunu iddia ederek 15.432,42 zarara uğradığını bildirdiğini, bu miktarın ödenmesini ihtar ettiğini aksi takdirde davacı şirket tarafından verilen kesin teminat mektubunun nakte çevrileceğinin ihtar edildiğini, bunun üzerine davacı şirketin bir yandan Üsküdar ... noterliği 21.08.2017 tarihli ..., ... ve ... yevmiye sayılı ihtarnameler ile ayrı ayrı cevap verdiğini, tespit raporlarını istediğini, diğer yandan da davacı şirket tarafından verilen kesin teminat mektubunun nakte çevrileceğinin ihtar edildiği için davacı şirketin itibar kaybına uğramaması için ihtarnamelerde belirtilen eksik ve ayıpları kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalının ihtarnamelerinde belirtilen meblağların ödendiğini, davalı şirketçe bu tarihten sonra herhangi bir tespit raporunun taraflarına ulaşmadığını, ihtirazi kaydıyla yapılan ödemeler sonrası 77.290,95 TL tutarındaki e-faturanın taraflarına yollandığını, fatura detayını oluşturan iş açıklamaları incelendiğinde 68.345,91 TL tutarındaki kısımdan davacı yanın sorumlu olmadığı anlaşılarak 05.09.2017 gün ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile fatura iade edildiğini, içeriğine itiraz edildiğini, ödenen bedellerin iadesinin talep edildiğini, davalı şirketçe Eskişehir ... Noterliğinin 12.09.2017 ve ... sayılı ihtarname ile faturaya iade faturası kesilmesinin hukuken ve muhasebe ilkelerine aykırı olduğunu bildirdiklerini belireterek, davacının davalıya borçlu olmadığınin tespiti ile ... Bankası T.A.O. Mecidiyeköy meydan İstanbul Şubesi’nce verilen 19.06.2015 tarihli ve 19.12.2016 tarihinde 800.000,00 TL tutarında iken 172.000,00 TL olarak revize edilmiş ... nolu teminat mektubuna hukuka aykırı kullanımının önlenmesi amacıyla tedbir konulmasına ve taraflarına iadesine, haksız yere (teminat mektubunun nakde çevrileceği tehdidiyle) ödenmek zorunda kalınan 68.345,91 TL’nin ödeme günü olan 21.08.2017 itibaren en yüksek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, teminat mektubunun taraflar arasında akdedilen 14.01.2013 tarihli ... A.Ş. ... projesi 2. Etap Mekanik Tesisat İmalatları Sözleşmesi kapsamında davacının garanti yükümlülüğü nedeni ile kendilerine verildiğini, davacının garanti yükümlülüğünün sona ermediğini ve teminat iade şartlarının da oluşmadığını, sözleşmenin 17 ve 18. maddeleri uyarınca davacının garanti yükümlülüğünün halen devam ettiğini, davacı yan tarafından davalı şirket ile akdedilen sözleşme hükümlerine aykırı olarak üstlenilen işler muvazaalı olarak alt işverenlere taşere edildiğini, bu kapsamda davacının işçisi gibi gözüken ... tarafından davalı şirkete ve davacıya karşı açılan İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20117/172 Esas sayılı derdest dava dosyası bulunduğunu, bu durum dahi teminat mektubunu uhdesinde bulunmasının haklı nedene dayandığını ortaya koyduğunu, davacı tarafından sunulan teminat mektubunun süreli olduğu ve sürenin 19.12.2017 tarihinde dolmakta olduğunu, davacının 6102 sayılı TTK 21. maddesi uyarınca 8 günlük süre içerisinde kendisine kesilen faturalara itiraz etmeyerek fatura içeriğinin kabul edildiğini, 25.08.2017 tarihinde davacıya tebliğ edilen faturaya 05.09.2017 tarihinde süresi geçince itiraz edildiğini, davacı yan ile davalı şirket arasında yapılan sözleşmelere bağlı olarak davacının yapmış olduğunu, imalatlardan kaynaklı olarak garanti yükümlülüğünün bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, itirazın iptali davasının 13/09/2022 tarihli duruşmasında taraflarca takip edilmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, bu tarihten itibaren de üç (3) aylık yasal süre içerisinde taraflarca yenilenmemiş olduğu gerekçesiyle, davanın HMK'nın 150/5 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında, yerel mahkemenin 22.03.2022 tarihli duruşmasında \"duruşmanın 13/09/2022 günü saat 10:30 bırakılmasına ve İflas masası vekillerine duruşma gün ve saatinin tebliğine\" karar verildiğini, ancak mahkemece kendilerine  duruşma zaptının tebliğ edilmediğini, Tebligat Kanunu uyarınca avukata yapılacak olan tebligatların mesleklerini icra ettikleri ofise yapılması gerektiğini,  baroya bildirilen tebligat adresin ve UYAP sisteminde tebliğ işlemlerinin yapılması için bildirilen adresin \"... Cad. No:... ... Blok Kat:... ... Merkezi  Şişli/İstanbul\" olduğunu, keza gerekçeli kararın tebliğ edildiği adresın de bu adres olduğunu, ancak tebliğ mazbatasında açıkça görüleceği üzere duruşma zaptının baroya bildirilen işyeri adresine teslim edilmediğini, tebligatın usulsüz olduğunu, iflas masası vekillerinden ...'e duruşma gün ve saati usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği gibi diğer iflas masası vekili ...'a çıkartılan tebligat ise vekilin adresine çıkarılmadığından bilâ tebliğ iade edildiğini, bu sebeple iflas masası vekillerinin 13.09.2022 tarihli duruşmadan haberdar olduğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, ancak yerel mahkemece sehven 13.09.2022 tarihli duruşmada tarafların duruşmaya katılmadığı gerekçesi ile dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, yine bu kararın verildiği duruşma zaptı dahi iflas masası vekillerine tebliğ edilmediğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Somut olayda, davacı şirket iflas etmiş olup, iflas idaresi tarafından iflas işlemlerinin adi tasfiye şeklinde devam etmekte olduğu, 2. Alacaklılar toplantısının yapılmadığı anlaşılmaktadır. İflas dairesi tarafından mahkemeye, iflas idaresini temsil etmek üzere Av. ... ve Av. ...'un görevlendirildiğini bildirmiştir. Mahkemece, iflas idaresinin yazısı üzerine 13.09.2022 tarihli  Av. ... ve Av. ...'a duruşma gününü içerir tebligat göndermiştir. Davacı iflas idaresi vekili Av....'a çıkartılan tebligat bila ikmal dönmüştür.  Av. ...'in ikamet adresine yapılan tebligat ise ... (veya ...) isimli kişiye tebliğ edilmiştir. Dairemiz geri çevirme kararı doğrultusunda, mahkemece kolluk araştırılması yaptırılmış, ... isimli kişinin kim olduğu tespit edilememiştir. Tebligat Kanunu gereğince, tebligat yapılacak kişiler sayılmış olup, ... (...) isimli kişinin Av. ... adına tebligat almaya yetkili kişi olduğu tespit edilememiştir. Ayrıca tebligat zarfı üzerinde, tebligat yapmakla görevli kişi tarafından tebligat kanunu gereğince tebligatın kime yapıldığı hususunda bir açıklaması bulunmamaktadır.  Bu durumda, Av. ...'e yapılan tebligat usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, yeni bir duruşma günü açılarak, davacı şirket adına hareket eden iflas idaresi avukatlarının baroya kayıtlı avukatlık büro adreslerine tebligat yapılmak suretiyle sonucuna göre yargılamaya devam edilmesi gerekirken, tebligat usulsüzlüğü dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2022 tarih, 2017/873 Esas, 2022/815 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davacı  tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davacı  tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 26/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2312e830061bac60","SID":"85514919179ac5b0"}}