{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1839 Esas<br>KARAR NO: 2024/97<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2023/147 Esas, 12/10/2023 tarihli Ara Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ... numaralı ... ibareli markasının 43 sınıfta tescilli olduğunu,  bu marka ile bar/cafeyi 1995'te açtığını, gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin yenileme süresini kaçırdığını ancak  mevcut durumun korunması ve davanın etkinliğini temin etmek amacıyla, Dava konusu ... tescil numaralı markanın 3. Kişilere devrinin önlenmesi hususunda TPMK kaydına teminatsız olarak tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İLk derece mahkemesinin 18.07.2023 tarihli ara kararı ile; Davacı vekilinin İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KABULÜ ile; Dava konusu .. tescil numaralı marka tescil belgesinin davalı adına tescilli ise dava sonuçlanıncaya kadar 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına, davalının dava konusu markayı devretmek için ciddi bir girişimde bulunması, müşteri bulduğunu veya ekonomik zararının bulunduğunu ileri sürerek bu konuda delil ibraz etmesi halinde bu hususun tekrar ele alınmasına, bu hususta TPMK'ya müzekkere yazılmasına\" şeklinde  karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi tedbire itiraz üzerine 12.10.2023 Tarihli ara karar ile; \"...İddia, savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalının mahkememiz tarafından verilen ihtiyati tedbire karşı cevap dilekçesi ile itiraz ettiği, mahkememizce verilen 18/07/2023 tarihli ihtiyati tedbire ilişkin ara karar evrakının davalıya 26/07/2023 tarihinde tebliğ edildiği, tedbire itiraz süresinin bir hafta olduğu, buna göre itirazın son gününün 02/08/2023 tarihi olduğu, bu tarih itibariyle tedbire itiraza ilişkin herhangi bir dilekçe sunulmadığı, davalı tarafından cevap dilekçesi ile itiraz süresi geçtikten sonra tedbire itirazda bulunulmuş ise de cevap dilekçesi tarihinin 06/09/2023 olduğu, bu tarih itibariyle itiraz süresi geçmiş olduğundan süresinde yapılmayan ihtiyati tedbire yönelik itirazının  reddine \" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece karar verilen ihtiyadi tedbirin infazına ilişkin tutanağın kendilerine tebliğ edilmediğini, itirazın süresinde yapıldığını kararın usul yönünden kaldırılması gerektiğini,  6100 Sayılı HMK 394/2 maddesi; İhtiyati tedbirinuygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. \" şeklinde olduğunu, Esas yönünden ise; müvekkilinin markasının tescilli olduğunu, davacının  müvekkili markasını tescilsiz, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kullandığını, marka üzerinde hakkı olmadığından tedbir talebinin reddi gerektiğini, Davacının tescil talebinin TPMK tarafından reddedildiğini,  müvekkilinin  tescilli markasını kullanmakta olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının markasının tescilli marka olması durumunda tescilden doğan haklarının korunmak istenmesi halinde dahi Yerel Mahkemece uygun bir teminat belirlenmesi gerektiğini, kararın bu yönden de kaldırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE Dava markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık ise; ihtiyati tedbire itirazın reddi kararına yöneliktir. Somut uyuşmazlıkta; mahkemenin tedbir kararının davalıya 26.07.2023 'te tebliğ edildiği, davalının 1 haftalık itiraz süresinden sonra cevap dilekçesi ile 06.09.2023'te tedbire itiraz ettiği, TPMK'ya yazılan yazının davalıya tebliğ zorunluluğunun olmadığı da dikkate alındığında mahkemece itirazın süre yönünden reddine karar vermesinde usul  ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,  2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 40-TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e946319089d37079","SID":"b8b9f6cc828c0db6"}}