{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2023/1543 <br>KARAR NO: 2023/1489<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN DOSYANIN:<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TARİHİ:03/05/2023<br>NUMARASI: 2023/316 Esas,2023/396 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 03/04/2010  tarihli sözleşmenin  11. maddesi gereğince müvekkilince üstlenilen işin teminatı niteliğindeki 120.000,00 TL bedelli,  keşide /vade tarihi ile şirket kaşesi ihtiva etmeyen,  arka yüzüne  \"teminattır/devir ciro edilemez\"  şerhi düşülen bir adet teminat senedinin 10/04/2010 tarihinde  davalı binaş muhasebe md  ...'na   teslim edilmiş olduğunu,  teminat senedinin  ön ve arka yüzüyle teslim olunduğu haliyle ıslak imzayı havi teslim/tesellüm belgesiyle  sabitlendiğini, taraflar arası anlaşmazlık vukuunda müvekkili ... Ltd Şti tarafından 518.929,97.-TL' nın alacağının tahsili için Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ikame ettiğini, kötüniyetli itirazla takip durduğundan; davalı aleyhine  15/03/2012 tarihinde Bakırköy  5. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ve  alacağın tahsili için  2012/147  esas sayılı  dava dosyası ile itirazın iptali davası açtığını, yıllarca süren muhakeme neticesinde davanın 26.06.2019'da 2019/755 karar sayılı ilamla müvekkili şirket ... Ltd Şti lehine sonuçlandığını, ... A.Ş.'nin haksız itirazının iptal edildiğini, takibin 518.929,97-TL asıl alacak üzerinden devamına karar verildiğini, ... A.Ş.'nin müvekkili şirket aleyhine açtığı birleşen davanın külliyen reddedildiğini, 06/09/2013 tarihli savcılık ifadesinden dönerek 17/04/2018 tarihinde değişen mahkeme ifadesinden (İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/541 esas, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/197 esas) anlaşıldığı üzere;  neredeyse avukatını da kendi avukatı vasıtasıyla belirleyip yetkilendirip  yani sadece  elinden bir vekaletname alarak  davalıların  ticari defter kayıtlarında gözükmeyen, sözde  borcuna karşılık olarak  muvaazalı/ kötüniyetli devir /ciro işlemini gerçekleştirdiğini, böylece;  görevli mahkeme hakimlikleri ile icra dairelerini de bu şekilde yanıltılarak, iyiniyetli  3. şahıs /  ciranta  görünümüne bürünen diğer davalı ... adıyla ve ihtiyati haciz ( İstanbul 49. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/144 D.İş)  yoluyla müvekkili şirket aleyhine  icra takibini (İstanbul 36. icra mahkemesinin  2013/6954 Esas ) başlattığını ilk ciranta olması sıfatıyla  1. dereceden alacaklısı  olduğu  ve  borcuna  karşılık söze konu sözde  senedi  cirolayarak kendisine teslim eden ... A.Ş./... aleyhine her nedense alacak iddiasında bulunmadığını, ne ihtiyati haciz  ne de icra takip başvurusu yapmadığını, söze konu senet karşılığı 1 kuruş dahi borçu bulunmayan  müvekkili şirketin, haciz saatinde bankalar da kapanmış bulunduğundan; muhafazayı   engeleyerek ticari itibarını bir nebze kurtarabilmek adına 40.000,00 TL  bedelli  bir adet  çeki sözde alacaklı vekiline keşide ve teslim ettiğini,  icrayı durdurabilmek adına ertesi günü söze konu çekin nakdi tutarını takip alacaklısı vekiline, bakiye icra dosyası bedeli olan 150.137,61 TL'sini İstanbul ... İcra Müdürülüğünün  ... esas sayılı takip dosyasına  ödemek zorunda kaldığını,  müvekkili şirketin  söze konu \" resmi evrakda sahtecilik\" suçunun ikasıyla ağır derecede madden ve manen mağdur edilmiş olduğunu,  davalı şirkete 1 kuruş dahi yokken borçlu sıfatını haiz hale getirildiğini, kendisinden yüklüce bedel talebinde bulunulduğunu, icra takiplerine maruz bırakıldığını,  çalışanları, komşu  işyeri sahipleri, müşterileri, çalıştığı bankalar vb nezdinde ticari itibariyle oynandığını,  haksız icra takibini  durdurabilmek adına 2013 değerleriyle takip dosya bedelinin tamamı ile  dava bedelinin %10'u gibi son derece yüksek bir meblağı mahkeme yazı işleri müdürlüğü  ve icra dairesi müdürlüklerine  tediye etmek zorunda kalındığını, yıllar boyu mahkeme koridorlarında hak arandığını, tüm ödeme tablosu alt-üst edildiğini, çalışanlarının maaşları dahi ödenemez olduğundan çok kıymetli elemanlarının işlerine son vermek / küçülmek - işyerini ve iş hacmini küçültmek zorunda kalındığını, o gün bu gündür eski iş hacmine ve ekonomik seviyesine ulaşamaz olduğunu,  50.000,00 TL  manevi   tazminat ve  ehil /uzman  kişilerce belirlenmesi  gereken ve İstinaf başvurular neticesine göre değişebilecek olan  zarar-ziyanlarını henüz belirsiz bulunduğundan  fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150.000,00.-TL maddi tazminat'ın haksız fiilin vukuu bulduğu   25/03/2013 tarihinden beri  işlemiş ve tahsile değin işleyecek ticari avans faiziyle  beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, mahkemece oluşturulan  tensip zaptının 17.maddesi ile davacı tarafa arabuluculuk son tutanağının sunulması adına 1 haftalık kesin süre verilmiş olduğunu, davadan önce davacı tarafça herhangi bir arabuluculuk başvurusu yapılmamış olduğundan anlaşamama tutanağının da dosyaya sunulmadığını,   mahkemenin ihtaratlı tebliğine rağmen sunulmayan arabuluculuk son tutanağı ile dava şartı olan zorunlu arabulucluk müessesesine başvurulmadan açılan davanın usul yönünden reddine karar verilmesi talep etmiştir. Mahkemece,  TTK'nın 5/A maddesinde açıkça ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunun belirtildiğini, davanın haksız fiile dayalı tazminat istemine ilişkin olup , davanın da ticari dava olduğu dolayısıyla dava yönünden arabuluculuk dava şartının söz konusu olduğunu, davacı vekilinin  gerek İstanbul 3. Asliye Ticaret  Mahkemesinde dava açılmadan önce gerekse ilgili mahkemece görevsizlik kararı  verilmesiyle dosyanın  gönderilmesi aşamasında zorunlu arabuluculuğa ilişkin herhenagi bir başvuru yapılmadığı, davacı vekili beyanı ile arabuluculuğa başvurulmadığı belirtilerek  6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/2 ve 115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine  karar vermiştir. Davacı vekili istinafında, yerel mahkemenin arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabuluculuk tarafından onaylanmış bir örneğini bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gereği ile, sunulmadığı takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarının taraflarına yapılması gerektiğini, kaldı ki son tutanağın dosyaya ibraz edildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. TTK'nın 5/A maddesinde \"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" hükmü düzenlenmiştir. Dosya kapsamına göre, davacı tarafça sunulan 22/02/2023 tarihli dilekçe ekinde taraflar arasında uzlaşamamaya dair  03/02/2023 tarihli arabuluculuk son tutanağının dosyaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/05/2023 tarih, 2023/316 Esas, 2023/396 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE, 5-Davacı   tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 21/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46054ab2210a5faf","SID":"f68d0ce183010990"}}