{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/1390 <br>KARAR NO: 2023/2350<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 16/02/2021<br>NUMARASI: 2016/72 Esas - 2021/248 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 20/12/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;      <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; 28.12.2014 tarihinde,davacı ...'ın sahibi olduğu, davacı ...'ın yönetimindeki, diğer davacıların yolcu olarak bulunduğu ... plakalı  araç ile  davalıların sürücüsü, sahibi ve trafik sigortacısı oldukları ... plakalı otobüsün çarpışması ile yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, davalı sürücü ...'ın tam kusurlu olduğu kazada davacı ...'a ait  ... plakalı aracın pert olduğunu, kasko değeri 16.800 TL'den 1.000 TL sovtaj bedelinin düşülmesinden sonra hasar tutarının 15.800 TL, kurtarma, otopark ve taksi ücreti karşılığı toplam 1.638 TL, olmak üzere toplam maddi zararın 17.438 TL olduğunu, İstanbul Anadolu 72.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/61 Esas sayılı dosyasından yapılan yargılamada ...'ın hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, olayda yaralanan ... ve ... için ayrı ayrı 20.000 TL olmak üzere manevi tazminat ile davalı sigorta şirketinin müracaata rağmen ödeme yapmaması nedeni ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, ... için 17.438 TL maddi zarar olmak üzeri toplamı 57.438 TL tazminatın zararın vuku bulduğu tarih olan 28.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava etmiştir. Davalı ... Ltd. Şti. Ltd. Şti.'nin cevap dilekçesinde özetle; Davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kusur ve zararı bilirkişinin belirlemesi gerektiğini, aracın pert olduğu yönündeki iddiayı kabul etmediklerini, aracın piyasa değerinin araştırılması gerektiğini, aracın tamirinin mümkün olması halinde tamirat bedelinin hesap edilmesi gerektiğini, sunulan fatura içeriklerini kabul etmediklerini,  manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, dava tarihi itibariyle faiz talep edilebileceğini, faiz türü belirtilmediğinden uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddini  talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS (trafik) poliçesi ile teminatları altında olduğunu; kusur ve zararı bilirkişinin belirlemesi gerektiğini, poliçe teminat limiti ile sorumlu olabileceklerini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması halinde sorumluluklarının bulunmayacağını, davacılar taleplerinin  sigorta teminatı kapsamına girip girmediğinin araştırılması gerektiğini, maddi tazminat talebinin fahiş olduğunu manevi tazminattan müvekkilinin sorumlu olmadığını, dava tarihi itibariyle faiz talep edilebileceğini belirterek  davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davacı ...'ın açmış olduğu maddi tazminat davasının, davalıya ait ... plakalı aracın davalı tarafça trafikten çekme işlemi yapılmak ve davalılara araç teslim edilmek ve de araç ödeme yapacak olan davalılar malı sayılmak kaydıyla kısmen kabulüne, 14.000,00 TL pert hasar tutarında maddi tazminatın davalı sigortadan 16/01/2015 tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 354 TL çekici/kurtarıcı bedeli ve 270 TL taksi ücreti 500 TL ekspertiz ücreti olmak üzere 1.124,00-TL'nin davalı sigortadan 21/01/2015, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacılar ... ve ...'in davalı sigortaya karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının reddine, davacılar ... ve ...'in davalılar ... Ltd. Şti ve ...'a açtıkları manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, ... için 6.000,00 TL ve ... için 4.000,00 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL manevi tazminatın bu davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... Tic. Ltd. Şti.vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş.  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu kaza sonucu yaralanan ...'in yaşamış olduğu acı ve elem göz önüne alındığında hükmedilen 6.000,00 TL'lik manevi tazminatın fahiş düşük kaldığını, ...'in ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte yaralandığını ancak 12 yaşındaki bir çocuğun yaşamış olduğu bu kötü hadise sonucu psikolojisinin ağır derecede etkilendiğinden yaşamış olduğu acı ve elem göz önüne alındığında hükmedilen  4.000,00 TL'lik manevi tazminatın fahiş düşük kaldığını, mahkemece ... plakalı aracın davalı tarafça trafikten çekme işlemi yapılmak ve davalılara araç teslim edilmek ve de araç ödeme yapacak olan davalılar malı sayılmak kaydıyla 14.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiğini ancak müvekkilinin aracı belli bir süre muhafaza ettiğini, aracın muhafazasının belli bir maliyeti beraberinde getirmiş olmasından mütevellit hurda aracın trafikten çekmeli olarak satıldığını, bu sebeple aracın davalılara teslim edilmesinin fiilen mümkün olmadığından hükmün infaza kabil bir hüküm olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun lehlerine olduğu halde dikkate alınmadığını, kendi idaresinde olan otobüsle yaptıkları kazada herhangi bir kasıt yada husumet olmadığını, kaza raporuna itiraz edileceğini bilmediğini bu hakkını da kullanamadığını, kısaca hakkındaki her iki davada da kendini yeteri kadar savunamadığını belirterek kusura, faizin cinsine, tazminatın kendisinden değil zorunlu sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden tahsili gerektiği, aracın satış bedelinin tazminattan düşülmesi gerektiği hususlarında istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... İşlet. Tic. Ltd. Şti.vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda hesaplanan pert araç bedeli hesaplanırken aracın kaza öncesi rayiç değeri ve sovtaj değer hesaplamasının hatalı yapıldığını,  anılan hususa ilişkin itirazda bulunulmuş ise de İlk Derece Mahkemesince değerlendirme yapılmaksızın hüküm tesis edildiğini, ilk derece mahkemesince kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte hüküm kurulmasının da hukuka aykırı olduğunu,  hükmün gerekçesinde bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiği belirtilmiş ise de rapora da aykırı hüküm tesis edildiğini, hüküm ile hüküm gerekçesinin birbiri ile örtüşmediğini, hükmün gerekçesinde 354,00 TL çekici kurtarıcı bedelinin diğer bir davalı ... Sigorta A.Ş'nin ... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesiyle ... plakalı aracın kaza meydana geldiği tarihte sigorta teminatı altında ve maddi teminat limitinin araç başına 26.800TL olduğu, ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartların A.3 maddesi gereğince davacının çekici/kurtarıcı bedelinin araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta teminatı altında olduğu açıkça belirtildiğini, buna karşılık 354TL çekici/kurtarıcı bedelinin davalı müvekkili şirketten kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden ise 21.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiğinin görüldüğünü, bu doğrultuda kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı müvekkili şirketin bir sorumluluğu bulunmadığını, anılan zarardan sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, İlk Derece Mahkeme dosyası kapsamındaki bilirkişi raporu ile kusur tespiti yapılırken objektif ve tarafsız bir değerlendirme yapılmaksızın salt İstanbul Anadolu 72. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/61E. Sayılı dosyasına bağlı kalınmış ve yeniden kusur tespiti yapılmaksızın karar verildiğini, davacıların manevi olarak herhangi bir zararı bulunmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğunu, bu davada görevsizlik kararı verilmesi ve dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini, alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını  belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusu dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde sigortalı araca %100 kusur verilmesinin hatalı olduğunu, dosyada alınan ATK raporunda seçenekli değerlendirme yapılmış olup kusur durumunun iki ihtimale göre tespit edildiğini, esas mahkeme sigortalının %100 kusurlu olduğunu kabul ettiğini, davanın reddini talep ettiklerini,  raporda araç rayicinin 15.500,00 TL olduğu sovtaj değerinin ise 2.000,00 TL olduğu tespit edildiğini,  bu durumda tazminat rakamının 13.500,00 TL olması gerektiğini, esas mahkeme 14.000,00 TL'ye hükmettiğini, hükümde aracın çekme belgeli olarak davalılara teslim şartıyla tazminatın ödenmesine karar verildiğini, hangi davalı olduğunun yazılmadığını keza imkansızlık söz konusu olduğunu, ticari avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın haksız fiile dayandığını bu nedenle uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini, avans faizine hükmedilmesinin haksız olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 28.12.2014 günü saat 14:20 sıralarında sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı otomobil ile Tem kuzey yolunu takiben  Ümraniye istikametinden Kavacık istikametine seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde aracının sağ yan-arka kısımları ile, aynı istikamette gerisinden  seyreden davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otobüsün ön sol çamurluk kısımlarının çarpışması, devamında da ... plakalı otomobilin yolun sağ tarafındaki çelik bariyerleri aşarak yol dışı kalıp takla atması sonucu davaya konu olayın meydana geldiği anlaşılmıştır. Ceza yargılamasında,  06/03/2015 tarihli kusur bilirkişi raporunda sanık sürücü ...'ın kusurunun bulunmadığı ve katılan sanık ...'ın ise asli derecede kusurlu olduğu; Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 18/06/2015 tarihli raporunda ise sanıklar ... ve ...'ın beyanları göz önünde bulundurularak, hangi tarafın beyanına itibar ediliyorsa o tarafın kusursuz olarak kabul edilmesi ve karşı tarafın asli kusurlu olarak kabul edilmesi gerektiği bildirildiğinin görülmüştür. Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucu, \"... Dava konusu olayda katılan sanık ... ile beraber otomobilde bulunan ...'nin beyanları da gözetilerek, otobüs şoförü olan sanık ...'ün aracı ile yol boyunca uzun süre ...'in aracını takip edip sıkıştırdığı, bu nedenle katılan sanık ...'in zaman zaman şerit değiştirmek zorunda kaldığı, bu yöndeki tepkilerini bu otobüs bizden ne istiyor, ne yapmaya çalışıyor şeklinde sözlerle rahatsızlığını dile getirdiği, dava konusu trafik kazasında kusur duruma ilişkin olarak adli tıp kurumu ihtisas kurumu raporunda hangi tarafın beyanına itibar ediliyorsa o tarafın kusursuz olarak kabul edilmesi yönünde görüş beyan edildiği, taraflardan ... ve yanındaki ...'nin ve ...'in beyanlarının istikrarlı ve tutarlı olduğu, esasen sürekli trafikte bulunan ve mesleği şoförlük olan şahısların kara yolunda aceleci ve tutum ve tavırlar içinde görülmesinin İstanbul trafiğinde sıradan ve hayatın olağan akışına uyan bir durum haline geldiği, bu nedenle sanık ...'ün kullandığı otobüsle ...'i sıkıştırarak dava konusu trafik kazasının meydana geldiği yönünde mahkememizde vicdani kanaat oluştuğu\" gerekçesi ile sanık ...'ün cezalandırılmasına, katılan ...'ın dava konusu trafik kazasının oluşumunda kusurunun bulunmadığı kanaati ile beraatine karar verilmiştir. Bu karar temyiz edilmesi üzerine onanmasına karar verilerek kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesince Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda hangi tarafın beyanına itibar ediliyorsa o tarafın kusursuz olarak kabul edilmesi ve karşı tarafın asli kusurlu olarak kabul edilmesi gerektiği kanaati belirtilmiştir. Trafik kazaları uzmanı makine mühendisi bilirkişiden alınan raporda,\"... Davalı sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı otobüsünü kullanırken ... plakalı otomobili bir süre saygısızca sıkıştırdıktan (mahkeme kararında kullanılan ifade) sonra arkadan çarparak kazaya ve ...'ın ağır (4/6), yolcu ...'in hafif derecede yaralanmasına neden olduğu için Karayolları Trafik Kanununun 73 - 84/d ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 145/e - 157/a/4 maddelerinde açıklanan kusurları işlediği; yaralanmalı ve maddi hasarlı kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu...\" kanaati belirtilmiştir.Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince, hukuk hakimi ceza hakiminin tespit ettiği kusurla ve beraat kararı bağlı değil ise de Ceza Mahkemesince tespit edilen fiilin hukuka aykırılığı ve illiyet bağını saptayan maddi vakıalar yönünden Ceza Mahkemesi kararı ile bağlıdır. Bu durumda Ağır Ceza Mahkemesince  hükme esas alınan ATK raporunda belirtilen hususlardaki maddi vakıalar Hukuk Mahkemesi için de bağlayıcı olacaktır. Bu nedenle ceza mahkemesince kabul edilen  \"...esasen sürekli trafikte bulunan ve mesleği şoförlük olan şahısların kara yolunda aceleci ve tutum ve tavırlar içinde görülmesinin İstanbul trafiğinde sıradan ve hayatın olağan akışına uyan bir durum haline geldiği, bu nedenle sanık ...'ün kullandığı otobüsle ...'i sıkıştırarak dava konusu trafik kazasının meydana geldiği...\" şeklindeki maddi olgu hukuk mahkemesi içinde bağlayıcı olduğundan kusura ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. KTK'nın 88. maddesindeki \"Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur\"  düzenlemesi ile birden fazla kişinin zararı tazminle yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumluluk ilkesi benimsenmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 61. (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 51.) maddesindeki \"Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır\"  düzenlemesine göre de, zarar  gören 3. kişi konumunda  olan davacı zararın tamamını, isterse sorumluların hepsinden isterse bir kısmından isteyebilir. Bu nedenle çekici giderinden kendilerinin sorumlu olmadığına ilişkin ... şirketinin  istinafının ve tazminattan sadece sigorta şirketinin sorumlu olduğuna ilişkin davalı sürücünün istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Somut uyuşmazlıkta davalı sigorta şirketinin kazaya karışan ... plakalı otobüsün ZMMS sigortacısı olduğu anlaşıldığına göre 6102 sayılı TTK' nın 4/1 ve 5. maddesi gereğince ihtilafın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemesi görevli görevli olduğundan davalı Kayapalı  şirketinin göreve ilişkin istinafının reddi gerekmiştir. KTK'nın 109/2.maddesine göre \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 8 yıldır. Kaza tarihi olan 28.12.2014  tarihi ile dava tarihi olan 21/01/2016 tarihi dikkate alındığında 8 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmamıştır. Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Bu nedenle davalı işleten ve sürücü bakımından talebe uygun olarak ıslah edilen kısım için de kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. Dava dilekçesinde  açıklama kısmında \"...Bu alacağın kaza tarihinden itibaren ticari faiz oranı ile hesap edilerek faizi ile birlikte tahsilini talep etmekteyiz...\" beyanı bulunmakta olup her ne kadar sonuç talep kısmında faizin nevi belirtilmemiş ise de  davalı kazaya karışan tam kusurlu sigortalı aracın poliçe kaydında kullanım şeklinin ticari olarak görünmesi nedeni ile Mahkemece maddi tazminat yönünden avans faizine hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bilirkişi raporunda aracın kaza tarihinden önceki değeri 15.500,00 TL olarak belirlenmiş ancak çıkartma işlemi yapılırken 2.000,00 TL sovtaj değeri hatalı olarak 15.500,00 TL yerine 16.000,00 TL'den düşülmüştür. Dairemizce bu maddi hata resen yapılan hesaplama ile düzeltilerek 15.500,00 TL piyasa rayiç değerinden aracın sovdaj değeri olan 2.000,00 TL düşüldüğünde 13.500,00 TL üzerinden davanın kabulü gerektiğinden istinaf talebinin kabulü ile hüküm düzeltilmiştir. Davacının talebi sovtaj hariç kalan kısma ilişkin olduğu, sovdaj bedeli düşülerek tazminat kabul edildiği halde Mahkemece, \"...aracın davalı tarafça trafikten çekme işlemi yapılmak ve davalılara araç teslim edilmek ve de araç ödeme yapacak olan davalılar malı sayılmak kaydıyla...\" hüküm kurulması doğru olmadığından aracın teslimine ilişkin ibare hükümden çıkarılarak hüküm düzeltilmiştir. Yine dava dilekçesinde yazılı olan ve ekinde sunulan 01/11/2015 tarihli 1.014,80 TL bedelli fatura kapsamında talep edilen 500,00 TL ekspertiz ücreti, yargılama gideri niteliğinde olduğundan yargılama giderlerine dahil edilerek hüküm kurulması gerekirken asıl alacak gibi karar verilmiş olması doğru olmadığından bu yönden de hükmün düzeltilmesi gerekmiştir. Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanması, maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının bir miktar düşük olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete  uymadığı, Davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığından bu yöne değinen davacı vekili istinaf talebi yerinde görülmüştür. Bu nedenle; istinaf başvurularının kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davacı ve  davalı ... vekili, davalı ... İşlet. Tic. Ltd. Şti.vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-A)Davacı ...'ın açmış olduğu maddi tazminat davasının, KISMEN KABULÜNE, 13.500,00-TL maddi tazminatın davalı sigortadan 16/01/2015 tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, B) 354 TL çekici/kurtarıcı bedeli ve 270 TL taksi ücreti olmak üzere 624,00-TL'nin davalı sigortadan 21/01/2015, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacılar ... ve ...'in davalı sigortaya karşı açmış olduğu manevi tazminat davasının REDDİNE, 3-Davacılar ... ve ...'in davalılar ... Ltd. Şti ve ...'a açtıkları manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, ... için 10.000,00-TL ve ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın bu davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline davacılara ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4- Maddi tazminat talebi yönünden alınması gerekli 964,81 TL harcın, davacı tarafından yatırılan 980,92 TL peşin harcın mahsubu ile  hazineye irad kaydına, 5- Manevi tazminat talebi yönünden alınması gerekli 1.366,2 TL harçtan davacılar tarafından yatırılan ve bakiye kalan 16.11 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.350,09 TL harcın davalılar ...Ltd.Şti. ve ... müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına, 6- Davacılar tarafından dava açılırken yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 980,92 TL peşin harcın toplamı olan 1.010,20 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 7- Kabul edilen maddi tazminat davası yönünden AAÜT'nin 13/2 maddesine göre davacı ... lehine takdir olunan (4.080,00 TL) 14.124, TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 8- Ret edilen maddi tazminat davası yönünden AAÜT'nin 13/2 maddesine göre davalılar lehine takdir olunan  (2.314,80 TL ) 2.814, TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılara verilmesine, 9- Kabul edilen manevi tazminat davası yönünden AAÜT'ye göre davacı ... ve ... lehine takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar ...Ltd.Şti. ve ...'dan alınarak bu davacılara verilmesine, 10- Ret edilen manevi tazminat davası yönünden AAÜT'ye göre davalı ...Ltd.Şti. ve ... lehine takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı  ... ve ...'den alınarak bu davalılara verilmesine, 12- Tamamı ret edilen manevi tazminat davası yönünden avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı ... Sigorta A.Ş. lehine takdir olunan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacı ... ve ...'ten alınarak bu davalıya verilmesine, 13- Davacılar tarafından sarf edilen 500,00 TL ekspertiz ücreti dahil toplam 1.955,00 TL yargılama giderlerinin, davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 1.806,06 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 14- Davalı ... Ltd. Şti tarafından sarf edilen toplam 16,70 TL yargılama giderinin, davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 10,31 TL'sinin davacılardan müştereken alınarak davalı ... Ltd. Şti 'ne verilmesine, 15- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-Davacı ve  davalı ... vekili, davalı ... İşlet. Tic. Ltd. Şti.vekili ile davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine, 2-a-)Davacılar yönünden; İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 40,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, b-)Davalı ... yönünden; 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, c-)Davalı ... İşlet. Tic. Ltd. Şti. yönünden; 162,10 TL istinaf başvuru harcının  davacılardan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, d-)Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden; İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 201,90 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a9015e648dcd5ff4","SID":"f9e7e578bc75e29f"}}