{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1337 <br>KARAR NO: 2023/1901<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2019/395 Esas<br>KARAR NO: 2021/510<br>DAVA TARİHİ: 28/08/2018<br>KARAR TARİHİ: 30/03/2021<br>DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))<br>KARAR TARİHİ: 27/12/2023<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı Banka Kozyatağı Kurumsal Şubesi ile ... Ticaret A.Ş arasında akdedilen genel kredi sözleşmelerine istinaden müflis şirkete kredi kullandırıldığını, ... şirketinin kredi koşullarına uymaması sebebi ile Kadıköy .... Noterliği'nden 29.02.2016 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamede 84.223.034,38 TL + 5.132.343,75 TL + 5.015.750 Euro ödeme yapmasının talep edildiğini ancak ödeme yapılamadığını, ... 24.02.2016 tarihinde iflas erteleme talepli olarak İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/222 E. sayılı dosyası ile dava açtığını, 18.04/2018 tarihinde ... şirketinin iflasına karar verildiğini, İflas Tasfiyesinin İstanbul Anadolu ... İflas Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından başladığını ve İflas Müdürlüğünün yasa ve usule aykırı bir şekilde birinci alacaklar toplantısı yapılmamasına, tasfiye işlemlerinin İflas Müdürlüğünce sürdürülmesine karar verildiğini, karara icra Mahkemesinde itiraz edildiğini, birinci alacaklılar toplantısının yapılmadığını, kendisini iflas idare memuru seçen iflas Müdürlüğünün 13.08.2018 tarihinde sıra cetveli hazırladığını ve tüm alacaklı bankaların kayıt taleplerini reddettiğini, işçilik alacağı olduğu iddiası ile talepte bulunul 91 kişinin alacak kayıt talebinin kabulüne karar verildiği  belirtilerek, dava konusu  alacakların iflas masasından terkini ile sıra cetvelinin buna göre düzeltilmesine karar verilmesi talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra ve İflas Kanunu'nun 232 vd. eden maddeleri gereği düzenlenen sıra cetvelinde kayıt edilen işçilik alacaklarının kıdem tazminatından kaynaklandığını, alacak kayıtlarına ekli dayanak belgeler ve müflis şirket yetkilisinin beyanları ile değerlendirilerek kabul edildiğini ve 1.sıraya kaydına karar verildiğini, talep edilen alacağın dayandığı SSK sigortalı işe giriş bildirgesi ve işçilik alacak belgesinin incelendiğini, belgelerin yeterli görülerek alacağın kabul edildiğini, talep edilen alacağın İİK.206/1. maddesi gereği imtiyazlı işçi alacağı olmakla 1. sıraya kaydedildiğini, İflas Müdürlüğü işleminin usul ve yasaya aykırı olmadığını, hesaplama yapıldığında davalının alacak kayıtlarında belirtilen tutarda kıdem tazminatına hak kazandığının görüleceğini, davalının alacaklarının masaya kayıt edilip sıra cetveli tanzim ve ilan edildikten sonra 3.şahsa ödeme mukabilinin temlik edildiği ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... celp edilen SGK kayıtlarından, temlik veren işçinin iflas tarihinden sonra dava dışı müflis ... Tic. A.Ş'de çalışmaya devam ettiği, iflas idaresinin sözleşmeyi feshetmeyerek aynen devam ettirdiği anlaşılmaktadır. Bilindiği gibi kıdem tazminatına hak kazanmak için iş sözleşmesinin feshedilmiş olması gerekmektedir. Sözleşme feshedildikten sonra haklı/haksız fesih durumuna göre koşulları oluşmakta ise iflas idaresince işçinin kıdem tazminatı başvurusu hakkında karar verebilir. Ne var ki eldeki davada iflas müdürlüğünün, iflas ve başvuru tarihi itibariyle halen müflis şirkette çalışmaya devam eden davalı işçinin, henüz doğmamış kıdem tazminatı alacağını sıraya kaydettiği anlaşılmaktadır. İflas müdürlüğünün sıraya kaydettiği ancak iflas tarihi itibariyle henüz doğmamış kıdem tazminatı alacaklarınn sıraya kaydı hukuka aykırı olup terkini gerekmektedir. Zira iflas idaresince sıraya kaydedilmesi gereken iflas alacakları, iflasın açıldığı sırada müflise karşı ileri sürülebilecek alacaklardan olup, dava konusu alacak bu şartları haiz değildir. Nitekim benzer nitelikte bir davada Yargıtay 23. HD'nin 2013/4640 E. 2013/6729 K. Sayılı ilamında: \"Somut olayda, davacı tarafça kayıt ve kabulü istenen kıdem tazminatı yönünden bilirkişi tarafından davacının iflas tarihinden sonra müflisin iş yerinde çalışmasının sürdüğü ve iş akdinin devam ettiği, bu durumda İş Kanunu'nun 14. madde koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı alacağı konusunda talepte bulunamayacağı görüşü doğru olarak bildirmiş olup, mahkemece, iflas idaresinin fesih bildiriminde bulunmaya yetkisi olduğu yönündeki gerekçe ilke olarak doğru ise de, iflas sebebiyle iş yerinin kapatıldığına ilişkin yanılgılı ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeye dayalı olarak, dava tarihi itibariyle henüz doğmamış kıdem tazminatı alacağının da kayıt ve kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.\" gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir. Bunun yanında bir kısım işçilerin dava devam ederken iş akitlerinin sona erdiği anlaşılmış olup, yukarıda bahsedildiği gibi bu alacaklar da iflas tarihi ve sıraya kabul kararı verildiği tarih itibariyle henüz doğmadıklarından tamamının terkini gerekmiştir. İİK 253/3. Madde uyarınca alacağa tahsis edilen hissenin dava masrafları da dahil edilerek davacının sırasına bakılmaksızın davacıya tahsisine karar vermek gerekmiş, davalar seri dava niteliğinde bulunduğundan AAÜT 22. Madde uyarınca tüm duruşmaların aynı gün yapıldığı toplam 22 dava dosyası yönünden davacı tarafın hak kazandığı vekalet ücretinin %50'si oranında vekalet ücretine hükmetmek gerekmiş\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ 1-Davalı temlik alan  vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle dava konusu süreç yetkili hakkında ikame edilen şikayet/iptal davasını sonucunun beklenmesi gerektiği, davacının iş bu davayı açabilmesi için sıra cetvelinde reddedilen kendi alacağının kesinleşmesinin gerektiği halde bu hususun göz ardı edildiği, dava dilekçesinde işçi alacağı olarak kabul edilen alacakların terkini ile sıra cetvelinin buna göre düzeltilmesi talep edilmiş iken mahkemece alacağın terkini dışında bu alacağa tahsis edilen hissenin davacıya tahsisine karar verilmesini talep aşımı niteliğinde olduğu, kıdem tazminatı alacağının doğmadığından bahisle alacağın terkinine yönelik kararın işçi lehine yorum ilkesine ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiği, iflas tarihi itibari ile kıdem tazminatı alacağının doğduğu ve kararda iflas hukukunun temel ilkelerinden iflas alacağı-masa borcu ayrımının gözetilmediği belirtilmiştir.2-Davalı temlik eden vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; dava kayıt terkin niteliğinde olmadığı için icra hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacının iş bu davayı açabilmesi için sıra cetvelinde reddedilen kendi alacağının kesinleşmesinin gerektiği halde bu hususun göz ardı edildiği, İflas Müdürlüğü'nün iflas idaresi yerine geçmesi ve sıra cetveli hazırlamasının yasaya ve usule aykırı olduğu iddiası ile İcra Mahkemesine yapmış olduğu şikayet neticesinin beklenmesi gerektiğini, dava dilekçesinde işçi alacağı olarak kabul edilen alacakların terkini ile sıra cetvelinin buna göre düzeltilmesi talep edilmiş iken mahkemece alacağın terkini dışında bu alacağa tahsis edilen hissenin davacıya tahsisine karar verilmesini talep aşımı niteliğinde olduğu, kararın esas yönünden de hatalı olduğu beyan edilerek kaldırılması talep edilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. İstanbul Anadolu ... İcra İflas Dairesi'nin ... İflas sayılı dosyasından gelen cevabı yazıya göre; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/222 E. sayılı dosyasından 18/04/2018 tarihinde iflasına karar verilen Müflis ... Tic. A.Ş'nin tasfiye işlemlerinin adi tasfiye usulüne göre yürütüldüğü, davacı Banka'nın müflis masasına 7 kayıt sıra numarası ile 213.237.904,93 TL alacak kayıt talebinde bulunduğu, iflas masasınca alacak isteminin tamamının reddine karar verildiği, tebliğ gideri davacı tarafça dosyaya depo edildiğinden sıra cetveli ilanı ve masa kararının davacı vekili Av. ...'a 16/08/2018 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiştir. Temlik eden davalının SGK Başkanlığından temin edilen hizmet dökümü cetvelinin bir örneği dosya arasına alınmıştır. Hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen raporlar dosya arasına alınmıştır. İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/582 E. 2020/1034 K. sayılı İlamının incelenmesinde; ... Bankası A.Ş. tarafından 213.237.904,93 TL alacağın iflas masasına kaydının kabulü talepli açılan davada mahkemece yapılan yargılama sonucunda 09.12.2017 tarihinde davanın kısmen kabulü ile 191.584.593,64 TL alacağın İstanbul Anadolu ... İcra İflas Müdürlüğü'nün ... iflas ayılı dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne, fazlaya dair istemin ise reddine dair karar verilmiş olup, anılan iş bu dava dosyasında verilen kararın kesinleşip/kesinleşmediği dosya kapsamından anlaşılamamıştır. Mahkeme için yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş olup, davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Sunulan istinaf sebeplerinin yasa hükümleri nazara alınarak incelenmesi: HMK nun 355. Maddesi uyarınca süre yönünden inceleme:Kayıt terkin davası cetvelinin gazetede en son ilan tarihinden itibaren 15 gün içerisinde açılmalıdır ve bu süre hak düşürücü süredir. İİK'nin 223/3 maddesi uyarınca iflas masasına alacak yazılırken tebligatı kabule elverişli adres gösterilmiş ve tebliğ gideri avans olarak verilmiş ise bu alacaklar için sıra cetveline karşı itiraz davası açma süresi tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır. Somut olayda, davacı vekiline masa kararının 16.08.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davanın ise 28.08.2018 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir. Sair istinaf sebepleri yönünden inceleme:Alacağı, sıra cetveline kısmen de olsa kayıt edilen bir alacaklı, diğer bir alacaklının alacağına veya ona verilen sıraya itiraz için dava açabilir. Müflisin sıra cetvelinin kabul edilen alacağın miktar ve esasına itiraz hakkı yoktur. Bir kimsenin alacağının sıra cetveline kayıt talebi tamamen reddedilmişse; ancak kendi reddedilen alacağı hakkında, masaya karşı, kayıt kabul davası açabileceği gibi aynı dava ile birlikte kayıt terkin davası da açabilir .sıra cetvelinin kayıt talebi tamamen reddedilmiş alacaklı, kayıt kabul davası açmadan kayıt terkin davası açmaz (bkz. Mahmut COŞKUN, Hacizde ve İflasta Sıra Cetveli, shf:1088) Somut uyuşmazlıkta, davacı bankanın alacağının masaya kaydı talebine ilişkin mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın kesinleşmediği anlaşılmakla, alacağı tamamen reddedilen alacaklının, alacağının kaydı için açtığı kayıt kabul davasının, uyumazlık konusu olan kayıt terkin davasındaki etkisi üzerinde durulması gerekmektedir.Emsal mahiyette yer alan Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2015/6811 E. 2016/546 K. sayılı ilamda ''... a)Alacağı tamamen reddedilmiş olan alacaklı, ancak kendi (reddedilen) alacağı hakkında, masaya karşı, sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası açabilir (m.235,II c.1); alacağı sıra cetveline kabul edilmiş olan başka bir alacaklıya karşı sıra cetveline itiraz (kayıt terkini) davası (m.235,II c.2) açamaz.Fakat, alacağı tamamen reddedilmiş olan alacaklı, kendi (reddedilmiş olan) alacağı için iflas masasına karşı sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davası (m.235,II c.1) açmış ise, alacağı sıra cetveline kabul edilmiş olan alacaklıya karşı da sıra cetveline itiraz (kayıt terkini) davası (m.235,II c.2) açabilir; her iki sıra cetveline itiraz davasını da, m.235,I'deki 15 gün içinde açmalıdır. Bu halde, ikinci davanın (kayıt terkini davasının), birinci davanın (kayıt kabul davasının) sonuçlanmasına kadar bekletilmesi (bekletici sorun yapılması) gerekir. Davacı, birinci davayı kaybederse, ikinci davada hukuki yararı bulunmadığı anlaşılmış olacağından, ikinci dava (kayıt terkini davası) usulden reddedilecektir.Buna karşılık, davacı, birinci davayı kısmen dahi olsa kazanırsa o zaman, ikinci davada hukuki yararı bulunacağından ikinci davaya devam edilir. (Kuru: B. İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2013, 2. Baskı, Ankara, sf.1335) Bu durumda mahkemece, birleşen 2011/179 Esas sayılı kayıt terkini davasının asıl davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesi, kayıt kabul davasının sonuçlanarak kesinleşmesinin beklenmesi, asıl davada kısmen de olsa sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesi halinde kayıt terkini davasında hukuki yararı bulunduğunun kabulü ile, kayıt terkini davasında uyuşmazlığın esasının incelenmesi, kayıt kabul davasının reddi halinde kayıt terkini davasının HMK 114/1-h ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarara ilişkin dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerekirken, kayıt terkini davasında uyuşmazlığın esasının incelenerek hüküm kurulması doğru olmamıştır.'' belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere, somut davada davacının İstanbul Anadolu Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/582 E. sayılı dosyasında verilen mahkeme ilamının kesinleşmesi beklenmeli ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken kayıt kabul davasının sonuçlanması beklenmeden işin esası hakkında karar verilmesinin yerinde olmadığı açıktır.Açıklanan nedenlerle, davalılar  vekilinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı  kabulüne ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nin 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı temlik eden vekilinin ve davalı temlik alan vekilinin istinaf talebinin ayrı ayrı KABULÜ ile İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/395 E. 2021/510 K. Sayılı 30/03/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Tarafların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"224b5392c1a18e20","SID":"a86deb7b278956b7"}}