{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1816 Esas<br>KARAR NO: 2024/46<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/06/2023<br>NUMARASI: 2022/644 Esas 2023/520 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 17/01/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ... Dan. Tic. Ltd. Şti. isimli şirketten alacaklı olduğu iddiası ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibin kesinleşmesi ile birlikte bir takım haciz işlemlerine giriştiğini,  davacı müvekkil şirketin resmi adresinde iki kez haciz işlemi yaptığını, haciz sırasında müvekkilinin mallarının götürüleceği korkusuyla ve davalının zorlamasıyla taraflar arası herhangi bir borç ilişkisi bulunmamasına rağmen 30.000-TL bedelli ve 16/09/2022 vadeli imzaladığını, akabinde bu senedin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile icraya konulduğunu ileri sürerek, davacıların ayrı ayrı davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine, takibe konusu 30.000,00TL bedelli, 15.09.2022 tanzim tarihli senetin iptali ile davacılara iadesine, kötü niyetli olan davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafların iddialarını somutlaştırmadığını, menfi tespite konu olan icra dosyasının kambiyo senedine dayalı takip olduğunu, davacıların müvekkiline borçlu olduğunu, senet altındaki imzaya herhangi bir itiraz olmadığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasındaki şirket yetkilileri aynı olduğu gibi davacılardan ...'nin de söz konusu şirketin yetkililerinden biri olduğunu, dolayısıyla organik bağ mevcut olduğunu savunarak, davasının reddini, tüm alacak miktarı üzerinden %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince, davanın haciz baskısı altında imzalandığı iddia edilen bononun istirdadı istemine ilişkin olduğu,  ortada davacı aleyhine başlatılan bir icra takibi olmadığı, davacının İİK 72/7'e göre dava açma hakkı bulunmadığı, İİK 72/7'inci maddesinde tanımlanan istirdat davasının bu nedenle şartlarının oluşmadığı, öte yandan, davalı takip alacaklısı olup, takip hukuku  sınırları içerisinde alacağı için başlatmış olduğu icra takibi neticesinde alacağına karşılık yaptığı haciz işlemlerinden dolayı sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığı, sebepsiz zenginleşenin dava dışı takip borçlusu olduğundan, davacı tarafından ancak dava dışı gerçek borçluya karşı sebepsiz zenginleşme davası açılabilecek olduğu, davalının bu davada taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek, müvekkillerin dava açmakta hukuki yararı bulunduğunu, gerek dava konusu icra takibinde gerekse dayanak senette müvekkillerinin borçlu konumunda olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştr. <br>GEREKÇE: Dava,  menfi tespit istemine ilişkindir. .İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalı tarafından dava dışı borçlu aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile başlatılan takip sonucunda, müvekkili şirkete hacze gelindiğini ve haciz baskısı altında müvekkilinden 30.000-TL'lik senet alınarak, bu senedin İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile icraya konulduğunu ileri sürerek, davacıların ayrı ayrı davalıya karşı borçlu olmadığının tespitine,  takibe konusu 30.000-TL bedelli senedin iptali ile davacılara iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Dolayısıyla dava,  İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı takip dayanağı  30.000-TL bedelli senetten dolayı davacıların davalılara borçlu olmadığı iddiasıyla açılmış menfi tespit davası olarak açılmıştır. Davacılar vekili  18/10/2022 tarihli dilekçesi davanın istirdat davası olarak devamına karar verilmesin talep etmiştir.  İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. dosyasının getirtilerek incelendiği, ortada davacı aleyhine başlatılan bir icra takibi olmadığı gerekçesiyle  HMK'nın 114/1-d, 115/2  maddeleri gereğince davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı ödeme emrinin incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlularının ... ve ... olduğu, takip dayanağının ise 15/09/2022 tanzim tarihli,16/09/2022 vade tarihli 30.000-TL bedelli senet olduğu görülmektedir. Dolayısıyla söz konusu takip, davalı tarafından davacılar aleyhine başlatılmış olup, ilk derece mahkemesinin  ortada davacı aleyhine başlatılan bir icra takibi olmadığı şeklindeki gerekçesi yerinde  olmayıp, mahkemece işin esasına girilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken, taraf sıfatı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-İstanbul 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 tarih ve 2022/644 Esas -2023/520  Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,  4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacılara iadesine, 5-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama gideri olan 209,5 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 738,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam  947,5 TL'nin davalıdan  alınarak  davacılara verilmesine,  6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,  Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.17/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c14f1b4cd55a954","SID":"a259b6450d529297"}}