{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1824 <br>KARAR NO: 2023/1838<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/03/2019<br>NUMARASI: 2017/762 E. - 2019/277 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)<br>BİRLEŞEN  BAKIRKÖY 3. ATM'NİN 2017/981 ESAS SAYILI<br>DOSYASI YÖNÜNDEN<br>DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne, dair verilen karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşıma hizmeti verdiği borçlu ... San. ve Tic.A.Ş'nin davalı şirketle birleşme suretiyle sicil kaydının kapatıldığını, borçlu şirketin davalı şirketçe devir alındığını, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkili şirketin cari hesabına göre davacının alacaklı olmayıp borçlu olduğunu, davacının takip borçlusu ... Alışveriş şirketinin TTK'nın 155 ve 156. maddeleri uyarınca tüm aktif ve pasifleri ile birlikte müvekkilince devir alındığını, davacının sunduğu cari hesap ekstresinin güncel olmadığını, davacının sunduğu 31.12.2015 tarihli cari hesap ekstresindeki alacakların müvekkilinin cari hesabına aktarılarak birleşme sonrası ödendiğini, bu tarihten sonraki faturalara konu hizmetin verildiğinin ise kanıtlanması gerektiğini, belirtilen tarih itibariyle ... Alışveriş şirketinin birleşme ile tüzel kişiliğinin sona ermesi ve bu durumun ilan edilmesi nedeniyle bu kişi adına fatura düzenlenmesinin hatalı olduğunu, varsa bu faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, birleşme öncesi ... Alışveriş şirketine ait toplam 23.916,74 TL borcun davalının cari hesabına aktarılarak ödendiğini, bu dönem açısından davacının daha fazla bir alacağı bulunduğunu kanıtlaması gerektiğini, davacının yapılan bir kısım ödemeleri kendi defterlerinde göstermediğini, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki kargo hizmetinden dolayı ödenmeye fatura nedeniyle Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davalı vekili, savunmasında özetle; davalının icra takibini ... ünvanlı şirket aleyhine yaptığını, ancak müvekkilinin bu şirketi devraldığını, devir tarihinden sonra fatura karşılıklarının ödenmesi nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığını, benzer alacak için yapılan takip nedeniyle açılan Bakırköy 4.ATM'nin 2017/762 Esas sayılı dosyası ile bu dosya arasında bağlantı bulunması nedeniyle dosyaların birleştirilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"... Davacı ticari kayıtlarında davacının alacak miktarının davalı yana düzenlediği ve kayda alınan taşıma faturalarından kaynaklandığı, bu nedenle görülen iş ve hizmet için düzenlenen faturaların davalı yanca da kayda alındığı gözetilerek birbirini teyit eden kayıtlara itibar edilerek; Davalı yan ticari kayıtlarında yer alan ve toplamda 45.295,31 TL fatura ve hesaplaşma unsuru kayıtlar bakımından davalı yanın bu kayıtları düzenlerken, her birisi hakkında mutabakatı ispatlaması gerektiği, zira bir iş görme veya hizmet fatura ve kayıtları olmadığı, bu nedenle davalı yan kayıtlarında yer alan bu miktara kadar olan farkların davacı açısından değerlendirme dışı tutulması gerektiği kanaatine varıldığından; Bilirkişi raporu uyarınca da ; davacının kayıtlarında ise bir takım davalı iadeleri ve yansıtmalarının yer aldığı, bu kayıtlar bakımından mutabakat kabul edilmekle birlikte, davacı ticari kayıtlarında farkların lehine alacak olarak değerlendirileceği anlaşılmakla; davalının Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin talep gibi asıl alacak 29.459,20 TL üzerinden aynen devamına,Asıl alacak 29.459,20 TL'nin %20 si oranında davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine,Birleşen Bakırköy 3. ATM'nin 2017/981 Esas 2018/84 Karar sayılı dosyası uyarınca açılan davanın kısmen kabulüne, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın asıl alacak 6.904,48 TL üzerinden iptali ile bu miktar üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,Asıl alacak 6.904,48 TL'nin %20 si oranında davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine...\" gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının iptali ile takibin 29.459,20 asıl alacak TL üzerinden devamına, alacağın  %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen Bakırköy 3. ATM'nin 2017/981 Esas sayılı davasının kısmen kabulü ile davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının 6.904,48 TL asıl alacak üzerinden iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, asıl ve birleşen davada davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl ve birleşen davada davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 17.09.2018 tarihli beyan dilekçesinde, taraflar arasında yapılan mutabakat metni sunulmasına olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince bu mutabakatın değerlendirilmesi amacıyla dosyanın bilirkişiye tevdi edilmediğini, ayrıca mahkemece alınan raporda müvekkilinin savunmalarının ve ödemelerinin göz ardı edildiğini, ikinci ek bilirkişi raporunda, taraf defterleri arasındaki uyuşmazlığın kayıtlardaki mutabakatsızlıktan kaynaklandığı, mutabakat olmadığı sürece tek yanlı düzenlenen belgelerin kabul edilemeyeceğinin ifade edildiğini, bunun üzerine sunulan 17.09.2018 tarihli dilekçe etkinde taraflar arasındaki borç alacak durumuna ilişkin 28.08.2018 tarihli mutabakat metni sunulduğunu, bu mutabakat metninin, hükümden önceki son bilirkişi raporunda belirtilen \" mutabakatsızlık\" durumunu da gösterdiğini, bu metnin değerlendirilmesi için dosyanın yeniden bilirkişiye gönderilmesi gerekirken mutabakat metnine dair herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu; Davalı açısından birleşme öncesi dönem ve birleşme sonrası dönem şeklinde incelendiğinde, birleşen davanın reddi gerekeceğini, ancak bilirkişi raporunda bu hususun göz ardı edilerek, birleşen dava yönünden hatalı hesaplamalar yapıldığını, takip konusu alacağın muhatabının müvekkilinin bünyesinde birleşerek tüzel kişiliği sona eren ... Alışveriş şirketi olduğunu, bu şirketin birleşme tarihi olan 31.12.2015 tarihi itibariyle davacıya toplamda 22.003,04 TL borçlu olduğunu ve bu miktarın davalının cari hesabına aktarılarak ödendiğini, aynı süreçte birleşen ... grubunun diğer şirketi ... A.Ş.'nin ekstresine göre bu şirketin de 31.12.2015 tarihi itibariyle davacıya 1.913,70 TL borcu bulunduğunu ve bu miktarın da davalının cari hesabına aktarılarak ödendiğini, bu şekilde toplam 23.916,74  TL'nin 11.02.2016 tarihinde 8.575,87 TL, 16.02.2016 tarihinde ise 15.340,87 TL olmak üzere toplamda 23.916,74 TL ödenerek borcun kapatıldığını, buna rağmen müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, birleşen dava açısından davacının herhangi bir alacağı bulunmadığını; Müvekkili ile davacı arasında ... Şirketinden bağımsız bir ticari ilişki de bulunduğunu, davacının sunduğu ekstrenin eski tarihli olduğunu ve gerçek borç alacak ilişkisini göstermediğini, sunulan ekstredeki 31.12.2015 tarihine kadar işlemiş tüm faturaların müvekkilinin hesabına aktarılarak ödendiğini, bundan sonra yeni bir belge sunulmasına muvafakat edilmediğini ve davacının taşımacılık hizmetinin sunduğunu kanıtlaması gerektiğini, alacağın bilirkişi raporu ile belirlenmesi nedeniyle likit olmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve asıl ve birleşen davanın reddine, karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine  ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, asıl ve birleşen davada davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından 27.05.2016 tarihli 29.459,20 TL cari hesap alacağı ve 2.929,18 TL işlemiş faizin tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takibin ekine cari hesap ekstresinin konulduğu, itiraz üzerine süresinde davalı şirketçe borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu, itirazın iptali davasının asıl alacak yönünden açıldığı anlaşılmıştır. Bu takibin ... Gıda San. Ve Tic. AŞ aleyhine yapıldığı, bu şirketin davalı şirketçe birleşmesi ile aktif ve pasifleri ile birlikte hak ve borçlarının davalı şirkete ait olduğu anlaşılmıştır. Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından 25.03.2016 tarihli 7.096,97 TL cari hesap alacağı ve 954,74 TL işlemiş faizin tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takibin ekine cari hesap ekstresinin konulduğu, itiraz üzerine süresinde davalı şirketçe borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde ve asıl alacağa ilişkin olduğu  anlaşılmıştır.  Bu takibin ... San. Ve Tic. AŞ aleyhine yapıldığı, bu şirketin davalı şirketçe birleşmesi ile aktif ve pasifleri ile birlikte hak ve borçlarının davalı şirkete ait olduğu anlaşılmıştır. Somut uyuşmazlıkta her iki şirketin 31.12.2015 tarihinde TTK'nın 155 ve 156. maddeleri gereğince davalı şirket ile birleşerek, aktif ve pasifleri ile davalı şirket tarafından devir alındıkları ve şirketlerin tüzel kişiliklerinin sona erdiği anlaşılmıştır. Birleşme sonucu her iki şirketin 31.12.2015 tarihli cari hesaplarında bulunan borç ve alacaklarının davalı şirkete intikal ettiği sabittir. Esasen davalı da bu tarih itibariyle birleşen şirketlerin borç ve alacaklarını davalı şirkete geçtiğini ve borçlu ... Şirketinin bu tarih itibariyle cari hesapta bulunan 22.003,4 TL borcu ile ... Şirketinin 1.913,70 TL borcunun ödendiği ve bakiye borç kalmadığını savunmaktadır. Bu nedenle davacının taşıma hizmeti verdiği ve bedelinin ödenmediğini kanıtlaması gerekmektedir.Mahkemece tarafların defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu 12.03.2018 tarihli bilirkişi raporu alınmıştır. Raporda her iki takip dosyasıyla ilgili inceleme yapılmış ve davacının usulüne uygun şekilde düzenlenen ticari defterleri cari hesap ekstresine göre takip tarihi itibariyle 29.468,96 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Davalının ticari defterlerine göre ise davacı ile yapılan işlemlerin üç ayrı kod altında takip edildiği, takip tarihi itibariyle İstanbul kodunda 22.003,04, Ankara kodunda 1.913,70 TL borçlu olduğu, diğer kodda ise 1.352,06 TL alacaklı olduğu, buna göre ticari defterlere göre davalının 22.564,00 TL tutarında borçlu olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi raporunda tarafların defterleri arasında 6.904,48 TL fark bulunduğu ve  takip dayanağı faturalar ve taşıma belgelerinin sorulmaması nedeniyle  farkın değerlendirilmediği, taşıma hizmetinin verilip verilmediğinin taşıma bilirkişisi tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirlenmiştir. İtiraz üzerine alınan 25.06.2018 tarihli ek raporda, davacı tarafından davalı adına düzenlenen taşıma faturalarının sadece 2015 yılına ait kısımlarının dosyaya sunulduğu, 2016 ve 2017 yıllarına ait faturaların sunulmadığı, ihtilafın çözülebilmesi için takip dayanağı alacağa esas fatura, taşıma belgeleri gibi evrakların davalı tarafından yapılan tüm ödemelerin dosyaya sunulması davacı tarafından sunulacak taşıma belgeleri çerçevesinde taşıma hizmetinin verilip verilmediği konusunda taşıma uzmanı bilirkişiden rapor alınması gerektiği belirtilmiştir. Bu rapor üzerine mahkemece mali müşavir bilirkişiyle birlikte taşıma konusunda uzman bilirkişi görevlendirilmiş ve her iki bilirkişice 09.07.2018 tarihli ikinci ek rapor düzenlenmiştir. Bu ek raporda, davalının ödeme savunmasının kendi defterleri ile doğrulanmadığı, davalı kayıtlarında borç bulunduğu, davalı tarafından yapılan ve raporun üçüncü sayfasında yazılı olan 45.295,31 TL bedelli  faturadaki mahsuplaşmanın tarafların mutabakatı ile belirlendiğinin kanıtlanması gerektiği, aksi halde bu miktarın mahsubunun kabul edilemeyeceği, navlun faturalarının tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalı defterlerinde bir takım faturaların iade ve hasar iddiasıyla düşürülmesi nedeniyle ticari defterler arasında fark oluştuğu tespit edilmiş ve sonuç olarak asıl davada 29.459,20 TL, birleşen davada 6.904,48 TL alacak bulunduğu belirlenmiştir. Davalı vekili 17.09.2018 tarihli dilekçesinin ekinde sunduğu 28.08.2018 tarihli mutabakat belgesi kapsamında davacıya 28.293,02 TL ödeme yapıldığını belirterek dilekçesin ekine imzasız bir doküman koymuştur. Sunulan bu belgede ödeme yapıldığına ilişkin bir kayıt bulunmadığı gibi tarafların bu miktar üzerinde mutabık olduğu da anlaşılmamaktadır. Sunulan imzasın belgede taraflar arasındaki uyumsuz kayıtlar belirlenmiştir. Nitekim davacı vekili de istinaf başvurusuna karşı sunduğu cevap dilekçesinde, bu belgenin hukuki bir öneminin bulunmadığını ve sonradan delil sunulamayacağını savunmuştur. Ödeme bir itiraz olup yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Geçerli bir ödemenin varlığının kanıtlanması halinde iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı dikkate alınmaksızın yargılamanın her aşamasında ödeme itirazı dikkate alınabilir. Ancak bu durumda ödemenin yapıldığının usulüne uygun delillerle kanıtlanması gerekir. Davalı vekili ikinci ek rapora karşı sunduğu dilekçesi ile 21.11.2018 tarihli yazılı beyanında davacı ile davalı arasında ve birleşme öncesi davacı ile ... şirketleri arasında ticari ilişki bulunduğunu ancak birleşme sonrası 31.12.2015 tarihindeki devir bakiyelerinin ödendiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde, davalının, kendi defterlerine göre davacıya borçlu olduğu belirlenmiş ve bu borcun ödendiğine ilişkin bir banka, bir makbuz sunulmamıştır. Sunulduğu belirtilen mutabakat belgesinde davalının imzası bulunmamaktadır. Esasen bu belge de makbuz niteliğinde olmayıp, tarafların cari hesapları arasındaki farklılıkları göstermektedir. Davalının ticari defterlerinde dahi ödeme olgusu görülmemektedir. Hükme esas alınan ek bilirkişi raporunda, taşıma faturalarının davalı defterlerinde kayıtlı olduğunun tespiti karşısında, davacının taşıma hizmetini verdiği kabul edilmelidir. Ek bilirkişi raporunun iki ve üçüncü sayfalarında tespit edilen ve tarafların teyidi olmadan düzenlenen fiyat farkı, bozulan ürün bedeli iade faturası açıklamalı faturaların dikkate alınmaması halinde tarafların defterleri arasında mutabakatsızlık bulunmamaktadır. Davacının taşıma hizmeti verdiği sabit olduğuna göre, bu hizmet bedelinin ödenmesi veya cari hesapta bu ödemenin hükümden düşülmesini sağlayacak nitelikte yansıtma faturalarının bulunması gerekir. Bilirkişi ek raporunda belirlenen iade ve yansıtma faturalarının hukuki sonuç doğurduğun davalı tarafından kanıtlanmaması nedeniyle bu faturalara itibar edilemez. Mahkemece alınan bilirkişi ek raporun hüküm kurmak için yeterli olup, davalının  ödeme olgusunu kanıtlamaması karşısında, davalı tarafından sunulan ve tarafların imzasını içermeyen mutabakat belgesi olarak adlandırılan belgenin ayrıca bir bilirkişi raporuyla değerlendirilmesine gerek bulunmamaktadır. Esasen borcu sona erdiren ödeme işleminin belirlenmesi halinde bilirkişi raporuna gerek duymaksızın bu ödemelere itibar edilecektir. Taşıma sözleşmesinden kaynaklı cari hesap alacağı likit olup mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde olduğundan asıl ve birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Asıl ve birleşen davalarda davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; asıl ve birleşen davalara yönelik bakiye 1.744,08 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.16.11.2023<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun değerine göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4b482c0db3cd04aa","SID":"b73c87269893a68d"}}