{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2020/1517 <br>KARAR NO: 2023/1477<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/02/2020<br>NUMARASI: 2016/702 Esas, 2020/116 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki 15.08.2012 tarihli ... Bankası Pendik Teknoloji Kampüsü Projesi Betonarme strükür işleri yapımına ilişkin sözleşme ve buna bağlı 24.06.2014 tarihli protokol gereğince ticari iş ilşkisi kurulmuş olduğunu, davalı şirketin söz konusu projenin yüklenicisi, müvekkili davacının ise davalı şirketten kaba inşaatın yapımına ilişkin iş alan ve bu sebeple kaba inşaatan sorumlu davalı şirketin alt yüklenicisi olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin kurucu tamamlayıcı unsurlarından olan 24.06.2014 tarihli protokolün 5. maddesinde protokolü müteakip tanzim edilecek ek anlaşmanın imzalanmasından doğan damga vergisi ve sair masrafların yüklenici tarafından ödeneceği yönünde hüküm olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan ve protokol gereğince davalı tarafından ödenmesi gereken damga vergisi bedeli ve diğer cezaların davalı tarafından ödenmesi gerekirken davalının ödememesi nedeniyle 34.356,38 TL olarak davacının ödediğini, ödemeden sonra bedelin tahsili hususunda davalıya Üsküdar ...Noterliği’nin 21.12.2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ edilerek ödeme isteminde bulunulduğunu ancak davalının ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini, müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarından davalı şirketin ödemesi gereken damga vergisi ve ferilerinin müvekkili şirket tarafından ödendiği, bu sebeple de davalı şirketin 34.536,38 TL müvekkili şirkete borçlu olduğunun anlaşıldığını, icra takibi öncesi ve sonrasında davalı borçlunun borcunu ödememekte ısrar ettiğini, müvekkili şirketin davalı şirketten olan alacağı yukarıda bilgileri verilen kaba inşaat yapım işine ilişkin sözleşmeden kaynaklı cari hesap borcundan ayrık olduğunu, işbu davaya konu olan borç sözleşmeden kaynaklı vergi yükümlülüğünün yerine getirilmemesinden doğan bir borç olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirket ayrıca cari hesaptan kaynaklı borcunun da bulunmakta olduğunu, söz konusu alacağın başkaca icra dosyası tahtında talep edildiğini, açıklanan nedenlerle borçlunun icra takibine vaki haksız ve kötü niyetli itirazının iptali için dava açma zaruretinin hasıl olduğunu belirterek, davalı borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/703 esas sayılı dava dosyasında davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında 15/08/2012 tarihli sözleşme ve buna bağlı 24/06/2014 tarihli sözleşme nedeniyle ticari ilişki bulunduğunu müvekkili şirketin davalının üstlendiği işlerin alt yüklenicisi olduğunu, davalının müvekkili tarafından yapılan işlerin bedelini eksik ödediğini  bu nedenle cari hesap borcundan kaynaklanan alacak için İstanbul ..İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını belirterek, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında 15/08/2012 tarihinde akdedilen ... Bankası Pendik Teknoloji Kampüsü projesi betonarme işleri yapımına ilişkin sözleşme ve buna bağlı 24/06/2014 tarihli protokol ile taraflar arasında ticari ilişkinin kurulduğunu, dava konusu işin 365 günlük sürede sözleşme gereği yapılması gerektiğini, 15/08/2012 tarihli sözleşmeye ek olarak hazırlanan protokol ile protokolün imza tarihine kadar alt yüklenicinin gerçekleştirdiği işlerin tamamının bedeli ile ilgili olarak yüklenici davalı-karşı davacı müvekkili şirketin ibrası, protokolün imza tarihi sonrası amaçlandığını, protokolün asıl düzenlenme amacının ise işin süresinde yetiştirilemeyeceği belli olan alt yüklenici davacı-karşı davalının yükünü hafifletmek devamlılığını sağlamak olduğunu, sözleşmeye göre işin teslim edilmesi gereken tarihin 13/08/2013 olmasına rağmen işin 30/04/2014 tarihine kadar hala tamamlanmadığını, davacı-karşı davalının 30/04/2015 tarihine kadar boşaltmadığını, şantiyede korunaksız şekilde bırakılan malzemelerin söküm, temizlik, kirasına davalının katlandığını, davacının tüm taleplerinin hukuka aykırı olduğunu, ifa edilmeyen işlerin ... San ve Tic Ltd. Şti'ne taşere edildiğini, bu kapsamda 7.000.000,00 TL ödeme yapıldığını, cari hesap kayıtlarına göre müvekkili şirketten 164.028,32 TL alacaklı olduğuna dair ödenmesi için davacı karşı davalının ihtar çektiğini, davalı-karşı davacının damga vergisini, gecikme cezasını kabul etmediğini, faturayı iade ettiğini, bu konuda ihtarname çektiğini, davacı -karşı davalının sözleşme kapsamında üstlendiği işi zamanında bitirmemesi nedeniyle müvekkili şirketin söz konusu işi üçüncü kişi firmalara yaptırmak zorunda kaldığını, taraflar arasındaki sözleşme bedelinin 10.679.925,30 TL olduğunu, davacı karşı davalı müvekkili şirket tarafından üçüncü kişi firmalardan kiralanan kalıplara ve malzemelere zarar verdiğini, davacı-karşı davalı tarafından süresinde sökülmeyen ve üçüncü kişi firmalardan kiralanan kalıplar için müvekkili şirketin bu firmalara kira ödediğini, davacı-karşı davalının şantiye alanını temizlemeden korunaksız bir şekilde bırakarak şantiyeye terkettiğini, davacı-karşı davalının sözleşmenin eki genel şartların 15.1. ve 16.3 maddelerine aykırı davrandığı, davacı-karşı davalının işçilik puantaj hesaplamaları sözleşme uyarınca olması gereken tutardan oldukça fazla ve tek taraflı olarak hesaplama yaptığını, mahsup def-ileri olduğunu, karşı dava yönünden ise davacının sözleşme kapsamında üstlendiği işi zamanında bitirmemesi, maliki olduğu kalıpları zamanında sökmemesi nedeniyle davalı-karşı davacı müvekkili şirketin üçüncü kişi firmalara işi yaptırmak zorunda kaldığından zarara uğradığı, müvekkilinin üçüncü kişi firmalardan aldığı kalıp malzemeleri ve sistemlerine zarar verdiği, sözleşme kapsamındaki işlerin süresinde tamamlanmaması sebebiyle üçüncü şahıs ... firmasına davacı-karşı davalı hesabına taşere edilen iş nedeniyle % 25 cezanın müvekkili şirketçe ödenmesi gerektiğini, karşı davalının işçilik puantaj hesaplamaları, mesai cetvelleri, sözleşme gereğince olması gereken tutardan oldukça fazla ve tek taraflı olarak hesaplandığından aradaki fark tutarının müvekkili şirketçe ödenmesi gerektiğini belirterek,  asıl davanın bütünüyle reddine, karşı davada ise fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50.000,00 TL üzerinden yasal ticari faizi ile tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.  Birleşen İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/703 esas sayılı dava dosyasında davalı vekili, dava dosyasında mahkemenin 2016/702 sayılı dosyası ile tarafları aynı olduğundan birleştirme kararı verilmesini istediklerini, davacının müvekkili şirketin alt taşeronu olduğunu, davacı alacağının sözleşme uyarınca belirlenen tutardan fazla ve tek taraflı hesaplandığını, davacının çalıştırdığı işçilerin müvekkili şirkete karşı işçilik alacakları nedeniyle açtıkları davaların devam ettiği bu nedenle tazminatın muhtemel 200.000 TL olabileceğini, kaldıki müvekkili şirketin de takas mahsup talebi bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, İstanbul İli, Pendik Kaynarca İlçesi, ... Mevki, ... ada ... nolu ve ... ada ... nolu parsel de yapılmakta olan ... Bankası Pendik Teknoloji Kampüsü projesinin betonarme strüktür, işlerinin tamamlanması ve bu işlerle ilgili her türlü ayıp ve kusurun düzeltilmesi hususunda  yanlar arasında asıl davacının alt yüklenici olduğu 15.08.2012 tarihli eser sözleşmesi ile buna bağlı 24.06.2014 tarihli protokol düzenlendiği,  taraflar arasında tanzim edilen 24/06/2014 tarihli protokolün masraflar maddesinde ek anlaşmanın imzalanmasından doğan damga vergisi ve masrafların karşılık davacı tarafından karşılanmasının kararlaştırıldığı, Erenköy Vergi Dairesi tarafından gönderilen 10.11.2017 tarihli cevabi yazıda, taraflar arasında tanzim edilen 24.06.2014 tarihli protokole ait damga vergisinin 26.05.2015 tarihinde asıl davacı ... tarafından  34.536,38 TL olarak ödenmiş olduğunun bildirildiği, gerek protokolün az yukarıdaki hükmünde masrafların karşılık davacı tarafından karşılanacağının kararlaştırılmış olması, gerekse vergi dairesinin yazısına göre damga vergisi ve ferilerinin asıl davacı tarafından karşılandığının bildirilmesi karşısında, karşılık davacının asıl davacıya İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki 34.536,38 TL asıl alacak ve bu alacağın ödenmesine ilişkin karşılık davacının Üsküdar ...Noterliği'nin 21/12/2015 tarihli ihtarı ile 23/12/2015 tarihi itibariyle temerrüdü sebebiyle, temerrüd tarihinden takip tarihine kadar geçen sürede işlemiş 391,73 TL faiz alacağı yönünden (asıl davacının icra takibindeki istemiyle bağlı kalınarak) borçlu olduğu, hal böyle olunca da asıl davanın sübut bulduğu, asıl davada davalının İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki icra takibine itirazlarının iptalinin gerektiği, yanlar arasındaki eser sözleşmesi ve protokol kapsamında yapılan işler nedeniyle bilirkişi kurulu raporunda açıklandığı üzere, davacının ticari defter ve kayıtları ile toplanan delillere göre asıl davacının karşılık davacıdan 164.028,32 TL miktarında alacaklı olduğu, asıl davacının yapılan işler nedeniyle eksik ödenen alacak miktarını lehine delil teşkil eden ticari defter ve kayıtları ile ispat ettiği, bu suretle İstanbul ..İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibinde karşılık davacının, asıl davacıya 164.028,32 TL asıl alacak, karşılık davacının Üsküdar ... Noterliği'nin 21/12/2015 tarihli ihtarı ile 23/12/2015 tarihi itibariyle temerrüdü sebebiyle, temerrüd tarihinden takip tarihine kadar geçen sürede işlemiş 1.132,47 TL reeskont avans faiz alacağı yönünden (asıl davacının takipteki istemiyle bağlı kalınarak) borçlu olduğu, hal böyle olunca da birleşen davada davalının İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki icra takibine itirazlarının iptalinin gerektiği, her ne kadar karşılık davacı tarafça yanlar arasındaki 15/08/2012 tarihli eser sözleşmesiyle 24/06/2014 tarihli protokol kapsamında yapılması gereken işlerin asıl davacı tarafından tam ve zamanında yapılmadığı, karşılık davacının üçüncü kişilerden kiraladığı kalıp malzeme ve sistemlerini zamanında sökmediği, bu nedenle karşı davacının kira bedeli ödemek zorunda kaldığı, müteakip bu sistemleri sökme işinin üçüncü kişiye yaptırıldığı, bu hususta karşı davacının gerekli ekipmanı sağlamak ve personel ücretlerini ödemek ve kalıp sistemlerindeki asıl davacının verdiği zararları gidermek suretiyle zarara uğradığı, asıl davacının yarım bıraktığı işlerin üçüncü kişiye yaptırılmasından kaynaklanan bedele asıl davacının katlanması gerektiği, asıl davacının hakediş tutarlarını fazla hesapladığı iddiasında bulunulmuş ise de, karşılık davacı tarafça karşılık davadaki iddia ve istemlerin ticari defter ve kayıtlar ile ispat edilemediği gibi, delil ibrazı ile de iddia ve beyanların ispat edilemediği, hal böyle olunca da karşı davanın ispat edilememesi gerekçeleriyle, ... esas sayılı asıl ve karşı dava yönünden; asıl davada davacı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin asıl davasının kabulüne, asıl dava da davalı karşı davacı ... Anonim Şirketi'nin İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasındaki icra takibine itirazlarının iptaline, takibe devam edilmesine, alacağın takdiren % 20 si oranında (6.985,62 TL) tazminatın asıl dava da davacı ... Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yararına karşılık davacı ... Anonim Şirketi'nden tahsiline, davalı-karşı davacı ...Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin karşı davasının reddine, ... esas sayılı birleşen dava yönünden; birleşen davanın kabulüne, birleşen davanın davalısı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında ki icra takibine itirazlarının iptaline, takibe devam edilmesine, alacağın takdiren % 20'si oranında (33.032,15 TL) tazminatın birleşen davada  davacı ... Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yararına birleşen davada davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden tahsiline karar verilmiştir. Davalı-karşı davacı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili istinafında, müvekkili şirket ... İnşaat’ın davacı/karşı davalı ...’a hiçbir borcu olmadığını, aksine alacağı olmasına rağmen müvekkili şirket aleyhine itirazın iptaline karar verilmesinin hatalı olduğunu, ... İnşaatın işlerini geç tamamlamasının yanı sıra işi görülmesinde kullanılan ve kendilerinden kiralanan araçları şantiyede korunaksız bir şekilde bırakmaları sebebiyle söz konusu araçlarda zarar meydana geldiği ve ekstra olarak kira bedelinin müvekkili tarafından ödendiği, davacı tarafça zayi edilen kiralananlar nedeniyle müvekkili şirketin ... firmasına toplam 46.857,56 TL, ... firmasına ise 34.420,20 TL ödemek zorunda kaldığı, en nihayetinde müvekkili şirkete sunulan tüm hakedişlerin geciktirilmeksizin davacı tarafa ödendiği, müvekkili şirketin hak edişleri bakımından da zarar kalemleri ortaya çıktığı, müvekkili şirketin davanın sebebi olan damga vergisini ödemeyi kabul etmediğini, ihtarnamede damga vergisine buna ilişkin faturayı kabul etmediğini ihtar ettiğini, davacı karşı davalı ... İnşaatın sözleşmeyi süresinde ifa edememesi sebebiyle müvekkili şirketin uğradığı zararın ispat eden dosyada mübrez delillere rağmen karşı davanın rededildiğini, müvekkili şirketin dosyaya sunduğu faturalarından anlaşılacağı üzere salt davacı - karşı davalının işi zamanında yetiştiremeyeceğinin anlaşılması üzerine müvekkili şirketin işveren nezninde haklarının daha fazla zedelenmemesi amacıyla işin kalan kısmının  taşere ettiği ... firmasına 6.933.379,36 TL bedel ödediğini, müvekkili şirketin uğradığı zarar ve karşı davanın dayanaklarının birinin bu kalem olduğunu, ... İnşaat sebebiyle taşeron firma ile anlaşıldığından % 25 oranında cezayi  şartın müvekkili şirket lehine  hükmedilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin delil ibrazı ile iddia ve beyanlarının ispat edilmediğini gerekçe gösterilerek karşı davayı red etmesinin çelişkili bir karar teşkil ettiğini, ... İnşaatın süresini aşan ifası sebebiyle müvekkili şirketin taşere şirket dolayısı ile uğradığı zarar dışında ... Kalıp Aş ve ... Ticaret Limited Şirketinden inşaatta kullanmak üzere menkuller kiraladığını, kira bedelinin ödendiğini, ... Şirketi'nin  2.094.008,35 TL ... İnşaat Sanayi Ve Ticaret Aş'ye 32.415,65 TL, ... Anonim Şirketine 1.215.174,64 TL, .... Anonim Şirketine 935.409,09 TL ödemek sureti  ile müvekkilinin bu kalemler açısından zarara uğradığı, bu zararlara ilişkin dosyaya faturalar sunulduğunu, mahkemenin delil olarak kabul etmeyip, karşı davayı redettiğini, red sebebinin anlaşılamadığını, birleşen dava bakımından müvekkili şirketin davacı karşı davalı ... İnşaattan alacaklı olduğu gözetilmeden, kötü niyetle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalinin yerinde olmadığını, davacı ile müvekkili şirketin karşılıklı alacak talepleri bakımından sulh görüşmeleri yürüttükleri ve bunun dikkate alınmadığını, müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen 15/08/2012 tarihli eser sözleşmesinden cihetle cari hesap açığını ve yine iş bu eser sözleşmesinden cihetle doğan damga vergisine dayanarak başlatılan icra takibine müvekkili şirket tarafından yapılan itirazın iptal edilmesi akabinde asıl davada ve birleşen davada yerel mahkeme tarafından müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararını kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanununun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl ve birleşen davanın davacısı taşeron; asıl ve birleşen davanın davalısı ise yüklenicidir. Asıl davada davalı tarafça karşı dava açılarak, verdiği kira bedellerini, eksik kalan işi tamamlatmaya dair ödediği bedelleri, ayrıca % 25 cezanın müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini, işçilik puantaj hesaplamaları, mesai cetvellerine dair aradaki fark sebebiyle oluşan tutarın ödenmesi gerektiğini belirterek asıl davada davacıdan zararlarının tahsiline karar verilmesi  talep edilmiştir. Asıl davada davacı taşeron, asıl davasında, taraflar arasındaki protokolün 5. maddesi gereği davalı yüklenicinin damga vergisini ödemekle yükümlü olmasına rağmen davacının ödediğini belirterek damga vergisinin tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, protokol maddesi gereğince damga vergisini davalı yüklenicinin ödemekle sorumlu olduğu, Erenköy Vergi Dairesinin yazı cevabına göre damga vergisini davacı taşeronun ödediğinin anlaşılması karşısında asıl davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 15/08/2012 tarihli eser sözleşmesine ek olarak imzalanan 24/06/2014 tarihli protokolün 5. maddesinde damga vergisi ve masrafların yüklenici tarafından karşılanacağı hükme bağlanmış olup, Erenköy Vergi Dairesi tarafından gönderilen 10/11/2017 tarihli cevabi yazıda da 26/05/2015 tarihinde damga vergisinin asıl davada davacı ... tarafından ödendiğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece asıl davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur.  Davalı- karşı davacı, karşı davasında, sözleşme gereğince uğranan yukarıda belirtilen zararlarının ve işin tamamlanması için üçüncü firmalara ödediği bedellerin tahsilini talep etmiş,  mahkemece, davalı karşı davacının karşı davayı ticari defter ve kayıtlarıyla ispat edemediğini belirterek karşı davanın reddine karar verilmiştir.  Dosya kapsamında davalı karşı davacı tarafından yaptırılmış herhangi bir delil tespiti bulunmamaktadır. Yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince faturalar eksik işlerin tamamlatıldığının ispatı hususunda  yeterli olmadığı gibi, davada istenen hususlar karşı davacı tarafından sunulan delillerle de ispatlanabilmiş değildir. Bu nedenle, yerel mahkemenin karşı davanın reddine dair kararı yerinde olmuştur. Birleşen davada ise, taşeron tarafından yapılan işlerin bedelinin yüklenici tarafından eksik ödendiği, bakiye iş bedelinin tahsili için girişilen icra takibine itiraz edildiği belirtilerek itirazın iptaline karar verilmesi istenmiş; mahkemece yapılan yargılama sonucunda dosya kapsamına göre, alınan kök raporda davalının ticari defterlerine göre ilk takip tarihi olan 21/01/2016 tarihi itibari ile takip tutarı olan 164.028,33 TL tutar kadar davacı ... İnşaata borcunun bulunduğu, taraf ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde taraflara ait ticari hesap ekstrelerinin birbiri ile uyumlu olduğu, tüm hak ediş faturalarının davalı ... İnşaata ait ticari defterlerde kayıtlı olduğu, bununla beraber davalı tarafından yapılan ödemelerin davalının ticari defter kayıtlarında belli olduğu, birleşen dosya açısından davacının davalıdan 164.028,32 TL alacaklı olduğu belirtilmiş, mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece  bilirkişi raporu esas alınarak birleşen davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur. Birleşen davada, talep edilen alacağın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, bu nedenle alacağın likit olduğu anlaşılmakla, mahkemece davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi de usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, asıl davada davalı-karşı davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/02/2020 tarih ve 2016/702 Esas, 2020/116 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, asıl davada davalı-karşı davada davacı-birleşen davada davalı  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,  2-Davada alınması gereken  13.563,95 TL nisbi istinaf karar harcından davalı-karşı davacı-birleşen dosyada davalı tarafça peşin olarak yatırılan 3.471,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.092,52 TL harcın davalı-karşı davacı, birleşen dosya davalısından alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı-kaşı davacı-birleşen dosya davalısı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 21/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.   </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b5f00dbd961fac36","SID":"451b2c41a62eefe2"}}