{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>37. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1845 <br>KARAR NO: 2024/222<br>KARAR TARİHİ: 22/01/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/03/2023<br>NUMARASI: 2022/11 2023/219<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>Taraflar arasındaki davada İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:<br>K A R A R Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesince, \"...6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Diğer yandan, aynı Kanunun 776 ve devamı maddelerinde \"Bono ve emre yazılı senetler\" konusu düzenlenmiş olup, 30.06.2012 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve 6102 sayılı TTK'nın 4 ve 5. maddelerinde değişiklik öngören 6335 sayılı Kanun gereğince açıkça bu tür işlerde ticaret mahkemesi yetkili kılınmıştır. Dosya kapsamından davaya konu takibin dört adet bonoya dayalı olarak başlatıldığı anlaşılmakla iş bu ticari davada mahkememiz görevsiz olduğu ...\" gerekçesiyle görevsizlik  kararı verilmiştir. İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, \"...İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesi görevsizlik kararı verilmiş ise de icra takibine konu senetler incelendiğinde keşidecisinin davalı, lehtarının davacı, 02/02/2013 vade tarihli 9.000 USD, 05/10/2012 vade tarihli 2.750 USD, 05/08/2012 vade tarihli 1.500 USD, 05/09/2012 vade tarihli 1.500 USD bedelli senetler olduğu, icra takibinin 17/02/2016 tarihinde başlatıldığı, icra takibi başlatıldığı tarihte TTK'nun 749.maddesinde düzenlenen üç yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, zamanaşımına uğrayan bononun kambiyo senedi vasfını yitireceği, temel borç ilişkisi bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğinde olacağı, davacı tarafından da icra takibinin kambiyo senetlerine özgü icra takibi olarak başlatılmadığı, davacı, davalı ve temlik iddiasına ilişkin olarak dava dışı ... yönünden tacir olup olmadıklarına ilişkin vergi dairelerine ve ticaret sicil müdürlüklerine yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere cevaplarından davacı, davalı ve dava dışı ...'ın tacir sıfatının bulunmadığının anlaşıldığı, temel uyuşmazlık yönünden davanın TTK.nun 4. maddesi kapsamında mutlak veya nispi ticari dava olmadığı buna göre davanın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerektiği...\" gerekçesiyle görevsizlik  yönünde hüküm kurmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 2/1. maddesinde “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır.  Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Somut olayda, davacı vekili, aynen \"davalı, dava dışı ... Şube ile ... plakalı taksi ve plaka kiralaması üzerine anlaşma yapmış, ardından ... ile aynı aracın %50'lik kısmı için anlaşma yapıp sözleşme imzalamıştır. Bu vesile ile davalı, dava dışı ...'a borçlanmış, bahse konu borç müvekkil tarafından temlik alınmış, bu ilişki üzerinden davalı, müvekkil lehine 01.02.2013 tanzim, 02.02.2013 vade tarihli, 9.000 USD değerinde, 04.10.2012 tanzim, 05.10.2012 vade tarihli 2750 USD değerinde, 04.09.2012 tanzim, 05.09.2012 vade tarihli 1500 USD, 04.08.2012 tanzim, 05.08.2012 vade tarihli 1500 USD değerinde bonolar tanzim etmiştir.\" şeklinde açıklamada bulunarak, senetlerin ödenmemiş olması nedeniyle yapılan genel haciz yoluyla takibe vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerektiği gibi takibe konu bonoların vade tarihinden üç yıl kadar sonra takibe konulduğu, TTK'nun 749. maddesinde düzenlenen üç yıllık zamanaşımı süresi nedeniyle kambiyo senedi vasfında olmadıkları, yazılı delil başlangıcı/adi senet mahiyetinde olduğu, takibin de kambiyo senedine ilişkin yapılmadığı, senetlerin düzenlenmesine esas olan hukuki ilişkinin de ciro değil alacağın (...'ın davalıdan olan alacağına ilişkin) temliki sözleşmesi olduğu ve dosya kapsamında, tarafların bu sözleşmeyi, ticari işletmeyi ilgilendiren bir husustan kaynaklı düzenlediklerine dair bir bilgi ve belge bulunmadığı gibi gelen yazı cevaplarında tarafların tacir olduğuna dair bir kaydın da bulunmadığı nazara alındığında davaya bakmak görevi asliye hukuk mahkemesine ait bulunmaktadır.<br>SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 27. Asliye Hukuk  Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE22/01/2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"53e456d222eded15","SID":"2d55a0adb8892574"}}