{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2023/2011 <br>KARAR NO: 2023/1491<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN DOSYANIN:<br>MAHKEMESİ:  Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 17/10/2023<br>NUMARASI:  2023/981 Esas (Derdest) <br>DAVANIN KONUSU: Alacak<br>KARAR TARİHİ : 21/12/2023 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkil şirket ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 2003 yılında kurulmuş çoğu mühendis olmak üzere 200 kişinin üzerinde personel istihdam eden KOBİ statüsünde bir dış ticaret ve mühendislik firması  olduğunu, müvekkili davacı şirketin, davalılardan ... A.Ş. ile mevcut sözleşme ilişkisi çerçevesinde, Muğla ili Milas ilçesinde bulunan ... Santrali rehabilitasyonu işlerinin bir kısmını üstlendiği ve tamamlandığını ancak hakediş alacaklarının oldukça yüksek bir miktarını uzunca bir süredir tahsil edemediğini, davacı  şirket ile davalılardan ... A.Ş. arasındaki kurulu sözleşme konusu işlere dair fatura alacaklarına ilişkin 2021/547 esas sayılı dosya üzerinden defter incelemesi gerçekleştirilmiş olduğunu, mahkemeye sunulan raporda davacının  üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş olduğunu, aksi yönde bir ayıp vb. ihtarı bulunmadığına işaret edildiğini, yargılama sürecinde, ilk derece mahkemesi ilamında, davacının  üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş olduğunu, İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/41esas dosyası üzerinden seçilen teknik bilirkişi heyetinin sözleşme konusu işlerin görüldüğü santral tesisine giderek, yerinde incelemelerde bulunduğunu, sözleşme konusu işlerde gelinen aşamalara, tamamlanma seviyelerine dair ölçüm ve tespitler yapıldığını,  ortaya çıkan teknik heyet raporu da işlerin usulüne uygun bir ayıp bildirimi bulunmaksızın tamamlanmış olduğunu, tamamlanmış işlerin davalı/borçlu şirket yetkililerinin imzalarıyla onaylandığını belirterek davacı şirketin yapılan işlere dair hakkedişlerin tamamı yönünden alacaklı olduğunu, her iki dosya da bahse konu raporlar çerçevesinde davacı şirketin hakediş alacaklısı olduğu yönünde ilk derece aşamasında icra inkar tazminatları ile birlikte lehe karara karara çıktığını, ... A.Ş.nin eski unvanı ... A.Ş olduğunu, borçlu şirket bir Anonim Şirket olduğu için pay devirlerinin Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilme zorunluluğu olmadığını,  Ticaret Sicil Gazetesinde ortaklık yapısını gösteren en son gazetenin 31.12.2014 tarihli gazete olduğunu, aynı adresi kullanmakta olan tüm davalılar arasında organik bağlar olduğunu, Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Talimat sayılı dosyası üzerinden fiili haciz gerçekleştirmek üzere borçlunun ticaret sicilde kayıtlı adresine gidildiğinde tespit edilmiş olduğu üzere borçlunun bu adresten taşınmış olması nedeniyle şirket yetkilileri aleyhine ticareti usulsüz terk başta olmak üzere İİK 331,333/a, 337/a ve 345/a gibi sair maddeleri çerçevesinde icra ceza mahkemesine şikayette bulunulruğunu, keza haricen edinilen duyumlara göre davalılardan ...A.Ş.'nin 160.000.000 TL miktarında  banka teminat mektubu da rehabilitasyon işleri sürecinde asıl işverenler tarafından bozdurulmuş (nakde çevrilmiş) durumda olduğunu, bu hususun da kredi kayıt bürosu,, ... bankası ve ... bank'a gibi kurumlara müzekkere yazılarak sorulmasını talep ettiklerini,  yabancı şirket hakimiyeti çerçevesinde özdeşleşme de  ortaklık yapıları çerçevesinde açıkça görülebildiğini, davalılardan asıl borçlu ... A.Ş. hakkında başlatılan ilk derece mahkemesi kararına dayalı takipte teminat karşılığı icra geri bırakma işlemi yapılmamış olması yanı sıra banka vs. kanallardan yapılan sorgulamalar da sonuçsuz kalmış olduğundan ilk derece mahkemesi kararına dayalı olarak tüm davalı taraflar aleyhine şimdilik  2.195.000-(ikimilyonyüzdoksanbeşbin) TL. alacak miktarı için ihtiyati haciz kararı verilmesi taleplerinin olduğunu, davalı şirketlerin işbu dava ikame edildikten sonra mal kaçırmaları ve davacıların dava sonucunda hüküm altına alınacak alacaklarının bir kez daha akim kalması kuvvetle muhtemel olduğu dava konusu somut olayda ihtiyati haciz uygulamasına imkan tanıyacak bütün şartları oluştuğunu, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ve davacılar yönünden ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkmaması amacıyla davalılar adına kayıtlı tüm banka hesapları ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklar ile taşınır ve taşınmaz mallarının tamamı üzerine  başta İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası borcu olmak üzere sair icra takip ve davalardan doğan borçlar için davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.195.000  TL alacağın tahsilde tekerrür arz etmeyecek şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece; tüm dosya kapsamına göre davacının alacağına kavuşmasının engellendiği, bu sebeple tüzel kişilik perdesi aralanarak davacının alacağının davalılardan tahsiline ve alacağın temini için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep edildiği, davacı vekili tarafından tüzel kişilik perdesinin aralanmasına ilişkin koşullarının oluştuğu ve dava konusu alacaktan davalıların sorumlu olduğu hususu yaklaşık olarak ispat edilemediği, öte yandan alacağın varlığının tespitinin yargılamayı gerektirir nitelikte olduğu, alacağın varlığının bu aşamada yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanamadığı, söz konusu iddiaların ayrıntılı inceleme ve yargılama ile ortaya çıkarılması gereken iddialar olup bu aşamada ihtiyati haczin yasal koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle,  koşulları oluşmayan ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacı şirket ile davalılardan ... A.Ş. arasında 06/05/2019 tarihinde elektrik işlerine ilişkin sözleşme imzalandığını, davalı tarafından kurulmakta olan santrale ilişkin altyapı işlemleri davacının  taşere edildiğini, davacı şirket tarafından davalı ...A.Ş.'ye işin yapılması dolayısıyla faturalar kesilmiş olduğunu, davalı ... A.Ş. tarafından ödenmeyen fatura alacaklarına karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine yapılan itirazın iptali yargılaması neticesinde İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/41 esas sayılı dosyasından verilen karar uyarınca itirazın iptali ile takibin devamına karar verildiğini, 2.195.000,00-TL alacağı için ihtiyati haciz talebi bulunduğunu,  mahkemece bu husus gözden kaçırılarak tüm dosyalar yönünden ihtiyati haciz talebi bulunmaktaymış gibi karar verildiğini, uyuşmazlığa konu şirketler topluluğu bir çatı şirket altına toplanmış olduğunu, yetkililerinin aynı olduğunu, şirketlerin tamamının ''...'' ismi merkezinde toplanmış ve bu isimden türediğini, davacı şirket ile ticari işlemler yapan ... A.Ş.'nin  ticaret hayatına ... olarak başlayıp, sonrasında ...A.Ş. olarak unvan değişikliğine gittiğini, davalı şirketlerden ... ise yine ... ekosistemine dahil şirket olduğunu,  12.11.2007 tarihinde kurulan şirketin kurucu ortağı ... Gayrimenkul A.Ş. olarak Ticaret Sicil kayıtlarında göründüğünü, asıl borçlu ... A.Ş.'nin piyasaya olan borçlarını ödememek amacıyla şirketler topluluğu arasında para transferleri yapılarak maddi menfaat elde edilmeye çalışıldığını,  İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından yapılan cebri icra işlemleri sırasında borçlu ... A.Ş.'nin bankalarda bulunan hak ve alacaklarının haczi için bankalara yazılan müzekkereler ile borçlunun ... ve  ... Bankası nezdinde borca yeter miktarda alacağı bulunmakta iken taraflarınca bu işlemlerden hemen sonra İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan banka hacizlerinde ise hiçbir hak ve alacağına rastlanılmadığını, mahkemece alacağın varlığı konusunda şüphe duyulması ve dava konusu alacaktan davalıların sorumluluğunun yargılamayı gerektirmesi sebebiyle ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verildiğini,  davalı şirketler topluluğu belirli zaman aralıklarıyla piyasadan çekilerek arkasında büyük bir enkaz bıraktıklarını, ihtiyati hacze başvuru zorunluluğunun bulunduğunu, mahkemece detaylıca incelenmeden ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verildiğini belirterek, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz talebinin kesinleşmiş bulunan 2.195.000,00-TL'lik kısmı için kabulüne,  istinaf başvurusunun kabulü ile  ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına ve dosyanın yeniden hüküm kurulmak üzere  ilk derece mahkemesine iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı karşı davacı taraf üzerine bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Somut olayda davacı tarafça, hakedişlerin bir kısmını alamadığı için tüzel kişilik perdesinin kaldırılarak alacağa hükmedilmesi talep edilmiştir. Dosya kapsamına göre henüz yaklaşık ispatın sağlanamadığı, İİK'nın 257. Maddesindeki yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmakla yerel mahkemece bu aşamada ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/10/2023 tarih ve 2023/981 Esas sayılı ara kararında  usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf  harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 21/12/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"046e6ec72b4a3c15","SID":"15b32ee641c819b7"}}